bugün
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak7
- 500 ve 1000 tl lik banknotların çıkmama nedeni7
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması18
- velvet48
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- kadına sahip olmak2
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl17
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- şehre inen domuzları besleyen kadın2
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- amerika ve israil ordularının birleşmesi2
- en kibirli yuzır10
- habire1239
- yaşlı kadın yuzırlar8
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek11
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- gaylik alametleri7
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- yeni parti25
- friedrich hegel la bi cay icek10
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- nervio19
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- velvet vs nervio24
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- freddy krueger ı oynayabilecek türk aktör2
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- g'i l d'e d l'i l y15
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- uludağ sözlük magazin servisi5
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı2
- her kadının hoşuna gidecek şey4
- bıyığımı alsam ben var'ya diyen kız4
- puura10
- merak ediyorsan yaz7
- ruh hastası sapık yazarlar5
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
- kızların keko erkek seviyoruz demesi13
- true vs yagmurcu12
- ben geldim kerkenezler18
- kaçak elektrik tüketimi yüzde 94 olan bölge9
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- true yahudi mi10
- cumhuriyet halk partisi12
her sınavının sonunda etrafta ağlayan salak kızlara bakıp küfür ettiğim ve sınıftan bir hışımla çıkıp tuvalette sigara içtikten sonra kendime geldiğim yegane derstir.
zihin açar ufuk genişletir. öle okul bittikten sonra kenara atmamak gerek.
hepimizin okul sıralarında karşılaştığı ve çoğumuzun başına bela olan melun şey. ama ne yazık ki okul sıralarında, kara tahtanın karşısında öğrendiğimiz matematik, genellikle, gerçek matematiğin çok küçük ve çoğu kez korkunç kısmıdır. bunun en önemli sebebi matematiği bize anlatanın aslında matematiği sevmemesidir.
oysa matematik sayılar dan çok daha fazlasıdır. matematik tutkudur, estetiktir, zarafettir, her şeyden öte matematik gençlik ateşinin ta kendisidir. doğayı anlama çabasıdır. kesinliktir. bakın albert einstein matematik hakkında neler söylüyor:
matematiğin bütün bilimlerin üstünde özel bir saygınlığının olmasının nedeni, onun yasalarının kesin, doğru ve tartışılmaz olmaları, öbür bilimlerin yasalarının ise bir ölçüde tartışmaya açık olmalarıdır ( )
matematik kesin değilse sadece bir hiçtir; yaklaşıklık ya da dolaylılık yoktur.
insanların kafasını karıştıran asıl soru matematiğin tam olarak ne işe yaradığıdır. kimya kıyafetlerimizden ilaçlarımıza, biyoloji içimizdeki hücrelerden onun içine kadar her yerde varken matematik nerededir? işte bu yüzden matematik sevilmez; küçük çocuk bakkaldan aldığı şekerin para üstünü hesaplamaktan başka hiçbir yerde görmez; bu kadar uğraştırdığı halde bir işe yaramayan biri de genelde pek sevilmez.
eğer insan ruhunda sanattan anlayan bir köşe varsa, ki her zaman olur (ister resim, ister müzik) , ona gerçek matematik anlatıldığı takdirde onu sevecektir. mesela asal sayıların sonsuz olmasının ispatı, hemen tüm matematikçiler tarafından, en estetik ispat olarak kabul edilmektedir.
asal sayıların sonsuz olması kulağınıza normal gibi gelebilir; ama asıl zarafet ek bir bilgiyi verince ortaya çıkar. 0 10.000 arasındaki asal sayılara a, 10.000 20.000 arasındakilere b, 20.000 30.000 arasındakilere c diyelim. bir bilgisayar yardımıyla a, b ve c yi hesaplattığınızda a>b>c olduğunu görürsünüz. hatta asal sayıların sayısı her onbinlik devirde azalır; ama asla sonlanmaz. bunu daha iyi anlayabilmek için ağzına kadar dolu bir pirinç çuvalı düşünün. çuvalı açıp pirinçleri dökmeye başladığınızda ilk önce daha fazla pirinç dökülür, giderek azalır ve sonunda biter. asal sayılar da öyledir; ama bitmezler. peki bunu nasıl biliyoruz?
asal sayıların sonlu ve n tane olduğunu kabul edelim. ilk asal sayımız p1, ikincisi p2, üçüncüsü p3, ve sonuncusu pn olsun. bu asal sayıları çarpalım ve sonuca bir ekleyelim; yeni sonucumuz da x olsun.
x= p1.p2.p3 .pn + 1
x sayısı nı p1 e bölmeye kalkınca bir arttığını görürsünüz. aynı şey p2, p3, p4, ve pn için de geçerlidir. demek ki x sayısı asaldır ve bu döngü sonsuza kadar gidebilir. yani asal sayılar (prime numbers) sonsuzdur.
bu ispat o kadar sevilir ki; birçok matematikçinin matematikçi olmasını sağlayabilmiştir. matematik ne yazık ki tamamen soyuttur; elbette ki estetikliği de soyut olacaktır. (fraktalları bunun dışında tutarsak tabi) ama matematik 2500 yıllık bir aşktır; ve muhtemelen dünyanın yıkıldığı güne kadar dayanabilen tek uğraş olacaktı.
ek: abisi on saniyede şunları nasıl okuyup nasıl eksiliyorsunuz bana da öğretin.
oysa matematik sayılar dan çok daha fazlasıdır. matematik tutkudur, estetiktir, zarafettir, her şeyden öte matematik gençlik ateşinin ta kendisidir. doğayı anlama çabasıdır. kesinliktir. bakın albert einstein matematik hakkında neler söylüyor:
matematiğin bütün bilimlerin üstünde özel bir saygınlığının olmasının nedeni, onun yasalarının kesin, doğru ve tartışılmaz olmaları, öbür bilimlerin yasalarının ise bir ölçüde tartışmaya açık olmalarıdır ( )
matematik kesin değilse sadece bir hiçtir; yaklaşıklık ya da dolaylılık yoktur.
insanların kafasını karıştıran asıl soru matematiğin tam olarak ne işe yaradığıdır. kimya kıyafetlerimizden ilaçlarımıza, biyoloji içimizdeki hücrelerden onun içine kadar her yerde varken matematik nerededir? işte bu yüzden matematik sevilmez; küçük çocuk bakkaldan aldığı şekerin para üstünü hesaplamaktan başka hiçbir yerde görmez; bu kadar uğraştırdığı halde bir işe yaramayan biri de genelde pek sevilmez.
eğer insan ruhunda sanattan anlayan bir köşe varsa, ki her zaman olur (ister resim, ister müzik) , ona gerçek matematik anlatıldığı takdirde onu sevecektir. mesela asal sayıların sonsuz olmasının ispatı, hemen tüm matematikçiler tarafından, en estetik ispat olarak kabul edilmektedir.
asal sayıların sonsuz olması kulağınıza normal gibi gelebilir; ama asıl zarafet ek bir bilgiyi verince ortaya çıkar. 0 10.000 arasındaki asal sayılara a, 10.000 20.000 arasındakilere b, 20.000 30.000 arasındakilere c diyelim. bir bilgisayar yardımıyla a, b ve c yi hesaplattığınızda a>b>c olduğunu görürsünüz. hatta asal sayıların sayısı her onbinlik devirde azalır; ama asla sonlanmaz. bunu daha iyi anlayabilmek için ağzına kadar dolu bir pirinç çuvalı düşünün. çuvalı açıp pirinçleri dökmeye başladığınızda ilk önce daha fazla pirinç dökülür, giderek azalır ve sonunda biter. asal sayılar da öyledir; ama bitmezler. peki bunu nasıl biliyoruz?
asal sayıların sonlu ve n tane olduğunu kabul edelim. ilk asal sayımız p1, ikincisi p2, üçüncüsü p3, ve sonuncusu pn olsun. bu asal sayıları çarpalım ve sonuca bir ekleyelim; yeni sonucumuz da x olsun.
x= p1.p2.p3 .pn + 1
x sayısı nı p1 e bölmeye kalkınca bir arttığını görürsünüz. aynı şey p2, p3, p4, ve pn için de geçerlidir. demek ki x sayısı asaldır ve bu döngü sonsuza kadar gidebilir. yani asal sayılar (prime numbers) sonsuzdur.
bu ispat o kadar sevilir ki; birçok matematikçinin matematikçi olmasını sağlayabilmiştir. matematik ne yazık ki tamamen soyuttur; elbette ki estetikliği de soyut olacaktır. (fraktalları bunun dışında tutarsak tabi) ama matematik 2500 yıllık bir aşktır; ve muhtemelen dünyanın yıkıldığı güne kadar dayanabilen tek uğraş olacaktı.
ek: abisi on saniyede şunları nasıl okuyup nasıl eksiliyorsunuz bana da öğretin.
allah belasını versin şeklinde beddualara maruz kalan derstir.*
son okszede olarak travma yaşamama neden olan ama ancak lise 2den sonra korkmaya başladığım sayısal ders.
öğretmen her şeyin başıdır! bu da en iyi matematikte anlaşılır.
kafayı en çok çalıştıran, geliştiren derstir. gerçek hayattaki sorunları çözme zekanızı da arttırır. ne kadar çok matematikle uğraşırsanız o kadar geç bunarsınız. ben söylemiyorum, bilim adamları söylüyor.
öğretmen her şeyin başıdır! bu da en iyi matematikte anlaşılır.
kafayı en çok çalıştıran, geliştiren derstir. gerçek hayattaki sorunları çözme zekanızı da arttırır. ne kadar çok matematikle uğraşırsanız o kadar geç bunarsınız. ben söylemiyorum, bilim adamları söylüyor.
Eski Yunanca matesis kelimesi matematik kelimesinin köküdür ve ben bilirim anlamına gelmektedir.
alıntıdır.
Kaynak:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Matematik
alıntıdır.
Kaynak:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Matematik
sayılarla uğraşan bilim dalı.
ayrıca hayatımda ettiğim bedduaların yarısına sahip olan bilim. ama herzamankafamguzelin yardımlarıyla bu sene iyi anlaşacağız gibi geliyor bana.
ayrıca hayatımda ettiğim bedduaların yarısına sahip olan bilim. ama herzamankafamguzelin yardımlarıyla bu sene iyi anlaşacağız gibi geliyor bana.
üniversite hayatımda en çok zorlandığım derstir.
mat 2'yi 4 kere aldım ve 5. kez de alacağım..
Bir de diff yok mu.. Onu da henüz veremedim..
mat 2'yi 4 kere aldım ve 5. kez de alacağım..
Bir de diff yok mu.. Onu da henüz veremedim..
jules henri poincare'e * göre "matematik farklı şeylere aynı adı verme sanatıdır"
katılıyorum aslında, aynı çözüme dolambaçlı yollardan ulaşıyoruz. ömrümce sevemedim, hele ki okulda okutulan cinsindense. sırf bu sebepten sosyal bilimler okudum, felsefe okudum, ruhunu çözmeye çalıştım. sırf bu sebepten arkeoloji okuyamadım örneğin, o kadar gıcığım.
katılıyorum aslında, aynı çözüme dolambaçlı yollardan ulaşıyoruz. ömrümce sevemedim, hele ki okulda okutulan cinsindense. sırf bu sebepten sosyal bilimler okudum, felsefe okudum, ruhunu çözmeye çalıştım. sırf bu sebepten arkeoloji okuyamadım örneğin, o kadar gıcığım.
x ve y den ibaret olan anlaşılması bir o kadar güç bir ders
can'dır, hayattır, ötesi yoktur.
mantığın bittiği yerdir.
icat edenin yakasında olucak iki elim.
Yaşamımın ve işimin kaynağı. Mükemmel insan zekasının mükemmel icadı.
4 sene de bitmeyecek bölümdür.
geometri ile birlikte sayısal dersleri sevmeyen insanların anasını ağlatır.
3 ün varlığını sorgulamazsak gerisi kolay.
mat1 mat2 olarak bölümlere ayrılan lanet olunası derstir.
(bkz: aşifte)
aslında çok zevkli bir derstir ; ancak günümüzde konuyu anlamayınca notu kurtarmaya çalışma sistemi işlediği için ve genelde mat konuları anlaşılmadığı için sadece geçilmesi gereken ders olarak hayatımıza yansıyor. bu yüzden matematik ve nicelerinin güzelliğini , zevkini göremiyoruz..
ilkokul, ortaokul ve lise yıllarındaki çoğu öğrencinin kabusu olmuş derstir.
öğrencilerin ders olarak en çok zorlandığı bilimdir. bu yüzden en çok ihtiyaç duyulan öğretmenler matematik öğretmenleridir.
4 yıldır üzerine eğitim aldığım, yerii geldi çok sevdiğim, yeri geldi nefret ettiğim bilim dalıdır.
Her akıllı insanın sevmesi gereken şeydir, bu böyledir, iki iki daha beş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar