bugün
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz15
- kızları en güzel olan şehir13
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor14
- akrostişli şiir6
- mesaj atıp konuşmayan kız7
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi12
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- 30 yaşına girmek4
- ilişki yapmaya üşenmek6
- affetmenin gücü3
- arabaları yan yana park edip öpüşmek3
- nazilerin haklı olan yanı2
- cinlerin özünde iyi insanlar olması4
- sözlük açsanız ismi ne olurdu4
- kadın nefreti4
- hristiyanlık7
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- geceye bir söz bırak2
- david bowie varken neşat ertaş dinleyen tip2
- korku filmi cekmeden once cinayet isleyen yonetmen2
- 50 bin liraya sabah 10'a kadar uyumadan durmak3
- sözlükteki satranç taşları4
- tefal2
- sırrı süreyya önder28
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- silver ile evlenecek erkek52
- sözlüğü annesi gibi gören insan3
- arabada son ses dinlenecek şarkılar3
- burcu akrep olan birini akrep sokması4
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- erkekler zıçar kızlar kakaloş yapar4
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- sözler köşkü6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- dördüncü duvarı da kapısız örmek2
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- gece geç saatte ışığı yanan evler5
- yazarların 3 eylül 2026 tüfe tahmin rakamları2
- gecenin şarkısı11
- dün gece ne oldu13
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- irmik helvası3
- şikeci amedspor5
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi3
- sarapci koala58
- sıpsıkıcı olmanız4
- askerde sözlüğe girmek4
85. Yılında Nutuk
mustafa balbay
CHP tarihinde, Sivas Kongresi partinin birinci kurultayı olarak kabul edilir. CHPnin 2. kurultayı ise Atatürkün Nutuku okumasıdır.
Atatürk, 15 Ekim 1927de Nutuku okumaya başlamış, 20 Ekimde tamamlamıştır. Tam 36 saat 31 dakika süren bu okuma, sadece Kurtuluş Savaşı sürecinin birinci ağızdan, kaynağından tarihe mal edilmesi değildir.
Anlatım sanatı üzerine akla gelecek neredeyse bütün türleri içine alan çok yönlü bir eserdir.
Nutuk, bugün de pek çok boyutuyla günceldir, almak isteyene sayısız dersler içermektedir.
***
Okunuşunun 85. yılında Nutuk üzerine genel bir ufuk turu yapalım.
Nutuk, bir yanıyla bağımsızlık destanıdır. Bağımsızlığa böylesine inanmış, bunu başarabilmek için her şeyi göze almış, ancak sabrı ve mantık süzgecini hiç elden bırakmamış, hırsıyla aklı hep birbiriyle barışık olmuş bir lider.
Samsun ve sonrasındaki süreçte sadece istanbul hükümetleri değil, yakın çevresindeki pek çok kişi o koşullarda bağımsız bir devlet kurulabileceğine inanmamış. Atatürk, kendisi inanmakla kalmamış, bıkmadan usanmadan etrafını da inandırmış, istanbul hükümetleriyle son ana kadar hedef amaçlı işbirliğini zorlamış.
Nutuk, bir yanıyla halk hikâyesidir. Atatürk, elinde bulundurduğu güç ne olursa olsun halka yaslanmaktan hiç vazgeçmemiş. O günkü ortamda, savaşlardan bıkmış bir halkı yeniden canlandırmak, ona idealler vermek için her yöntemi denemiş. Meşruiyetin sadece ve sadece halktan alınabileceğini düşünmüş. Halkı hiç küçümsememiş. Hep onun temsilcileriyle birlikte hareket etmiş, onlarla karar almış.
Nutuk, bir yanıyla siyaset bilimi eseridir. Savaşın, siyasetin silahlarla sürdürülmesi olduğu gerçeğini hiç ihmal etmemiş. O nedenle savaşın en ateşli günlerinde bile o anın yanı sıra bir, iki hatta üç hamle sonrasının planlarını kurmuş. Bunu yaparken hem pratikten esinlenmiş hem kitaptan. Kitapla hayatı birleştirip kendi çıkarımlarını üretmiş.
Bu anlamda Nutuktan Atatürkün iki sözünü aktaralım:
Tarih itiraz edilemez bir şekilde ispatlamıştır ki, büyük davalarda başarı için sarsılmaz bir yetenek ve güce sahip bir önderin varlığı şarttır.
Cesaretle ileri görüşlülüğün bağdaştırılamadığı yerlerde ve işlerde, sonuç pek parlak da olsa, bunun tez elden tersine döndüğü ve yararsız kaldığı örnekleriyle görülmüştür.
Nutuk, bir yanıyla macera belgeselidir. Daha Samsuna çıkmak için istanbuldan ayrılış günlerinden başlamak üzere her aşaması Atatürkün hayatına mal olabilecek tehlikelerle doludur. Yolun başını şöyle özetlemiştir:
istanbulda kalıp tutuklanmaktansa, Karadenizde batıp boğulmayı tercih ettim.
***
Nutuk, Atatürkün gençliğe seslenişiyle son buluyor.
Bugün başta genç kuşaklar olmak üzere her kesimin Nutuktan öğreneceği çok şey var.
Kendisinin de etten-kemikten herkes gibi insan olduğunu, heyecanlar, hayal kırıklıkları yaşadığını yalın ve samimi bir dille anlatan Atatürk, ortaya attığı her iddianın, dile getirdiği her önemli konunun belgesini de göstermeyi ihmal etmemiş. Ben söyledimse inanılır deyip kolaycılığı yeğlememiş.
Bir yandan mandacı istanbul hükümetiyle, bir yandan işgal kuvvetlerinin sinsi planlarıyla, bir yandan Anadoludaki cehaletle, bir yandan uğradığı ihanetlerle, bir yandan umutsuzlukla uğraşan Atatürk ana hedeflerinden milim ödün vermeden yürümüş.
Nutuk, her satırıyla bunun kanıtlarıyla dolu.
Bugün, Atatürkü aşacağını iddia edenlerin, önce ona ulaşabilmesi gerek.
Bugün, Atatürkün yolundan gittiğini iddia edenlerin önce onu özümsemesi gerek.
Bugün, Atatürkü silebileceğini düşünenlerin aklından şüphe etmek gerek.
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=371564
mustafa balbay
CHP tarihinde, Sivas Kongresi partinin birinci kurultayı olarak kabul edilir. CHPnin 2. kurultayı ise Atatürkün Nutuku okumasıdır.
Atatürk, 15 Ekim 1927de Nutuku okumaya başlamış, 20 Ekimde tamamlamıştır. Tam 36 saat 31 dakika süren bu okuma, sadece Kurtuluş Savaşı sürecinin birinci ağızdan, kaynağından tarihe mal edilmesi değildir.
Anlatım sanatı üzerine akla gelecek neredeyse bütün türleri içine alan çok yönlü bir eserdir.
Nutuk, bugün de pek çok boyutuyla günceldir, almak isteyene sayısız dersler içermektedir.
***
Okunuşunun 85. yılında Nutuk üzerine genel bir ufuk turu yapalım.
Nutuk, bir yanıyla bağımsızlık destanıdır. Bağımsızlığa böylesine inanmış, bunu başarabilmek için her şeyi göze almış, ancak sabrı ve mantık süzgecini hiç elden bırakmamış, hırsıyla aklı hep birbiriyle barışık olmuş bir lider.
Samsun ve sonrasındaki süreçte sadece istanbul hükümetleri değil, yakın çevresindeki pek çok kişi o koşullarda bağımsız bir devlet kurulabileceğine inanmamış. Atatürk, kendisi inanmakla kalmamış, bıkmadan usanmadan etrafını da inandırmış, istanbul hükümetleriyle son ana kadar hedef amaçlı işbirliğini zorlamış.
Nutuk, bir yanıyla halk hikâyesidir. Atatürk, elinde bulundurduğu güç ne olursa olsun halka yaslanmaktan hiç vazgeçmemiş. O günkü ortamda, savaşlardan bıkmış bir halkı yeniden canlandırmak, ona idealler vermek için her yöntemi denemiş. Meşruiyetin sadece ve sadece halktan alınabileceğini düşünmüş. Halkı hiç küçümsememiş. Hep onun temsilcileriyle birlikte hareket etmiş, onlarla karar almış.
Nutuk, bir yanıyla siyaset bilimi eseridir. Savaşın, siyasetin silahlarla sürdürülmesi olduğu gerçeğini hiç ihmal etmemiş. O nedenle savaşın en ateşli günlerinde bile o anın yanı sıra bir, iki hatta üç hamle sonrasının planlarını kurmuş. Bunu yaparken hem pratikten esinlenmiş hem kitaptan. Kitapla hayatı birleştirip kendi çıkarımlarını üretmiş.
Bu anlamda Nutuktan Atatürkün iki sözünü aktaralım:
Tarih itiraz edilemez bir şekilde ispatlamıştır ki, büyük davalarda başarı için sarsılmaz bir yetenek ve güce sahip bir önderin varlığı şarttır.
Cesaretle ileri görüşlülüğün bağdaştırılamadığı yerlerde ve işlerde, sonuç pek parlak da olsa, bunun tez elden tersine döndüğü ve yararsız kaldığı örnekleriyle görülmüştür.
Nutuk, bir yanıyla macera belgeselidir. Daha Samsuna çıkmak için istanbuldan ayrılış günlerinden başlamak üzere her aşaması Atatürkün hayatına mal olabilecek tehlikelerle doludur. Yolun başını şöyle özetlemiştir:
istanbulda kalıp tutuklanmaktansa, Karadenizde batıp boğulmayı tercih ettim.
***
Nutuk, Atatürkün gençliğe seslenişiyle son buluyor.
Bugün başta genç kuşaklar olmak üzere her kesimin Nutuktan öğreneceği çok şey var.
Kendisinin de etten-kemikten herkes gibi insan olduğunu, heyecanlar, hayal kırıklıkları yaşadığını yalın ve samimi bir dille anlatan Atatürk, ortaya attığı her iddianın, dile getirdiği her önemli konunun belgesini de göstermeyi ihmal etmemiş. Ben söyledimse inanılır deyip kolaycılığı yeğlememiş.
Bir yandan mandacı istanbul hükümetiyle, bir yandan işgal kuvvetlerinin sinsi planlarıyla, bir yandan Anadoludaki cehaletle, bir yandan uğradığı ihanetlerle, bir yandan umutsuzlukla uğraşan Atatürk ana hedeflerinden milim ödün vermeden yürümüş.
Nutuk, her satırıyla bunun kanıtlarıyla dolu.
Bugün, Atatürkü aşacağını iddia edenlerin, önce ona ulaşabilmesi gerek.
Bugün, Atatürkün yolundan gittiğini iddia edenlerin önce onu özümsemesi gerek.
Bugün, Atatürkü silebileceğini düşünenlerin aklından şüphe etmek gerek.
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=371564
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar