bugün
- diyete başlama pazartesisi4
- ismet bin komsomol el tavariş ül raskolnikov4
- bilgi için mi like için mi yazılır7
- botların ekşiden başlık araklaması4
- halkım yok sayılıyor işte kürt sorunu benim4
- evlenmeyi başaramamış kadın17
- deli1i7
- istanbul da ortalama kiranın 42 bin tl olması2
- hayatın planladığımız gibi gitmemesi2
- kızına eşine bikini giydiren aile reisi7
- menzil terör örgütü metö4
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- abd iran anlaşması2
- buddy dude23
- siyah carlsberg4
- ona bir şey söyle16
- murat kurum'un dalış yaparak körfezi denetlemesi2
- tunus5
- barış alper yılmaz6
- aniden gelen boşluk hissi2
- bir bölüm daha izleyeyim yatarım3
- deliliğin tedavisi10
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi11
- diamond bosphoruss birader4
- güzel kızların isimleri6
- dinlenme tesisinde kadına saldıran başıboş köpek3
- türkiye avustralya maçı5
- boşluğa dalmak2
- yem borusu çalmak2
- erkeklere gülmenin yakışmaması2
- diamond bosphoruss denen yazar17
- isveç2
- montellanın santrafor oynatmama sebebi3
- nihoş3
- milli maçı izlemeyen erkek22
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek10
- bilecik te motosikletli uyuşturucu operasyonu2
- geçmişi çok fazla düşünmek2
- mantı abartılmış balon bir yemektir8
- iranda ne değişti de barış oldu2
- gocu28
- hoşlanılan kızın 550'yi 2'ye bölünce 225 bulması2
- aktroller4
- karşı cinste hayran olunan özellik10
- gavatlik testi2
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- zeki ve bilge insanların dövme yaptırmaması3
- iran milli takımı'na los angeles ta protesto3
- yapay zeka asistanlarının samimiyet seviyesi4
- arkadaşını çalmak2
avrupanin baskenti, lord of the rings filmindeki sehir tasvirlerinin bence esinlenildigi sehir..benzer heykeller,benzer tarihi yapilar, ayni ruh..zaman sanki durmus cafede, laptop'unla internete giren adami da gormesen..
turkiyede parisi ancak andiran bir sokak var; nisantasi..ya da ancak bir semt; alsancak.. ve ikisi de ne kadar meshur olmus.. bir sehir ki, her sokagi nisantasi, her semti alsancak..her sokaginin kosesinde bir tarihi yapi, bir cafe, bir surpriz..napoleon'dan beri ayni eski evler, arabanin icat olmadigi zamanda yapilmis sokaklarda sikisan trafik.. brasserie ve bistro lar..her sokakta bir guzel cesme, bir tarihi heykel, ve ya kosede bir guzel cafe, icinde sik insanlar, guzel kizlar..her koseyi donunce baska bir surpriz ve yuzyillardir ayni tas sokaklar, diyorsunuz victor hugo da eugene delacroix da bu sokaklarda yurumus..
yagmurlu gri hava..seine nehrine rengini veren.. tarihi evler ve dik siyah catilari..burasi dunyanin en buyuk acik hava muzesi mi?..
metroyla her yere gidebilmek, hemen hemen her sokaga.. metro meger ne kadar da rahatlatirmis trafigi.. louvre muzesi'nde kaybolmak, st michel'de bira icmek, sacre-coeur'den manzarayi izlemek, notre dame'ın icinde mum yakmak, saint germain des pres'de turlamak, opera'nın onunde fotograf cekilmek, champs elysees'den arc de triomph'u izlemek, ve bu caddenin bu kadar kisa olduguna sasirmak..hele bir de fransızca biliyorsan tadindan yenmeyen sehirmis..
bir sehir ki o bu kadar buyuk ve karısık olmasına ragmen gecenin 1'inde mini etekli sik kizlar bos sokaklarda rahatca yuruyebilsin; ne kadar uzak birakilmisiz megerse bu ozgurlukten, kibarliktan... garip gelmeye baslamis bunlar bile..
ve geri donecegini bildigin bir ulken, bir vatanin olmasa ne anlami kalir paris'in, ne guzelligi olurdu avrupa'nin o zaman diye dusunmek..
Ve mahvetmesek ne kadar daha guzel olurmus istanbul'umuz, izmir'imiz bu sehirden..
turkiyede parisi ancak andiran bir sokak var; nisantasi..ya da ancak bir semt; alsancak.. ve ikisi de ne kadar meshur olmus.. bir sehir ki, her sokagi nisantasi, her semti alsancak..her sokaginin kosesinde bir tarihi yapi, bir cafe, bir surpriz..napoleon'dan beri ayni eski evler, arabanin icat olmadigi zamanda yapilmis sokaklarda sikisan trafik.. brasserie ve bistro lar..her sokakta bir guzel cesme, bir tarihi heykel, ve ya kosede bir guzel cafe, icinde sik insanlar, guzel kizlar..her koseyi donunce baska bir surpriz ve yuzyillardir ayni tas sokaklar, diyorsunuz victor hugo da eugene delacroix da bu sokaklarda yurumus..
yagmurlu gri hava..seine nehrine rengini veren.. tarihi evler ve dik siyah catilari..burasi dunyanin en buyuk acik hava muzesi mi?..
metroyla her yere gidebilmek, hemen hemen her sokaga.. metro meger ne kadar da rahatlatirmis trafigi.. louvre muzesi'nde kaybolmak, st michel'de bira icmek, sacre-coeur'den manzarayi izlemek, notre dame'ın icinde mum yakmak, saint germain des pres'de turlamak, opera'nın onunde fotograf cekilmek, champs elysees'den arc de triomph'u izlemek, ve bu caddenin bu kadar kisa olduguna sasirmak..hele bir de fransızca biliyorsan tadindan yenmeyen sehirmis..
bir sehir ki o bu kadar buyuk ve karısık olmasına ragmen gecenin 1'inde mini etekli sik kizlar bos sokaklarda rahatca yuruyebilsin; ne kadar uzak birakilmisiz megerse bu ozgurlukten, kibarliktan... garip gelmeye baslamis bunlar bile..
ve geri donecegini bildigin bir ulken, bir vatanin olmasa ne anlami kalir paris'in, ne guzelligi olurdu avrupa'nin o zaman diye dusunmek..
Ve mahvetmesek ne kadar daha guzel olurmus istanbul'umuz, izmir'imiz bu sehirden..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar