bugün

(Bkz:sevgiliye yazılan mektubun sonuna anangile selam yazmak)
(bkz: yaşanmıştır)
e-posta nin gundeme gelmesiyle eski ragbetini yitirmistir.
teoman' ın sözlerinin her biriyle, müziğinin her notası ile insanın içini bir buruklukla doldururken dinlemekten zevk aldıran şarkısıdır.
*
insanın açmak için en heyecanlandığı nesne.yazanın kokusu bile siner kağıda."sevgili vs" diye başlanır,gözlerinden öperim diye bitirilir.
mutlaka birilerine gönderilmek için yazılmaz. insan kendi iç dünyasına bir yolculuk yapmak istediğinde de mektuba başvurabilir. insan sıkıntılarını, mutluluğunu, özlemini kaleme kağıda sarılarak daha bir içten yazar gibi geliyor bana. samimiyet var adında. özen var, dikkat var. kuralları var. bir çok öge barındırıyor mektup, hayatla alakalı olarak. yoktan bir şey var ediyorsunuz. kokunuzu, göz yaşınızı, terinizi bırakıyorsunuz. sizden bir parça gibi oluyor. belki de ben fazla anlamlar yüklüyor olabilirim.
eski sevgili özlemi, hasret.... şimdi ise yaşanılamayan duygular bütünlüğü
30 sayfayı aşınca başka bir isim verilmesi gereken şey. * 3 sene öncesinin uğraşı.
analog olanları makbuldur.
karadeniz yöresinde söylenen anaonim bir türkü; farklı sözleri var, toparlayabildiklerim şöyle:

mektup yazdım acele
oku oku hecele
mektup bendendir yarim
at koynuna gecele

mektup yazdım sevdama
okusun heceleri
geleceğim aklına
cuma geceleri

mektubumun uçları
bağlamadır bağlama
ben yazarken ağladım
sen okurken ağlama

mektup yazdım sevdama
okusun heceleri
getir beni aklına
cuma geceleri

mektup yazdım kış idi
kalemim gümüş idi
okuyan incinmesin
yüreğim yanmış idi

mektup yazdım acele
oku oku hecele
mektup benim vekilim
al koynuna gecele

mektup yazdım kış idi
elim üşümüş idi
daha yazacaktım
kalemim donmuş idi

mektup yazdım özümden
oku benim sözümden
mektup beni seversen
öp yarimın gözünden

mektup yazdım karadan
dağlar kalksın aradan
bizi kavuşturacak
yeri göğü yaradan
turgay fişekçi şiirinin ismidir.

Nefret ediyorum kendimden
Erken yattığım akşamlar
Günün kurşun yorgunluğuna yenilip
Bir patates çuvalı gibi devrilince yatağa
Yaşadığımız hayat başkalarının da
Bizim için ölenlerin
Bizim için yaşayanların
Gün gün , dakika dakika
Tüm hayatlara borçlu yaşıyoruz
Belki bundan ter içinde fırlamak yataktan geceyarıları
Sarılmak bir kitaba
Sarılır gibi susuz gecelerde yare
Başımdan aşağı döktüğüm soğuk suların
Vücudumda cazlaması bundan
Belki O beni uyutmayan
Çelik ışıklı insan gözleriyle
Bir hayata nelerin sığabileceğini anlatan
Akan terler
Kimsenin geçmediği
Bembeyaz yollar açıyor yüreklerde
Tüm bilim , yaşam ve sanat
Geçmeli bu yollardan
Yürürken sevdiğime..
(bkz: haramiler - mektup)
Telefonda konuşamam bilirsin,
Mektuplarıysa ertelerim hep,belkide yazım çirkin diye.
Çok düşündüm, çok kurdum,
Karar verdim hep vazgeçtim,ama sana yazabilirim nihayet.
Aslında söz vermiştim,duygularımı kilitlemiştim,ta ki sen açana dek.
Korkma sevgi dilenmeyeceğim ama bilirsin beni işte
Bitiririm her şeyi bir dikişte

Napim?
Aşk bu,savaş bu binlerce yıldır sürüp giden
Aşk bu,savaş bu kadın ve erkek arasında

Artık saymıyorum yılları,bana deyip geçen hayatları,
Zaten pek de sevmem insanları.
Ama kimi dostlar var sevdiğim,sokak köpekleri beslediğim,
Bazı güzel anılar biriktirdiğim.
Tutku garip bir şey ve çok vahşi,
Ve çok hırslıydım zaten bende o yüzden de yağmaladım seni…
Kolay değildir bilirim,bir aşkı bir kalbe koymak,
Hele bir başkasını severken sen.

Teşekkürler,bir zamanlar beni cok sevdiğin için
Bu mektup da olmadı,kelimeler toparlanmadı,işte şimdi çöpe gidiyor.
Yinede mektubuma son verirken,
Seni her zaman çok seven,
Ben..

dinlerken canımızı çok acıtan Teoman şarkılarından biridir. düşünsenize bir zamanlar beni çok sevdiğin için teşekkürler diyor. kim bilebilir ki karşı tarafın sevdiğini. ama hala seviyorsun. yine acıdım bu aşık hallere. maşuk ne anlasın aşığın halinden. biz mektup yazar dururuz göndermemek üzere. belki de biz mektup gibiyizdir hiç açılmamış, saklanmış ama zamanla kaybolmuş.
kapalı ceza ve infaz kurumlarında barınan insanların beklediği şey.

(bkz: allah esirgesin)
çağımızın mesaj e-posta gibi teknolojik değerlerine karşı benim asla kaybetmediğim, adresine ulaşmasada yazmaktan usanmadığım yazılarım, manevi değerlerimdir. Annemin babama yazdığı ilk mektubu gibi asla eskimeyecektir.
vazgeçemediğim, en asil iletişim aracı. ne zaman bir zarf geçse elime ister istemez heyecanlanırım, genelde faturalar çıkar içinden ama olsun inanıyorum bir gün herkes mektuplaşmanın değerini anlayacak. ya da anlamayacak.
teoman'ın harika bir kaç sözle bitirdiği şarkıdır...

tesekkürler, bir zamanlar beni çok sevdigin için. bu mektup da olmadi, kelimeler toparlanmadi, iste simdi çöpe gidiyor.
yine de mektubuma son verirken seni her zaman çok seven
ben.
annemle babamın evlenmeden önceki mektuplarını okudum..

babam özelimizi okumaya utanmıyomusun desede.. okudum evet yaptım bunu.

en dikkati mi çeken şey babamın 'bana 23 sayfadan az yazma yoksa okumam' yazmış olmasıydı.

anneme sordum 'onunla mı uğraşıcam, hiç yazmadım o kadar' dedi.
ilkokula giderken öğretmenimiz tarafından sevdiğimiz bir kişiye sürekli olarak yazmak zorunda bırakıldığımız eski usul haberleşme yöntemi. o zamanlar 'bu bilgi ne işimize yarayacak' dediğim ve haklı çıktığım şeylerden biriydi nasıl mektup yazıldığını öğrenmek.
"napim?
aşk bu, savaş bu binlerce yıldır sürüp giden
aşk bu, savaş bu kadın ve erkek arasında"
iletişim yollarından emekli olmuş bir haberleşme aracı. ah ne de güzeldir halbuki 'söz uçar yazı kalır.' cümlesi. öyle de oldu hakkaten verilen , söylenen sözler uçtu, unutuldu.. şimdilerde ise daha kolay haberleşiyor insanlar unuttular mektupları. ama nedense herkesin aklı eskilerde . teknoloji geliştikçe insanlar arasındaki iletişim gerilemekte mi bana mı öyle geliyor. şaştım kaldım bu işe. neyse mektup öldü. ha bir aps vardı ona noldu ya?
artık kullanılmamalarının postacıları (mesela babam) rahatlattığı kanısında olduğum haberleşme şeysi
şimdilerde, postacıların çantalarındaki yerini kredi kartı ekstrelerine bırakmış haberleşme aracı.
özlenendir, en çok özlediğine yazdığında güzeldir.
yazılmamasına şaşırdığım über haramiler şarkısı.

inan düşündüm hiç olamazdı seninle
Ağırlığın bana çok gelir taşıyamazdı kalbim seni de

inan çok düşündüm hiç olamazdı seninle
Ağırlığın bana çok gelir taşıyamazdı kalbim seni de

Bitti tüm kavgalarım nerdesin diye sormalarım
Bak sensiz de yaşıyorum hayatı böyle

Bitti tüm kavgalarım nerdesin diye sormalarım ama
Bugünlerde çok yalnızım

Ağzımda bir sonbahar şarkısı birde sensizliğin kalp ağrısı
Pişmanmıyım bende bilmiyorum dedim ya çok yalnızım

Aklımdan hiç çıkmıyor peki hoşçakal deyişin
Gözünde bir damla yaş ile arkana bile bakmadan gidişin

Aklımdan hiç çıkmıyor peki hoşçakal deyişin
Gözünde bir damla yaş ile arkana bile bakmadan gidişin

Bitti tüm kavgalarım nerdesin diye sormalarım
Bak sensiz de yaşıyorum hayatı böyle

Bitti tüm kavgalarım nerdesin diye sormalarım ama
Bugünlerde çok yalnızım

Bilirim sende çok yalnızsın hasret yaş olur gözlerinde
Ağlarsın bir köşede sessizce başını omzuma koymadan ilk defa

Tut ellerimi sensizlikten çek al beni
Tut tut ellerimi sensizlikten kurtar beni
kimi zaman susmaların, kimi zaman da susmamacasına konuşmaların biraraya geldiği; ağlamanın, gülmenin, özlemenin, kavuşma iştiyakının kelime hâline bürünmüş resmidir.
© copyright 2005 - 2026