bugün
- osuruktan şiirler59
- yılmaz güney izleyip ahmet kaya dinleyen tip14
- yıllık izin3
- sözlükte kavga olmayan gün3
- enayimiknatisi ile kavga etmek21
- abdullah öcalan13
- kadınlardaki aşırı özgüvenin nedeni2
- bik bik kız kaçırdı9
- tarhana çorbası7
- yılmaz güney filmleri6
- gazze de 186 yardım çalışanının öldürülmesi2
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti8
- avanosun nevşehirde olması5
- migros'a sorulacak tek soru3
- alparslan kuytul13
- yasakçı zihniyet15
- yılmaz güney büyüklüğü4
- çay içen erkeklerden iğreniyorum ıyy diyen kız5
- ekşi sözlük21
- eskiden migrosun alışveriş kamyonları vardı2
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması10
- her şeyi hatırlayan insan9
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- fenerbahçe biraz sert biraz katı9
- sözlüğün boktanlaşması4
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- astral seyahate çıkış harcı4
- ismail kartal16
- sabah alarmı yapılacak şarkı4
- reels izleme bağımlılığı6
- victor osimhen10
- muslettin amca6
- şah hatayi'nin hataylı olmaması4
- farah zeynep abdullah'ın yılmaz güney tweetleri3
- babo dünyayı düzdün doymadın3
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği3
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- gammazın gammazlanması4
- müsavat dervişoğlu8
- bugün ne yapsam9
- düşmanın üzerine işemek2
- etimek tatlısı4
- gazisini zulüm eden savaşta asker bulamaz5
- aleksey batrakov19
- felsefe9
- 21 yaşında erkek 31 yaşında kadın ilişkisi4
- sözlükte kavga oluyor hissi5
- sevri imzalayanların vatan haini ilan edilmesi3
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
nefret, taklidi yapılamayacak kadar kaliteli bir duygudur. seviyormuş gibi görünebilirsin, kızmış gibi görünebilirsin ama asla nefret edermiş gibi görünemezsin. az ya da çok değildir, hep çoktur, hep en uç noktadır ve hep zevk verir; bir o kadar da zarar.
midesi bulanmayan adamın midesini bulandırır. belki duygunun kendisi değildir de nefreti hissettiren kişidir bulantının sebebi ama sessiz kalmak, saçma sapan kelimeler sarf ederek nefretin seni aşağıya çekmesinden daha iyidir. kaliteli dedim ya, kalite hep iyi değildir. kalite, bir şeyi en iyi yapabilmektir ve nefretin en iyi yaptığı şey aşırı dozda kullanıldığında o çok uğraşıp koruduğun sakinliğini, mantıksal, duygusal ve ruhsal hareketlerini tam tersine çevirmesi ve en dibe çekmesidir. cevap vermeye tenezzül bile etmeyeceğin ilkokul sataşmalarına dalmana ramak kalır ama yine birinin, bir şeylerin hatrına atarsın içine. onu özütene kadar saçın beyazlar, göz altı torbaların yerçekimine yenik düşer, yüzün kırışır, eklemlerin ağrır, dişin sızlar... ama sonunda hep bir "ama" vardır.
anneni seviyorum. ciddi anlamda seviyorum anneni çünkü senin gibi bir karakteri farkında olmadan tanımama fırsat verdi. sayende ben de nefretin ne denli güzel bir duygu olduğunu anlamış oldum. hayır hayır, senin gibi bir anlık sinire kapılıp "yıkarım dağları" triplerine girmeyeceğim, sana ve dolaylı olarak anneni de işin içine katarak küfür de etmeyeceğim zira küfür yenilginin acısını azaltmaya çalışmanın bir ürünüdür. ayrıca tapılası bir varlığa hakareti ben kendime yediremem. ha, ben seninle de bir yarış içinde değildim ki bir şey kazanayım ya da sen kaybedesin ama belli ki sen bir yarışa kapılmışsın. senin yerine geçtiğim de yok, geçmek de istemem. neden sen olmayı isteyeyim ki? ben kendi yerimi yarattım, ben ilk gün nasıl davranıyorsam yine öyle davranıyorum. bu kadar basit. küfür etmek kolay, aynı performansı konuşma diline de yansıtabilmek zor.
değişme demiyorum, hobi olarak yine değiş ama tümüyle değiştirme kendini gözünü seveyim. en azından insanlığının temeli olan kişiliğin sabit kalsın. seni vezir edecek de o, rezil edecek de.
vururum, kırarım demek isterdim ama yok. ha tabi bu hiç demeyeceğim anlamına gelmez. sabrım çoktan taştı ama bardak henüz çatlamadı, az kaldı.
bu bir tehdit değildir ama sanıyorum okuyacak olursan tehdit olarak alacaksın. ben sadece yazmam, aynı zamanda yaparım. zarar versem de zarar alsam da her türlü rahatlayacağım günün birinde. amacım bir şey kazanmak değil ne de olsa.
adın bile midemi bulandırıyor, yüzünü görsem acaba kusar mıyım konusu çok edilmiş o güzel yüzüne? sahi, nazar değer diye mi saklıyorsun? neyse. yok lan, kusamam. madem o kadar güzel, kıyamam. anca alkol alıp üstüne sigara dumanı koklayınca kusabiliyorum. fiziğin senin olsun, benim işim kişiliğinle. sadece hangisiyle uğraşacağıma karar veremedim henüz.
midesi bulanmayan adamın midesini bulandırır. belki duygunun kendisi değildir de nefreti hissettiren kişidir bulantının sebebi ama sessiz kalmak, saçma sapan kelimeler sarf ederek nefretin seni aşağıya çekmesinden daha iyidir. kaliteli dedim ya, kalite hep iyi değildir. kalite, bir şeyi en iyi yapabilmektir ve nefretin en iyi yaptığı şey aşırı dozda kullanıldığında o çok uğraşıp koruduğun sakinliğini, mantıksal, duygusal ve ruhsal hareketlerini tam tersine çevirmesi ve en dibe çekmesidir. cevap vermeye tenezzül bile etmeyeceğin ilkokul sataşmalarına dalmana ramak kalır ama yine birinin, bir şeylerin hatrına atarsın içine. onu özütene kadar saçın beyazlar, göz altı torbaların yerçekimine yenik düşer, yüzün kırışır, eklemlerin ağrır, dişin sızlar... ama sonunda hep bir "ama" vardır.
anneni seviyorum. ciddi anlamda seviyorum anneni çünkü senin gibi bir karakteri farkında olmadan tanımama fırsat verdi. sayende ben de nefretin ne denli güzel bir duygu olduğunu anlamış oldum. hayır hayır, senin gibi bir anlık sinire kapılıp "yıkarım dağları" triplerine girmeyeceğim, sana ve dolaylı olarak anneni de işin içine katarak küfür de etmeyeceğim zira küfür yenilginin acısını azaltmaya çalışmanın bir ürünüdür. ayrıca tapılası bir varlığa hakareti ben kendime yediremem. ha, ben seninle de bir yarış içinde değildim ki bir şey kazanayım ya da sen kaybedesin ama belli ki sen bir yarışa kapılmışsın. senin yerine geçtiğim de yok, geçmek de istemem. neden sen olmayı isteyeyim ki? ben kendi yerimi yarattım, ben ilk gün nasıl davranıyorsam yine öyle davranıyorum. bu kadar basit. küfür etmek kolay, aynı performansı konuşma diline de yansıtabilmek zor.
değişme demiyorum, hobi olarak yine değiş ama tümüyle değiştirme kendini gözünü seveyim. en azından insanlığının temeli olan kişiliğin sabit kalsın. seni vezir edecek de o, rezil edecek de.
vururum, kırarım demek isterdim ama yok. ha tabi bu hiç demeyeceğim anlamına gelmez. sabrım çoktan taştı ama bardak henüz çatlamadı, az kaldı.
bu bir tehdit değildir ama sanıyorum okuyacak olursan tehdit olarak alacaksın. ben sadece yazmam, aynı zamanda yaparım. zarar versem de zarar alsam da her türlü rahatlayacağım günün birinde. amacım bir şey kazanmak değil ne de olsa.
adın bile midemi bulandırıyor, yüzünü görsem acaba kusar mıyım konusu çok edilmiş o güzel yüzüne? sahi, nazar değer diye mi saklıyorsun? neyse. yok lan, kusamam. madem o kadar güzel, kıyamam. anca alkol alıp üstüne sigara dumanı koklayınca kusabiliyorum. fiziğin senin olsun, benim işim kişiliğinle. sadece hangisiyle uğraşacağıma karar veremedim henüz.
insana zarar veren duygudur.
bazen silah, eser, bin bir yaşamlar... bazen simsiyah bir düş...
devlet hastanesinde sıra beklemektir.
''Hoşuma gidiyor insanların birbirinden nefret etmesi. Nefret ettikleri sürece çıkarları olmadığını hissediyorum. Bir insan bir insandan çıkarı olmazsa nefret eder çünkü...''*
en sevdiğim insani duygulardan biri! yaşamak için bundan daha iyi bir neden olamaz...
nefret etmek canlı tutar insanı...eskiden en çok pkk teröründen nefret ederdim birde bu terörün elebaşı olan şerefsizden!
şimdi bu nefretimin önüne geçen bir nefretim daha peyda oldu... siyasal islamcılar cemaatçi kürtçüler.
nefret etmek canlı tutar insanı...eskiden en çok pkk teröründen nefret ederdim birde bu terörün elebaşı olan şerefsizden!
şimdi bu nefretimin önüne geçen bir nefretim daha peyda oldu... siyasal islamcılar cemaatçi kürtçüler.
gerçek sevgi nefretle, gerçek nefret sevgiyle başlar.
Birinden nefret ediyorsanız onu düelloya davet edin. Şüphesiz bu sizin için daha hayırlıdır.
Kesınlıkle özguvenı arttıran bır duygudur.
mecburi tanım: duygu
sevmediğimiz belki de zamanında bize en kötü şeyleri tecrübe ettirenlere karşı duyduğumuz his. halbuki nefret de etmeyeceksin. nötr olacaksın. ne dedik; nefret de bir duygu.
sevmediğimiz belki de zamanında bize en kötü şeyleri tecrübe ettirenlere karşı duyduğumuz his. halbuki nefret de etmeyeceksin. nötr olacaksın. ne dedik; nefret de bir duygu.
insanın içini kemiren berbat bir duygu.
büyük bir oluşumdur.
Patolojik bir duygu turu, insan fitratinda nefret katkisi yoktur , yaradildigin toprak gibi absorbe et dunyanin hasin ic burkan lanet gelsin dedirten olaylarini...veyahut topraklan arada..
Gerçeği görüp nefreti tadarsın zamanla.
Hic hissetmedigim duygu.
Nefret de bir duygudur ve bir gun tersine donme ihtimali vardır. Hıcbırsey hıssetmemekten cok daha iyidir.
seni ayakta tutan tek şey,nefretin ve öfken,
onu kaybetme.
demişti vakti zamanında biri.
doğruymuş.
onu kaybetme.
demişti vakti zamanında biri.
doğruymuş.
insani yiyip bitiren bi duygudur.."Ne kadar cok seversen okadar cok nefret edersin " diyede insani nefret etmekten alikoyan bir cumle vardir ki .akillara zarar.Ben bu soze pek itibar etmem.
insanı ayakta tutar.
insandaki en gerçekçi duygudur.
Sahte bir sevgi gosterme imkanimiz varken, sahte bir nefret duygusu yaratılamaz.
Sahte bir sevgi gosterme imkanimiz varken, sahte bir nefret duygusu yaratılamaz.
Bir 2014 yapımlı jagged şarkısı.
Türkçe rap'in en önemli gruplarından biriydi var olduğu zamanlarda.
icim nefret dolu sebebini bilmiyorum, en zor olani da gulumsemek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar