bugün
- askerde sahip olunan en büyük lüks12
- habire1215
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi13
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- kızların çok açık giyinmesi5
- arap gel oğlum kuçu kuçu5
- sözlükteki arap döven kızlar5
- sözlükteki sinsi köpekler7
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- 0 0 717
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması9
- sıfır atık vakfı11
- era7capone4
- bilerek ponziye dahil olmak7
- habire'nin fendi kadını yendi4
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- hesap ödemeyi teklif dahi etmeyen kız4
- çaylak olmadan önceki son kahve4
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- evrene enerji gönderen müslüman9
- cop318
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- aleksey batrakov5
- yahudi kürt ailenin çocuğu olmak4
- askerde yenilen iskender kebap2
- samed ağırbaş7
- ilk buluşmada evden kek getiren kız5
- aslan dövmenin aslında zor olmaması5
- yalnız yaşamak2
- karı koca sözlükte takılan yazarlar4
- fusya semsiyeli yabanci25
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- uluslararası ilişkiler bölümünün özeti3
- 1000 mbps internet3
- sözlük erkeklerinin omuzları2
- ilk buluşmada erkek sevgiliyi evden tofaşla almak2
- katlanılabilir telefon2
- illüminati filmleri3
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek4
- yoldan geçerken taciz eden yaşlı hanımefendi2
- pikapta müzik dinlemek2
- günbatımında eski dostunla konuşmak2
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
- amedspor'un süper ligin lideri olması7
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
- yazarların pazar günü planları5
- saddam hüseyin12
- saddam hüseyin ve ibrahim tatlıses benzerliği3
- alternatif türkçe rock müziğin iyice kaybolması3
entry'ler (1463)
tanıdık bir huzur aradım şaşkın bakışlarında dün, bildik bir söz bekledim eskiden kalma öylesine... der kaçarım sözlük. gecenin bir vakti, yıllar sonra çok ta alakasız bir şekilde aklıma gelen biriciğim, bebeğim ohyyşş sözlüğüm.
filmi 2 bölüm halinde çekilecek olan ve isimleri; THE HOBBIT: AN UNEXPECTED JOURNEY ve THE HOBBIT: THERE AND BACK AGAIN şeklinde açıklanmış olan sanat eseri.
zamanımın bol olduğu ve ne yapsam ne yapsam diye tırmaladığım bir anda karşıma çıkmış film. dikkat ederseniz karşıma çıkmış diyorum, aradım buldum demiyorum. bu durum da akla şunu getiriyor. reklam sıfır, nasıl olsa ilki bir devrim niteliğindeydi çocuk da iş görür minvalinde bir yaklaşımla pazarlama konusunda sınıfta kalmış zannımca.
görüntü bakımından; program olduklarını öğrendiğimiz karakterlerin hepsi sanki alt sokaktaki elektrikçi abdurrahman abiye gitmişler de ''abi kıçıma nos taktırıcam ama patlar en iyisi mi sen beni ışıldat'' demişler, abimiz kıyamamış, üzerlerine evinden söküp getirdiği florasanları takmış. iyiler beyaz ışıldıyor, kötüler turuncu kırmızıya yakın bir renkte. buradan sevgili sinema seyircisinin iyiyle kötüyü algılamaları bekleniyor. ahanda orada lan, tam arkanda turuncu düdükler var, dikkat et diye bağrınasın geliyor içinden. Peki bağrınıyor musun sana kalmış. şahsen o kadar sürüklenmedim. holivud şiarı, seks satar, seksi kadın satar anlayışı. burada da bol bol var.
hikaye ye gelince insana kabak tadı veriyor. keşke sam sürekli binanın tepesinden paraşütle atlasa da digital dünyaya hiç gitmese, helalinden iyi bir kız bulup evlense. çocuk yapsa, mutlu mesut olsa diye geçiriyorsunuz içinizden. Sam digital dünyaya girer girmez, (bkz: Artificial Intelligence)filmini hatırlatır bir şekilde toplayıcıların eline düşüyor ve olaylar gelişiyor... ''çağrı cihazı'' fikri süper olmuş, ama arkası boş kalmış. onca teknolojinin içinde bu muhabbet sırıtıyor ama gülümsetiyor da. uçuş sahneleri, (bkz: matrix) ten apartılmış geldi, özellikle de yukarılara, bulutların üstüne çıkmaları ve cihazların çalışmayarak tekrar aşağı inmesi. hani trinity nin güneşi gördüm lan sevinci vardır ahanda o misal.
vel hasıl kelam boş vakit değerlendimene yardımcı olabilecek düzeyde bir filmdir kendisi. ayrıca felsefe de sıçmıştır efendim.
görüntü bakımından; program olduklarını öğrendiğimiz karakterlerin hepsi sanki alt sokaktaki elektrikçi abdurrahman abiye gitmişler de ''abi kıçıma nos taktırıcam ama patlar en iyisi mi sen beni ışıldat'' demişler, abimiz kıyamamış, üzerlerine evinden söküp getirdiği florasanları takmış. iyiler beyaz ışıldıyor, kötüler turuncu kırmızıya yakın bir renkte. buradan sevgili sinema seyircisinin iyiyle kötüyü algılamaları bekleniyor. ahanda orada lan, tam arkanda turuncu düdükler var, dikkat et diye bağrınasın geliyor içinden. Peki bağrınıyor musun sana kalmış. şahsen o kadar sürüklenmedim. holivud şiarı, seks satar, seksi kadın satar anlayışı. burada da bol bol var.
hikaye ye gelince insana kabak tadı veriyor. keşke sam sürekli binanın tepesinden paraşütle atlasa da digital dünyaya hiç gitmese, helalinden iyi bir kız bulup evlense. çocuk yapsa, mutlu mesut olsa diye geçiriyorsunuz içinizden. Sam digital dünyaya girer girmez, (bkz: Artificial Intelligence)filmini hatırlatır bir şekilde toplayıcıların eline düşüyor ve olaylar gelişiyor... ''çağrı cihazı'' fikri süper olmuş, ama arkası boş kalmış. onca teknolojinin içinde bu muhabbet sırıtıyor ama gülümsetiyor da. uçuş sahneleri, (bkz: matrix) ten apartılmış geldi, özellikle de yukarılara, bulutların üstüne çıkmaları ve cihazların çalışmayarak tekrar aşağı inmesi. hani trinity nin güneşi gördüm lan sevinci vardır ahanda o misal.
vel hasıl kelam boş vakit değerlendimene yardımcı olabilecek düzeyde bir filmdir kendisi. ayrıca felsefe de sıçmıştır efendim.
spam dostu ortalık çocuğu.. ha akabinde spam olarak bildir epostası patlasın düdüğün naraları buralardan aralardan cereyan yapmaktadır o denli. kıçım dondu
anlamsızlıktan anlam çıkarmaya çalıştıkça iyice anlamsızlaşan ve anlam çıkarmaya çalıştığım program... karşılıklı birbirimizi ağırlamaktayız...
ne yazarlar vardı artık yoklar... bunu yazan tosun okuyana kosun, okuyan kişi dumanla irtibata geçsin gönlümüz şen olsun insanı. beşer-i kamil. ses ver..
en has duygudur efendim babadan dayak yemek.
hatta babadan dayak yemedim ama adam oldum diyene asla güvenmem... ruhun hafifler babadan yediğin her kötekle, Yarabbim sana geliyorum kıh kıh edasıyla yediğin dayağın tadı damağında kalır ha babam yine diye kaşınır durursun.
onu geçtim azizim, babamın beni eşek sudan gelinceye kadar - ki baya uzun sürmüştü, şerefsiz eşek akdenizden mi geliyor anunakoim vakitleriydi- tornaaaaaa tornnaaaa diye diye köteklemesini hala unutamam, akabinde girdiğim gülme krizinden mütevellit ah beyy aptal edicen dediydim sana çocuğu baksana deliler gibi anırıyor demesini hiç unutamam..
baba dayağı bir aşktır ben de azizim. tadından yenmez o denli, deli miyim tartışılır...
hatta babadan dayak yemedim ama adam oldum diyene asla güvenmem... ruhun hafifler babadan yediğin her kötekle, Yarabbim sana geliyorum kıh kıh edasıyla yediğin dayağın tadı damağında kalır ha babam yine diye kaşınır durursun.
onu geçtim azizim, babamın beni eşek sudan gelinceye kadar - ki baya uzun sürmüştü, şerefsiz eşek akdenizden mi geliyor anunakoim vakitleriydi- tornaaaaaa tornnaaaa diye diye köteklemesini hala unutamam, akabinde girdiğim gülme krizinden mütevellit ah beyy aptal edicen dediydim sana çocuğu baksana deliler gibi anırıyor demesini hiç unutamam..
baba dayağı bir aşktır ben de azizim. tadından yenmez o denli, deli miyim tartışılır...
hayatının anlamını kavrayamamış görgüsüzler...
ha bunlara mutluluğun resmini çizebilir misin bahri dersin bir de bön bön bakarlar insanın suratına sureti biçimsizler...
ölsünler daha iyi.
o değil de bir simit gevrekliğindeki lakırdının tadını, sürme peyaz peynirle bozan totoşlar mı daha iyidir o da ayrı mevzu tabi...
ha bunlara mutluluğun resmini çizebilir misin bahri dersin bir de bön bön bakarlar insanın suratına sureti biçimsizler...
ölsünler daha iyi.
o değil de bir simit gevrekliğindeki lakırdının tadını, sürme peyaz peynirle bozan totoşlar mı daha iyidir o da ayrı mevzu tabi...
kadın izin verir, yön verir, hayat verir... her söz bir meydir dudaklarında içmeye doyulamayan, her bakış bir bir zuhul eder ruha ki şekillensin diye dünya... kadın ki kendi yaratımıyla izin verdiği var oluşa sevgisini öğretir ki, başka bir sevilesi kadından dem alabilsin diye o bakışlar...
aslında hissetiğin yanılsamadır, var olan bambaşkadır, izin verilendir. ötesine geçen zaten kadın sevgisinden bahsetmeyecektir çünkü bahşedilen bambaşka bir aşktır..
hülasa kadın sevgisi diye bir şey yoktur, sevmesine izin verilenler vardır...
aslında hissetiğin yanılsamadır, var olan bambaşkadır, izin verilendir. ötesine geçen zaten kadın sevgisinden bahsetmeyecektir çünkü bahşedilen bambaşka bir aşktır..
hülasa kadın sevgisi diye bir şey yoktur, sevmesine izin verilenler vardır...
kendisi hep üstedir. üstte olmaktan acayip zevk alır. elinde çükü 31 çeken abazan misali ortada dolananlardan hoşlanmaz...
psikolojik cikletleri olan yazardır. çiğner çiğner patlatır. bu denli de denyodur.
saygı duyulası genç yazarımızdır.
akabinde;
düzensizlik bile bir düzen ise düzen hiç var olmayacak bir olgudur... sizliktir... denir ve susulur. gerisini getirme çabası yoktan bir düzen yaratma çabasıysa nafiledir nitekim düzensizlikte bir düzendir denilmiştir... sorgularken yargılamak her kula nasip olmayan bir yetidir, tebrik edilesidir...
demek ki ne yapmıyoruz, yargılamıyoruz elimize gözüme bulaştırmıyoruz nitekim komik oluyor...
akabinde;
düzensizlik bile bir düzen ise düzen hiç var olmayacak bir olgudur... sizliktir... denir ve susulur. gerisini getirme çabası yoktan bir düzen yaratma çabasıysa nafiledir nitekim düzensizlikte bir düzendir denilmiştir... sorgularken yargılamak her kula nasip olmayan bir yetidir, tebrik edilesidir...
demek ki ne yapmıyoruz, yargılamıyoruz elimize gözüme bulaştırmıyoruz nitekim komik oluyor...
aslında herşey gayet net ve açıkça ortadayken dumanlı bir kafadan çıkan önermelerin karşıdaki varlıkta yarattığı etkiyi görememekten, hadi yorum yap, yazdım ama senin de söylemene ihtiyacım var demekten öteye gidemeyen bir önerme zannımca. kızgın kumlardan serin sulara atlamak gibi son derece ferahlatıcı...
benzerlik değil de bağımlılık açısında ele alırsak süründüre süründüre hem zevk hem de acı veren, dumanlı dalgalarında sevgilinin göğüslerinin arasında uzanarak hülyalara daldığınız sabahlamaların doruğunda ihtiyaca mukabil ellerinizi hatta farkında olmadan da ruhunuzu kirletenler... soluk almaya açken zehirlenmek ve hatta bile bile zehirlenmek... hayır artık hayatımda yeri yok derken yine düşmek aynı rüyaya saçma sapan işler işte...
her sabah temiz ve saf halinizle, anadan doğma dünyaya nefes verdiğinizde elinden gelen her parçasıyla her silahıyla zuhül eder beyninize.. uykulu uyanıklığınızın arasına sızarken de hor görür sizi, yıkar geçer gider ancak yine de zevkle ...
her sabah temiz ve saf halinizle, anadan doğma dünyaya nefes verdiğinizde elinden gelen her parçasıyla her silahıyla zuhül eder beyninize.. uykulu uyanıklığınızın arasına sızarken de hor görür sizi, yıkar geçer gider ancak yine de zevkle ...
1. nesil olduğu için sağa sola küfrederken karşılaştığım yazar.
yani bu denli ego sahibi, idine ettiğimin zabaskometre güdümlü bakış açısı yüzünden 90 a çakan şaşkın futbolcu ambiyansına akıl sır veremiyorum...ne denir bilmem ki...
ps: yok bir şey...
yani bu denli ego sahibi, idine ettiğimin zabaskometre güdümlü bakış açısı yüzünden 90 a çakan şaşkın futbolcu ambiyansına akıl sır veremiyorum...ne denir bilmem ki...
ps: yok bir şey...
asimile olmuş, rezil rüsva yazar... bu kadar da terbiyesiz yani. lan bana da söyle beraber asimile olup, salı pazarına gidelim, ikizlere takke, parmak arası terlik alalım değil mi?...
ps: döndüm yirim.
ps: döndüm yirim.
yine çaylak olmuş ahahaha ahahaha hatta ahahha denilesi gaydırıguppak yazar...
yıllar geçse de bir şey değişmiyor azizim...
dipsos: ben geldim, tostumu yedim bekliyorum.
yıllar geçse de bir şey değişmiyor azizim...
dipsos: ben geldim, tostumu yedim bekliyorum.