bugün
- bik bik'in hacker'a yemek yapması11
- kolye142
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi11
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması9
- uludağ sözlük yönetim politikası3
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri4
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması5
- manita yapınca sözlüğü bırakan yazar3
- asla evlenilmeyecek kızlar3
- konya denilince akla gelenler5
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
- asla evlenilmeyecek erkekler8
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- pizza bira ikilisi6
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod4
- chatgpt'nin sorunu ne3
- yapay zeka teksaslı bir cin kavmidir4
- cep telefonu17
- nokia16
- uraz kaygılaroğlu'nun 18 yıllık değişimi2
- erlik5
- ruhi çenet'in uygur türkleri için yaptığı video2
- rüzgar12
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- sözlük elden gidiyor3
- bal10
- günün sözü6
- lale14
- boykot dedektifi2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- var olmak için ne yaptınız13
- fuck bahçeli tişörtü2
- 13 cuma'nın köklerine dönüş2
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- pazar günleri ekmek almak3
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- yogartiksen39
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- bileklik19
- aslan15
- fil9
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- pazar günü erken kalkmak2
muhteşem kişiliktir.aşmıştır.
kendisine sorulan ney ve elektronik müziği nasıl aynı kefeye koyarsınız sorusunu şöyle yanıtlar:
"şaşı olan gözleriniz tek görmeye başlarsa, ilk başta birbirine zıt görünen şeylerin aslında bir olduğunu anlarsınız. bana göre DJ'in pikabı, müzisyenin aleti, ney, hepsi birer araç" (aşka giden yolda).
bir de kişiliği ve küpeleri ne alaka diyenler vardır ki onlara da yine şu olayı anlatmak gerektir.mercan dede, küpelerini bir zanaatkardan almıştır.bir gezisinde rastladığı zanaatkar küpeleri eliyle yapmaktadır.bu küpeler de mercan dede'nin ilgisini çeker,küpe yapan ustamız ile muhabbet etmeye başlar ve küpeci işini severek yapmasına, her bir küpeyi el emeği göz nuru yapmasına rağmen, yaptığı o küpeyi kimsenin beğenmediğini ve almadığını söyler. işte o kimsenin almadığı el emeği küpeler, şimdi mercan dedenin kulaklarındadır efendim.
bir de sitesinde yayındalığı günlük yazıları vardır ki kesinlikle okunmalıdır.buyrun dostlar bir tanesi.
SONSUZ BiR KARANLIĞIN iÇiNDEN DOĞDUM.
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi…
Ağladım.
Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;
Aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...
insanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanin içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
Sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
insan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu…
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.. .
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,
Bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir sure sonra yazı, kendimi öğretti bana...
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asil yürüyüşün kalabalıklara karsı olması gerektiğine aydım.
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
Namusun önemini öğrendim evde...
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.
Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının,
Yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
Her canlının ölümü tadacağını,
ama sadece bazılarının hayati tadacağını öğrendim.
mevlana.
kendisine sorulan ney ve elektronik müziği nasıl aynı kefeye koyarsınız sorusunu şöyle yanıtlar:
"şaşı olan gözleriniz tek görmeye başlarsa, ilk başta birbirine zıt görünen şeylerin aslında bir olduğunu anlarsınız. bana göre DJ'in pikabı, müzisyenin aleti, ney, hepsi birer araç" (aşka giden yolda).
bir de kişiliği ve küpeleri ne alaka diyenler vardır ki onlara da yine şu olayı anlatmak gerektir.mercan dede, küpelerini bir zanaatkardan almıştır.bir gezisinde rastladığı zanaatkar küpeleri eliyle yapmaktadır.bu küpeler de mercan dede'nin ilgisini çeker,küpe yapan ustamız ile muhabbet etmeye başlar ve küpeci işini severek yapmasına, her bir küpeyi el emeği göz nuru yapmasına rağmen, yaptığı o küpeyi kimsenin beğenmediğini ve almadığını söyler. işte o kimsenin almadığı el emeği küpeler, şimdi mercan dedenin kulaklarındadır efendim.
bir de sitesinde yayındalığı günlük yazıları vardır ki kesinlikle okunmalıdır.buyrun dostlar bir tanesi.
SONSUZ BiR KARANLIĞIN iÇiNDEN DOĞDUM.
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi…
Ağladım.
Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;
Aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...
insanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanin içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
Sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
insan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu…
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.. .
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,
Bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir sure sonra yazı, kendimi öğretti bana...
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asil yürüyüşün kalabalıklara karsı olması gerektiğine aydım.
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
Namusun önemini öğrendim evde...
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.
Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının,
Yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
Her canlının ölümü tadacağını,
ama sadece bazılarının hayati tadacağını öğrendim.
mevlana.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar