bugün
- her şeyin mizahı yapılmalı mı10
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı10
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz8
- sözlük kavgaları5
- mandalina8
- sözlük yazarlarının saatleri7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- mal mıyım sorunsalı10
- 2026 yazı5
- 0 0 714
- kiraz cicegi kolonyasi41
- istanbul trafiği7
- deve sidiği eksperliği4
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri13
- ismail kartal34
- azer bülbül'ün sanki biraz tom hardy'e benzemesi3
- sözlük kızlarının kekleri5
- filistin kurtuluş örgütü ve terörü desteklemek6
- usame bin ladin ve onun islamcı ütopyası7
- tütün eksperliği3
- kendine yalan söyleme eğilimi10
- ben bu çocukla ilgili evlencem ya9
- mesajlara sürekli geç cevap veren erkek10
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası20
- hüküm giymişim3
- açgözlü bencil ikiyüzlü kibirli insan3
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- modern tanrılara tapınmak2
- nihoş2
- öcalan için bahçeli ve konforlu bir ev yapılması2
- türk töresinde zina edenin parçalara ayrılması6
- küt saçlı hatun8
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- youtubeda azer bülbül canlı diye arama yapan kız3
- rahmi koç'un balığın kalanından çorba yapması10
- adi yatırımcı2
- seninle esnaf lokantasına bile gelirim diyen kadın9
- takibe anında takip5
- güzel bir kazın yalnız olmasının nedenleri11
- mutsuzken çirkin olmak8
- iskender10
- mesih gelseydi5
- friedrich hegel la bi cay icek15
- beşiktaş8
- kızılcık şerbeti dizisi4
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- sözlükte çok fazla kadın yazar olması2
- 11 eylül 2026 beşiktaş erzurumspor maçı4
- yazarların hayatlarında çıktığı en elit seviye3
- esnaf lokantasında çorba içerken hayatı sorgulamak10
(bkz: the cable guy)
insanın başına bela açan, sıkıntı veren, üzüntü yaratan kişi ya da olay.
sadri alışık'ın meşhur "orospu çocuğu canum evladum" repliği işte bu filmde geçmektedir. aynı genre'de diğer filmler için:
(bkz: üçkağıtçılar)
(bkz: babanın evlatları)
(bkz: bitirim kardeşler)
(bkz: bitirimler sosyetede)
(bkz: üçkağıtçılar)
(bkz: babanın evlatları)
(bkz: bitirim kardeşler)
(bkz: bitirimler sosyetede)
bir of aman nalan şarkısı.
Bu bir gençlik hatası değil
Hayatımın hatası
Seni gördüğüm güne
Seni sevdiğim güne
Lanet olsun başbelası
Olmaz olsun aşk çok acı
Ben de nasibini alanlardanım aşktan
Ben de deli gibi yananlardanım aşktan
Ben de senin gibi kaybedenlerdenim
Bitti sözüm kalmadı
Bu bir gençlik hatası değil
Hayatımın hatası
Seni gördüğüm güne
Seni sevdiğim güne
Lanet olsun başbelası
Olmaz olsun aşk çok acı
Ben de nasibini alanlardanım aşktan
Ben de deli gibi yananlardanım aşktan
Ben de senin gibi kaybedenlerdenim
Bitti sözüm kalmadı
Söz - Müzik: Nalan
Düzenleme: Erhan Bayrak
Bu bir gençlik hatası değil
Hayatımın hatası
Seni gördüğüm güne
Seni sevdiğim güne
Lanet olsun başbelası
Olmaz olsun aşk çok acı
Ben de nasibini alanlardanım aşktan
Ben de deli gibi yananlardanım aşktan
Ben de senin gibi kaybedenlerdenim
Bitti sözüm kalmadı
Bu bir gençlik hatası değil
Hayatımın hatası
Seni gördüğüm güne
Seni sevdiğim güne
Lanet olsun başbelası
Olmaz olsun aşk çok acı
Ben de nasibini alanlardanım aşktan
Ben de deli gibi yananlardanım aşktan
Ben de senin gibi kaybedenlerdenim
Bitti sözüm kalmadı
Söz - Müzik: Nalan
Düzenleme: Erhan Bayrak
bir toplulukta huzursuzluk çıkaran, aslen mal olduğu için laf da anlatılamayan, peygamber edâsıyla iyiyi oynadığını iddia etse de seviyesizliğini her türlü şekilde ortaya koyan, yer yer "ölse de kurtulsak" tadında insanın alabileceği sıfat.
zeki alasya metin akpınar ikilisinin tartışmasız en komik filmidir ayrıca.
'' piç rıza '', orospu soziği zanım evladum '' gibi isim ve kelimeleri öğrenmemizi sağlayan. bir sadri alışık şaheseri. işte o filmden replikler.
( piç rıza ve baba arasında geçen telefon görüşmesi.. )
baba : alo, ben baba...
piç rıza : bende senin büyük oğlun babacım...o iki enayi adamından 500 bini ben çarptım... şimdi senin paracıklarını eziyor dünyanın tadını çıkarıyorum. helal olsunmu
baba : olsun evladım... ez bakalım evladım... afiyet bal şeker olsun, ben parayı ne için kazanayrum senin için evladum...
piç rıza : sağol babacım... ömrüne bereket bak yanımda gelinlerin var, seninle konuşmak istiyorlar
jale : babacım ben gelinin jale...
baba : öylemi... kızım çok memnun oldum evladum...
jale : biz burda, bir böcek 3 çiçek geçinip gidiyoruz babacım...
hale : babacım ben gelinin hale, ellerinden öpreim..
baba : sağol yavrum, el öprenlerin çok olsun...
hale : oğlunu çok mutlu ediyoruz babacım...
baba : mutluluğunuz daim olsun evladım...
lale : babacım ben gelininiz lale, nasılsınız...
baba : iyiyim lalecuğum, çok iyiyim ya sizler nasılsunuz...
lale : bizde iyiyiz babacıgım, yataktayız oğlunun maşallahı var, 3 ümüzü birden idare ediyor. sanamı çekmiş acaba...
piç rıza : ee nasıl baba, oğlunla iftihar ediyormusun.... senin yerini alırmıyım dersin...
baba : alırsın... alursun evladum alursun... elbette iftahar edeyrum seninle... orospu sozugu....
( piç rıza ve baba arasında geçen telefon görüşmesi.. )
baba : alo, ben baba...
piç rıza : bende senin büyük oğlun babacım...o iki enayi adamından 500 bini ben çarptım... şimdi senin paracıklarını eziyor dünyanın tadını çıkarıyorum. helal olsunmu
baba : olsun evladım... ez bakalım evladım... afiyet bal şeker olsun, ben parayı ne için kazanayrum senin için evladum...
piç rıza : sağol babacım... ömrüne bereket bak yanımda gelinlerin var, seninle konuşmak istiyorlar
jale : babacım ben gelinin jale...
baba : öylemi... kızım çok memnun oldum evladum...
jale : biz burda, bir böcek 3 çiçek geçinip gidiyoruz babacım...
hale : babacım ben gelinin hale, ellerinden öpreim..
baba : sağol yavrum, el öprenlerin çok olsun...
hale : oğlunu çok mutlu ediyoruz babacım...
baba : mutluluğunuz daim olsun evladım...
lale : babacım ben gelininiz lale, nasılsınız...
baba : iyiyim lalecuğum, çok iyiyim ya sizler nasılsunuz...
lale : bizde iyiyiz babacıgım, yataktayız oğlunun maşallahı var, 3 ümüzü birden idare ediyor. sanamı çekmiş acaba...
piç rıza : ee nasıl baba, oğlunla iftihar ediyormusun.... senin yerini alırmıyım dersin...
baba : alırsın... alursun evladum alursun... elbette iftahar edeyrum seninle... orospu sozugu....
Ayse cigdem batur, arda esen ve sedat bilenler'in oynadigi tiyatro oyununun ismi. Izlenesidir.
bazen sevgilidir. ama yine de candır.
Belalı olmasa da vardır bundan bir tane.buradan ona sesleniyorum.
Sevgili m. G. Olum valla bir rahat bırak.whatsapptan engelliyorum viberden çıkıyorsun.limiti bitmiş kredi kartı gibisin.bir ayda ne yaşadın da unutmadın acaba?
Sevgili m. G. Olum valla bir rahat bırak.whatsapptan engelliyorum viberden çıkıyorsun.limiti bitmiş kredi kartı gibisin.bir ayda ne yaşadın da unutmadın acaba?
zeki alasya metin akpınar film serisinin en iyi filmidir bana göre. defalarca izlenir tavsiye ederim.
altındağ tiyatrosunda iki gün önce prömiyeri yapılan olmamış ankara dt oyunu. sezonun en zayıf oyunlarından olduğunu çok rahat iddia edebileceğim baş belası, kişilik bozukluğu olan bir hastanın acil şekilde randevu aldığı kadın psikiyatristi bir kaç dakika içinde zıvanadan çıkarması, sinir krizi geçirmesine ve hastaneye yatırılmasına sebep olması, sonrasında da doktorun yine psikiyatrist olan kocasının, eşinin hastalarına bakmaya başlaması ve aynı hastanın onu da çıldırtması şeklinde devam eden abuk bir hikayeden ibaret.
abukluğu hikâyenin yetersizliğinden kaynaklandığı gibi sahneye aktarımındaki yapaylıktan da kaynaklanıyor. oyuncular kan ter içinde ruhsuz olan oyuna bir mana katmaya çabalıyorlar fakat özellikle oğulcan arman uslu'nun üst düzey performansı bile oyunu kurtarmaya yetmiyor.
çok da abartılı olmayan davranışlara sahip bir hastanın tecrübeli psikiyatristleri ilk seansta üç beş dakikada çıldırtabilmesi, psikiyatristlerin bu kadar kırılgan bir psikolojiye sahip olmaları hiç inandırıcı olmamakla birlikte komedi yapmak için bu şekilde olması istendiyse eğer maalesef bunda da pek başarılı olamamışlar. birkaç histerik refleks dışında gülünecek bir şey bulmak mümkün değil.
lafın burasında devlet tiyatroları genel müdürlüğüne bir çift lafım olacak. be kardeşim nedir bu batı hayranlığınız, bir türlü bitip tükenmeyen batı sevdanız. kıran mı girdi yerli mizaha da her sezon dört beş tane saçma sapan batılı salon komedilerine maruz bırakıyorsunuz tiyatroseverleri. sürekli benzer veya aynı oyunları ısıtıp ısıtıp sahneye sürerek, kendinizi tekrar ederek nasıl gelişecek bu zıkkım. dahası nasıl yetişecek yerli senaristler hiçbir oyunları sahne şansı bulamazsa? şu berbat oyunun yerine iyi bir yeni yazılmış yerli komedi sahnelense kıyamet mi kopardı? nedir bu uyarlama aşkı veya kolaycılığı.
ayrıca sadece avrupa veya amerika'da mı tiyatro sanatı icra ediliyor? dünyanın diğer tiyatrolarından neden hiç uyarlamıyorsunuz? sürekli aynı oyunlar etrafında dönen bu kısır anlayışla nereye kadar gidilir, nasıl gelişim sağlanır. hangi oyuna baksan 3-5 yıl önce de sahnelenmiş.
bu kadar yetenekli oyuncu yetiştirip bu tarz oyunlarda o yetenekleri heba edip köreltmek nasıl bir müsrifliktir. kocasını pişiren kadın, baş belası, hedda gabler(yarıda terk ettiğim tek oyun), söylentiler, müfettişler (rezaletin en önde gideniydi), kontrabas, eurudice'nin elleri gibi oyunlarla izleyicilerin beynini iğfal etmekten bir an önce vazgeçersiniz umarım.
abukluğu hikâyenin yetersizliğinden kaynaklandığı gibi sahneye aktarımındaki yapaylıktan da kaynaklanıyor. oyuncular kan ter içinde ruhsuz olan oyuna bir mana katmaya çabalıyorlar fakat özellikle oğulcan arman uslu'nun üst düzey performansı bile oyunu kurtarmaya yetmiyor.
çok da abartılı olmayan davranışlara sahip bir hastanın tecrübeli psikiyatristleri ilk seansta üç beş dakikada çıldırtabilmesi, psikiyatristlerin bu kadar kırılgan bir psikolojiye sahip olmaları hiç inandırıcı olmamakla birlikte komedi yapmak için bu şekilde olması istendiyse eğer maalesef bunda da pek başarılı olamamışlar. birkaç histerik refleks dışında gülünecek bir şey bulmak mümkün değil.
lafın burasında devlet tiyatroları genel müdürlüğüne bir çift lafım olacak. be kardeşim nedir bu batı hayranlığınız, bir türlü bitip tükenmeyen batı sevdanız. kıran mı girdi yerli mizaha da her sezon dört beş tane saçma sapan batılı salon komedilerine maruz bırakıyorsunuz tiyatroseverleri. sürekli benzer veya aynı oyunları ısıtıp ısıtıp sahneye sürerek, kendinizi tekrar ederek nasıl gelişecek bu zıkkım. dahası nasıl yetişecek yerli senaristler hiçbir oyunları sahne şansı bulamazsa? şu berbat oyunun yerine iyi bir yeni yazılmış yerli komedi sahnelense kıyamet mi kopardı? nedir bu uyarlama aşkı veya kolaycılığı.
ayrıca sadece avrupa veya amerika'da mı tiyatro sanatı icra ediliyor? dünyanın diğer tiyatrolarından neden hiç uyarlamıyorsunuz? sürekli aynı oyunlar etrafında dönen bu kısır anlayışla nereye kadar gidilir, nasıl gelişim sağlanır. hangi oyuna baksan 3-5 yıl önce de sahnelenmiş.
bu kadar yetenekli oyuncu yetiştirip bu tarz oyunlarda o yetenekleri heba edip köreltmek nasıl bir müsrifliktir. kocasını pişiren kadın, baş belası, hedda gabler(yarıda terk ettiğim tek oyun), söylentiler, müfettişler (rezaletin en önde gideniydi), kontrabas, eurudice'nin elleri gibi oyunlarla izleyicilerin beynini iğfal etmekten bir an önce vazgeçersiniz umarım.
sadrik alışık'ın ''canum evladum'' repliği ile yeşilçam tarihine geçmiş efsane filmdir.
italyan aktör robert widmark ''piç rıza'' karakteri ile gönüllerde taht kurmuştur.
filmin her anı; matrak gırgır komedidir.
cenaze marşı eşliğinde adam infaz edilmesi yarmıştır.
+ nereye gönderiyorsun baba beni
- öteki dünya'ya canum evladım.
+ hazırlayın ula. (cenaze marşı)
italyan aktör robert widmark ''piç rıza'' karakteri ile gönüllerde taht kurmuştur.
filmin her anı; matrak gırgır komedidir.
cenaze marşı eşliğinde adam infaz edilmesi yarmıştır.
+ nereye gönderiyorsun baba beni
- öteki dünya'ya canum evladım.
+ hazırlayın ula. (cenaze marşı)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar