bugün
- yazarlara verilmiş lakaplar6
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek15
- ben geldim naneler19
- nasılsınız6
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması7
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- sözlükte flörtleşmek18
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- pandela43
- ferdi özbeğen9
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- devlet kim lan7
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı7
- wednesdayin annesi8
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- çok çişi gelen insan5
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- pandela tarzı entry gir6
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- azgın türbanlı10
- sözlüğün gerizekalı kaynaması2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- sözlüğün kahve olması13
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- izlenmiş en kusursuz film8
- mmm pandela poposu kocaman5
- menekşe moru oje4
- alttaki yazara aşık ol11
- gay oğlunu sevgilisiyle basan baba3
- annenin ölmesi5
- evlenmekten korkmak10
- sözlüğün zıvanadan çıkması4
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek4
- 35 yaşında ölmek4
- dikkat dikkat tai lung kız11
- sevgiliyle sevişirken akla ilyas salmanın gelmesi3
- alain delon vs cüneyt arkın5
- tai lung ile revani yemek4
- türk müsün6
- neden entry girmiyorsunuz nereye kayboldunuz3
- rus edebiyatı vs türk edebiyatı3
- gerdek namazı10
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- anın görüntüsü20
- 2026 dünya kupası34
rap sanatcisi ceza ile enfes calismalari vardir.
tevazü konusunda aşmış efendi şahsiyet.
insanı darlandıran notalara sahiptir müziği. o seslerin beynin kıvrumlarını tek tek dolaşmasıyla, hayat ölüm, allah arasında mekik dokurken bulursun kendini. sıkıldığını sanırsın bazen parçaları dinlerken halbuki seni sıkan parçalar değil düşündürdükleridir.
(bkz: arkin allen)
dünyaca ünlü neyzen. kanada McGill üniversitesinde öğretim üyesi. ve kanada montreal da yaşamakda. ney üflemeye küçük yaşda başlamıştır. ilk neyini bi su borusuna açtığı deliklerle kendisi oluşturmuştur. daha sonraları bayazidde bendir ve profesyonel ney dersleri almıştır. para ve imanın kimde olacağı belli olmaz sözünün iman kısmının ona tam olarak uyduğu aşikardır*. çeşitli sanatçılarla çalışmaları vardır hugh march fazıl say ceza bunlardan bir kaçıdır. candan erçetinin "chante hier pour aujourd'hui (dünden bugüne şarkılar)" albümnde bir çok şarkıyı düzenlemiştir. en son 4 temmuz 2009 da fransa türk mevsimi'nin açılışında konser vermiştir.
edit: dikkati için ritmik uyuza teşekkürlerimi borç bilirim. eyvallah.
edit: dikkati için ritmik uyuza teşekkürlerimi borç bilirim. eyvallah.
uzak doğudan, sufizm'e uzanan melodi harmanıyla tarif edilemez duygular yaşatan insan evladı.
800 ve nefes albümü 24 saat hiç durmadan dinlenebilicek olan, mevlana aşkıyla ney'e üflediği nağmeler ile insana huzur veren üstad.
mesneviye başlamama vesile olan kişi.
çok yaşayasın.
800 ve nefes albümü 24 saat hiç durmadan dinlenebilicek olan, mevlana aşkıyla ney'e üflediği nağmeler ile insana huzur veren üstad.
mesneviye başlamama vesile olan kişi.
çok yaşayasın.
14 Ocak 2010'da ankara if performance hall,
15'inde eskişehir hayal kahvesi,
16'sında istanbul sultanahmet meydani,
22'sinde ise izmir ismet inonu kultur merkezi'nde konserleri olacaktır.
burak malçok: ney
cafer nazlıbaş: kemâne
oray yay: perküsyon
güven çelikkaya: klarnet - trompet
sezer yılmaz: kânun
15'inde eskişehir hayal kahvesi,
16'sında istanbul sultanahmet meydani,
22'sinde ise izmir ismet inonu kultur merkezi'nde konserleri olacaktır.
burak malçok: ney
cafer nazlıbaş: kemâne
oray yay: perküsyon
güven çelikkaya: klarnet - trompet
sezer yılmaz: kânun
istanbul 2010 kültür başkenti etkinlikleri çerçevesinde sultanahmet meydanında sahne almış güzel insan.üflediği " (bkz: nefes)"le soğuk havaya rağmen içimizi ısıtmıştır.
klonlanması gereken süper bir adamdır kendisi.
müthiş bir müzisyendir. 800, nefes, su, nar, seyahatname, journeys of a dervish, sufi dreams adlı 7 adet albümü vardır. asıl adı arkın ılıcalı' dır.
italyan ve ispanyol arkadaşlarımın tanıdığı, severek dinlediği yegane türk müzisyen. pop ya da rock müzik yaparak avrupa'da ünlü olmaya çalışmanın ne kadar boşa bir çaba olduğunun kanıtı. tereciye tere satmamak lazım.
yavas, yavas dede lakabini hak etmeye baslayan sanatci. sanatci diyorum cünkü, yaptigi müzikleri nerde ne zaman dinlenilirse dinlenilsin insanin icini hüzünlü bir huzur ile doldurur.
muhteşem kişiliktir.aşmıştır.
kendisine sorulan ney ve elektronik müziği nasıl aynı kefeye koyarsınız sorusunu şöyle yanıtlar:
"şaşı olan gözleriniz tek görmeye başlarsa, ilk başta birbirine zıt görünen şeylerin aslında bir olduğunu anlarsınız. bana göre DJ'in pikabı, müzisyenin aleti, ney, hepsi birer araç" (aşka giden yolda).
bir de kişiliği ve küpeleri ne alaka diyenler vardır ki onlara da yine şu olayı anlatmak gerektir.mercan dede, küpelerini bir zanaatkardan almıştır.bir gezisinde rastladığı zanaatkar küpeleri eliyle yapmaktadır.bu küpeler de mercan dede'nin ilgisini çeker,küpe yapan ustamız ile muhabbet etmeye başlar ve küpeci işini severek yapmasına, her bir küpeyi el emeği göz nuru yapmasına rağmen, yaptığı o küpeyi kimsenin beğenmediğini ve almadığını söyler. işte o kimsenin almadığı el emeği küpeler, şimdi mercan dedenin kulaklarındadır efendim.
bir de sitesinde yayındalığı günlük yazıları vardır ki kesinlikle okunmalıdır.buyrun dostlar bir tanesi.
SONSUZ BiR KARANLIĞIN iÇiNDEN DOĞDUM.
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi…
Ağladım.
Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;
Aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...
insanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanin içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
Sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
insan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu…
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.. .
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,
Bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir sure sonra yazı, kendimi öğretti bana...
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asil yürüyüşün kalabalıklara karsı olması gerektiğine aydım.
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
Namusun önemini öğrendim evde...
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.
Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının,
Yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
Her canlının ölümü tadacağını,
ama sadece bazılarının hayati tadacağını öğrendim.
mevlana.
kendisine sorulan ney ve elektronik müziği nasıl aynı kefeye koyarsınız sorusunu şöyle yanıtlar:
"şaşı olan gözleriniz tek görmeye başlarsa, ilk başta birbirine zıt görünen şeylerin aslında bir olduğunu anlarsınız. bana göre DJ'in pikabı, müzisyenin aleti, ney, hepsi birer araç" (aşka giden yolda).
bir de kişiliği ve küpeleri ne alaka diyenler vardır ki onlara da yine şu olayı anlatmak gerektir.mercan dede, küpelerini bir zanaatkardan almıştır.bir gezisinde rastladığı zanaatkar küpeleri eliyle yapmaktadır.bu küpeler de mercan dede'nin ilgisini çeker,küpe yapan ustamız ile muhabbet etmeye başlar ve küpeci işini severek yapmasına, her bir küpeyi el emeği göz nuru yapmasına rağmen, yaptığı o küpeyi kimsenin beğenmediğini ve almadığını söyler. işte o kimsenin almadığı el emeği küpeler, şimdi mercan dedenin kulaklarındadır efendim.
bir de sitesinde yayındalığı günlük yazıları vardır ki kesinlikle okunmalıdır.buyrun dostlar bir tanesi.
SONSUZ BiR KARANLIĞIN iÇiNDEN DOĞDUM.
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi…
Ağladım.
Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;
Aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...
insanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanin içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
Sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
insan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu…
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.. .
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,
Bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir sure sonra yazı, kendimi öğretti bana...
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asil yürüyüşün kalabalıklara karsı olması gerektiğine aydım.
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
Namusun önemini öğrendim evde...
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.
Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının,
Yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
Her canlının ölümü tadacağını,
ama sadece bazılarının hayati tadacağını öğrendim.
mevlana.
"Kendin olarak tekamül et" sözü hayranlık uyandırıcıdır sadeliğin içindeki destandır kısacası.
kelimelere dahi sığdırmadığım, başka türlü hayran olduğum insan.. sadece ney'i ile değil her yönüyle farklı bulurum kendisini. bir keresinde mail atmıştım. ertesi gün saolsun döndü ve inanılmaz mutlu olduğumu hatırlarım. bu yüzden çok mütevazıdır. ayrıca müzikal bakımdan her türlü donanıma ve hissiyata sahiptir kendileri..
doldur sûfi kadehleri aşk ile
kadehimiz candır, hepimiz bir can
içelim de aklımız çıksın baştan
doldur sûfi kadehleri aşk ile
diyar-ı masivadan geliriz biz
evvel tek idik şimdi bir olduk biz
duyardık, uyurduk, uyandık aşka
doldur sûfi ahh yanıyor içim
gel dedi sultanımız geldik işte
üfle de neyden etmesin şikayet
şükür biz de aşık olduk nihayet
doldur dede yürekleri aşk ile
(bkz: nerdesin) - (bkz: 800)
800 albümü defalarca tüylerimi diken diken eden, yeryüzünde, zamanının ötesinde icra ettiği müzikleriyle çok ender bulunan muhteşem ve gerçek sanatçılardan biri.
kadehimiz candır, hepimiz bir can
içelim de aklımız çıksın baştan
doldur sûfi kadehleri aşk ile
diyar-ı masivadan geliriz biz
evvel tek idik şimdi bir olduk biz
duyardık, uyurduk, uyandık aşka
doldur sûfi ahh yanıyor içim
gel dedi sultanımız geldik işte
üfle de neyden etmesin şikayet
şükür biz de aşık olduk nihayet
doldur dede yürekleri aşk ile
(bkz: nerdesin) - (bkz: 800)
800 albümü defalarca tüylerimi diken diken eden, yeryüzünde, zamanının ötesinde icra ettiği müzikleriyle çok ender bulunan muhteşem ve gerçek sanatçılardan biri.
elektronik müziğe farklı bir bakış açısı getirmiş dost canlısı, mütevazi ve adam gibi adamdır. *
yalnızlıktan galip çıkmaktır irfan hiç olmadan irfan çıktığın her seferden dönmek hasret ekmeden ektiysen de ders almaktır hasret filizlenmeden ekmediysen gönül almaktır seferin bitmeden!..
müziği kaliteli yapmak sanatcının ıçınden gelmelidir.mercan dede gercekten kalıtelı muzığın hakkını verenlerden..
müziği kaliteli yapmak sanatcının ıçınden gelmelidir.mercan dede gercekten kalıtelı muzığın hakkını verenlerden..
ney in hakkını veren muzısyendır.
"kendin olarak tekâmül et" demiş. demiş de insânın zâten kendisi olmadan tekâmül etmesi nâmümkünken bu sözün bir anlamının olduğunu düşünmek biraz garip geliyor.
neyin hakkını veremediği kendisi tarafından da onaylı olan prodüktör.
bu demek değildir ki 'ortaya çıkardığı müzik kötüdür'. bilakis iyi müzisyenleri bir araya getirme özelliği vardır.
neyin hakkını veremediği kendisi tarafından da onaylı olan prodüktör.
bu demek değildir ki 'ortaya çıkardığı müzik kötüdür'. bilakis iyi müzisyenleri bir araya getirme özelliği vardır.
Bursa Süleyman Çelebi Lisesi mezunudur. Liseden en yakın arkadaşımın amcasının sıra arkadaşıydı. Yani aynı liselerden mezunuz arkın abiyle. Çok hoş sohbettir, neyi eline aldı mı, dakikalarca nefessiz üflediğini düşünürsünüz.. Ebruları bir başkadır.. hele bi kaç senedir resim de yapmağa başlamış sanırım.. Onlarda bir başka.
Sık sık Bursa'ya gelir, lisedeki lakabı dede'dir.
Sık sık Bursa'ya gelir, lisedeki lakabı dede'dir.
az önce birmilyonda birmilyona devam cevabı kişidir ama kaybettirendir.
mekseline diye bir çalışması var ki; evde müziği duyan birisi kesin gelip sorar "kim bu" diye. bi' zaman sonra semazenleri falan görüyorsun bildiğin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar