bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    kin kusmak, dert anlatmak, sevgi saygı sunmak, hal hatır sormak gibi pek çok amaçla yazılabilen, yazıldıktan sonra zarfa konulup posta yoluyla alıcıya teslim edilen ve göbek adı name* olan yazılı kağıt.
    4 ... cikarinbeniburdan
  2. 2.
    bir attila ilhan şiiri. duvar adlı ilk şiir kitabında yer alır.
    ... mr.ram
  3. 3.
    türkülere, şarkılara da imge, şimdilerde ise tarih olmuş, iletişimin aracı olmaktan öte anlamlar da yüklenen mazruf. "kahraman mektup süper mail"e karşı olsa diyesim gelir bazen ferhan şensoy'u da anımsayarak.nazım hikmet'i de anımsatır bana "buruşuyor hala gelmeyen mektubun avucumda" dizeleriyle ne kadar da çok şey taşırmış mektup insana derim.
    1 ... kassandra
  4. 4.
    bir yıldızdoğan eseridir.

    Mektup


    Ya işte böyle iki gözüm. Bakıyorum da şunlara, şaşıyorum, canım sıkılıyor, Allah canımı alsın. Zengin babaları sayesinde, lüks arabalarla, gündelik sevgili değiştiren, aşkı ve sevdayı iki öpücük zannedenlere kızıyorum. Kızdığım gibi de acıyorum. Bana ne diyemiyorum işte. Takıyorum kafama. Bölüyorum uykularımı. Çünkü bu gençlik bizim, bizim...

    Anlat diyorsun ya ikide bir, yaralı yüreğimle yaralamak istemezdim seni.
    Ama sevda ne demek, ama gönül ne demek, vefa ne demek ve ben seni nasıl sevmişim vay vay vay ki vay.

    Ben, insanların toprakla haşır neşir olduğu, çocuklarına helâl lokma için terlerini toprağa akıtan, eli nasırlı mı nasırlı, yüzü güneş yanığı, gönlü ezelden yanık, güneşin toprakla buluştuğu; buram buram dert, buram buram hasret, buram buram sevda kokan, hürriyet sevdalısı milyonlarca yiğitten biriyim.

    Anam, abdestsiz göğsünü vermemiş bana. Ola ki Allah'a, ola ki vatana ve ola ki sevdiklerine ihanet eder diye. Anamın ak ve helal sütünden midir, nedir; vefasızlığın "v"si yoktur kitabımızda. Hele güzelim sevdiğini yarı yolda bırakmak; nankörlüğün ve namertliğin en adisi budur işte.

    Gönül dersen gönül, yürek dersen yürek, aşk dersen aşk; bırak duygularımı yüreğime, yüreğinde bul kendini! Gör ki nasıl sevmişim seni, vah vah.

    18'inde deli taylara benzer kızlarımız. Geçit vermez yüce dağ gibi heybetli, şahin bakışlarında mertlik; ama yufkadır yürekleri. Onlar ki sevdiklerine toprak kadar vefalı, onlar ki sevdiklerine gün gibi, güneş gibi sadık, kardelen çiçekleri kadar sabırlı, ki onlarda iffet, ki onlarda edep. Onlar sevdiler mi başka severler güzelim.

    21. asırda ne Karacaoğlan'ı, ne Köroğlu'nu, ne de Ferhat'ı aratır yiğitlerimiz. Gönül bu ya; hep ulaşılmaz, erişilmez dallara bağlanır. Çile ise çile, dert ise dert, pes etmek mi asla! Ve yiğitliğin kitabı yazılmaz gülüm. Yiğitlik yürekte saklı, yiğitlik gönülde gizlidir. Yiğitlik sadece bilekte değil.

    Bizi biz eden, bizi farklı kılan; bu düşüncemiz, bu gönlümüz. Çünkü biz sevdiğimizi iki öpücük niyetine değil, Allah'ın bir emanet kuşu bilip, bir ömür boyu aynı yastıkta bir ömür sürmek için severiz.

    Ben sevdiğime gel dediğim vakit dağları yırtıp gelen, git dediğim vakit; kaşlarını çatmadan,arkasına bakmadan gidendir. Zannetme ki korkudan, edepten, gönülden, sevgiden.

    işte güzelim, diyorum ya ikide bir; gönül dersem gönül, yürek dersem yürek, aşk dersem aşk;
    Bırak duygularını yüreğime, yüreğimde bul kendini!
    Gör ki nasıl sevmişim seni, vah vah!...
    4 ... kara hilal
  5. 5.
    bekleyiştir,özlemdir

    şairlerin şiirlerini süsler...

    "buruşuyor hala gelmeyen mektubun avucumda"

    N.H.R.
    2 ... lavinya_
  6. 6.
    farklıdır mektup...posta kutusundaki boşluğu dolduran beyaz bir zarfla başlar heyecan, üstelik daha zarf yırtılmamış, satırlara gömülünmemiştir daha.yollayanın teni değimiştir oysa, bakışları düşmüştür o ak kağıda.hatıra yüklü kervanlar yük alır, yük boşaltır sanki hatıra pazarımıza...

    bir mektup üç satır yazı gömlünün karası
    tırmalamış ak kağıdı,ak kağıdı
    dilinde dostun selamı
    bağlamış dört yanını...
    ... nıhavend
  7. 7.
    hem yazmak ve göndermek hem de almak dünyanın en güzel mutluluklarından biridir. biri için el emeğiniz göz nurunuzla içinizden geçenleri yazmak, bazen rengarenk bazen bembeyaz bir zarfın içine koyup, zarfın kapağını yalayarak yapıştırmak sonra onu postaneye götürüp pul yapıştırıp yollamak. cevabını beklemek günlerce. ve posta kutusunda size gülümseyen bir zarf bulmak belki haftalar sonra. kin ve nefretin esir ettiği bu yoğun ve ağır dünyada bir anda hafiflemek. alelacele açmak zarfı, okumak, bir daha okumak, gülmek, gülümsemek...

    sonra herbiri belki ölünceye kadar saklanıcak, arada sırada karıştırılıp hatırlanıcak olan mektupların arasına koymak mutlulukla. eski de mi kaldı bu gelenek yoksa? herkesin bir cep telefonu, mail adresi, msn adresi var nasıl olsa, ne kadar kolay iletişim değil mi? mektubun da amacı iletişim belki ama en güzel duygu iletişimi o. sanal değil, tamamıyla gerçek, ellerinizle dokunabildiğiniz, yüreğinizin en diplerinde hissettiğiniz bir gerçeklik. *
    1 ... komplikasyon
  8. 8.
    ne e-mailin, ne smsin, ne de başka bir şeyin yerini tutabileceği en eski haberleşme araçlarımızdandır. eskiden şişelere konulup denize atılanlarından tutun da güvercinlerle aşıklara yollanılanlara kadar pek çok çeşidi mevcuttu, globalleşip garipleşen şimdiki zamanda ise en revaçta olanları elektronikleri... ama, hiç kağıdın hışırtısının yerini tutabilir mi tuş sesleri? ya da hiç monitörün ışığı, mürekkep kokusuyla bir midir?
    1 ... yasak merve
  9. 9.
    bu zülfü livaneli şarkısının sözlerinde aras ören imzası da görülmektedir.
    ... vernon sullivan
  10. 10.
    e-mail devri ile unutulmaya yüz tutmuş, sms devri ile raflara kaldırılmış olan duyguların ifadesi sevginin iletisi olan eski bir kağıttır.
    1 ... lucifer anarchos