bugün
- eskortluk yapan sözlük yazarı11
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler51
- muğla'nın akp'ye geçmesi5
- arap adam olsaydı6
- yılmaz güney adamlığı12
- sözlüğün artık ciddiyetini yitirmesi7
- yogartiksen27
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- türkiye9
- sözlüğün tat vermemesi6
- ilkokul bebesine türbanı savunmak62
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam11
- menü kompozisyonu3
- fake hesabı ifşa olan sözlük kezbanı5
- kafede ders çalışan tipler4
- insan ilişkilerinde sık yapılan hatalar6
- g o k'u gel al 18cm3
- exlerle arkadaş kalmak5
- sarı teker kod adlı eskort2
- sarı teker vs sarı tutku2
- kız çocuğuna amine ismini koymak2
- futbol13
- cnn türk'ün tunceli'ye dersim demesi4
- dansöz asena2
- tır şoförü olmayı istemek7
- sözlükte boş beleş başlık açmak8
- arap gel oğlum kuçu kuçu4
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- verirsen yalarım diyen tip3
- sarı teker kim sorunsalı2
- sözlükteki bölücüler16
- sarı tekere gelinlik giydirmek2
- sözlük kapatılsın9
- evliliğin devlet tarafından onaylanması3
- ai moderatörün kinayeden anlamaması2
- romanya11
- ev araba alıp üstüme yapacaksın diyen kadın3
- diğer sözlük adamdır5
- nervionun kahve tutan zarif ve güzel elleri5
- sigorta şirketleri hayatını kaybetti4
- ağlıyorum sözlük21
- buz gibi havada deri ceket giyen kız5
- almanya8
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı21
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- iyi insan kimlere deniyor2
- iklim kriziyle test edilen akp belediyeciliği2
- tesla roadster3
- benim de devletim olsun diyen kürt9
- beşiktaş11
(bkz: the cable guy)
insanın başına bela açan, sıkıntı veren, üzüntü yaratan kişi ya da olay.
sadri alışık'ın meşhur "orospu çocuğu canum evladum" repliği işte bu filmde geçmektedir. aynı genre'de diğer filmler için:
(bkz: üçkağıtçılar)
(bkz: babanın evlatları)
(bkz: bitirim kardeşler)
(bkz: bitirimler sosyetede)
(bkz: üçkağıtçılar)
(bkz: babanın evlatları)
(bkz: bitirim kardeşler)
(bkz: bitirimler sosyetede)
bir of aman nalan şarkısı.
Bu bir gençlik hatası değil
Hayatımın hatası
Seni gördüğüm güne
Seni sevdiğim güne
Lanet olsun başbelası
Olmaz olsun aşk çok acı
Ben de nasibini alanlardanım aşktan
Ben de deli gibi yananlardanım aşktan
Ben de senin gibi kaybedenlerdenim
Bitti sözüm kalmadı
Bu bir gençlik hatası değil
Hayatımın hatası
Seni gördüğüm güne
Seni sevdiğim güne
Lanet olsun başbelası
Olmaz olsun aşk çok acı
Ben de nasibini alanlardanım aşktan
Ben de deli gibi yananlardanım aşktan
Ben de senin gibi kaybedenlerdenim
Bitti sözüm kalmadı
Söz - Müzik: Nalan
Düzenleme: Erhan Bayrak
Bu bir gençlik hatası değil
Hayatımın hatası
Seni gördüğüm güne
Seni sevdiğim güne
Lanet olsun başbelası
Olmaz olsun aşk çok acı
Ben de nasibini alanlardanım aşktan
Ben de deli gibi yananlardanım aşktan
Ben de senin gibi kaybedenlerdenim
Bitti sözüm kalmadı
Bu bir gençlik hatası değil
Hayatımın hatası
Seni gördüğüm güne
Seni sevdiğim güne
Lanet olsun başbelası
Olmaz olsun aşk çok acı
Ben de nasibini alanlardanım aşktan
Ben de deli gibi yananlardanım aşktan
Ben de senin gibi kaybedenlerdenim
Bitti sözüm kalmadı
Söz - Müzik: Nalan
Düzenleme: Erhan Bayrak
bir toplulukta huzursuzluk çıkaran, aslen mal olduğu için laf da anlatılamayan, peygamber edâsıyla iyiyi oynadığını iddia etse de seviyesizliğini her türlü şekilde ortaya koyan, yer yer "ölse de kurtulsak" tadında insanın alabileceği sıfat.
zeki alasya metin akpınar ikilisinin tartışmasız en komik filmidir ayrıca.
'' piç rıza '', orospu soziği zanım evladum '' gibi isim ve kelimeleri öğrenmemizi sağlayan. bir sadri alışık şaheseri. işte o filmden replikler.
( piç rıza ve baba arasında geçen telefon görüşmesi.. )
baba : alo, ben baba...
piç rıza : bende senin büyük oğlun babacım...o iki enayi adamından 500 bini ben çarptım... şimdi senin paracıklarını eziyor dünyanın tadını çıkarıyorum. helal olsunmu
baba : olsun evladım... ez bakalım evladım... afiyet bal şeker olsun, ben parayı ne için kazanayrum senin için evladum...
piç rıza : sağol babacım... ömrüne bereket bak yanımda gelinlerin var, seninle konuşmak istiyorlar
jale : babacım ben gelinin jale...
baba : öylemi... kızım çok memnun oldum evladum...
jale : biz burda, bir böcek 3 çiçek geçinip gidiyoruz babacım...
hale : babacım ben gelinin hale, ellerinden öpreim..
baba : sağol yavrum, el öprenlerin çok olsun...
hale : oğlunu çok mutlu ediyoruz babacım...
baba : mutluluğunuz daim olsun evladım...
lale : babacım ben gelininiz lale, nasılsınız...
baba : iyiyim lalecuğum, çok iyiyim ya sizler nasılsunuz...
lale : bizde iyiyiz babacıgım, yataktayız oğlunun maşallahı var, 3 ümüzü birden idare ediyor. sanamı çekmiş acaba...
piç rıza : ee nasıl baba, oğlunla iftihar ediyormusun.... senin yerini alırmıyım dersin...
baba : alırsın... alursun evladum alursun... elbette iftahar edeyrum seninle... orospu sozugu....
( piç rıza ve baba arasında geçen telefon görüşmesi.. )
baba : alo, ben baba...
piç rıza : bende senin büyük oğlun babacım...o iki enayi adamından 500 bini ben çarptım... şimdi senin paracıklarını eziyor dünyanın tadını çıkarıyorum. helal olsunmu
baba : olsun evladım... ez bakalım evladım... afiyet bal şeker olsun, ben parayı ne için kazanayrum senin için evladum...
piç rıza : sağol babacım... ömrüne bereket bak yanımda gelinlerin var, seninle konuşmak istiyorlar
jale : babacım ben gelinin jale...
baba : öylemi... kızım çok memnun oldum evladum...
jale : biz burda, bir böcek 3 çiçek geçinip gidiyoruz babacım...
hale : babacım ben gelinin hale, ellerinden öpreim..
baba : sağol yavrum, el öprenlerin çok olsun...
hale : oğlunu çok mutlu ediyoruz babacım...
baba : mutluluğunuz daim olsun evladım...
lale : babacım ben gelininiz lale, nasılsınız...
baba : iyiyim lalecuğum, çok iyiyim ya sizler nasılsunuz...
lale : bizde iyiyiz babacıgım, yataktayız oğlunun maşallahı var, 3 ümüzü birden idare ediyor. sanamı çekmiş acaba...
piç rıza : ee nasıl baba, oğlunla iftihar ediyormusun.... senin yerini alırmıyım dersin...
baba : alırsın... alursun evladum alursun... elbette iftahar edeyrum seninle... orospu sozugu....
Ayse cigdem batur, arda esen ve sedat bilenler'in oynadigi tiyatro oyununun ismi. Izlenesidir.
bazen sevgilidir. ama yine de candır.
Belalı olmasa da vardır bundan bir tane.buradan ona sesleniyorum.
Sevgili m. G. Olum valla bir rahat bırak.whatsapptan engelliyorum viberden çıkıyorsun.limiti bitmiş kredi kartı gibisin.bir ayda ne yaşadın da unutmadın acaba?
Sevgili m. G. Olum valla bir rahat bırak.whatsapptan engelliyorum viberden çıkıyorsun.limiti bitmiş kredi kartı gibisin.bir ayda ne yaşadın da unutmadın acaba?
zeki alasya metin akpınar film serisinin en iyi filmidir bana göre. defalarca izlenir tavsiye ederim.
altındağ tiyatrosunda iki gün önce prömiyeri yapılan olmamış ankara dt oyunu. sezonun en zayıf oyunlarından olduğunu çok rahat iddia edebileceğim baş belası, kişilik bozukluğu olan bir hastanın acil şekilde randevu aldığı kadın psikiyatristi bir kaç dakika içinde zıvanadan çıkarması, sinir krizi geçirmesine ve hastaneye yatırılmasına sebep olması, sonrasında da doktorun yine psikiyatrist olan kocasının, eşinin hastalarına bakmaya başlaması ve aynı hastanın onu da çıldırtması şeklinde devam eden abuk bir hikayeden ibaret.
abukluğu hikâyenin yetersizliğinden kaynaklandığı gibi sahneye aktarımındaki yapaylıktan da kaynaklanıyor. oyuncular kan ter içinde ruhsuz olan oyuna bir mana katmaya çabalıyorlar fakat özellikle oğulcan arman uslu'nun üst düzey performansı bile oyunu kurtarmaya yetmiyor.
çok da abartılı olmayan davranışlara sahip bir hastanın tecrübeli psikiyatristleri ilk seansta üç beş dakikada çıldırtabilmesi, psikiyatristlerin bu kadar kırılgan bir psikolojiye sahip olmaları hiç inandırıcı olmamakla birlikte komedi yapmak için bu şekilde olması istendiyse eğer maalesef bunda da pek başarılı olamamışlar. birkaç histerik refleks dışında gülünecek bir şey bulmak mümkün değil.
lafın burasında devlet tiyatroları genel müdürlüğüne bir çift lafım olacak. be kardeşim nedir bu batı hayranlığınız, bir türlü bitip tükenmeyen batı sevdanız. kıran mı girdi yerli mizaha da her sezon dört beş tane saçma sapan batılı salon komedilerine maruz bırakıyorsunuz tiyatroseverleri. sürekli benzer veya aynı oyunları ısıtıp ısıtıp sahneye sürerek, kendinizi tekrar ederek nasıl gelişecek bu zıkkım. dahası nasıl yetişecek yerli senaristler hiçbir oyunları sahne şansı bulamazsa? şu berbat oyunun yerine iyi bir yeni yazılmış yerli komedi sahnelense kıyamet mi kopardı? nedir bu uyarlama aşkı veya kolaycılığı.
ayrıca sadece avrupa veya amerika'da mı tiyatro sanatı icra ediliyor? dünyanın diğer tiyatrolarından neden hiç uyarlamıyorsunuz? sürekli aynı oyunlar etrafında dönen bu kısır anlayışla nereye kadar gidilir, nasıl gelişim sağlanır. hangi oyuna baksan 3-5 yıl önce de sahnelenmiş.
bu kadar yetenekli oyuncu yetiştirip bu tarz oyunlarda o yetenekleri heba edip köreltmek nasıl bir müsrifliktir. kocasını pişiren kadın, baş belası, hedda gabler(yarıda terk ettiğim tek oyun), söylentiler, müfettişler (rezaletin en önde gideniydi), kontrabas, eurudice'nin elleri gibi oyunlarla izleyicilerin beynini iğfal etmekten bir an önce vazgeçersiniz umarım.
abukluğu hikâyenin yetersizliğinden kaynaklandığı gibi sahneye aktarımındaki yapaylıktan da kaynaklanıyor. oyuncular kan ter içinde ruhsuz olan oyuna bir mana katmaya çabalıyorlar fakat özellikle oğulcan arman uslu'nun üst düzey performansı bile oyunu kurtarmaya yetmiyor.
çok da abartılı olmayan davranışlara sahip bir hastanın tecrübeli psikiyatristleri ilk seansta üç beş dakikada çıldırtabilmesi, psikiyatristlerin bu kadar kırılgan bir psikolojiye sahip olmaları hiç inandırıcı olmamakla birlikte komedi yapmak için bu şekilde olması istendiyse eğer maalesef bunda da pek başarılı olamamışlar. birkaç histerik refleks dışında gülünecek bir şey bulmak mümkün değil.
lafın burasında devlet tiyatroları genel müdürlüğüne bir çift lafım olacak. be kardeşim nedir bu batı hayranlığınız, bir türlü bitip tükenmeyen batı sevdanız. kıran mı girdi yerli mizaha da her sezon dört beş tane saçma sapan batılı salon komedilerine maruz bırakıyorsunuz tiyatroseverleri. sürekli benzer veya aynı oyunları ısıtıp ısıtıp sahneye sürerek, kendinizi tekrar ederek nasıl gelişecek bu zıkkım. dahası nasıl yetişecek yerli senaristler hiçbir oyunları sahne şansı bulamazsa? şu berbat oyunun yerine iyi bir yeni yazılmış yerli komedi sahnelense kıyamet mi kopardı? nedir bu uyarlama aşkı veya kolaycılığı.
ayrıca sadece avrupa veya amerika'da mı tiyatro sanatı icra ediliyor? dünyanın diğer tiyatrolarından neden hiç uyarlamıyorsunuz? sürekli aynı oyunlar etrafında dönen bu kısır anlayışla nereye kadar gidilir, nasıl gelişim sağlanır. hangi oyuna baksan 3-5 yıl önce de sahnelenmiş.
bu kadar yetenekli oyuncu yetiştirip bu tarz oyunlarda o yetenekleri heba edip köreltmek nasıl bir müsrifliktir. kocasını pişiren kadın, baş belası, hedda gabler(yarıda terk ettiğim tek oyun), söylentiler, müfettişler (rezaletin en önde gideniydi), kontrabas, eurudice'nin elleri gibi oyunlarla izleyicilerin beynini iğfal etmekten bir an önce vazgeçersiniz umarım.
sadrik alışık'ın ''canum evladum'' repliği ile yeşilçam tarihine geçmiş efsane filmdir.
italyan aktör robert widmark ''piç rıza'' karakteri ile gönüllerde taht kurmuştur.
filmin her anı; matrak gırgır komedidir.
cenaze marşı eşliğinde adam infaz edilmesi yarmıştır.
+ nereye gönderiyorsun baba beni
- öteki dünya'ya canum evladım.
+ hazırlayın ula. (cenaze marşı)
italyan aktör robert widmark ''piç rıza'' karakteri ile gönüllerde taht kurmuştur.
filmin her anı; matrak gırgır komedidir.
cenaze marşı eşliğinde adam infaz edilmesi yarmıştır.
+ nereye gönderiyorsun baba beni
- öteki dünya'ya canum evladım.
+ hazırlayın ula. (cenaze marşı)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar