bugün
- sözlük kızlarının kekleri15
- dantelli sütyen takan erkek5
- yesene beni diyen kız7
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- ölümden korkuyor musunuz17
- illüminati ve grup sex ayinleri4
- palamut6
- sözlük kızları dertleşiyor3
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak7
- bara giden erkeğin asıl amacı12
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- ghost rider5
- artı oy alamama krizine girmek3
- seninleyken kendim olabiliyorum6
- dindarların çoğunun fakir olması2
- vombatların kakasının küp şeklinde olması3
- matrix te yaşadığımız gerçeği8
- sabahları sevilen şeyler10
- sözlükte ne değişti6
- zalbert ramstein8
- sözlük yazarları istanbul'un fethine katilsalardi3
- benim babamın siki kutu kola gibidir5
- intihar düşüncesi6
- yahudi düşmanlığı4
- ben basit bir insanım5
- akçe2
- uludağ itiraf18
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı5
- yanlış karaya çıkan recep ivedik2
- cumartesi kahvaltısı5
- sudekiray2
- cumartesi günü sözlükte takılan asosyaller4
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- ekşi sözlük8
- flört etmeyen liberter öğretmen4
- amerikan küfürleri3
- sözlüğe resim yüklenememesi3
- queen feristah15
- aşk6
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- evliliği zorlaştırmak3
- keki haddinden fazla kabaran kadın2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- hava su ateş toprak3
- gocu38
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- hafızayı sildirmek7
- tulumba tatlısı6
Anlamı akıl hocası olan benım ise anlamı dışında bir anlam yükledigim kelime
henüz çaylak yazar.*
ikinci nesil yazar.entrylerinden anladığımız kadarıyla müzik zevkide iyi.*
Kendisinden daha az deneyimli bir çalışanın gelişmesi için ona yardım eden deneyimli ve kıdemli bir çalışan ya da yönetici.
homeros un savaşa giderken çocuğunu emanet ettiği bilge kişi.
(bkz: mentos)
türk futbolunda hakemler için maçlarda bulundurulacak beş kişi.
resimli bar daki entryim nedeniyle annem ve benm üzerime fantaziler kurmuş ne yapmaya çalıştığını anlamadığım terbiyesiz.
yine resimli bar hakkında yazdıklarım sebebiyle ben ve dünyada en sevdiğim varlıklardan biri olan annem hakkında ahlaksızca şeyler yazmış terbiye yoksunu.
Alkimos'un oğlu. Odyseus'un sadık dostu. Athena Mentor'un kılığına girip Telemakhos'a öğüt verirdi.
homeros'un savaşa giderken çocuğunu emanet ettiği kişi değildir. homeros'un odyssey adlı eserinde anlatılır; odysseus, truva savaşı'na hazırlanırken oğlu telemachus, yunanistan'da kalacaktır. odysseus başına savaşta bir şey gelirse sahip olduğu bilgileri oğluna aktaramayacağını fark eder. bu yüzden, aile dostu bilge mentor'u, oğlu telemachus'a nasıl krallık yapması gerektiğini öğretmek üzere görevlendirir. bu bir gelenek haline gelir ve antik yunan'da bilgeler bu geleneği sürdürürler.
hacker manifestosunu yazan hackerın nickidir.
manifestonun çevirisi:
--spoiler--
Bugün bir diğeri daha yakalandı, boydan boya tüm gazetelerdeydi. "Bilgisayar suçundan genç biri tutuklandı", "Banka tahrifatından sonra hacker yakalandı"... Lanet olası çocuklar.
Hepsi birbirinin aynı.
Fakat 1950' lerin teknobeyni ve üç parçalı psikolojik yapınızla hiçbir hacker' ın gözlerinin arkasında neler olduğunu anlamaya çalıştınız mı? Onu bu kadar sert yapan neydi diye merakettiniz mi? Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü? Ben bir Hacker-ım, dünyama girin... Benim dünyam okul hayatımla başlar... Diğer çocuklardan fazla zekiydim, bize öğrettikleri bu saçmalık beni sıkıyordu... Lanet olası beceriksizler.
Hepsi birbirinin aynı.
Ortaokul veya lisedeydim. Hocaların onbeşinci kez bir kesiri nasıl indirgeyeceklerini dinlemiştim. Ben anlamıştım. "Hayır hocam, size ödevimi gösteremem, ben onu kafamdan yaptım..." Lanet olası velet. Muhtemelen kopya çekmiştir.
Hepsi birbirinin aynı.
O gün bir şey keşfetmiştim. Bir bilgisayar buldum. Bir saniye, bu muhteşem. Tam istediğim gibi bir şey. Ne yapmasını istersem onu yapıyor. Eğer hata yaparsa, onu ben beceremediğimdendir. Beni sevmediğinden değil... Veya benden korktuğundan değil... Veya benim çok akıllı bir fırlama olduğumu düşündüğünden değil.. Ya da öğretmeyi sevmediğinden ve burda olmaması gerektiğinden değil... Lanet olası velet. Bütün yaptığı oyun oynamak.
Hepsi birbirinin aynı.
Ve birden bir şeyler oldu... Başka bir dünyaya bir kapı açıldı... Telefon hattında bir bağımlının damarlarındaki eroin gibi gezinmek, bir elektronik nabız dışarıya gönderildi, günden güne artan yeteneksizliklere karşı, bir sığınak aranıldı... Bir sığınak bulundu. "işte bu... Burasu benim ait olduğum yer." Buradaki herkesi tanıyorum... Hiçbiriyle tanışmamış, Konuşmamış ya da bir daha hiç haber almayacak olsam bile. Hepinizi tanıyorum... Lanet olası çocuk. Telefon hattını yine meşgul ediyor.
Hepsi birbirinin aynı.
Kıçınıza bahse girersiniz ki hepimiz birbirimizin aynısıyız... Bizler okulda büftek istediğimizde kaşıkla bebek maması ile doyurulanlarız... Pişirdiğiniz etin lokmaları çiğnenmiş ve lezzetsizdi. Biz sadistler tarafından kontrol edildik veya ruhsuzlar tarafından terslendik kaile alınmadık. Öğretcek bir şeyleri olan çok azı bizim öğrenmeye istekli öğrenciler olduğumuzu fark ettiler. Fakat bu insanlar çöldeki su damlacıkları gibiydi. Bu bizim dünyamız şimdi... Elektronların ve elektronik düğmelerin dünyası, bilgi aktarım hızının güzelliği. Fırsatçı oburlar tarafından yönetilmeseydi sudan ucuz olacak servisleri, zaten var olan bir sistemi, bedava kullandığımız için bizleri suçlu diye itham ediyorsunuz. Keşfediyoruz... Ve siz bize suçlu dediniz. Bilginin peşinden gidiyoruz... Ve siz bize suçlu dediniz. Bizler derimizin rengi olmadan varolduk, milliyetsiz, hiçbir dine ait olmadan... Ve siz bize suçlu dediniz. Atom bombası ürettiniz, savaşlara girdiniz, cinayet işlediniz, hile yaptınız ve bize yalan söylediniz ve bunların bizim yararımıza olduğuna inanmamızı sağlamaya çalıştınız ve biz hala suçluyuz. Evet, ben bir suçluyum. Benim suçum merak etmek. Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil. Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz. Ben bir hacker'ım ve bu benim manifestom. Bu bireyi durdurabilirsiniz fakat hepimizi durduramazsınız.
Hepsinden öte, hepimiz birbirinimizin aynısıyız.
The Mentor(8 Ocak 1986)
--spoiler--
manifestonun çevirisi:
--spoiler--
Bugün bir diğeri daha yakalandı, boydan boya tüm gazetelerdeydi. "Bilgisayar suçundan genç biri tutuklandı", "Banka tahrifatından sonra hacker yakalandı"... Lanet olası çocuklar.
Hepsi birbirinin aynı.
Fakat 1950' lerin teknobeyni ve üç parçalı psikolojik yapınızla hiçbir hacker' ın gözlerinin arkasında neler olduğunu anlamaya çalıştınız mı? Onu bu kadar sert yapan neydi diye merakettiniz mi? Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü? Ben bir Hacker-ım, dünyama girin... Benim dünyam okul hayatımla başlar... Diğer çocuklardan fazla zekiydim, bize öğrettikleri bu saçmalık beni sıkıyordu... Lanet olası beceriksizler.
Hepsi birbirinin aynı.
Ortaokul veya lisedeydim. Hocaların onbeşinci kez bir kesiri nasıl indirgeyeceklerini dinlemiştim. Ben anlamıştım. "Hayır hocam, size ödevimi gösteremem, ben onu kafamdan yaptım..." Lanet olası velet. Muhtemelen kopya çekmiştir.
Hepsi birbirinin aynı.
O gün bir şey keşfetmiştim. Bir bilgisayar buldum. Bir saniye, bu muhteşem. Tam istediğim gibi bir şey. Ne yapmasını istersem onu yapıyor. Eğer hata yaparsa, onu ben beceremediğimdendir. Beni sevmediğinden değil... Veya benden korktuğundan değil... Veya benim çok akıllı bir fırlama olduğumu düşündüğünden değil.. Ya da öğretmeyi sevmediğinden ve burda olmaması gerektiğinden değil... Lanet olası velet. Bütün yaptığı oyun oynamak.
Hepsi birbirinin aynı.
Ve birden bir şeyler oldu... Başka bir dünyaya bir kapı açıldı... Telefon hattında bir bağımlının damarlarındaki eroin gibi gezinmek, bir elektronik nabız dışarıya gönderildi, günden güne artan yeteneksizliklere karşı, bir sığınak aranıldı... Bir sığınak bulundu. "işte bu... Burasu benim ait olduğum yer." Buradaki herkesi tanıyorum... Hiçbiriyle tanışmamış, Konuşmamış ya da bir daha hiç haber almayacak olsam bile. Hepinizi tanıyorum... Lanet olası çocuk. Telefon hattını yine meşgul ediyor.
Hepsi birbirinin aynı.
Kıçınıza bahse girersiniz ki hepimiz birbirimizin aynısıyız... Bizler okulda büftek istediğimizde kaşıkla bebek maması ile doyurulanlarız... Pişirdiğiniz etin lokmaları çiğnenmiş ve lezzetsizdi. Biz sadistler tarafından kontrol edildik veya ruhsuzlar tarafından terslendik kaile alınmadık. Öğretcek bir şeyleri olan çok azı bizim öğrenmeye istekli öğrenciler olduğumuzu fark ettiler. Fakat bu insanlar çöldeki su damlacıkları gibiydi. Bu bizim dünyamız şimdi... Elektronların ve elektronik düğmelerin dünyası, bilgi aktarım hızının güzelliği. Fırsatçı oburlar tarafından yönetilmeseydi sudan ucuz olacak servisleri, zaten var olan bir sistemi, bedava kullandığımız için bizleri suçlu diye itham ediyorsunuz. Keşfediyoruz... Ve siz bize suçlu dediniz. Bilginin peşinden gidiyoruz... Ve siz bize suçlu dediniz. Bizler derimizin rengi olmadan varolduk, milliyetsiz, hiçbir dine ait olmadan... Ve siz bize suçlu dediniz. Atom bombası ürettiniz, savaşlara girdiniz, cinayet işlediniz, hile yaptınız ve bize yalan söylediniz ve bunların bizim yararımıza olduğuna inanmamızı sağlamaya çalıştınız ve biz hala suçluyuz. Evet, ben bir suçluyum. Benim suçum merak etmek. Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil. Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz. Ben bir hacker'ım ve bu benim manifestom. Bu bireyi durdurabilirsiniz fakat hepimizi durduramazsınız.
Hepsinden öte, hepimiz birbirinimizin aynısıyız.
The Mentor(8 Ocak 1986)
--spoiler--
akıl hoca .deneyimli yönetici veya çalışan.
okumamla assasin's creedin masyaftakaki sahnelerinin canlanması bir oldu.
a 101 marketlerinde satılan traş bıçağı, traş köpüğü ve traş kolonyası markası.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar