bugün
- vincenzo montella'nın halen istifa etmemiş olması9
- yuzırların süper güçleri4
- enteresan beddualar4
- maasların anormal yuksek olması4
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- treni kaçırmak4
- haiti3
- iç anadolu ağzı3
- markette taze fasulye 100 tl köylü satıyor 100 tl3
- sinekkaydı gezmenin bağımlılık yapması3
- yaz gribi3
- sözlüğe aile armalı robdöşambırla gelmek2
- kütahya da inşaat iskelesi çökmesi2
- sersem gibi görünmek2
- katolik varoluşçu filozof herr ismet gürbüngen2
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri10
- platonik aşk3
- ankara mı istanbul mu10
- 20 haziran 2026 hollanda isveç maçı3
- berberlere zam gelmesi7
- tımarhanede akli dengeyi yitirerek ölmek2
- aylık 362 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- alkolü bırakmak2
- muz cumhuriyeti2
- düşüncelerin gücü3
- her gün tıraş olmak3
- derin devlet2
- dünyevi nihilizm3
- vagus siniri2
- suavi nin konyalı olması3
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi12
- sabah 5de uyananı ziksinler3
- ahıra giriş2
- deniz gül2
- tek başına tatile giden erkek2
- istanbul vapurları3
- destur zall hazretleri online3
- erkeklerin akılsızlıkları9
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
- aslan burcunun karakteristik özellikleri6
- okulda felsefe dersinin gereksiz görülmesi2
- seni hayata bağlayan şey4
- kayahan'ın en güzel şarkısı12
- 20 haziran 2026 tr'nin dünya kupasından elenmesi2
- 13 seçim kaybetmedim7
- kedilerle iletişimin gizli yolu4
- anın görüntüsü12
- hollanda3
- isveç2
- kadınların ilgisiz yaşayamaması13
nefret, taklidi yapılamayacak kadar kaliteli bir duygudur. seviyormuş gibi görünebilirsin, kızmış gibi görünebilirsin ama asla nefret edermiş gibi görünemezsin. az ya da çok değildir, hep çoktur, hep en uç noktadır ve hep zevk verir; bir o kadar da zarar.
midesi bulanmayan adamın midesini bulandırır. belki duygunun kendisi değildir de nefreti hissettiren kişidir bulantının sebebi ama sessiz kalmak, saçma sapan kelimeler sarf ederek nefretin seni aşağıya çekmesinden daha iyidir. kaliteli dedim ya, kalite hep iyi değildir. kalite, bir şeyi en iyi yapabilmektir ve nefretin en iyi yaptığı şey aşırı dozda kullanıldığında o çok uğraşıp koruduğun sakinliğini, mantıksal, duygusal ve ruhsal hareketlerini tam tersine çevirmesi ve en dibe çekmesidir. cevap vermeye tenezzül bile etmeyeceğin ilkokul sataşmalarına dalmana ramak kalır ama yine birinin, bir şeylerin hatrına atarsın içine. onu özütene kadar saçın beyazlar, göz altı torbaların yerçekimine yenik düşer, yüzün kırışır, eklemlerin ağrır, dişin sızlar... ama sonunda hep bir "ama" vardır.
anneni seviyorum. ciddi anlamda seviyorum anneni çünkü senin gibi bir karakteri farkında olmadan tanımama fırsat verdi. sayende ben de nefretin ne denli güzel bir duygu olduğunu anlamış oldum. hayır hayır, senin gibi bir anlık sinire kapılıp "yıkarım dağları" triplerine girmeyeceğim, sana ve dolaylı olarak anneni de işin içine katarak küfür de etmeyeceğim zira küfür yenilginin acısını azaltmaya çalışmanın bir ürünüdür. ayrıca tapılası bir varlığa hakareti ben kendime yediremem. ha, ben seninle de bir yarış içinde değildim ki bir şey kazanayım ya da sen kaybedesin ama belli ki sen bir yarışa kapılmışsın. senin yerine geçtiğim de yok, geçmek de istemem. neden sen olmayı isteyeyim ki? ben kendi yerimi yarattım, ben ilk gün nasıl davranıyorsam yine öyle davranıyorum. bu kadar basit. küfür etmek kolay, aynı performansı konuşma diline de yansıtabilmek zor.
değişme demiyorum, hobi olarak yine değiş ama tümüyle değiştirme kendini gözünü seveyim. en azından insanlığının temeli olan kişiliğin sabit kalsın. seni vezir edecek de o, rezil edecek de.
vururum, kırarım demek isterdim ama yok. ha tabi bu hiç demeyeceğim anlamına gelmez. sabrım çoktan taştı ama bardak henüz çatlamadı, az kaldı.
bu bir tehdit değildir ama sanıyorum okuyacak olursan tehdit olarak alacaksın. ben sadece yazmam, aynı zamanda yaparım. zarar versem de zarar alsam da her türlü rahatlayacağım günün birinde. amacım bir şey kazanmak değil ne de olsa.
adın bile midemi bulandırıyor, yüzünü görsem acaba kusar mıyım konusu çok edilmiş o güzel yüzüne? sahi, nazar değer diye mi saklıyorsun? neyse. yok lan, kusamam. madem o kadar güzel, kıyamam. anca alkol alıp üstüne sigara dumanı koklayınca kusabiliyorum. fiziğin senin olsun, benim işim kişiliğinle. sadece hangisiyle uğraşacağıma karar veremedim henüz.
midesi bulanmayan adamın midesini bulandırır. belki duygunun kendisi değildir de nefreti hissettiren kişidir bulantının sebebi ama sessiz kalmak, saçma sapan kelimeler sarf ederek nefretin seni aşağıya çekmesinden daha iyidir. kaliteli dedim ya, kalite hep iyi değildir. kalite, bir şeyi en iyi yapabilmektir ve nefretin en iyi yaptığı şey aşırı dozda kullanıldığında o çok uğraşıp koruduğun sakinliğini, mantıksal, duygusal ve ruhsal hareketlerini tam tersine çevirmesi ve en dibe çekmesidir. cevap vermeye tenezzül bile etmeyeceğin ilkokul sataşmalarına dalmana ramak kalır ama yine birinin, bir şeylerin hatrına atarsın içine. onu özütene kadar saçın beyazlar, göz altı torbaların yerçekimine yenik düşer, yüzün kırışır, eklemlerin ağrır, dişin sızlar... ama sonunda hep bir "ama" vardır.
anneni seviyorum. ciddi anlamda seviyorum anneni çünkü senin gibi bir karakteri farkında olmadan tanımama fırsat verdi. sayende ben de nefretin ne denli güzel bir duygu olduğunu anlamış oldum. hayır hayır, senin gibi bir anlık sinire kapılıp "yıkarım dağları" triplerine girmeyeceğim, sana ve dolaylı olarak anneni de işin içine katarak küfür de etmeyeceğim zira küfür yenilginin acısını azaltmaya çalışmanın bir ürünüdür. ayrıca tapılası bir varlığa hakareti ben kendime yediremem. ha, ben seninle de bir yarış içinde değildim ki bir şey kazanayım ya da sen kaybedesin ama belli ki sen bir yarışa kapılmışsın. senin yerine geçtiğim de yok, geçmek de istemem. neden sen olmayı isteyeyim ki? ben kendi yerimi yarattım, ben ilk gün nasıl davranıyorsam yine öyle davranıyorum. bu kadar basit. küfür etmek kolay, aynı performansı konuşma diline de yansıtabilmek zor.
değişme demiyorum, hobi olarak yine değiş ama tümüyle değiştirme kendini gözünü seveyim. en azından insanlığının temeli olan kişiliğin sabit kalsın. seni vezir edecek de o, rezil edecek de.
vururum, kırarım demek isterdim ama yok. ha tabi bu hiç demeyeceğim anlamına gelmez. sabrım çoktan taştı ama bardak henüz çatlamadı, az kaldı.
bu bir tehdit değildir ama sanıyorum okuyacak olursan tehdit olarak alacaksın. ben sadece yazmam, aynı zamanda yaparım. zarar versem de zarar alsam da her türlü rahatlayacağım günün birinde. amacım bir şey kazanmak değil ne de olsa.
adın bile midemi bulandırıyor, yüzünü görsem acaba kusar mıyım konusu çok edilmiş o güzel yüzüne? sahi, nazar değer diye mi saklıyorsun? neyse. yok lan, kusamam. madem o kadar güzel, kıyamam. anca alkol alıp üstüne sigara dumanı koklayınca kusabiliyorum. fiziğin senin olsun, benim işim kişiliğinle. sadece hangisiyle uğraşacağıma karar veremedim henüz.
insana zarar veren duygudur.
bazen silah, eser, bin bir yaşamlar... bazen simsiyah bir düş...
devlet hastanesinde sıra beklemektir.
''Hoşuma gidiyor insanların birbirinden nefret etmesi. Nefret ettikleri sürece çıkarları olmadığını hissediyorum. Bir insan bir insandan çıkarı olmazsa nefret eder çünkü...''*
en sevdiğim insani duygulardan biri! yaşamak için bundan daha iyi bir neden olamaz...
nefret etmek canlı tutar insanı...eskiden en çok pkk teröründen nefret ederdim birde bu terörün elebaşı olan şerefsizden!
şimdi bu nefretimin önüne geçen bir nefretim daha peyda oldu... siyasal islamcılar cemaatçi kürtçüler.
nefret etmek canlı tutar insanı...eskiden en çok pkk teröründen nefret ederdim birde bu terörün elebaşı olan şerefsizden!
şimdi bu nefretimin önüne geçen bir nefretim daha peyda oldu... siyasal islamcılar cemaatçi kürtçüler.
gerçek sevgi nefretle, gerçek nefret sevgiyle başlar.
Birinden nefret ediyorsanız onu düelloya davet edin. Şüphesiz bu sizin için daha hayırlıdır.
Kesınlıkle özguvenı arttıran bır duygudur.
mecburi tanım: duygu
sevmediğimiz belki de zamanında bize en kötü şeyleri tecrübe ettirenlere karşı duyduğumuz his. halbuki nefret de etmeyeceksin. nötr olacaksın. ne dedik; nefret de bir duygu.
sevmediğimiz belki de zamanında bize en kötü şeyleri tecrübe ettirenlere karşı duyduğumuz his. halbuki nefret de etmeyeceksin. nötr olacaksın. ne dedik; nefret de bir duygu.
insanın içini kemiren berbat bir duygu.
büyük bir oluşumdur.
Patolojik bir duygu turu, insan fitratinda nefret katkisi yoktur , yaradildigin toprak gibi absorbe et dunyanin hasin ic burkan lanet gelsin dedirten olaylarini...veyahut topraklan arada..
Gerçeği görüp nefreti tadarsın zamanla.
Hic hissetmedigim duygu.
Nefret de bir duygudur ve bir gun tersine donme ihtimali vardır. Hıcbırsey hıssetmemekten cok daha iyidir.
seni ayakta tutan tek şey,nefretin ve öfken,
onu kaybetme.
demişti vakti zamanında biri.
doğruymuş.
onu kaybetme.
demişti vakti zamanında biri.
doğruymuş.
insani yiyip bitiren bi duygudur.."Ne kadar cok seversen okadar cok nefret edersin " diyede insani nefret etmekten alikoyan bir cumle vardir ki .akillara zarar.Ben bu soze pek itibar etmem.
insanı ayakta tutar.
insandaki en gerçekçi duygudur.
Sahte bir sevgi gosterme imkanimiz varken, sahte bir nefret duygusu yaratılamaz.
Sahte bir sevgi gosterme imkanimiz varken, sahte bir nefret duygusu yaratılamaz.
Bir 2014 yapımlı jagged şarkısı.
Türkçe rap'in en önemli gruplarından biriydi var olduğu zamanlarda.
icim nefret dolu sebebini bilmiyorum, en zor olani da gulumsemek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar