bugün

Yarısını okuyup, kalanını filmini izleyerek bitirdiğim eser. Fena değildi aslında iyi betimleme yapılıyor.
derebeylik rusyasının avrupalılaşmasını karakterler üzerinden bize aktaran olağanüstü bir eser ve rusya nın en bilindik en ünlü kitaplarındandır.
" oblomovluk " adında yeni bir akım çıkaran ivan gonçarov mükemmel betimleme ve benzetmelerle eski çarlık ve derebeylik rusyasının özetini filhakika bir şekilde bizlere sunmuştur.okuyanların çoğu uyuşukluk desede , bunun adı uyuşukluk değil " oblomovluk " tur.

oblomovluk uyuşukluğun ötesinde bir olgudur . okuyanlar çok daha net anlar.
Bi hafta içinde bulunduğum oblomovluk akımına adını veren roman karakteri. Sıyrıldım allahtan.
oblomov'u okuyan birisi rus edebiyatını çok sever. feodal yapıyı temsil eden oblomov'un zıt karakteri ştolts'dur. yeni nesli temsil eder. bu roman rus edebiyatında o kadar yer etmiştir ki rusça'da oblomovluk "(oblomovşçina) diye bir kelime türetilmiş ve rusça sözlüklerde yer almıştır. anlamı tembellik, atalettir.
oblomov'u okumamak olmazsa olmazdır.
"oblomovluk" terimini literatüre kazandıran bir başyapıt. akıcılığının, okuyucuyu hikayenin içine çeken yapısının ötesinde insanı sarsıp kendine yetiren, okurun üzerindeki ölü toprağını atacak türde olması kitabı klasikler arasına sokuyor.
mükemmel ötesi şahane bir kitaptır. insanı kendine getirir, disiplinli bir hale sokar. eğer o kişi eşek değilse ve az çok kitap okuyorsa derhal tembellikten vazgeçer.
Tembel başkarakter Oblomov, onun yarı Alman dostu Ştolts ve körpe bir genç kız olan Olga arasında oluşmuş sevda üçgeninde Rus kültürünün, Rus toplumunun ve Rusya’nın politik iklimine atıflar vardır. Nitekim Oblomov Rusların ‘Asyalı/Doğulu’ tarafını ve ‘slavofil’ aydınlarını temsil ederken, Ştolts müstağrip aydınları, yani Batıcı ‘zapandıki’yi, ikili arasında aşk geçişi yapan saf Olga ise Rusya’yı temsil etmektedir.

http://www.yeraltiavrasya...aylasilamayan-kadini.html
rusya da oblomovluk deyiminin oluşmasına sebep olmuş kitaptır.
tek kitapla ünlü olan yazar kitabı. daha önce yazılan oblomov tutulmuyor. tekrardan yazıyor ezik. rus toplum yapısı, değişen sistem, oblomovluk akımı gibi saçma sapan şeyler işleniyor. vakit kaybıdır.
sözlük yazarlarının "kendilerinden bir şeyler bulma" ihtimalleri yüksek olan kitap karakteridir.
" bana dokunmayan yılan bin yaşasın " şeklindeki hayat tarzının rus toplumu temsilcisidir.
"Tarih ona yalnızca insanlığın ne kadar zavallı olduğunu öğretmişti"
Zahar'ın sondaki hali hep yüreğimi burkar.
Okumaya bugün başladığım kitap. Girişler genelde sıkıcı olur. Bu kitapda o sıkıcılığı göremedim.
ivan gonçarov'un romanı. romanın dili, anlatımı akıcıdır ve romanı okurken baş karakteri kendi içinizde yaşamaya başladığınızı farketmeyebilirsiniz. zira okurken kendinizi oblomov olmuş gibi düşünebilir, oblomov gibi hissedebilirsiniz. karakter daha sonra "oblomovluk" tabirini literatüre sokmuştur. ayrıca sinema uyarlaması da mevcuttur.
gonçarov'un ses getirmiş eseridir.
"oblomov"luk bir kavram olarak kendine yer edinmiştir bu eserden sonra.

eserin orta bölümü belirli dergilerde yayımlandıktan sonra,
baş ve son kısımları eklenerek kitap haline getirilmiştir.

sabır isteyen bir kitaptır fakat; derin izler bıraktığı görüşündeyim.

kitabın önsözü son sözü bilmem nesi her biri büyük bir incelikle okunmalıdır.
Lisefe edebiyat hocamiz sinavin 50 puanlik kisminin bu kitaptan cikacagini soylemisti. Okumadim 30 aldim.
620 sayfalık eser. Zaman zaman zor ilerlese de genel olarak akıcı olan efsane kitaptır. Çok beğendim.
Kadıköy'de bir bar.
En Güzeli Oblomov ile zahar'ın diyaloglarıdır.
--spoiler--
''insan hayatının normal amacı dört mevsim de, yani hayatın dört çağında da fazla hoplayıp zıplamadan yaşamak ve son güne kadar hayat kadehinin hiçbir damlasını israf etmemektir. Ağır ağır yanan ateş, ne kadar şairane olursa olsun şiddetli bir yangından daha iyidir.''
--spoiler--
"Kadın, hayatın işidir."
O ilk mektubu ertelemesiyle birlikte birbirini izleyen olaylar silsilesi...
gonçarov'un anlatım dili ve ustaca yaptığı tasvirler, dünya edebiyatında eşi benzeri görülmemiş bir karakterle bir araya gelince ortaya bir çırpıda okunacak bir roman çıkarıyor.
bu yaz için ayırdığım üç kitaptan biridir. hakkinda duyduklarım kadariyla diyebilirim ki rus insanını değil bizzat günümüz tembel ve Aylak insanlarını anlatıyor.
bugün hastane sırası beklerken ciddi ciddi okumaya başladığım roman. zahar ile oblomov'un ilişkilerine, diyaloglarına milletin içinde katıla katıla güldüm. ayrıca oblomov'un şu sözüne kalıbımı basarım:

''Ah yarabbi! Ne budala insanlar var! evleniyorlar.''
© copyright 2005 - 2026