bugün
- sözlük yazarlarının numaraları6
- sigara içen erkeklerin daha çekici olması6
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları18
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması21
- kuzey kıbrısta asgari ücretin 61 bin 677 olması5
- canımın sucuklu tost çekmesi9
- 20 senedir aynı telefon numarasını kullanan insan5
- 35 yaşında evlenmemiş erkek15
- seviyeli bir yazar olmak4
- sözlüğün tanrıçası olmak15
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları27
- arkadaşlar kek yaptım8
- baklavanın yanında kola içmek5
- sözlük kızlarının çorapları7
- restoranlara evcil hayvan girişinin yasaklanması4
- seyir zevki olmayan sözlük kavgası3
- akrabalar ile görüşünce kavga çıkması8
- feto vs yoda2
- cem karaca4
- kumar bağımlılığı5
- hoşlanılan kıza true'nun foto atmış olması13
- oyak turizm2
- özgür özel'in yeni parti kurması gerekliliği4
- dağa çıkıp devlet isteyen türk9
- jet ski ile hac etrafında turlamak2
- birazdan bira içecek olmam5
- ioçk vs manifest9
- tanrı yok21
- kendi ağzına vermek4
- arkdaşlar izne çıkıyorum3
- kuzukulağı2
- arkadaşlar bu çanta nasıl9
- incel5
- 15 temmuzda başta chp olsaydı6
- italyanca3
- 4446
- kıymayı dışardan alıp pidecide pide yaptırmak8
- dayı2
- üstteki yazara bir hayat tavsiyesi bırak17
- torpille hacca gitmek2
- gemini3
- özgür özel'in tutuklanması8
- hurdaya kitap vermek6
- kredi çekip hacca gitmek2
- ota boka devşirme diyen hırto27
- yüzde yüz şarjın yetmemesi4
- her güne gözaltı ve tutuklama haberiyle uyanmak6
- ateistlerin nursuz olması23
- sabah nasıl uyanıyorsunuz16
- gece hurdaya çıkmak3
doguyla ugrasan akademik sey. ney oldugu pek belli degildir. oryantalizm bence, sosyal bilim* cercevesine giremez. ancak, isin ilginc yani beseri bilimler* cercevesine sokmak da cok zorlama olur. bu sebeple siyasi arastirma kategorisine** sokuyorum ben oryantalizmi.
bi dogulu, oryantalizm yapamaz yalniz. yani oryantalist batilidir, kafa ve dusunce yapisi olarak batilidir. onyargilarla doludur bu alan.
bi dogulu, oryantalizm yapamaz yalniz. yani oryantalist batilidir, kafa ve dusunce yapisi olarak batilidir. onyargilarla doludur bu alan.
(bkz: oksidentalizm)
dansözLerin oLuşturduğu düşünce akımı...kurucusu nesrin topkapıdır...daha sonradan bu düşünce akımına köçekLerde katıLmıştır...
dünyaya aslında kendisi de bir oryantalist olan filistin asıllı yazar edward said tarafından anlatılmış doğuya kadın,tütsü ve binbir gece masalları olarak bakmanın akademik adı..
cemil meric'in tabiriyle "somurgeciligin kesif kolu"dur. bu tabire edward said'in oryantalizm kitabinin cevirileri uzerinde de rastlanabilir.
edward said'in akademik dunyada buyuk ses getirmis kitabinin adidir.
doğunun gizemini, sahip olduğu mistik ve otantik havayı batılı gözüyle inceleme dalı.
(bkz: oryantalist)
sanatta ve mimaride romantizm in bir koludur. 1840-1880 arası en parlak dönemini yaşamıştır.
batının doğuyu tanıma değil tanımlama aracıdır. kendi değer yargılarına göre doğuyu sömürmesinin vicdani "doğrulaması"nı yapmak için icat olunmuştur. acı olan şudur ki batının yetiştirdiği onlarca oryantaliste rağmen bizden batıyı tanımlamaya bile tenezzül edilmemiştir.
batının kendi kimliğini ifade etmesinin, kendisini tanımlayıp eylemini meşrulaştırmasının, dolayımlı, ideolojik ve kültürel yolu. batının kendini özne, doğuyu nesne olarak görme çabasının sonucudur.
oryantalizm, doğulu ama özellikle yakın doğu(orta doğu)lu kültürel, sosyolojik değerlere batılı bir gözle bakmayı ifade eder.
yıllarca, "abi bizi fes ilen peştemal ilen göstertiyorlar, şerefsiz avrupalılar" diyerek bu bakışı olan tepkimizi çocukça da olsa ortaya koymuştuk. amacımız elbette kendimizi diğer yakın doğudan farklı görmemizde gizliydi, ki bu noktada haklıyız da. ancak oryantalizme basit anlamda kızdığımız bir notka da bizi bir 'öteki' olarak görmelerinden kaynaklanıyordu. bizse yıllarca onlardan(batıdan) ayrı olmadığımızı idia ettik durduk, böyle bir çatışma içinde gelişti oryantalizm fikirleri.
misal, bir filmde türkleri anlatırken illa ki hamam, dansöz, nargile üçgeninde anlatmalarından rahatsız oluyorduk. "biz de sizin gibi moderniz olum" desek de anlatamadık yıllarca. ancak iddia ediyorum bunun altında türk-düşmanlığından çok daha basit bir sebep var, yani adamlar bizim devrimlerimizi görmezden gelerek yapmıyorlar bunu, aynısını uzak doğuluya da, latin amerikalıya da yapıyorlar lakin biz bizi ilgilendiren boyutta haberdar oluyoruz gidişattan. sanıyormusunuz ki çinde herkes -bize filmlerde anlatıldığı gibi- yalın ayak, felsefi bakışlarla geziyor. bir çinli de en az bir amerikalı kadar denyo ve bir amerikalı kadar ulvi olabilir.
yani olay bizi ilgilendiren boyutta olayları farketmemizden kaynaklanıyor.
hemen bu noktada bir arkadaşımın dedikleri geliyor aklıma: "abi türkleri anlatan doğru düzgün bir film yok hepsi abartılı, biz o danzsözlü, nargileli adamlar değiliz ki"
evet yok! ama bilelim ki çinlileri anlatan düzgün bir çin filmi de yok(batıda). aynı şekilde batı için öteki olan ne varsa hep abartı vardır. kızılderilileri çok ulvi sanıyoruz oysa bize öyle pazarlanıyorlar, bir kızılderili bira içip maç izlemiyor mu sanıyorsunuz? yahut bir kızılderili hemingway kitapları okuyup öğleden sonra parkta karı kız kesmiyor mu? olay tamamen pazarlama amaçlıdır. yani gavuroğlu da farkında bizim fesle gezmediğimizin sadece kendi pazarında bunu izletebilmesinin yolu abartıdan geçiyor.
yıllarca, "abi bizi fes ilen peştemal ilen göstertiyorlar, şerefsiz avrupalılar" diyerek bu bakışı olan tepkimizi çocukça da olsa ortaya koymuştuk. amacımız elbette kendimizi diğer yakın doğudan farklı görmemizde gizliydi, ki bu noktada haklıyız da. ancak oryantalizme basit anlamda kızdığımız bir notka da bizi bir 'öteki' olarak görmelerinden kaynaklanıyordu. bizse yıllarca onlardan(batıdan) ayrı olmadığımızı idia ettik durduk, böyle bir çatışma içinde gelişti oryantalizm fikirleri.
misal, bir filmde türkleri anlatırken illa ki hamam, dansöz, nargile üçgeninde anlatmalarından rahatsız oluyorduk. "biz de sizin gibi moderniz olum" desek de anlatamadık yıllarca. ancak iddia ediyorum bunun altında türk-düşmanlığından çok daha basit bir sebep var, yani adamlar bizim devrimlerimizi görmezden gelerek yapmıyorlar bunu, aynısını uzak doğuluya da, latin amerikalıya da yapıyorlar lakin biz bizi ilgilendiren boyutta haberdar oluyoruz gidişattan. sanıyormusunuz ki çinde herkes -bize filmlerde anlatıldığı gibi- yalın ayak, felsefi bakışlarla geziyor. bir çinli de en az bir amerikalı kadar denyo ve bir amerikalı kadar ulvi olabilir.
yani olay bizi ilgilendiren boyutta olayları farketmemizden kaynaklanıyor.
hemen bu noktada bir arkadaşımın dedikleri geliyor aklıma: "abi türkleri anlatan doğru düzgün bir film yok hepsi abartılı, biz o danzsözlü, nargileli adamlar değiliz ki"
evet yok! ama bilelim ki çinlileri anlatan düzgün bir çin filmi de yok(batıda). aynı şekilde batı için öteki olan ne varsa hep abartı vardır. kızılderilileri çok ulvi sanıyoruz oysa bize öyle pazarlanıyorlar, bir kızılderili bira içip maç izlemiyor mu sanıyorsunuz? yahut bir kızılderili hemingway kitapları okuyup öğleden sonra parkta karı kız kesmiyor mu? olay tamamen pazarlama amaçlıdır. yani gavuroğlu da farkında bizim fesle gezmediğimizin sadece kendi pazarında bunu izletebilmesinin yolu abartıdan geçiyor.
şimdi.. anladığım kadarıyla oryantalizmin temelinde kesinlikle önyargı var. yani kendi kültürü ve yaşam tarzı dışında kalan insanları ilkel kabul etmek! çok saçma. yukarda da bahsedildiği üzere bu akım tamamen stratejik, ekonomik çıkarlar için yaratılmış olsa gerek. bize "fesle dolaşıyolar" bilmem ne gibi laflar ederek batıdan soyutlamaya çalışıyorlar ama medeniyeti bizden öğrendiklerinin okadar çok farkıdalarkii!
(bkz: everyway that ı can).
ışığı doğudan yükseltip, batıya satmaktır. doğuda kendiliğinden yükselen bu ışık batıda ambalajlanarak kültürel çeşitlilik ve ''ferrari sini satan bilge'' olarak rafa sunulmaktadır. feste, dansözde bir enteresanlık görüp bunu kültür olarak satmak ve sonra avrupalı ''sakallı bıyıklı türkler geliyor kaçın'' deyince de ''yok biz öyle değiliz bir saniye açıklayabiliriz'' demektir. modernizm altında yalnızlaşmış ötekileşmiş bireye kuşe kağıda baskılı ''ruhunuzu arındırma metodları'' kitabı satmaktır. ruh doğuyla değil, özüyle arınır oysa.
sömürgeciliğin keşif kolu.
edward said'e göre (bkz: doğunun batı fikri).
(bkz: white man s burden)
batının doğuyu inşası. osmanlının gerilemsi ve yıkılmasıyla birlikte doğuyu yeniden inşa etmek için yorumlaması.
at gözlüğü takmış bir batılının doğuya bakışı. şark köşesi fetişizmi.
batı'nın doğu'yu tanıma,anlama arzusu sonucu sanatta,edebiyatta,sosyal bilimlerde ve tabii ki siyasette görülen doğu'yu yeniden,batı gözüyle şekillendirme,tanım(lam)a durumu. "cahil,gelişimini tamamlayamamış,demokrasi,insan hakları yoksunu batı" ve ona demokrasi,insan hakları,sosyal refah,gelişmişlik gibi olguları sunan batı. tıpkı abd'nin ırak'a vaadettiği ve gerçekleştirdiği gibi. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar