bugün
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- filtreli fotoğraf paylaşan erkek8
- yavrum diye hitap eden erkek4
- efesle tuborgu karıştırıp içmek7
- günlük tutan erkek3
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim5
- burunla blok flüt çalabilmek6
- mesajlara hızlı cevap vermek9
- kadın yazar çekme başlıkları6
- mine tugay3
- sineklik olmasına rağmen giren sinek3
- tai lung12
- geldimgittim5
- kısa aralıklarla kaka yapmak3
- çerçeve yasanın adalet komisyonu ndan geçmesi2
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron5
- şenay gürler3
- sözlüğü anı defteri gibi kullanmak6
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor10
- nasıl zengin olunur2
- kiraz vs vişne4
- nazi sineması2
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması11
- sinek sokması3
- gammazlığı alınan yazarın ilk söylemleri2
- çaylaktan dönüp geri çaylak olmak2
- lex luthor'un babası2
- dünyada her saniye iki kişinin ölmesi3
- trafikte hanımının yanında artistlik yapsalar6
- kafaya kuş sıçması5
- hegelci giremez2
- silikon çekmek2
- üniversitede kızlara para yedirmek6
- ortega sedat2
- sözlükte kavga oluyor hissi3
- tak tak sedat2
- yazın çorap giyen insan3
- yeşil nohut3
- sporcu motorcu müzisyen ve uzun boylu olmak3
- türkiye de iş hayatı3
- kadını kırbaçlamadan sevişemem ben2
- çarşının orta yerine sıçmak2
- semih saygıner'in yaşlanması2
- seri gizli artı oy veren melek5
- kadınların çok tacizci olması2
- hiçbir erkek için çabalamayan erkek2
- ışın kılıcı ile döner kesmek2
- sınıfın en uzun boylusu olmak2
- hiçbir kız için çabalamayan erkek2
- kulaklarından tavana çivilemek2
gustavo eiffel tarafından yapılan eiffel kulesi ile ünlü şehir.
truva filminde orlando bloomun canlandırdıgı karakter, sparta kralının oglu, helenin askı.
afedersiniz işemek için yırtına yırtına umumi tuvalet aradığınız ve bulamayıp da bir cafeye girdiğinizde tuvaletlerin şifreli olduğunu ve o şifrenin de harcamanız sonucu size verilen fişte yazdığını görebileceğiniz, sokakları kirli ama bir o kadar da düzenli şehir.
shakespaerin romeo ve juletindeki bahsi geçen, juliet in bir nevi beşik kertmesi olan karakter.
güzel ve görülmesi gereken bi yerdir. ama ben paris in yanında bi de hiltonu görmeyi tercih ederim.
zira paris mi yoksa paris hilton mu derseniz eğer; tercihim tabiki paris hiltondur.
zira paris mi yoksa paris hilton mu derseniz eğer; tercihim tabiki paris hiltondur.
(bkz: paris combo)
Aleksandros dıye de adlandırılan, Yunan mitolojisinde Troya kralı Priamos ile Hekabe'nin oğlu.
Paris'in doğumundan önce annesi Hekabe bir rüya görmüs; rüyasında bir alev topu doğurmuş ve bu alev topu bütün şehri sarmış. Rüya'yı iyiye yormayan anne babası, Paris doğduktan sonra onu ida şehrine bırakmıslar. Paris'i bir çoban yanına almıs ve egitmıs.
Paris'in doğumundan önce annesi Hekabe bir rüya görmüs; rüyasında bir alev topu doğurmuş ve bu alev topu bütün şehri sarmış. Rüya'yı iyiye yormayan anne babası, Paris doğduktan sonra onu ida şehrine bırakmıslar. Paris'i bir çoban yanına almıs ve egitmıs.
genç parti başkanı cem uzan'ın oğlunun adıdır.
ismini yunan efsanelerinden almış olup, şehircilik kavramının layıkıyla somutlaştığı az sayıda yerleşim merkezinden biridir.
ünlü moda şehri. küresel etkisi bulunan bir şehir.
dido'nun muhteşem bir slow parçası. white flag albümündendir. sözleri şöyledir:
Coming back from Paris on the train
I really didn't care if
the journey took all day.
Trying to turn the pages of my magazine
while trying to keep a hold of your hand.
And ordering a coffee
that I wouldn't ever drink.
Just to keep you and Paris on my mind,
just to keep you and Paris on my mind.
I didn't know it would be the last time,
the last time I saw you...
At Waterloo we went
our separate ways.
When I got in my cab
I didn't turn and wave.
Didn't go to work just went to bed.
Trying to keep you and Paris on my mind,
trying to keep you and Paris on my mind.
I didn't know it would be the last time,
the last time I saw you...
I phoned your office this afternoon,
they said they hadn't
heard anything from you.
It's been... seven days without a word.
I have to keep you and Paris on my mind,
I have to keep you and Paris on my mind.
I didn't know it would be the last time,
the last time I saw you...
Going back to Paris on the train.
Raining and without you
it's... not the same.
I have to do this journey one more time,
just to keep you and Paris on my mind,
just to keep you and Paris on my mind.
I didn't know it would be the last time,
the last time... I saw you...
The last time... I saw you...
The last time... I saw you...
The last time... I saw you...
Coming back from Paris on the train
I really didn't care if
the journey took all day.
Trying to turn the pages of my magazine
while trying to keep a hold of your hand.
And ordering a coffee
that I wouldn't ever drink.
Just to keep you and Paris on my mind,
just to keep you and Paris on my mind.
I didn't know it would be the last time,
the last time I saw you...
At Waterloo we went
our separate ways.
When I got in my cab
I didn't turn and wave.
Didn't go to work just went to bed.
Trying to keep you and Paris on my mind,
trying to keep you and Paris on my mind.
I didn't know it would be the last time,
the last time I saw you...
I phoned your office this afternoon,
they said they hadn't
heard anything from you.
It's been... seven days without a word.
I have to keep you and Paris on my mind,
I have to keep you and Paris on my mind.
I didn't know it would be the last time,
the last time I saw you...
Going back to Paris on the train.
Raining and without you
it's... not the same.
I have to do this journey one more time,
just to keep you and Paris on my mind,
just to keep you and Paris on my mind.
I didn't know it would be the last time,
the last time... I saw you...
The last time... I saw you...
The last time... I saw you...
The last time... I saw you...
nazi ordulari'nin 14 haziran 1940 tarihinde ellerini kollarini sallayarak girip isgal ettikleri sehir. hemen akabinde de fransa teslim olmustur zaten. oysa ki fransizlar majino hatti'na cok guveniyorlardi. eh tepede bir komunist varsa majino degil cin seddi olsa dayanmazdi zaten.
avrupanin baskenti, lord of the rings filmindeki sehir tasvirlerinin bence esinlenildigi sehir..benzer heykeller,benzer tarihi yapilar, ayni ruh..zaman sanki durmus cafede, laptop'unla internete giren adami da gormesen..
turkiyede parisi ancak andiran bir sokak var; nisantasi..ya da ancak bir semt; alsancak.. ve ikisi de ne kadar meshur olmus.. bir sehir ki, her sokagi nisantasi, her semti alsancak..her sokaginin kosesinde bir tarihi yapi, bir cafe, bir surpriz..napoleon'dan beri ayni eski evler, arabanin icat olmadigi zamanda yapilmis sokaklarda sikisan trafik.. brasserie ve bistro lar..her sokakta bir guzel cesme, bir tarihi heykel, ve ya kosede bir guzel cafe, icinde sik insanlar, guzel kizlar..her koseyi donunce baska bir surpriz ve yuzyillardir ayni tas sokaklar, diyorsunuz victor hugo da eugene delacroix da bu sokaklarda yurumus..
yagmurlu gri hava..seine nehrine rengini veren.. tarihi evler ve dik siyah catilari..burasi dunyanin en buyuk acik hava muzesi mi?..
metroyla her yere gidebilmek, hemen hemen her sokaga.. metro meger ne kadar da rahatlatirmis trafigi.. louvre muzesi'nde kaybolmak, st michel'de bira icmek, sacre-coeur'den manzarayi izlemek, notre dame'ın icinde mum yakmak, saint germain des pres'de turlamak, opera'nın onunde fotograf cekilmek, champs elysees'den arc de triomph'u izlemek, ve bu caddenin bu kadar kisa olduguna sasirmak..hele bir de fransızca biliyorsan tadindan yenmeyen sehirmis..
bir sehir ki o bu kadar buyuk ve karısık olmasına ragmen gecenin 1'inde mini etekli sik kizlar bos sokaklarda rahatca yuruyebilsin; ne kadar uzak birakilmisiz megerse bu ozgurlukten, kibarliktan... garip gelmeye baslamis bunlar bile..
ve geri donecegini bildigin bir ulken, bir vatanin olmasa ne anlami kalir paris'in, ne guzelligi olurdu avrupa'nin o zaman diye dusunmek..
Ve mahvetmesek ne kadar daha guzel olurmus istanbul'umuz, izmir'imiz bu sehirden..
turkiyede parisi ancak andiran bir sokak var; nisantasi..ya da ancak bir semt; alsancak.. ve ikisi de ne kadar meshur olmus.. bir sehir ki, her sokagi nisantasi, her semti alsancak..her sokaginin kosesinde bir tarihi yapi, bir cafe, bir surpriz..napoleon'dan beri ayni eski evler, arabanin icat olmadigi zamanda yapilmis sokaklarda sikisan trafik.. brasserie ve bistro lar..her sokakta bir guzel cesme, bir tarihi heykel, ve ya kosede bir guzel cafe, icinde sik insanlar, guzel kizlar..her koseyi donunce baska bir surpriz ve yuzyillardir ayni tas sokaklar, diyorsunuz victor hugo da eugene delacroix da bu sokaklarda yurumus..
yagmurlu gri hava..seine nehrine rengini veren.. tarihi evler ve dik siyah catilari..burasi dunyanin en buyuk acik hava muzesi mi?..
metroyla her yere gidebilmek, hemen hemen her sokaga.. metro meger ne kadar da rahatlatirmis trafigi.. louvre muzesi'nde kaybolmak, st michel'de bira icmek, sacre-coeur'den manzarayi izlemek, notre dame'ın icinde mum yakmak, saint germain des pres'de turlamak, opera'nın onunde fotograf cekilmek, champs elysees'den arc de triomph'u izlemek, ve bu caddenin bu kadar kisa olduguna sasirmak..hele bir de fransızca biliyorsan tadindan yenmeyen sehirmis..
bir sehir ki o bu kadar buyuk ve karısık olmasına ragmen gecenin 1'inde mini etekli sik kizlar bos sokaklarda rahatca yuruyebilsin; ne kadar uzak birakilmisiz megerse bu ozgurlukten, kibarliktan... garip gelmeye baslamis bunlar bile..
ve geri donecegini bildigin bir ulken, bir vatanin olmasa ne anlami kalir paris'in, ne guzelligi olurdu avrupa'nin o zaman diye dusunmek..
Ve mahvetmesek ne kadar daha guzel olurmus istanbul'umuz, izmir'imiz bu sehirden..
fransayi paris ve province (bir nevi tasra) olarak ikiye bolebilen kulturel, ekonomik ve diplomatik baskent. hersey burada mevcut. fransiz demokrasisinin merkeziyetciliginin kalbi. tasralilar (provinciaux) parise "cikarlar", parizyenler tasraya "inerler".
bir şehir ki yekpare sanat eseri. bildiğiniz alelade apartmanların dahi dış cephesi irili ufaklı heykelciklerle süslenmiş. köprülere, heykellere, binalara, geniş meydanlara, fıskiyeli havuzlara ve katedrallere aval aval bakmaktan yüzüm gözüm döndü. louvre' u tarif edemeyeceğim. bu şehri gördükten sonra istanbul' umuzun haline gerçekten üzülmemek elde değil. anlatacak ne çok şey var fakat kelimeler yetersiz cidden kalıyor her faninin 3 günlüğüne bile olsa görmesi gereken bir şehir. son olarak fransız kadınlarını görmeden zarif kelimesini yerli yersiz kullanmamanızı tavsiye ederim
şehrin yeraltındaki kısmında yaklaşık 6 milyon insanın iskeletinden yapılmış setler, süsler bulunmaktadır.batı kendi yapınca ''sanat eseri'' biz yapsak ''katil, barbar'' oluruz, o ayrı tabi.
fransa'nın başkenti, dünyanın en romantik, güzel şehirlerinden biri olmasından başka aynı zamanda unisex bir isimdir ve kanımca hem erkeğe hemde kıza çok yakışır.
dünyanın muhtelif yerlerine dağılmış türklerin, önemli bir kısmı da burada yaşamaktadır. restoranlarda, parklarda, müzelerde her an, her yerde karşınıza bir türk çıkabilir...
louvre' da kaybolmuşsanız bir görevli yanınıza gelip, çat pat türkçesiyle çıkışı bulmanıza yardımcı olabilir... yada bir fastfood restoranında ısrarla yemeğinize baharat konulmamasını ingilizce olarak anlatmaya çabalıyorken, garson tarafından "ingilizceden başka dil bilmiyor musunuz?" sorusuyla karşılaşıp buna "hayır, çünkü türküm" şeklindeki yanıtınızdan sonra; "o zaman türkçe konuşsana kardeşim, ne uğratırıyorsun sabahtan beri" gibi bir karşılıkla dumura uğrayabilirsiniz.
louvre' da kaybolmuşsanız bir görevli yanınıza gelip, çat pat türkçesiyle çıkışı bulmanıza yardımcı olabilir... yada bir fastfood restoranında ısrarla yemeğinize baharat konulmamasını ingilizce olarak anlatmaya çabalıyorken, garson tarafından "ingilizceden başka dil bilmiyor musunuz?" sorusuyla karşılaşıp buna "hayır, çünkü türküm" şeklindeki yanıtınızdan sonra; "o zaman türkçe konuşsana kardeşim, ne uğratırıyorsun sabahtan beri" gibi bir karşılıkla dumura uğrayabilirsiniz.
tarihin kokusunu bu kadar güzel hissettiren baska bir sehir olamaz.
belki de en buyuk kaybi ci$ kokan metro istasyonlar, igrenc metrolari ve havasi olan $ehir.
italya'dan sonra gezmek pek zevk vermese de eiffel'in ihti$ami ve ust katlarindan $ehri izlemenin keyfi bircok $eye degi$ilmez. her sabah taze, citir citir bagetler yemek gerekir. supermarketlerine de pek guvenmemek lazim zira herifler tok satici modunda. pazartesi gunleri ogleden sonra 3'te acilan marketleri gorurseniz $a$irmayin.
italya'dan sonra gezmek pek zevk vermese de eiffel'in ihti$ami ve ust katlarindan $ehri izlemenin keyfi bircok $eye degi$ilmez. her sabah taze, citir citir bagetler yemek gerekir. supermarketlerine de pek guvenmemek lazim zira herifler tok satici modunda. pazartesi gunleri ogleden sonra 3'te acilan marketleri gorurseniz $a$irmayin.
balayı çiftlerinin vazgeçilmezidir paris. romantizmin şehri.
elele, dudak dudağa sevgilileri görürsünüz yürürken. sevgiliniz varsa yanınıza pekte güzeldir paris. *
elele, dudak dudağa sevgilileri görürsünüz yürürken. sevgiliniz varsa yanınıza pekte güzeldir paris. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar