bugün
- türklerin soykırımdaki ustalığı13
- yazarların özlü sözleri4
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor14
- perdelerin her zaman kapalı olması3
- anın görüntüsü25
- honda dio3
- sosyoloji okuyan erkek4
- bir günde 10 defa otuz bir çekmek3
- filistin in ermeni soykırımını tanıması31
- en son ne yediniz6
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- mony tontana3
- aşk7
- hastanedeyim ful kadınlar hasta10
- seksting2
- pandela11
- kaş aldırmaya kuaföre giden kız4
- haysenin125
- kızıl tehlike2
- haletiruhiyemin müşevveş olması2
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- ölüm2
- traş oldum duşa giriyorum hangi yuzırı düşüneyim3
- gölge2
- mao zedong3
- kılıçdaroğlu'nun gerçek yüzünü ilk gören kişiler2
- evde makarna yapmanın maliyeti8
- ziya gökalp5
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı8
- sözlüğün aptal kaynaması16
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- araba kovalamayan köpek6
- 2026 dünya kupası37
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- arkadaşlar bakar mısınız7
- bulgar göçmeni kız vs türk kızı3
- kürtçüler ne işe yarar2
- sosyoloji okunur mu sorunsalı7
- sözlükteki en güzel kadın yazar olmak5
- filmlerdeki sorgu sahneleri6
- eski nickimi özlüyor olmam7
- gram altın3
- ismet bin serkisof ül nal omega vel tecededeevi2
- bugün brezilya japonya maçı saat 20 de trt 1 de3
- türk dizi ve filmlerindeki klişeler5
- ustalara kek yapmak6
- cumhuriyetin intikamı8
- herkes beklerken doktorun odaya giren tip2
- velvet45
- her evde bulunan efes pilsen bardağı10
Seni özledim, evet, itiraf ediyorum. Ve bu özlemden öyle bir nefret ediyorum ki, aynaya bakıp kendime “Yeter ulan, toparlan!” diye bağırıyorum. Ama toparlanmıyor, çünkü kalbim seninle dolu bir çöp torbası gibi, patlayacak ama hâlâ taşıyorum. Keşke burada olsan da sana bunları söylesem, sen de muhtemelen “Eee, ne yapayım yani?” derdin. Haklısın, ne yapacaksın? Ben de bilmiyorum.
Biliyor musun, dün gece rüyamda seni gördüm. Bir kafede oturmuş, kahve içiyordun. Bana bakmadın bile, ama fincanın kenarındaki ruj lekesine bile âşık oldum. Absürt, değil mi? Ruj lekesine âşık olan bir adam... Platonik aşk dediğin böyle bir şey galiba, insanın aklına mukayyet olamıyor. Keşke burada olsan da sana “O kahveyi bari dökme, üstüne âşık olurum!” diye dalga geçsem. Ama yok, sen oradasın, ben buradayım, kalbimse bir yerlerde kaybolmuş, muhtemelen senin kapının önünde pinekliyor.
Bazen diyorum ki, ulan bu kadar özlem, bu kadar dram, bir romantik komedi filminde olsak Oscar alırdık. Ama sen başrolü reddederdin, eminim. Figüran bile olmazdın, o derece! Yine de hayal ediyorum, seni bir sokakta görüyorum, havalı havalı yürüyorsun, ben de arkandan “Dur, bi’ şey diyeceğim!” diye bağırıyorum. Sonra ne mi olur? Hiç, muhtemelen yanlışlıkla bir çöp kutusuna çarpıp yere kapaklanırım. Sen de dönüp bakmazsın. Klasik ben.
Keşke burada olsan, sana bu satırları okusam. Muhtemelen gülüp “Deli misiniz siz?” derdin. Evet, deliyim. Senin yüzünden mi? Bilmem, ama suçlu arıyorsak, aynadaki herif de masum sayılmaz. Yine de seni özlüyorum, ve bu özlemle kendime bir tiyatro sahnesi kurdum, başrolde ben, seyirci yok. Keşke sen de olsan, en azından alkışlasan. Ya da sussan, o da yeter.
Biliyor musun, dün gece rüyamda seni gördüm. Bir kafede oturmuş, kahve içiyordun. Bana bakmadın bile, ama fincanın kenarındaki ruj lekesine bile âşık oldum. Absürt, değil mi? Ruj lekesine âşık olan bir adam... Platonik aşk dediğin böyle bir şey galiba, insanın aklına mukayyet olamıyor. Keşke burada olsan da sana “O kahveyi bari dökme, üstüne âşık olurum!” diye dalga geçsem. Ama yok, sen oradasın, ben buradayım, kalbimse bir yerlerde kaybolmuş, muhtemelen senin kapının önünde pinekliyor.
Bazen diyorum ki, ulan bu kadar özlem, bu kadar dram, bir romantik komedi filminde olsak Oscar alırdık. Ama sen başrolü reddederdin, eminim. Figüran bile olmazdın, o derece! Yine de hayal ediyorum, seni bir sokakta görüyorum, havalı havalı yürüyorsun, ben de arkandan “Dur, bi’ şey diyeceğim!” diye bağırıyorum. Sonra ne mi olur? Hiç, muhtemelen yanlışlıkla bir çöp kutusuna çarpıp yere kapaklanırım. Sen de dönüp bakmazsın. Klasik ben.
Keşke burada olsan, sana bu satırları okusam. Muhtemelen gülüp “Deli misiniz siz?” derdin. Evet, deliyim. Senin yüzünden mi? Bilmem, ama suçlu arıyorsak, aynadaki herif de masum sayılmaz. Yine de seni özlüyorum, ve bu özlemle kendime bir tiyatro sahnesi kurdum, başrolde ben, seyirci yok. Keşke sen de olsan, en azından alkışlasan. Ya da sussan, o da yeter.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar