bugün
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey12
- fransa da yağmalanan apple mağazası7
- eski sevgilinin bıraktığı iz13
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- engineer2820
- eski yazarlar geri gelsin12
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması7
- uzak mesafe ilişki4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- nickin yanında yaş da yazsın16
- la loba21
- uefa şampiyonlar ligi5
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu4
- cm 01 024
- ben geldim naneler6
- nervio'nun ayakları17
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- çirkin şansı5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- menemen yiyen erkek13
- recep tayyip erdoğan13
- dörtlü yakınca her yer otopark sanan zihniyet6
- twitter da türklerle çinliler arasındaki kavga5
- ukraynalı kızlar gelecek mi beyler7
- futbol16
- migros ta etleri yiyen kedi4
- dedikodu yapan erkek3
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler8
- lille osc5
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan10
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- benzini ayın birinde alın çünküüüü4
- ayak fetişizminin entel bir zevk olması2
- şanlıurfa da gece hayatı2
- karabüklü kızlar5
- eğirdir gölü canavarı5
- nasılsınız3
- erkeğe en çok yakışan araba3
- endoskopi2
- domates çorbası8
- hoşgelmiş inşallah kazdır6
- yalancı sözlük yazarları7
- mr erecto hayratı4
- sevgiliyle görüşme sıklığı5
- sabah sabah metrobüste yaşanan gürültü kirliliği5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- lille5
- safra reflüsü2
- ps 4 varken ps 5 almak mantıklı mı sorunsalı2
hepimizin okul sıralarında karşılaştığı ve çoğumuzun başına bela olan melun şey. ama ne yazık ki okul sıralarında, kara tahtanın karşısında öğrendiğimiz matematik, genellikle, gerçek matematiğin çok küçük ve çoğu kez korkunç kısmıdır. bunun en önemli sebebi matematiği bize anlatanın aslında matematiği sevmemesidir.
oysa matematik sayılar dan çok daha fazlasıdır. matematik tutkudur, estetiktir, zarafettir, her şeyden öte matematik gençlik ateşinin ta kendisidir. doğayı anlama çabasıdır. kesinliktir. bakın albert einstein matematik hakkında neler söylüyor:
matematiğin bütün bilimlerin üstünde özel bir saygınlığının olmasının nedeni, onun yasalarının kesin, doğru ve tartışılmaz olmaları, öbür bilimlerin yasalarının ise bir ölçüde tartışmaya açık olmalarıdır ( )
matematik kesin değilse sadece bir hiçtir; yaklaşıklık ya da dolaylılık yoktur.
insanların kafasını karıştıran asıl soru matematiğin tam olarak ne işe yaradığıdır. kimya kıyafetlerimizden ilaçlarımıza, biyoloji içimizdeki hücrelerden onun içine kadar her yerde varken matematik nerededir? işte bu yüzden matematik sevilmez; küçük çocuk bakkaldan aldığı şekerin para üstünü hesaplamaktan başka hiçbir yerde görmez; bu kadar uğraştırdığı halde bir işe yaramayan biri de genelde pek sevilmez.
eğer insan ruhunda sanattan anlayan bir köşe varsa, ki her zaman olur (ister resim, ister müzik) , ona gerçek matematik anlatıldığı takdirde onu sevecektir. mesela asal sayıların sonsuz olmasının ispatı, hemen tüm matematikçiler tarafından, en estetik ispat olarak kabul edilmektedir.
asal sayıların sonsuz olması kulağınıza normal gibi gelebilir; ama asıl zarafet ek bir bilgiyi verince ortaya çıkar. 0 10.000 arasındaki asal sayılara a, 10.000 20.000 arasındakilere b, 20.000 30.000 arasındakilere c diyelim. bir bilgisayar yardımıyla a, b ve c yi hesaplattığınızda a>b>c olduğunu görürsünüz. hatta asal sayıların sayısı her onbinlik devirde azalır; ama asla sonlanmaz. bunu daha iyi anlayabilmek için ağzına kadar dolu bir pirinç çuvalı düşünün. çuvalı açıp pirinçleri dökmeye başladığınızda ilk önce daha fazla pirinç dökülür, giderek azalır ve sonunda biter. asal sayılar da öyledir; ama bitmezler. peki bunu nasıl biliyoruz?
asal sayıların sonlu ve n tane olduğunu kabul edelim. ilk asal sayımız p1, ikincisi p2, üçüncüsü p3, ve sonuncusu pn olsun. bu asal sayıları çarpalım ve sonuca bir ekleyelim; yeni sonucumuz da x olsun.
x= p1.p2.p3 .pn + 1
x sayısı nı p1 e bölmeye kalkınca bir arttığını görürsünüz. aynı şey p2, p3, p4, ve pn için de geçerlidir. demek ki x sayısı asaldır ve bu döngü sonsuza kadar gidebilir. yani asal sayılar (prime numbers) sonsuzdur.
bu ispat o kadar sevilir ki; birçok matematikçinin matematikçi olmasını sağlayabilmiştir. matematik ne yazık ki tamamen soyuttur; elbette ki estetikliği de soyut olacaktır. (fraktalları bunun dışında tutarsak tabi) ama matematik 2500 yıllık bir aşktır; ve muhtemelen dünyanın yıkıldığı güne kadar dayanabilen tek uğraş olacaktı.
ek: abisi on saniyede şunları nasıl okuyup nasıl eksiliyorsunuz bana da öğretin.
oysa matematik sayılar dan çok daha fazlasıdır. matematik tutkudur, estetiktir, zarafettir, her şeyden öte matematik gençlik ateşinin ta kendisidir. doğayı anlama çabasıdır. kesinliktir. bakın albert einstein matematik hakkında neler söylüyor:
matematiğin bütün bilimlerin üstünde özel bir saygınlığının olmasının nedeni, onun yasalarının kesin, doğru ve tartışılmaz olmaları, öbür bilimlerin yasalarının ise bir ölçüde tartışmaya açık olmalarıdır ( )
matematik kesin değilse sadece bir hiçtir; yaklaşıklık ya da dolaylılık yoktur.
insanların kafasını karıştıran asıl soru matematiğin tam olarak ne işe yaradığıdır. kimya kıyafetlerimizden ilaçlarımıza, biyoloji içimizdeki hücrelerden onun içine kadar her yerde varken matematik nerededir? işte bu yüzden matematik sevilmez; küçük çocuk bakkaldan aldığı şekerin para üstünü hesaplamaktan başka hiçbir yerde görmez; bu kadar uğraştırdığı halde bir işe yaramayan biri de genelde pek sevilmez.
eğer insan ruhunda sanattan anlayan bir köşe varsa, ki her zaman olur (ister resim, ister müzik) , ona gerçek matematik anlatıldığı takdirde onu sevecektir. mesela asal sayıların sonsuz olmasının ispatı, hemen tüm matematikçiler tarafından, en estetik ispat olarak kabul edilmektedir.
asal sayıların sonsuz olması kulağınıza normal gibi gelebilir; ama asıl zarafet ek bir bilgiyi verince ortaya çıkar. 0 10.000 arasındaki asal sayılara a, 10.000 20.000 arasındakilere b, 20.000 30.000 arasındakilere c diyelim. bir bilgisayar yardımıyla a, b ve c yi hesaplattığınızda a>b>c olduğunu görürsünüz. hatta asal sayıların sayısı her onbinlik devirde azalır; ama asla sonlanmaz. bunu daha iyi anlayabilmek için ağzına kadar dolu bir pirinç çuvalı düşünün. çuvalı açıp pirinçleri dökmeye başladığınızda ilk önce daha fazla pirinç dökülür, giderek azalır ve sonunda biter. asal sayılar da öyledir; ama bitmezler. peki bunu nasıl biliyoruz?
asal sayıların sonlu ve n tane olduğunu kabul edelim. ilk asal sayımız p1, ikincisi p2, üçüncüsü p3, ve sonuncusu pn olsun. bu asal sayıları çarpalım ve sonuca bir ekleyelim; yeni sonucumuz da x olsun.
x= p1.p2.p3 .pn + 1
x sayısı nı p1 e bölmeye kalkınca bir arttığını görürsünüz. aynı şey p2, p3, p4, ve pn için de geçerlidir. demek ki x sayısı asaldır ve bu döngü sonsuza kadar gidebilir. yani asal sayılar (prime numbers) sonsuzdur.
bu ispat o kadar sevilir ki; birçok matematikçinin matematikçi olmasını sağlayabilmiştir. matematik ne yazık ki tamamen soyuttur; elbette ki estetikliği de soyut olacaktır. (fraktalları bunun dışında tutarsak tabi) ama matematik 2500 yıllık bir aşktır; ve muhtemelen dünyanın yıkıldığı güne kadar dayanabilen tek uğraş olacaktı.
ek: abisi on saniyede şunları nasıl okuyup nasıl eksiliyorsunuz bana da öğretin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar