bugün
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı6
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın7
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- yemek yapmayı bilmeyen kadın7
- kadınların erkeklerde çok fazla kriter araması8
- mekke anlaşması7
- sevgilisinin regl gunlerini hesaplayan erkek8
- devalüasyon yakın mı9
- kotor6
- günlük tutan erkek9
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır11
- israil3
- velvet hanım çay içelim mi6
- anın görüntüsü10
- kadın kocasının hizmetkarıdır4
- yavrum diye hitap eden erkek7
- hurdacılık2
- filtreli fotoğraf paylaşan erkek8
- efesle tuborgu karıştırıp içmek8
- ülkücüleri ciddiye almak3
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı2
- eğitiyorum ayağına işkence eden sensei4
- ümmetçilerin azerbaycan düşmanlığı2
- mesajlara hızlı cevap vermek9
- ortega sedat3
- bir günde 100 bayana merhaba demek3
- cedicader'i gsli yapıyoruz kampanyası2
- burunla blok flüt çalabilmek6
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması13
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim5
- kadın yazar çekme başlıkları6
- sezgin tanrıkulu2
- cersei lannister'in dincileri patlatması3
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor10
- fenerbahçe de romelu lukaku gelişmesi2
- artı oy veren kişinin erkek yazar olması3
- sözlüğü anı defteri gibi kullanmak6
- mohamed salah ghaly14
- geldimgittim5
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron5
- sözlük yazarlarından aforizmalar3
- trafikte hanımının yanında artistlik yapsalar6
- sevgilim popomun arasından kredi kartı çekti3
- şeyhine karısını sunarak evliya olmak2
- dar kot pantolon ile uyumak3
- başka sözlükten yazarlık teklifi gelmesi2
- kale3112 entry ni beğendi3
- tai lung12
avrupanin baskenti, lord of the rings filmindeki sehir tasvirlerinin bence esinlenildigi sehir..benzer heykeller,benzer tarihi yapilar, ayni ruh..zaman sanki durmus cafede, laptop'unla internete giren adami da gormesen..
turkiyede parisi ancak andiran bir sokak var; nisantasi..ya da ancak bir semt; alsancak.. ve ikisi de ne kadar meshur olmus.. bir sehir ki, her sokagi nisantasi, her semti alsancak..her sokaginin kosesinde bir tarihi yapi, bir cafe, bir surpriz..napoleon'dan beri ayni eski evler, arabanin icat olmadigi zamanda yapilmis sokaklarda sikisan trafik.. brasserie ve bistro lar..her sokakta bir guzel cesme, bir tarihi heykel, ve ya kosede bir guzel cafe, icinde sik insanlar, guzel kizlar..her koseyi donunce baska bir surpriz ve yuzyillardir ayni tas sokaklar, diyorsunuz victor hugo da eugene delacroix da bu sokaklarda yurumus..
yagmurlu gri hava..seine nehrine rengini veren.. tarihi evler ve dik siyah catilari..burasi dunyanin en buyuk acik hava muzesi mi?..
metroyla her yere gidebilmek, hemen hemen her sokaga.. metro meger ne kadar da rahatlatirmis trafigi.. louvre muzesi'nde kaybolmak, st michel'de bira icmek, sacre-coeur'den manzarayi izlemek, notre dame'ın icinde mum yakmak, saint germain des pres'de turlamak, opera'nın onunde fotograf cekilmek, champs elysees'den arc de triomph'u izlemek, ve bu caddenin bu kadar kisa olduguna sasirmak..hele bir de fransızca biliyorsan tadindan yenmeyen sehirmis..
bir sehir ki o bu kadar buyuk ve karısık olmasına ragmen gecenin 1'inde mini etekli sik kizlar bos sokaklarda rahatca yuruyebilsin; ne kadar uzak birakilmisiz megerse bu ozgurlukten, kibarliktan... garip gelmeye baslamis bunlar bile..
ve geri donecegini bildigin bir ulken, bir vatanin olmasa ne anlami kalir paris'in, ne guzelligi olurdu avrupa'nin o zaman diye dusunmek..
Ve mahvetmesek ne kadar daha guzel olurmus istanbul'umuz, izmir'imiz bu sehirden..
turkiyede parisi ancak andiran bir sokak var; nisantasi..ya da ancak bir semt; alsancak.. ve ikisi de ne kadar meshur olmus.. bir sehir ki, her sokagi nisantasi, her semti alsancak..her sokaginin kosesinde bir tarihi yapi, bir cafe, bir surpriz..napoleon'dan beri ayni eski evler, arabanin icat olmadigi zamanda yapilmis sokaklarda sikisan trafik.. brasserie ve bistro lar..her sokakta bir guzel cesme, bir tarihi heykel, ve ya kosede bir guzel cafe, icinde sik insanlar, guzel kizlar..her koseyi donunce baska bir surpriz ve yuzyillardir ayni tas sokaklar, diyorsunuz victor hugo da eugene delacroix da bu sokaklarda yurumus..
yagmurlu gri hava..seine nehrine rengini veren.. tarihi evler ve dik siyah catilari..burasi dunyanin en buyuk acik hava muzesi mi?..
metroyla her yere gidebilmek, hemen hemen her sokaga.. metro meger ne kadar da rahatlatirmis trafigi.. louvre muzesi'nde kaybolmak, st michel'de bira icmek, sacre-coeur'den manzarayi izlemek, notre dame'ın icinde mum yakmak, saint germain des pres'de turlamak, opera'nın onunde fotograf cekilmek, champs elysees'den arc de triomph'u izlemek, ve bu caddenin bu kadar kisa olduguna sasirmak..hele bir de fransızca biliyorsan tadindan yenmeyen sehirmis..
bir sehir ki o bu kadar buyuk ve karısık olmasına ragmen gecenin 1'inde mini etekli sik kizlar bos sokaklarda rahatca yuruyebilsin; ne kadar uzak birakilmisiz megerse bu ozgurlukten, kibarliktan... garip gelmeye baslamis bunlar bile..
ve geri donecegini bildigin bir ulken, bir vatanin olmasa ne anlami kalir paris'in, ne guzelligi olurdu avrupa'nin o zaman diye dusunmek..
Ve mahvetmesek ne kadar daha guzel olurmus istanbul'umuz, izmir'imiz bu sehirden..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar