bugün
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği6
- sözlüğün en güzel kadını23
- patates kızartması ve ketçap ikilisi3
- arkadaşlar ben saçımı hangi renge boyayacağım ya4
- dünya39
- özkanlar3
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- amerika birleşik devletleri29
- gocu18
- bir kaç kişinin sözlüğü oyuncağı haline getirmesi2
- cumartesi sabahlari2
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta7
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak11
- kahrolsun sütyenler memelere özgürlük2
- insan olmaya ceyrek kala2
- gece araba sürerken yan cama yapışan kanlı eller3
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- süper kahraman filmleri deccaliyeti aşılıyor3
- pis hissettiren şeyler4
- pornonun ne olduğunu unutmak3
- erdoğan'ın bm konuşmasına eşiyle el ele gitmesi2
- flört uygulamasında kod incelemesi yapmak2
- ali tarakcı hakkında soruşturma başlatılması3
- sabahları sevilen şeyler6
- israil10
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları8
- en güzel oyuncular2
- yazılımcıların flört edememesi9
- geceleri aniden gelen acıkma hissi2
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- norveç9
- yahudilere hınç besleyip cinnet geçirmek7
- mustafa kemal atatürk10
- en medeni ortadoğulular6
- evanjelist9
- taş gibi kalçası olan kadın8
- sözlük kızları nerede sorunsalı6
- türk rock grupları8
- anadolu efes biracılık3
- hewal ebo12
- simko314
- fransa6
- telegram5
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- orospu çocuğu abdullah öcalan7
- isveç5
- ismail yüksek4
- sözlükte ki türk düşmanları10
metin uca ile karşılaştırılamayacak kişi. en azından ben karşılaştıramam zira metin uca'yı pek izlemedim. tanım kısmımızı biraz da kasarak yaptıktan sonra, kendisi hakkında birkaç kelam etmek isterim;
bilmem hatırlar mı... 2008'in 2. ayında ulaştım kendisine. daha doğrusu ben o tarihte bir entry girmiştim ve kendisi de burada yazar olduğu için bana mesaj atarak irtibat kurmamı sağlamıştı... o konuda bir sıkıntı yok, allah razı olsun telefon numarasını da verdi, arayabilip, doğru düzgün anlatabileyim diye...
sıkıntı sonradan başladı. iki ricam olmuştu;
- üniversitemize söyleşiye gelmesi
- üniversitede ücretsiz olarak dağıtılacak, siyasi hiçbir bağlantısı-içeriği olmayan bir dergiye yazı vermesi.
meramımı anlattım; üniversite söyleşilerine çok sıcak baktığını ve dergi için de ''ne demek kardeşim, lafı mı olur yazarız kaç sayfa istersen'' diye bir cevap verdi... mail adresini de verdi ki, ben söyleşinin içeriğini, tarihini vereyim ve ona da uygun olan bir tarihte yapalım...
neyse uzatmayalım...
gönderdiğim birkaç maile cevap gelmeyince; tekrar arayıp sordum... bir yanlışlık olmuştur, çocuklar gözlerinden kaçırmışlardır dedi... eyvallah dedik, bir mail daha attık... yine cevap gelmedi... bahar dönemi bitti, gelecek seneye artık dedik...
sonra, dergi işinin zamanı geldi... ''abi şu tarihe yazı lazım en geç, hani konuşmuştuk diye bi' hatırlatma yaptım..'' akabinde ise ''kardeşim o güne kadar ben sana kitap yazar yollarım...'' diye bir cevap aldım... ama kitabın giriş yazısını bile okuyamadık...
kızgın olmak haddimize değil ama kırgınlık var sanırım biraz o da söz verip de tutmamış olmasından kaynaklanıyor...
ama biz hala seviyoruz mesut abi seni... eyvallah...
şimdi ''ulan iki senedir neredeydin dallama'' diye bir soru gelebilir izleyicilerden ve dinleyicilerden onu da açıklayalım; 2 senedir cidden düşünüyordum yazsam mı yazmasam mı diye, ancak karar verdim...
neyse, öyle işte...
bilmem hatırlar mı... 2008'in 2. ayında ulaştım kendisine. daha doğrusu ben o tarihte bir entry girmiştim ve kendisi de burada yazar olduğu için bana mesaj atarak irtibat kurmamı sağlamıştı... o konuda bir sıkıntı yok, allah razı olsun telefon numarasını da verdi, arayabilip, doğru düzgün anlatabileyim diye...
sıkıntı sonradan başladı. iki ricam olmuştu;
- üniversitemize söyleşiye gelmesi
- üniversitede ücretsiz olarak dağıtılacak, siyasi hiçbir bağlantısı-içeriği olmayan bir dergiye yazı vermesi.
meramımı anlattım; üniversite söyleşilerine çok sıcak baktığını ve dergi için de ''ne demek kardeşim, lafı mı olur yazarız kaç sayfa istersen'' diye bir cevap verdi... mail adresini de verdi ki, ben söyleşinin içeriğini, tarihini vereyim ve ona da uygun olan bir tarihte yapalım...
neyse uzatmayalım...
gönderdiğim birkaç maile cevap gelmeyince; tekrar arayıp sordum... bir yanlışlık olmuştur, çocuklar gözlerinden kaçırmışlardır dedi... eyvallah dedik, bir mail daha attık... yine cevap gelmedi... bahar dönemi bitti, gelecek seneye artık dedik...
sonra, dergi işinin zamanı geldi... ''abi şu tarihe yazı lazım en geç, hani konuşmuştuk diye bi' hatırlatma yaptım..'' akabinde ise ''kardeşim o güne kadar ben sana kitap yazar yollarım...'' diye bir cevap aldım... ama kitabın giriş yazısını bile okuyamadık...
kızgın olmak haddimize değil ama kırgınlık var sanırım biraz o da söz verip de tutmamış olmasından kaynaklanıyor...
ama biz hala seviyoruz mesut abi seni... eyvallah...
şimdi ''ulan iki senedir neredeydin dallama'' diye bir soru gelebilir izleyicilerden ve dinleyicilerden onu da açıklayalım; 2 senedir cidden düşünüyordum yazsam mı yazmasam mı diye, ancak karar verdim...
neyse, öyle işte...
(bkz: son ajans)
an itibarı ile mesut yar la uyan türkiye programı sırasında sözlüğü okurken kendi adını sol frame de görmek istemiştir.*
yasa dışı herşeye karşıymış kendileri. ama kendileri yasadışı olanların yanında olsaydı belkide polat'ı takip eden ekip otosu kendilerini takip ederdi. türkiye'de yasadışılık para ediyor...
(bkz: mafya olmanın dayanılmaz hafifliği)
(bkz: mafya olmanın dayanılmaz hafifliği)
şimdi efendim bu şahsa karşı ciddi ikilemler içindeyim, cazip izlenir bir tarzı var, insan kendini alamıyor. kahvaltı'daki kuş sütü gibi bir şey. kolay hazım gibi olumlu bir etkisi olsa da, daha yukarılarda yani beyin dediğimiz mekanda ilginç etkileri var. en ciddi meseleyi keyiflik bir şeye dönüştürdüğüden bu meselenin içini boşaltıyor. bütün bu meselelere hafif devletçi bir sos katması, gülerken ideolojinin önüne dolmalıyorsunuz. ama olsun be mesut abi, sabah sabah gülmekten ölüyoz ya, şu hayatta gülmek gibisi var mı, ha sorarım sana?
ek bilgi, hani gülün adında kilise gülmeyi ortadan kaldırıp ciddiyet üzerine otorite kuruyordu ya, mesut abimiz de gülmeyi kullanarak zihinlerimizde bir otorite kuruyor, vay be, gülsek bir dert gülmesek başka bir dert.
ek bilgi, hani gülün adında kilise gülmeyi ortadan kaldırıp ciddiyet üzerine otorite kuruyordu ya, mesut abimiz de gülmeyi kullanarak zihinlerimizde bir otorite kuruyor, vay be, gülsek bir dert gülmesek başka bir dert.
inci sözlükte yazarlık yaptığını düşündüğüm*, kendini izleyiciye sevdiren, sabahları televizyona izlenmeye değer birşey katan başarılı gazeteci.
sozlukle iyi gecinip ayar yememe yontemini en iyi kullanan sahsiyet.
(bkz: mesut A-yar)
sessizce gelirdi her sabah, girerdi sözlüğe. başlıklara şöyle bir bakıp saatini kurardı hayatının. yaşadığını hissederdi sözlükte dünyanın. gülümseyip, giderdi yoluna yeniden...
sessizce gelirdi her sabah, işerdi tuvalete.
fayanslara şöyle bir bakıp,
hayalini kurardı mike tyson'ın.
kaşındığını hissederdi tuvalette kıçının,
gülümseyip işerdi pisuvara yeniden.
(bkz: ben bu yazıyı sana yazdım)
fayanslara şöyle bir bakıp,
hayalini kurardı mike tyson'ın.
kaşındığını hissederdi tuvalette kıçının,
gülümseyip işerdi pisuvara yeniden.
(bkz: ben bu yazıyı sana yazdım)
kendisinin saçlarına dikkat ederseniz; saçının sağ ve sol bölümünde bir açıklık var. kensinin kuaförü usta bir yöntemle saçlarından aldığı bir kaç tutamı öne sürmek sureti ile belli bir bölümü örtmüş. ama kendisinin saçları bayağı bir açılmış. üzülmesin. zira kimse onu saçları için izlemiyor.
en azından televizyonu yüksel aytuğ'dan daha iyi eleştiren adam. düşündüğünü şeyi yazabiliyor.
aha sözlüğü şimdi övecek.
sözlüğü övmesi için bir koli dolisi parayı isviçredeki banka dela turcai svizzera bankasındaki "klopez" şifreli hesabına havale edildiğini gördüğüm kişi. insan bari banka hesabının şifresini daha şifreli bişey alır. tam uğur dündar'a konuyu açıklığa kavuşturması için mail atıyordumki önce evimde elektrikler kesildi sonra internet gitti. mumyaların lanetine gark olduğumu düşündüm ve televizyonun önünde hüngür hüngür ağladım. *
aha bu adam gibisi yok.
başarılı bir gazatecidir.
ailecek severek beğenerek izliyoruz kendilerini efenim.
ailecek severek beğenerek izliyoruz kendilerini efenim.
gündemin sıkıcılığını biraz da olsa mizah renk katarak sabah sabah içimizi karartmayan adamın hasıdır.
the pacific dizisine haddini bildiren adam.
ne yaparsa yapsın komik ol(a)mayan adam.
komik olduğunu hiçbir zaman iddia etmeyen ve bunun için de özel bir çaba göstermeyen, memleket sınırları içersinde zuhur eden, ironik, trajikomik, tuhaf hallerimizi, hikayelerimizi kendi üslubuyla anlatan ve genelde taşı gediğine koyan adam.
hayatta hiçbir halt beceremediği halde, bir şeyler yapmaya çalışanları, bilgisayar ekranı karşısında göbek kaşıyarak, abuk subuk eleştirenler varken, ona ve onun gibilere sıra gelmez komiklik hususunda...
hayatta hiçbir halt beceremediği halde, bir şeyler yapmaya çalışanları, bilgisayar ekranı karşısında göbek kaşıyarak, abuk subuk eleştirenler varken, ona ve onun gibilere sıra gelmez komiklik hususunda...
geçtiğimiz haftalarda katıldığı, skytürk'te yayınlanan ve zeki kayhan coşkun'un sunduğu matrax programında öyle bir laf söylemiştir ki, akıllara zarar bir şahıs olduğunu göstermiştir.
programın diğer konuklarından biri olan özgür aras, stelyo pipis'ten bahsetmektedir.
özgür aras : gerçi onun soyadı pipis değil, daha uzun bir şey.
zeki kayhan coşkun : nasıl yani? pipisiloviç gibi bir şey mi?
özgür aras: evet, ona benzer bir şey, sahne adı olarak kısaca pipis diyoruz.
derken mesut yar konuya bomba gibi bir giriş yapar.
mesut yar : yar da benim sahne adım. kısaca yar diyorlar.
zeki kayhan coşkun dumur olmuş bir halde gülümseyerek hemen durumu toparlamaya çalışır : mesut yar'ın soyadı aslında yar, yar, (düşünüyor 'ne uydursam' diye) ... yaramaz. evet mesut yaramaz aslında ama kısaca mesut yar diyoruz.
programın diğer konuklarından biri olan özgür aras, stelyo pipis'ten bahsetmektedir.
özgür aras : gerçi onun soyadı pipis değil, daha uzun bir şey.
zeki kayhan coşkun : nasıl yani? pipisiloviç gibi bir şey mi?
özgür aras: evet, ona benzer bir şey, sahne adı olarak kısaca pipis diyoruz.
derken mesut yar konuya bomba gibi bir giriş yapar.
mesut yar : yar da benim sahne adım. kısaca yar diyorlar.
zeki kayhan coşkun dumur olmuş bir halde gülümseyerek hemen durumu toparlamaya çalışır : mesut yar'ın soyadı aslında yar, yar, (düşünüyor 'ne uydursam' diye) ... yaramaz. evet mesut yaramaz aslında ama kısaca mesut yar diyoruz.
hafta sonu erken uyanmamı sağlayan adam.
http://www.posta.com.tr/m...mlar_.htm?ArticleID=30360
bugünkü yazısında seda sayan'a çaktırmadan en iyi ayarı vermiştir.
bugünkü yazısında seda sayan'a çaktırmadan en iyi ayarı vermiştir.
(bkz: mesut yar saçların lüle lüle) *
bu sabah uyan türkiye de uludağsözlük ün reklamını yapıp akabinde inci sekeeeer diyen anchorman.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar