bugün
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları8
- filtreli fotoğraf paylaşan erkek6
- burunla blok flüt çalabilmek6
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim4
- kadın yazar çekme başlıkları6
- efesle tuborgu karıştırıp içmek5
- mesajlara hızlı cevap vermek9
- tai lung12
- geldimgittim5
- çaylaktan dönüp geri çaylak olmak2
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron5
- kiraz vs vişne4
- sözlüğü anı defteri gibi kullanmak6
- sinek sokması3
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor10
- dünyada her saniye iki kişinin ölmesi3
- sineklik olmasına rağmen giren sinek2
- hegelci giremez2
- trafikte hanımının yanında artistlik yapsalar6
- kafaya kuş sıçması5
- ortega sedat2
- sözlükte kavga oluyor hissi3
- tak tak sedat2
- kısa aralıklarla kaka yapmak2
- üniversitede kızlara para yedirmek6
- yazın çorap giyen insan3
- yeşil nohut3
- sporcu motorcu müzisyen ve uzun boylu olmak3
- seri gizli artı oy veren melek5
- şenay gürler2
- çarşının orta yerine sıçmak2
- semih saygıner'in yaşlanması2
- her sabah mutlu uyanan insan2
- kadınların çok tacizci olması2
- hiçbir erkek için çabalamayan erkek2
- ışın kılıcı ile döner kesmek2
- sınıfın en uzun boylusu olmak2
- hiçbir kız için çabalamayan erkek2
- taşak sütyeni3
- kulaklarından tavana çivilemek2
- elektronik devre elemanları2
- gece çiğ köfteci aramak2
- 40 hadis4
- galatasaray8
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- sabah kahvesi2
- velvet'in elleri nimettir3
- esnerken çene altındaki damarların üstüste binmesi2
- işerken hapşırmak2
- manifest dinleyen erkek11
a 101 marketlerinde satılan traş bıçağı, traş köpüğü ve traş kolonyası markası.
okumamla assasin's creedin masyaftakaki sahnelerinin canlanması bir oldu.
akıl hoca .deneyimli yönetici veya çalışan.
hacker manifestosunu yazan hackerın nickidir.
manifestonun çevirisi:
--spoiler--
Bugün bir diğeri daha yakalandı, boydan boya tüm gazetelerdeydi. "Bilgisayar suçundan genç biri tutuklandı", "Banka tahrifatından sonra hacker yakalandı"... Lanet olası çocuklar.
Hepsi birbirinin aynı.
Fakat 1950' lerin teknobeyni ve üç parçalı psikolojik yapınızla hiçbir hacker' ın gözlerinin arkasında neler olduğunu anlamaya çalıştınız mı? Onu bu kadar sert yapan neydi diye merakettiniz mi? Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü? Ben bir Hacker-ım, dünyama girin... Benim dünyam okul hayatımla başlar... Diğer çocuklardan fazla zekiydim, bize öğrettikleri bu saçmalık beni sıkıyordu... Lanet olası beceriksizler.
Hepsi birbirinin aynı.
Ortaokul veya lisedeydim. Hocaların onbeşinci kez bir kesiri nasıl indirgeyeceklerini dinlemiştim. Ben anlamıştım. "Hayır hocam, size ödevimi gösteremem, ben onu kafamdan yaptım..." Lanet olası velet. Muhtemelen kopya çekmiştir.
Hepsi birbirinin aynı.
O gün bir şey keşfetmiştim. Bir bilgisayar buldum. Bir saniye, bu muhteşem. Tam istediğim gibi bir şey. Ne yapmasını istersem onu yapıyor. Eğer hata yaparsa, onu ben beceremediğimdendir. Beni sevmediğinden değil... Veya benden korktuğundan değil... Veya benim çok akıllı bir fırlama olduğumu düşündüğünden değil.. Ya da öğretmeyi sevmediğinden ve burda olmaması gerektiğinden değil... Lanet olası velet. Bütün yaptığı oyun oynamak.
Hepsi birbirinin aynı.
Ve birden bir şeyler oldu... Başka bir dünyaya bir kapı açıldı... Telefon hattında bir bağımlının damarlarındaki eroin gibi gezinmek, bir elektronik nabız dışarıya gönderildi, günden güne artan yeteneksizliklere karşı, bir sığınak aranıldı... Bir sığınak bulundu. "işte bu... Burasu benim ait olduğum yer." Buradaki herkesi tanıyorum... Hiçbiriyle tanışmamış, Konuşmamış ya da bir daha hiç haber almayacak olsam bile. Hepinizi tanıyorum... Lanet olası çocuk. Telefon hattını yine meşgul ediyor.
Hepsi birbirinin aynı.
Kıçınıza bahse girersiniz ki hepimiz birbirimizin aynısıyız... Bizler okulda büftek istediğimizde kaşıkla bebek maması ile doyurulanlarız... Pişirdiğiniz etin lokmaları çiğnenmiş ve lezzetsizdi. Biz sadistler tarafından kontrol edildik veya ruhsuzlar tarafından terslendik kaile alınmadık. Öğretcek bir şeyleri olan çok azı bizim öğrenmeye istekli öğrenciler olduğumuzu fark ettiler. Fakat bu insanlar çöldeki su damlacıkları gibiydi. Bu bizim dünyamız şimdi... Elektronların ve elektronik düğmelerin dünyası, bilgi aktarım hızının güzelliği. Fırsatçı oburlar tarafından yönetilmeseydi sudan ucuz olacak servisleri, zaten var olan bir sistemi, bedava kullandığımız için bizleri suçlu diye itham ediyorsunuz. Keşfediyoruz... Ve siz bize suçlu dediniz. Bilginin peşinden gidiyoruz... Ve siz bize suçlu dediniz. Bizler derimizin rengi olmadan varolduk, milliyetsiz, hiçbir dine ait olmadan... Ve siz bize suçlu dediniz. Atom bombası ürettiniz, savaşlara girdiniz, cinayet işlediniz, hile yaptınız ve bize yalan söylediniz ve bunların bizim yararımıza olduğuna inanmamızı sağlamaya çalıştınız ve biz hala suçluyuz. Evet, ben bir suçluyum. Benim suçum merak etmek. Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil. Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz. Ben bir hacker'ım ve bu benim manifestom. Bu bireyi durdurabilirsiniz fakat hepimizi durduramazsınız.
Hepsinden öte, hepimiz birbirinimizin aynısıyız.
The Mentor(8 Ocak 1986)
--spoiler--
manifestonun çevirisi:
--spoiler--
Bugün bir diğeri daha yakalandı, boydan boya tüm gazetelerdeydi. "Bilgisayar suçundan genç biri tutuklandı", "Banka tahrifatından sonra hacker yakalandı"... Lanet olası çocuklar.
Hepsi birbirinin aynı.
Fakat 1950' lerin teknobeyni ve üç parçalı psikolojik yapınızla hiçbir hacker' ın gözlerinin arkasında neler olduğunu anlamaya çalıştınız mı? Onu bu kadar sert yapan neydi diye merakettiniz mi? Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü? Ben bir Hacker-ım, dünyama girin... Benim dünyam okul hayatımla başlar... Diğer çocuklardan fazla zekiydim, bize öğrettikleri bu saçmalık beni sıkıyordu... Lanet olası beceriksizler.
Hepsi birbirinin aynı.
Ortaokul veya lisedeydim. Hocaların onbeşinci kez bir kesiri nasıl indirgeyeceklerini dinlemiştim. Ben anlamıştım. "Hayır hocam, size ödevimi gösteremem, ben onu kafamdan yaptım..." Lanet olası velet. Muhtemelen kopya çekmiştir.
Hepsi birbirinin aynı.
O gün bir şey keşfetmiştim. Bir bilgisayar buldum. Bir saniye, bu muhteşem. Tam istediğim gibi bir şey. Ne yapmasını istersem onu yapıyor. Eğer hata yaparsa, onu ben beceremediğimdendir. Beni sevmediğinden değil... Veya benden korktuğundan değil... Veya benim çok akıllı bir fırlama olduğumu düşündüğünden değil.. Ya da öğretmeyi sevmediğinden ve burda olmaması gerektiğinden değil... Lanet olası velet. Bütün yaptığı oyun oynamak.
Hepsi birbirinin aynı.
Ve birden bir şeyler oldu... Başka bir dünyaya bir kapı açıldı... Telefon hattında bir bağımlının damarlarındaki eroin gibi gezinmek, bir elektronik nabız dışarıya gönderildi, günden güne artan yeteneksizliklere karşı, bir sığınak aranıldı... Bir sığınak bulundu. "işte bu... Burasu benim ait olduğum yer." Buradaki herkesi tanıyorum... Hiçbiriyle tanışmamış, Konuşmamış ya da bir daha hiç haber almayacak olsam bile. Hepinizi tanıyorum... Lanet olası çocuk. Telefon hattını yine meşgul ediyor.
Hepsi birbirinin aynı.
Kıçınıza bahse girersiniz ki hepimiz birbirimizin aynısıyız... Bizler okulda büftek istediğimizde kaşıkla bebek maması ile doyurulanlarız... Pişirdiğiniz etin lokmaları çiğnenmiş ve lezzetsizdi. Biz sadistler tarafından kontrol edildik veya ruhsuzlar tarafından terslendik kaile alınmadık. Öğretcek bir şeyleri olan çok azı bizim öğrenmeye istekli öğrenciler olduğumuzu fark ettiler. Fakat bu insanlar çöldeki su damlacıkları gibiydi. Bu bizim dünyamız şimdi... Elektronların ve elektronik düğmelerin dünyası, bilgi aktarım hızının güzelliği. Fırsatçı oburlar tarafından yönetilmeseydi sudan ucuz olacak servisleri, zaten var olan bir sistemi, bedava kullandığımız için bizleri suçlu diye itham ediyorsunuz. Keşfediyoruz... Ve siz bize suçlu dediniz. Bilginin peşinden gidiyoruz... Ve siz bize suçlu dediniz. Bizler derimizin rengi olmadan varolduk, milliyetsiz, hiçbir dine ait olmadan... Ve siz bize suçlu dediniz. Atom bombası ürettiniz, savaşlara girdiniz, cinayet işlediniz, hile yaptınız ve bize yalan söylediniz ve bunların bizim yararımıza olduğuna inanmamızı sağlamaya çalıştınız ve biz hala suçluyuz. Evet, ben bir suçluyum. Benim suçum merak etmek. Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil. Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz. Ben bir hacker'ım ve bu benim manifestom. Bu bireyi durdurabilirsiniz fakat hepimizi durduramazsınız.
Hepsinden öte, hepimiz birbirinimizin aynısıyız.
The Mentor(8 Ocak 1986)
--spoiler--
homeros'un savaşa giderken çocuğunu emanet ettiği kişi değildir. homeros'un odyssey adlı eserinde anlatılır; odysseus, truva savaşı'na hazırlanırken oğlu telemachus, yunanistan'da kalacaktır. odysseus başına savaşta bir şey gelirse sahip olduğu bilgileri oğluna aktaramayacağını fark eder. bu yüzden, aile dostu bilge mentor'u, oğlu telemachus'a nasıl krallık yapması gerektiğini öğretmek üzere görevlendirir. bu bir gelenek haline gelir ve antik yunan'da bilgeler bu geleneği sürdürürler.
Alkimos'un oğlu. Odyseus'un sadık dostu. Athena Mentor'un kılığına girip Telemakhos'a öğüt verirdi.
yine resimli bar hakkında yazdıklarım sebebiyle ben ve dünyada en sevdiğim varlıklardan biri olan annem hakkında ahlaksızca şeyler yazmış terbiye yoksunu.
resimli bar daki entryim nedeniyle annem ve benm üzerime fantaziler kurmuş ne yapmaya çalıştığını anlamadığım terbiyesiz.
türk futbolunda hakemler için maçlarda bulundurulacak beş kişi.
(bkz: mentos)
homeros un savaşa giderken çocuğunu emanet ettiği bilge kişi.
Kendisinden daha az deneyimli bir çalışanın gelişmesi için ona yardım eden deneyimli ve kıdemli bir çalışan ya da yönetici.
ikinci nesil yazar.entrylerinden anladığımız kadarıyla müzik zevkide iyi.*
henüz çaylak yazar.*
Anlamı akıl hocası olan benım ise anlamı dışında bir anlam yükledigim kelime
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar