bugün
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak8
- gocusuz sözlük5
- arkadaşlar beni gammazlayın6
- sözlük kızlarının burunları3
- erkeklerin giderek feminenleşmesi8
- şeytan6
- age of empire 23
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- ömer hayyam3
- binlerce dansöz var3
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması7
- bira cips6
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- sudekiray7
- kafanızdaki ses4
- yazarların çocukken en sevdiği çizgi film4
- zam2
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- laptop5
- sözlük kızlarının kombinleri20
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- velvet vs nervio19
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
- aga be şarkılar5
- maden suyu4
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- israil'in gazze'ye saldırısında 7 filistinli öldü2
- ismet'in çok hızlı entry girmesi3
- friedrich hegel la bi cay icek2
- tarot bakabilen sözlük yazarları3
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- oytun erbaş3
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- sony playstation 52
- ispanya20
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- folk horror2
- 2026 dünya kupası25
- mezarlıkları sevmek5
- ona bir şey söyle8
- aylık 550 milyar tl'yi götüme soksam mı sorunsalı2
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- futbol14
- dünya19
- manyak olmaya karar verdim9
- yalnizca deli yalnizca sair2
- ktç birader4
1919 senesi mayisinin 19. günü samsun'a ciktim.
Cümleye bak. Vay be.
Cümleye bak. Vay be.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ün Türkiye Cumhuriyeti'nden sonraki en büyük eseridir. Söylev türündedir. Birinci elden kaynak olması nedeniyle tarihi belge niteliğini taşımaktadır. Kitabın aslı üç ciltten oluşmaktadır. ilk iki ciltte tarihi olaylar, üçüncü ciltte vesikalar yer almaktadır.
ilk olarak osmanlıca tab(basılma) edilip neşredilmiştir.
talihsiz bir kitaptır, harf devriminden bir sene önce basılmış, harf devrimi gelince arap harfleriyle yazıldığı için yasaklanmış, sonrasında tam günyüzü görecekken başa ismet inönü geçmiş ve inönünün söylev demeçleri yayınlanmış nutuk ise bir kere bile basılmamış ve matbaa yüzü görmemiştir.1938 den sonra ki ilk basımı dp zamanında olmuş ancak bu defa da dil devrime toslamış, genç kuşaklar tarafından anlaşılmadığı için sadeleştirilmiş, inceltilmiş, kuşa dönmüştür. siyasal ve tarihsel bir belge niteliği taşır.bilisel bir çalışma ya da hatırat değildir. bugün çok basılıyor ama çok okunuyor mu?
lisan ı hal ile kemalist olduğunu ifade etmeye yarayan ve kütüphaneye yerleştirilen bir biblo görevi görüyor. merak edip okuyan ve sayıları pek sınırlı olan kişiler müstesna.
lisan ı hal ile kemalist olduğunu ifade etmeye yarayan ve kütüphaneye yerleştirilen bir biblo görevi görüyor. merak edip okuyan ve sayıları pek sınırlı olan kişiler müstesna.
che'nin çantasından çıktığı büyük bir yalandır. doğru olsa idi elbette bu benim açımdan gurur kaynağı olurdu ancak doğru olmayan efsanelerle atatürk'ü yüceltmiyor, aksine karikatürize etmiş oluyoruz.
atatürk'e tokyo'da cami de yaptırdık bir aralar, sonra suud kralına mektup yazdırdık ''peygamberin kabrini yıkarsan oyarım seni!'' diye. bunlara gerek yok.
nutuk eserini anlamlandırabilmek için orada bahsi geçen şahıslar konusunda bilgi sahibi olmak nutuk'u dahi anlamamızı sağlar diye düşünüyorum. bugüne oranlarsak biraz tarih bilgisi gerektirir. ayrıca osmanlıca versiyonu daha fasih daha anlamlıdır. . sadeleştirilmişi ise beş para etmez, tavsiye etmem.
atatürk'e tokyo'da cami de yaptırdık bir aralar, sonra suud kralına mektup yazdırdık ''peygamberin kabrini yıkarsan oyarım seni!'' diye. bunlara gerek yok.
nutuk eserini anlamlandırabilmek için orada bahsi geçen şahıslar konusunda bilgi sahibi olmak nutuk'u dahi anlamamızı sağlar diye düşünüyorum. bugüne oranlarsak biraz tarih bilgisi gerektirir. ayrıca osmanlıca versiyonu daha fasih daha anlamlıdır. . sadeleştirilmişi ise beş para etmez, tavsiye etmem.
(#21708087) eğer böyleyse enteresan konuşma. eseri ben okumadım, yalan yok. çünkü eser zamanında osmanlıca kaleme alınmış, ben yeni türk alfabesiyle eğitim gördüğüm için okuyamadım. paşa bir yıl daha bekleyip yeni harflerle yazabilirmiş.
''Efendiler, bütün insanlığın görgü, bilgi ve düşüncede yükselip olgunlaşması, Hristiyanlığı, MÜSLÜMANLIĞI, Budizmi BiR YANA BIRAKARAK basitleştirilmiş ve herkes için anlaşılacak duruma getirilmiş SAF VE LEKESiZ BiR DiNiNKURULMASI ve insanların, şimdiye kadar kavgalar, çirkeflikler, kaba istek ve iştahlar arasında bir sefalethanede yaşamakta olduklarını kabul ederek, bütün vücutları ve zekâları zehirleyen zararlı tohumları yok etmeye karar vermesi gibi şartların gerçekleşmesini gerektiren «birleşik bir dünya devleti» kurma hayalinin TATLI OLDUĞUNU iNKAR edecek degiliz.
birleşik dünya devleti. dinlerarası diyalog. yeni dünya düzeni.
Mustafa kemal, fetullah gülen, tayber doğan.
emperyalistleri ülkeden kovalayan paşa.
ilginç netekim.
''Efendiler, bütün insanlığın görgü, bilgi ve düşüncede yükselip olgunlaşması, Hristiyanlığı, MÜSLÜMANLIĞI, Budizmi BiR YANA BIRAKARAK basitleştirilmiş ve herkes için anlaşılacak duruma getirilmiş SAF VE LEKESiZ BiR DiNiNKURULMASI ve insanların, şimdiye kadar kavgalar, çirkeflikler, kaba istek ve iştahlar arasında bir sefalethanede yaşamakta olduklarını kabul ederek, bütün vücutları ve zekâları zehirleyen zararlı tohumları yok etmeye karar vermesi gibi şartların gerçekleşmesini gerektiren «birleşik bir dünya devleti» kurma hayalinin TATLI OLDUĞUNU iNKAR edecek degiliz.
birleşik dünya devleti. dinlerarası diyalog. yeni dünya düzeni.
Mustafa kemal, fetullah gülen, tayber doğan.
emperyalistleri ülkeden kovalayan paşa.
ilginç netekim.
"oysa, butun vatanin ve koskoca bir ulusun, olum kalimi soz konusu olurken, yurtseverim diyenlerin kendi sonlarini dusunmesine yer var midir?"
Atatürk ün yazdıgı ve icinde enteresan hayallerinin oldugu kitapçık. Mesela.
''Efendiler, bütün insanlığın görgü, bilgi ve düşüncede yükselip olgunlaşması, Hristiyanlığı, MÜSLÜMANLIĞI, Budizmi BiR YANA BIRAKARAK basitleştirilmiş ve herkes için anlaşılacak duruma getirilmiş SAF VE LEKESiZ BiR DiNiN KURULMASI ve insanların, şimdiye kadar kavgalar, çirkeflikler, kaba istek ve iştahlar arasında bir sefalethanede yaşamakta olduklarını kabul ederek, bütün vücutları ve zekâları zehirleyen zararlı tohumları yok etmeye karar vermesi gibi şartların gerçekleşmesini gerektiren «birleşik bir dünya devleti» kurma hayalinin TATLI OLDUĞUNU iNKAR edecek degiliz.
Nutuk. Sayfa 713
''Efendiler, bütün insanlığın görgü, bilgi ve düşüncede yükselip olgunlaşması, Hristiyanlığı, MÜSLÜMANLIĞI, Budizmi BiR YANA BIRAKARAK basitleştirilmiş ve herkes için anlaşılacak duruma getirilmiş SAF VE LEKESiZ BiR DiNiN KURULMASI ve insanların, şimdiye kadar kavgalar, çirkeflikler, kaba istek ve iştahlar arasında bir sefalethanede yaşamakta olduklarını kabul ederek, bütün vücutları ve zekâları zehirleyen zararlı tohumları yok etmeye karar vermesi gibi şartların gerçekleşmesini gerektiren «birleşik bir dünya devleti» kurma hayalinin TATLI OLDUĞUNU iNKAR edecek degiliz.
Nutuk. Sayfa 713
Che'nin çantasından çıkan kitap.
dünyanın en büyük ve tek büyük liderinin yazdığı, her türkün okuması gereken kitaptır.
che'nin okuduğu söylenen kitaptır.*
sıkıcıdır çünkü hayatın gerçeklerinden bahseder. delisae-i nur daki gibi fantastik öyküler, ışınlanan adamlar, sobanın konuşması gibi şeyler yoktur ama 500 sene sonrası için bile yararlı bilgiler vardır içinde.
kurtuluş savaşı'nın başlama süreci ve sonuçlanmasını anlatması bakımından oldukça önemli bir kaynaktır. fakat ne yazık ki okuması sıkıcıdır.
kürt düşmanlığının birinci ağızdan anlatıldığı kitaptır.
"aman kürtleri birleştirmeyin...."
"aman kürtlere göz açtırtmayın..."
gibi mide bulandıran bir çok nefret söylemi barındırır.
"aman kürtleri birleştirmeyin...."
"aman kürtlere göz açtırtmayın..."
gibi mide bulandıran bir çok nefret söylemi barındırır.
zamanında ayar verilmek için yazılmış kitaptır, hükümsüzdür.
bilmem nerede bulunmuş osmanlıca el yazmasıyla, bilmem kimdeki atatürk'e ait notlarla karşılaştırılıp tekrar yazılmaması gereken eser, en nihayetinde namussuzluğun her türlüsünün tavan yaptığı dönemde bazı çarpık sözler atatürk'ün ağızından çıkmış gibi gösterilmemeli.
gokten indigi sanilan kemalistlerin kutsal kitabi.
ilk basımı osmanlıca olduğu için bu ilk basım daha sonra yasaklı yayın listesine girmiştir.
ayrıca 1938-1950 arası basımı hiç yapılmamıştır (ismet inönü dönemi)
demokrat parti iktidarında tekrar basımı başlamıştır. ayrıca atatürk ün osmanlıca el yazısıyla neşrettiği orjinal nutuk nüshaları da devler arşivinde ve gizli tutulmaktadır.
ayrıca 1938-1950 arası basımı hiç yapılmamıştır (ismet inönü dönemi)
demokrat parti iktidarında tekrar basımı başlamıştır. ayrıca atatürk ün osmanlıca el yazısıyla neşrettiği orjinal nutuk nüshaları da devler arşivinde ve gizli tutulmaktadır.
türkiye cumhuriyeti'nin yakın tarihi ve onu kuranlar hakkında fikir sahibi olunması için mutlak suretle okunması gereken eserdir.
nutuk 19 mayıs 1919 günü atatürk`ün samsuna çıkışından 1927 yılına kadar geçen süreyi ve bu süre içerisinde yaşanılmış olayları, belgeleri, ilgili isimleri, kurtuluş savaşına hazırlanışı, savaşın içeriğini ve savaştan sonra yapılan inkilapları, mustafa kemal atatürk ün anlatımı ile sunar.
nutuk tarihi bir belgedir.
nutuk 19 mayıs 1919 günü atatürk`ün samsuna çıkışından 1927 yılına kadar geçen süreyi ve bu süre içerisinde yaşanılmış olayları, belgeleri, ilgili isimleri, kurtuluş savaşına hazırlanışı, savaşın içeriğini ve savaştan sonra yapılan inkilapları, mustafa kemal atatürk ün anlatımı ile sunar.
nutuk tarihi bir belgedir.
atatürkçü düşünce sistemini benimseyen her gencin okuması gerektiği, okumayanların da atatürkçüyüm diye çok fazla konuşmaması gerektiği, mustafa kemal atatürk'ün kurtuluş savaşı dönemini telgraflar, mektuplar vs. ile her şeyi ayrıntılarıyla göstererek yazdığı, tarih sahnemizde yaşanan en mucizevi savaş olan kurtuluş savaşını, atatürk ün kendi yorumlarıyla kaleme aldığı kitap.
mustafa kemal atatürk'ün 15-20 ekim 1927 tarihleri arasında c.h.p. kurultayında, kurtuluş savaşı sürecinde yaşanan olayları anlattığı konuşmanın metnidir.
çoğu türk gencinin okuması gerekipte okumadığı kitap.
85. Yılında Nutuk
mustafa balbay
CHP tarihinde, Sivas Kongresi partinin birinci kurultayı olarak kabul edilir. CHPnin 2. kurultayı ise Atatürkün Nutuku okumasıdır.
Atatürk, 15 Ekim 1927de Nutuku okumaya başlamış, 20 Ekimde tamamlamıştır. Tam 36 saat 31 dakika süren bu okuma, sadece Kurtuluş Savaşı sürecinin birinci ağızdan, kaynağından tarihe mal edilmesi değildir.
Anlatım sanatı üzerine akla gelecek neredeyse bütün türleri içine alan çok yönlü bir eserdir.
Nutuk, bugün de pek çok boyutuyla günceldir, almak isteyene sayısız dersler içermektedir.
***
Okunuşunun 85. yılında Nutuk üzerine genel bir ufuk turu yapalım.
Nutuk, bir yanıyla bağımsızlık destanıdır. Bağımsızlığa böylesine inanmış, bunu başarabilmek için her şeyi göze almış, ancak sabrı ve mantık süzgecini hiç elden bırakmamış, hırsıyla aklı hep birbiriyle barışık olmuş bir lider.
Samsun ve sonrasındaki süreçte sadece istanbul hükümetleri değil, yakın çevresindeki pek çok kişi o koşullarda bağımsız bir devlet kurulabileceğine inanmamış. Atatürk, kendisi inanmakla kalmamış, bıkmadan usanmadan etrafını da inandırmış, istanbul hükümetleriyle son ana kadar hedef amaçlı işbirliğini zorlamış.
Nutuk, bir yanıyla halk hikâyesidir. Atatürk, elinde bulundurduğu güç ne olursa olsun halka yaslanmaktan hiç vazgeçmemiş. O günkü ortamda, savaşlardan bıkmış bir halkı yeniden canlandırmak, ona idealler vermek için her yöntemi denemiş. Meşruiyetin sadece ve sadece halktan alınabileceğini düşünmüş. Halkı hiç küçümsememiş. Hep onun temsilcileriyle birlikte hareket etmiş, onlarla karar almış.
Nutuk, bir yanıyla siyaset bilimi eseridir. Savaşın, siyasetin silahlarla sürdürülmesi olduğu gerçeğini hiç ihmal etmemiş. O nedenle savaşın en ateşli günlerinde bile o anın yanı sıra bir, iki hatta üç hamle sonrasının planlarını kurmuş. Bunu yaparken hem pratikten esinlenmiş hem kitaptan. Kitapla hayatı birleştirip kendi çıkarımlarını üretmiş.
Bu anlamda Nutuktan Atatürkün iki sözünü aktaralım:
Tarih itiraz edilemez bir şekilde ispatlamıştır ki, büyük davalarda başarı için sarsılmaz bir yetenek ve güce sahip bir önderin varlığı şarttır.
Cesaretle ileri görüşlülüğün bağdaştırılamadığı yerlerde ve işlerde, sonuç pek parlak da olsa, bunun tez elden tersine döndüğü ve yararsız kaldığı örnekleriyle görülmüştür.
Nutuk, bir yanıyla macera belgeselidir. Daha Samsuna çıkmak için istanbuldan ayrılış günlerinden başlamak üzere her aşaması Atatürkün hayatına mal olabilecek tehlikelerle doludur. Yolun başını şöyle özetlemiştir:
istanbulda kalıp tutuklanmaktansa, Karadenizde batıp boğulmayı tercih ettim.
***
Nutuk, Atatürkün gençliğe seslenişiyle son buluyor.
Bugün başta genç kuşaklar olmak üzere her kesimin Nutuktan öğreneceği çok şey var.
Kendisinin de etten-kemikten herkes gibi insan olduğunu, heyecanlar, hayal kırıklıkları yaşadığını yalın ve samimi bir dille anlatan Atatürk, ortaya attığı her iddianın, dile getirdiği her önemli konunun belgesini de göstermeyi ihmal etmemiş. Ben söyledimse inanılır deyip kolaycılığı yeğlememiş.
Bir yandan mandacı istanbul hükümetiyle, bir yandan işgal kuvvetlerinin sinsi planlarıyla, bir yandan Anadoludaki cehaletle, bir yandan uğradığı ihanetlerle, bir yandan umutsuzlukla uğraşan Atatürk ana hedeflerinden milim ödün vermeden yürümüş.
Nutuk, her satırıyla bunun kanıtlarıyla dolu.
Bugün, Atatürkü aşacağını iddia edenlerin, önce ona ulaşabilmesi gerek.
Bugün, Atatürkün yolundan gittiğini iddia edenlerin önce onu özümsemesi gerek.
Bugün, Atatürkü silebileceğini düşünenlerin aklından şüphe etmek gerek.
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=371564
mustafa balbay
CHP tarihinde, Sivas Kongresi partinin birinci kurultayı olarak kabul edilir. CHPnin 2. kurultayı ise Atatürkün Nutuku okumasıdır.
Atatürk, 15 Ekim 1927de Nutuku okumaya başlamış, 20 Ekimde tamamlamıştır. Tam 36 saat 31 dakika süren bu okuma, sadece Kurtuluş Savaşı sürecinin birinci ağızdan, kaynağından tarihe mal edilmesi değildir.
Anlatım sanatı üzerine akla gelecek neredeyse bütün türleri içine alan çok yönlü bir eserdir.
Nutuk, bugün de pek çok boyutuyla günceldir, almak isteyene sayısız dersler içermektedir.
***
Okunuşunun 85. yılında Nutuk üzerine genel bir ufuk turu yapalım.
Nutuk, bir yanıyla bağımsızlık destanıdır. Bağımsızlığa böylesine inanmış, bunu başarabilmek için her şeyi göze almış, ancak sabrı ve mantık süzgecini hiç elden bırakmamış, hırsıyla aklı hep birbiriyle barışık olmuş bir lider.
Samsun ve sonrasındaki süreçte sadece istanbul hükümetleri değil, yakın çevresindeki pek çok kişi o koşullarda bağımsız bir devlet kurulabileceğine inanmamış. Atatürk, kendisi inanmakla kalmamış, bıkmadan usanmadan etrafını da inandırmış, istanbul hükümetleriyle son ana kadar hedef amaçlı işbirliğini zorlamış.
Nutuk, bir yanıyla halk hikâyesidir. Atatürk, elinde bulundurduğu güç ne olursa olsun halka yaslanmaktan hiç vazgeçmemiş. O günkü ortamda, savaşlardan bıkmış bir halkı yeniden canlandırmak, ona idealler vermek için her yöntemi denemiş. Meşruiyetin sadece ve sadece halktan alınabileceğini düşünmüş. Halkı hiç küçümsememiş. Hep onun temsilcileriyle birlikte hareket etmiş, onlarla karar almış.
Nutuk, bir yanıyla siyaset bilimi eseridir. Savaşın, siyasetin silahlarla sürdürülmesi olduğu gerçeğini hiç ihmal etmemiş. O nedenle savaşın en ateşli günlerinde bile o anın yanı sıra bir, iki hatta üç hamle sonrasının planlarını kurmuş. Bunu yaparken hem pratikten esinlenmiş hem kitaptan. Kitapla hayatı birleştirip kendi çıkarımlarını üretmiş.
Bu anlamda Nutuktan Atatürkün iki sözünü aktaralım:
Tarih itiraz edilemez bir şekilde ispatlamıştır ki, büyük davalarda başarı için sarsılmaz bir yetenek ve güce sahip bir önderin varlığı şarttır.
Cesaretle ileri görüşlülüğün bağdaştırılamadığı yerlerde ve işlerde, sonuç pek parlak da olsa, bunun tez elden tersine döndüğü ve yararsız kaldığı örnekleriyle görülmüştür.
Nutuk, bir yanıyla macera belgeselidir. Daha Samsuna çıkmak için istanbuldan ayrılış günlerinden başlamak üzere her aşaması Atatürkün hayatına mal olabilecek tehlikelerle doludur. Yolun başını şöyle özetlemiştir:
istanbulda kalıp tutuklanmaktansa, Karadenizde batıp boğulmayı tercih ettim.
***
Nutuk, Atatürkün gençliğe seslenişiyle son buluyor.
Bugün başta genç kuşaklar olmak üzere her kesimin Nutuktan öğreneceği çok şey var.
Kendisinin de etten-kemikten herkes gibi insan olduğunu, heyecanlar, hayal kırıklıkları yaşadığını yalın ve samimi bir dille anlatan Atatürk, ortaya attığı her iddianın, dile getirdiği her önemli konunun belgesini de göstermeyi ihmal etmemiş. Ben söyledimse inanılır deyip kolaycılığı yeğlememiş.
Bir yandan mandacı istanbul hükümetiyle, bir yandan işgal kuvvetlerinin sinsi planlarıyla, bir yandan Anadoludaki cehaletle, bir yandan uğradığı ihanetlerle, bir yandan umutsuzlukla uğraşan Atatürk ana hedeflerinden milim ödün vermeden yürümüş.
Nutuk, her satırıyla bunun kanıtlarıyla dolu.
Bugün, Atatürkü aşacağını iddia edenlerin, önce ona ulaşabilmesi gerek.
Bugün, Atatürkün yolundan gittiğini iddia edenlerin önce onu özümsemesi gerek.
Bugün, Atatürkü silebileceğini düşünenlerin aklından şüphe etmek gerek.
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=371564
Atamızın yazdığı her türk gencinin başucu kitabı olması gereken kitap. özellikle atamız Cilt:3 Sayfa:257'de düşmanlarla işbirliği yapan vatan hainlerini lanetlemiştir.
görsel
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar