bugün
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- millet dediğin2
- ikinci defa askere gitmek7
- bir kızla dalga geçmek6
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- tai lung42
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- geceye bir mesaj birak2
- gizli hesap6
- en sevmediğin insan tipleri7
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- mavi göz7
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- claudian clouds22
- özbek kadınlar14
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- bulunduğun koşullarda mutlu olmak3
- herkesin tavsiye verdiği insan4
- türkiye bölünebilir mi2
- sözlük whatsapp grupları13
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- türk halkını uyuşturma itemleri2
- friedrich hegel la bi cay icek12
- gecenin geç saatlerinde entry girmek2
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- rennie2
- uludağ itiraf10
- islam'ın hak dini olması6
- akrep3
- gece vardiyası yazarlar4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- karı gibi erkek3
- namazın amacı6
- sarapci koala47
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- melissa vargas7
- kahverengi gözlü olmak4
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması2
- yalnız ölmek4
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- anın görüntüsü25
her sınavının sonunda etrafta ağlayan salak kızlara bakıp küfür ettiğim ve sınıftan bir hışımla çıkıp tuvalette sigara içtikten sonra kendime geldiğim yegane derstir.
zihin açar ufuk genişletir. öle okul bittikten sonra kenara atmamak gerek.
hepimizin okul sıralarında karşılaştığı ve çoğumuzun başına bela olan melun şey. ama ne yazık ki okul sıralarında, kara tahtanın karşısında öğrendiğimiz matematik, genellikle, gerçek matematiğin çok küçük ve çoğu kez korkunç kısmıdır. bunun en önemli sebebi matematiği bize anlatanın aslında matematiği sevmemesidir.
oysa matematik sayılar dan çok daha fazlasıdır. matematik tutkudur, estetiktir, zarafettir, her şeyden öte matematik gençlik ateşinin ta kendisidir. doğayı anlama çabasıdır. kesinliktir. bakın albert einstein matematik hakkında neler söylüyor:
matematiğin bütün bilimlerin üstünde özel bir saygınlığının olmasının nedeni, onun yasalarının kesin, doğru ve tartışılmaz olmaları, öbür bilimlerin yasalarının ise bir ölçüde tartışmaya açık olmalarıdır ( )
matematik kesin değilse sadece bir hiçtir; yaklaşıklık ya da dolaylılık yoktur.
insanların kafasını karıştıran asıl soru matematiğin tam olarak ne işe yaradığıdır. kimya kıyafetlerimizden ilaçlarımıza, biyoloji içimizdeki hücrelerden onun içine kadar her yerde varken matematik nerededir? işte bu yüzden matematik sevilmez; küçük çocuk bakkaldan aldığı şekerin para üstünü hesaplamaktan başka hiçbir yerde görmez; bu kadar uğraştırdığı halde bir işe yaramayan biri de genelde pek sevilmez.
eğer insan ruhunda sanattan anlayan bir köşe varsa, ki her zaman olur (ister resim, ister müzik) , ona gerçek matematik anlatıldığı takdirde onu sevecektir. mesela asal sayıların sonsuz olmasının ispatı, hemen tüm matematikçiler tarafından, en estetik ispat olarak kabul edilmektedir.
asal sayıların sonsuz olması kulağınıza normal gibi gelebilir; ama asıl zarafet ek bir bilgiyi verince ortaya çıkar. 0 10.000 arasındaki asal sayılara a, 10.000 20.000 arasındakilere b, 20.000 30.000 arasındakilere c diyelim. bir bilgisayar yardımıyla a, b ve c yi hesaplattığınızda a>b>c olduğunu görürsünüz. hatta asal sayıların sayısı her onbinlik devirde azalır; ama asla sonlanmaz. bunu daha iyi anlayabilmek için ağzına kadar dolu bir pirinç çuvalı düşünün. çuvalı açıp pirinçleri dökmeye başladığınızda ilk önce daha fazla pirinç dökülür, giderek azalır ve sonunda biter. asal sayılar da öyledir; ama bitmezler. peki bunu nasıl biliyoruz?
asal sayıların sonlu ve n tane olduğunu kabul edelim. ilk asal sayımız p1, ikincisi p2, üçüncüsü p3, ve sonuncusu pn olsun. bu asal sayıları çarpalım ve sonuca bir ekleyelim; yeni sonucumuz da x olsun.
x= p1.p2.p3 .pn + 1
x sayısı nı p1 e bölmeye kalkınca bir arttığını görürsünüz. aynı şey p2, p3, p4, ve pn için de geçerlidir. demek ki x sayısı asaldır ve bu döngü sonsuza kadar gidebilir. yani asal sayılar (prime numbers) sonsuzdur.
bu ispat o kadar sevilir ki; birçok matematikçinin matematikçi olmasını sağlayabilmiştir. matematik ne yazık ki tamamen soyuttur; elbette ki estetikliği de soyut olacaktır. (fraktalları bunun dışında tutarsak tabi) ama matematik 2500 yıllık bir aşktır; ve muhtemelen dünyanın yıkıldığı güne kadar dayanabilen tek uğraş olacaktı.
ek: abisi on saniyede şunları nasıl okuyup nasıl eksiliyorsunuz bana da öğretin.
oysa matematik sayılar dan çok daha fazlasıdır. matematik tutkudur, estetiktir, zarafettir, her şeyden öte matematik gençlik ateşinin ta kendisidir. doğayı anlama çabasıdır. kesinliktir. bakın albert einstein matematik hakkında neler söylüyor:
matematiğin bütün bilimlerin üstünde özel bir saygınlığının olmasının nedeni, onun yasalarının kesin, doğru ve tartışılmaz olmaları, öbür bilimlerin yasalarının ise bir ölçüde tartışmaya açık olmalarıdır ( )
matematik kesin değilse sadece bir hiçtir; yaklaşıklık ya da dolaylılık yoktur.
insanların kafasını karıştıran asıl soru matematiğin tam olarak ne işe yaradığıdır. kimya kıyafetlerimizden ilaçlarımıza, biyoloji içimizdeki hücrelerden onun içine kadar her yerde varken matematik nerededir? işte bu yüzden matematik sevilmez; küçük çocuk bakkaldan aldığı şekerin para üstünü hesaplamaktan başka hiçbir yerde görmez; bu kadar uğraştırdığı halde bir işe yaramayan biri de genelde pek sevilmez.
eğer insan ruhunda sanattan anlayan bir köşe varsa, ki her zaman olur (ister resim, ister müzik) , ona gerçek matematik anlatıldığı takdirde onu sevecektir. mesela asal sayıların sonsuz olmasının ispatı, hemen tüm matematikçiler tarafından, en estetik ispat olarak kabul edilmektedir.
asal sayıların sonsuz olması kulağınıza normal gibi gelebilir; ama asıl zarafet ek bir bilgiyi verince ortaya çıkar. 0 10.000 arasındaki asal sayılara a, 10.000 20.000 arasındakilere b, 20.000 30.000 arasındakilere c diyelim. bir bilgisayar yardımıyla a, b ve c yi hesaplattığınızda a>b>c olduğunu görürsünüz. hatta asal sayıların sayısı her onbinlik devirde azalır; ama asla sonlanmaz. bunu daha iyi anlayabilmek için ağzına kadar dolu bir pirinç çuvalı düşünün. çuvalı açıp pirinçleri dökmeye başladığınızda ilk önce daha fazla pirinç dökülür, giderek azalır ve sonunda biter. asal sayılar da öyledir; ama bitmezler. peki bunu nasıl biliyoruz?
asal sayıların sonlu ve n tane olduğunu kabul edelim. ilk asal sayımız p1, ikincisi p2, üçüncüsü p3, ve sonuncusu pn olsun. bu asal sayıları çarpalım ve sonuca bir ekleyelim; yeni sonucumuz da x olsun.
x= p1.p2.p3 .pn + 1
x sayısı nı p1 e bölmeye kalkınca bir arttığını görürsünüz. aynı şey p2, p3, p4, ve pn için de geçerlidir. demek ki x sayısı asaldır ve bu döngü sonsuza kadar gidebilir. yani asal sayılar (prime numbers) sonsuzdur.
bu ispat o kadar sevilir ki; birçok matematikçinin matematikçi olmasını sağlayabilmiştir. matematik ne yazık ki tamamen soyuttur; elbette ki estetikliği de soyut olacaktır. (fraktalları bunun dışında tutarsak tabi) ama matematik 2500 yıllık bir aşktır; ve muhtemelen dünyanın yıkıldığı güne kadar dayanabilen tek uğraş olacaktı.
ek: abisi on saniyede şunları nasıl okuyup nasıl eksiliyorsunuz bana da öğretin.
allah belasını versin şeklinde beddualara maruz kalan derstir.*
son okszede olarak travma yaşamama neden olan ama ancak lise 2den sonra korkmaya başladığım sayısal ders.
öğretmen her şeyin başıdır! bu da en iyi matematikte anlaşılır.
kafayı en çok çalıştıran, geliştiren derstir. gerçek hayattaki sorunları çözme zekanızı da arttırır. ne kadar çok matematikle uğraşırsanız o kadar geç bunarsınız. ben söylemiyorum, bilim adamları söylüyor.
öğretmen her şeyin başıdır! bu da en iyi matematikte anlaşılır.
kafayı en çok çalıştıran, geliştiren derstir. gerçek hayattaki sorunları çözme zekanızı da arttırır. ne kadar çok matematikle uğraşırsanız o kadar geç bunarsınız. ben söylemiyorum, bilim adamları söylüyor.
Eski Yunanca matesis kelimesi matematik kelimesinin köküdür ve ben bilirim anlamına gelmektedir.
alıntıdır.
Kaynak:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Matematik
alıntıdır.
Kaynak:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Matematik
sayılarla uğraşan bilim dalı.
ayrıca hayatımda ettiğim bedduaların yarısına sahip olan bilim. ama herzamankafamguzelin yardımlarıyla bu sene iyi anlaşacağız gibi geliyor bana.
ayrıca hayatımda ettiğim bedduaların yarısına sahip olan bilim. ama herzamankafamguzelin yardımlarıyla bu sene iyi anlaşacağız gibi geliyor bana.
üniversite hayatımda en çok zorlandığım derstir.
mat 2'yi 4 kere aldım ve 5. kez de alacağım..
Bir de diff yok mu.. Onu da henüz veremedim..
mat 2'yi 4 kere aldım ve 5. kez de alacağım..
Bir de diff yok mu.. Onu da henüz veremedim..
jules henri poincare'e * göre "matematik farklı şeylere aynı adı verme sanatıdır"
katılıyorum aslında, aynı çözüme dolambaçlı yollardan ulaşıyoruz. ömrümce sevemedim, hele ki okulda okutulan cinsindense. sırf bu sebepten sosyal bilimler okudum, felsefe okudum, ruhunu çözmeye çalıştım. sırf bu sebepten arkeoloji okuyamadım örneğin, o kadar gıcığım.
katılıyorum aslında, aynı çözüme dolambaçlı yollardan ulaşıyoruz. ömrümce sevemedim, hele ki okulda okutulan cinsindense. sırf bu sebepten sosyal bilimler okudum, felsefe okudum, ruhunu çözmeye çalıştım. sırf bu sebepten arkeoloji okuyamadım örneğin, o kadar gıcığım.
x ve y den ibaret olan anlaşılması bir o kadar güç bir ders
can'dır, hayattır, ötesi yoktur.
mantığın bittiği yerdir.
icat edenin yakasında olucak iki elim.
Yaşamımın ve işimin kaynağı. Mükemmel insan zekasının mükemmel icadı.
4 sene de bitmeyecek bölümdür.
geometri ile birlikte sayısal dersleri sevmeyen insanların anasını ağlatır.
3 ün varlığını sorgulamazsak gerisi kolay.
mat1 mat2 olarak bölümlere ayrılan lanet olunası derstir.
(bkz: aşifte)
aslında çok zevkli bir derstir ; ancak günümüzde konuyu anlamayınca notu kurtarmaya çalışma sistemi işlediği için ve genelde mat konuları anlaşılmadığı için sadece geçilmesi gereken ders olarak hayatımıza yansıyor. bu yüzden matematik ve nicelerinin güzelliğini , zevkini göremiyoruz..
ilkokul, ortaokul ve lise yıllarındaki çoğu öğrencinin kabusu olmuş derstir.
öğrencilerin ders olarak en çok zorlandığı bilimdir. bu yüzden en çok ihtiyaç duyulan öğretmenler matematik öğretmenleridir.
4 yıldır üzerine eğitim aldığım, yerii geldi çok sevdiğim, yeri geldi nefret ettiğim bilim dalıdır.
Her akıllı insanın sevmesi gereken şeydir, bu böyledir, iki iki daha beş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar