bugün
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- yazarların şu an dinledikleri şarkı8
- mor semsiyeli yabanci11
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum9
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- kocamı çalıştırmam diyen kadın3
- kadınlar hakkında bazı mülahazalar2
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- sözlükte kavga etmek6
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- çok kişilikli biri olmanın dayanılmaz dramı2
- cilgincapkin219
- insanlarda bıraktığımız iz5
- memeleri füze gibi kadın13
- buddy dude21
- kabuksuz kaplumbaga7
- bana wp den yazdı3
- karton toplayan abi7
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- bisiklet marka tavsiyesi10
- supergirl'den hoşlanmak2
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- sizleri seviyorum çiçeklerim4
- mermi abla4
- bir kızı bin kişi ister bir kişi alır2
- kızıl cin4
- afrika'ya kurban bağışı furyası2
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız7
- gecenin şiiri4
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- yazarların göbek adları3
- musallada duran kendini beğenmiş tabut3
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- rüzgarın yönünün terse dönmesi4
- yaz insanları vs kış insanları3
- sözlüğün kırbacı10
- artık online sayısını göremiyor olmamız4
- aylık 277 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- enayimiknatisii12
- chp'nin hali ne olacak46
- gocu25
- zaman baba11
- plajda yakınlaşan çifte kızıp sitem eden kadın4
- dünyanın en güçlü nükleer olmayan bombası3
- masklavi'nin düşünceleri18
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
"Arap'a söylesen Arap anlamaz, fars'a söylesen Fars anlamaz, Türk'e söylesen Türk anlamaz"
Demiş kamus-ı türkî yazarı Şemsettin Sami.
Demiş kamus-ı türkî yazarı Şemsettin Sami.
Osmanlıca zaten halihazırda "Türkçe" dir arkadaşlar. Onu Bu gün ithamlarınızla Araplaştırdınız. bizler dün olduğumuz kişiden siz diye bahsetmeye alışmış / alıştırılmış bir milletiz. Sanıldığının aksine Türkiye bir gecede metamorfoza uğramış değildir ve kullanılan Türkçe tarihi Türkçeden ibarettir. Neyse konumuza gelelim.
Osmanlıca artık kullanım alanı bulunmayan, daha doğru bir ifadeyle Osmanlı Türkçesi olarak adlandırılan bir dildir. dünya üzerinde bulunan diğer her dil gibi farklı kültürlerle ilişkiden doğan sözcük ithali yaşamıştır. Özellikle Arapça ve Farsça sözcükler zamanla Türkçeye ithal edilmiş, dil ve anlam zenginliği bütünleşmiştir.
Osmanlı Türkçesi Türklerin orta Asya'dan günümüze değin bulunduğu ve hareket halinde olduğu coğrafyalardan Evrilerek, yerleşik kültürlerden etkilenerek zamanla sözcük hafızasının genişlemesiyle Osmanlı dönemindeki haline gelmiştir. Yani aslında Osmanlıca doğrudan Osmanlı'da ortaya çıkmış değildir. Yine buna uygun olarak kendine has grift bir gramer geliştirmiştir. Türkler islamı benimsedikleri günden bu yana Arap alfabesinide kullanagelmişlerdir.
Tarihi Türkiye Türkçesi dönemlere ayrılabilir. Her dönemin belli başlı özellikleri vardır. Örneğin 13. Ve 15. Yüzyıl Türkçeleri günümüz Türkçesine daha fazla benzer. Bunları dönemin menakibnameleri, nasihatnameleri ya da Aşıkpaşazade tarihi gibi tarih yazıcılığı geleneğinden öğrenebiliyoruz. 2. Beyazit ile artan bariz farsi bir etki söz konusudur. Nihayetinde hem halk tabanında hem devlet ricalinde, divanlarda konuşmalar bu yeni durumdan nasibini almış, duruma uygun olarak evrilmiştir. Yine Yavuz sultan selim ile arabi etki artmış ve dil gayet tabii etkilenmiştir.
19. Yüzyıla geldiğimizde kesif bir Fransız etkisi hissedilir. Bilindiği gibi sosyal olaylar siyasi olaylardan etkilenecek ve bu etkinin en yüksek tezahürü kendini dilde gösterecektir. Nitekim öyle olmuş Osmanlı'nın yenileşme sürecinde yön batıya kaymış, Fransızca başta olmak üzere birçok Avrupa menşeili sözcük Osmanlı Türkçesine girmiştir. Nihayetinde dil yine ihya edilmiş, yine zenginleşmiştir.
Yine kendi içinde bir takım yazı türleri geliştirmiş, her yazı türünün kullanımı dönem ve kullanılan materyale göre farklılık göstermiştir. Kufi, nesih, rik'a, sülüs, ta'lık, siyakat,divani, reyhani gibi.
Bu gün kültürel yozlaşma konusundaki hassasiyetimiz nedense dil yozlaşması konusunda gösterilmiyor. Bu sadece istanbul Türkçesi kullanalım, yazım yanlışı yapmayalım vs şekilciliğinden ileri gitmiyor. ithal edilen sözcükler menşei ne olursa olsun halkın ortak hafızasında sakladığı ve özümsendiği sürece senindir. Var olan kavramı anlamlandıracak ve Türkçe türetecek olan işte bu hafızadır. Yoksa dil dediğimiz inorganik bağ yok olacak, körelecek, kısırlaşacaktır. Dilde anlaşılabilirlik önemlidir fakat gelişmeyi getirecek olan kavram ve kelimelerin atılması kısırlığı doğurur. Bizde cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan temizlik başlangıç mantalitesine uygun olarak sonlandırılamamış bu da batı menşeili kelimelerin ağırlığı ile sonuçlanmıştır.
Osmanlıca artık kullanım alanı bulunmayan, daha doğru bir ifadeyle Osmanlı Türkçesi olarak adlandırılan bir dildir. dünya üzerinde bulunan diğer her dil gibi farklı kültürlerle ilişkiden doğan sözcük ithali yaşamıştır. Özellikle Arapça ve Farsça sözcükler zamanla Türkçeye ithal edilmiş, dil ve anlam zenginliği bütünleşmiştir.
Osmanlı Türkçesi Türklerin orta Asya'dan günümüze değin bulunduğu ve hareket halinde olduğu coğrafyalardan Evrilerek, yerleşik kültürlerden etkilenerek zamanla sözcük hafızasının genişlemesiyle Osmanlı dönemindeki haline gelmiştir. Yani aslında Osmanlıca doğrudan Osmanlı'da ortaya çıkmış değildir. Yine buna uygun olarak kendine has grift bir gramer geliştirmiştir. Türkler islamı benimsedikleri günden bu yana Arap alfabesinide kullanagelmişlerdir.
Tarihi Türkiye Türkçesi dönemlere ayrılabilir. Her dönemin belli başlı özellikleri vardır. Örneğin 13. Ve 15. Yüzyıl Türkçeleri günümüz Türkçesine daha fazla benzer. Bunları dönemin menakibnameleri, nasihatnameleri ya da Aşıkpaşazade tarihi gibi tarih yazıcılığı geleneğinden öğrenebiliyoruz. 2. Beyazit ile artan bariz farsi bir etki söz konusudur. Nihayetinde hem halk tabanında hem devlet ricalinde, divanlarda konuşmalar bu yeni durumdan nasibini almış, duruma uygun olarak evrilmiştir. Yine Yavuz sultan selim ile arabi etki artmış ve dil gayet tabii etkilenmiştir.
19. Yüzyıla geldiğimizde kesif bir Fransız etkisi hissedilir. Bilindiği gibi sosyal olaylar siyasi olaylardan etkilenecek ve bu etkinin en yüksek tezahürü kendini dilde gösterecektir. Nitekim öyle olmuş Osmanlı'nın yenileşme sürecinde yön batıya kaymış, Fransızca başta olmak üzere birçok Avrupa menşeili sözcük Osmanlı Türkçesine girmiştir. Nihayetinde dil yine ihya edilmiş, yine zenginleşmiştir.
Yine kendi içinde bir takım yazı türleri geliştirmiş, her yazı türünün kullanımı dönem ve kullanılan materyale göre farklılık göstermiştir. Kufi, nesih, rik'a, sülüs, ta'lık, siyakat,divani, reyhani gibi.
Bu gün kültürel yozlaşma konusundaki hassasiyetimiz nedense dil yozlaşması konusunda gösterilmiyor. Bu sadece istanbul Türkçesi kullanalım, yazım yanlışı yapmayalım vs şekilciliğinden ileri gitmiyor. ithal edilen sözcükler menşei ne olursa olsun halkın ortak hafızasında sakladığı ve özümsendiği sürece senindir. Var olan kavramı anlamlandıracak ve Türkçe türetecek olan işte bu hafızadır. Yoksa dil dediğimiz inorganik bağ yok olacak, körelecek, kısırlaşacaktır. Dilde anlaşılabilirlik önemlidir fakat gelişmeyi getirecek olan kavram ve kelimelerin atılması kısırlığı doğurur. Bizde cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan temizlik başlangıç mantalitesine uygun olarak sonlandırılamamış bu da batı menşeili kelimelerin ağırlığı ile sonuçlanmıştır.
böyle bir dil yoktur.
osmanlıca dedikleri dil türkçedir.
kendini aydın gören, ulus kimliklerini yok etmiş kişilerin kullandıkları ağdalı dilden ötürü osmanlıca, türkçe değildir demek bilisizlik örneğidir.
osmanlıca dedikleri dil türkçedir.
kendini aydın gören, ulus kimliklerini yok etmiş kişilerin kullandıkları ağdalı dilden ötürü osmanlıca, türkçe değildir demek bilisizlik örneğidir.
Osmanlica degil.
(bkz: osmanlı türkçesi)
(bkz: osmanlı türkçesi)
Ölü dil.
palesi berbat dil.
an itibariyle finalinden 70 aldım ve BB ile geçtim ilk dönemi.
Ölü bir dil olmasına rağmen öğrenmek isteyen gereksizler var.
Yıllardır ingilizce öğrenememiş osmanlıca öğrenecek aynştayn.
Yıllardır ingilizce öğrenememiş osmanlıca öğrenecek aynştayn.
hangi çağda yaşıyoruz dedirten. sonra niye gerici diyorlar dersiniz...
tarih, edebiyat, iktisat, sosyoloji gibi bilimlerle uğraşanlar için bir zorunluluktur.
bb ile geçtiğim ders.
hala ayrı bir dil diyen cahilleri gördüğümüz "osmanlı türkçesi" adı altında geçen türkçe çeşididir. yani bir nevi lehçedir.
Bu mantıkla tıp okumak için gerekli Latince bilgisini edinmeye çalışan kişilere de mi gereksiz demeliyiz?
Salak salak konuşmayın yeminle ya.
Ayrıca öğrenmesi gayet zevklidir. Öğrenin, mezar taşı yahut çeşmelerin üzerindeki yazıları okursunuz. Çok eğlenceli. Hıı hıı.
Salak salak konuşmayın yeminle ya.
Ayrıca öğrenmesi gayet zevklidir. Öğrenin, mezar taşı yahut çeşmelerin üzerindeki yazıları okursunuz. Çok eğlenceli. Hıı hıı.
Türkçenin arap alfabesiyle yazılan hali. Türkçe sonuçta.
şakır şakır okuduğum metinlerin dilidir hahayt...
Zor diyeni arapça öğrenmeye davet ediyorum. Çok basittir.
bulmaca gibi olan dil.
"sonuçta osmanlı bir türk devleti değil imparatorluktu."
Cahillik zor anacım.
Osmanlıca türkçenin arap alfabesi kullanılarak konuşulan dildir. Yani türkçedir.
Cahillik zor anacım.
Osmanlıca türkçenin arap alfabesi kullanılarak konuşulan dildir. Yani türkçedir.
Cahillik hakkat zor.
Bakalım murat bardakçı ile ilber ortaylı bu konu hakkında ne diyor.
http://www.youtube.com/watch?v=E9pbXYsEYac
Bakalım murat bardakçı ile ilber ortaylı bu konu hakkında ne diyor.
http://www.youtube.com/watch?v=E9pbXYsEYac
mezar taşlarında ne yazdığını merak edenlerin öğrenmeye çalıştığı dil.okuyana atanma garantisi varmış.
Zordur. Türkçe değildir.
Osmanli zamanında sadece saraylilarin halka karşı biz sizden farklıyiz ayarı vermek için kullandığı dil. Halk Osmanlıca konuşmuyordu.
arapça ve farsçanın tecavüzüne uğramış ve yine arap alfabesiyle yazılan türkçedir. tabi buna türkçe denirse.
kolaydır. türkçenin arap harfleriyle yazılmasından ibarettir. arapça ve farsça terkipler vardır.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
