bugün
- akplisin yani23
- sözlük erkeklerinin bicepsleri74
- ayak fetişizminin neresi sapıklık8
- duanın bir şeye yaramaması22
- aykirikadin13
- fon vurgunu52
- at gözlüklü insanlar6
- 21 ekim dünya diyarbakırlılar günü8
- neden 50 tane arap devleti var12
- kürtaj hak mıdır sorunsalı7
- asla akp'ye oy vermem tabi ki devlet bahçeli6
- traveler of secret moments adamlığı6
- az kişinin bildiği müthiş lezzetler7
- fingirdeklerin kabuklarına çekilmesi7
- kaynana donu yakma geleneği5
- kalın dudaklı erkekler3
- dinden uzaklaşan avrupa'nın çöküşü6
- izmirbeyefendisi'nin yakışıklı olması11
- ne kadar hoşsun ama çok boşsun2
- fransa da kısmi sokağa çıkma yasağının uzatılması7
- akşamki tantana15
- gazanfer metin nickli vitaminsiz3
- 9 5 çalışan ipneler12
- bugün uyuyakalmışım11
- ekepeliler den kurtulacağını zanneden hayalperest5
- terlikle döven anne13
- cenazende kötü bilirdik denmesi12
- saatlerce sözlükte gezip entry girmeyen yazar7
- fatma betül sayan kaya18
- yan sen derdine benden ala mal yok yine sana9
- sözlük yazarlarının seksi yaprakları6
- bismillahirahmanirahim4
- arap neferler9
- anonim yazar olmak3
- yapay zeka moderatörü5
- açtığınız başlığa entry girilmemesi7
- ekin türkmen2
- türküm doğruyum çalışkanım16
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı22
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti3
- hesabını gizleyen erkek yazar8
- 25 yıldır hebele hubele akepe gidiyeeee2
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması16
- dolarla sigarasini yakan ogrenci4
- karısını aldatan yazarlar4
- güne yulaf ezmesi ve kahve ile başlamak4
- sözlük kızlarının pek azgın olması3
- karın seni çok üzüyor diyen metres3
- sözlükten bir yazarın cenazesine gitmek4
- uludede ile camiye gitmek5
"çok süslenenlere bir bakın;hepsi de gizlenmek istiyordur" aristo
eğlenceli.
(bkz: badana)
boyamak sonuçta, doğallığı kaybetmek, kandırmak.
görüntü efekti yaratmak diyebiliriz. önemli olan ruhuna atmasın makyajı. savaş boyaları sürünmek de olabiliyor bazen.
(bkz: boya)
kadınların orasını burasını boyama zevki, kadın boyama sanatı..
cildi güzel olup da fondotenler, pudralar sürenleri aklım almıyor. turuncu yanaklı gezenleri.. ya da dudakları dolgun olduğu halde dolgunlaştırıcı kullananları.
allık fırçalarını pis çantalarından çıkarıp yüzlerine değdirmelerini.. allık fırçanı bir kılıfa koy, yoksa da bir peçeteye sar kardeşim.
makyaj bir sanattır, boyanmak değil.
kadınlığın, bakışların altını çizmektir.
allık fırçalarını pis çantalarından çıkarıp yüzlerine değdirmelerini.. allık fırçanı bir kılıfa koy, yoksa da bir peçeteye sar kardeşim.
makyaj bir sanattır, boyanmak değil.
kadınlığın, bakışların altını çizmektir.
bileni vezir bilmeyeni rezil eden hadise.
helena rubinstein'ın kozmetik hakkındaki sözleri, bu işin asıl yüzünü gösterir.
sadenin çirkini olmaz, ama makyajlı hep çirkindir. dikkat çekiyor olmak; çirkinliğe engel değildir.
sadenin çirkini olmaz, ama makyajlı hep çirkindir. dikkat çekiyor olmak; çirkinliğe engel değildir.
fransızca "maquillage" kelimesinden türkçe'ye geçmiştir.
suratı güzel, miyon tipli kadının yapmasına gerek olmayan activite. kendini çirkin hisseden kadın makyaj yapar.
bazen insanın kendisini iyi hissetmesine yol açar. kötü yapılırsa tuhaf bir yaratığa bile döndürür insanı.nadiren yapılmalı, yapıldığında da hafif olmalı, zira doğallık her zaman çok daha çekicidir.
cafcaflı ambalajlara kanıp bir dünya para karşılığında alınıp, deri üstünü kimyasal rengarenk maddelerle boyayarak ciltteki gözeneklerin tıkanmasına neden olan fakat ısrarla güzelliği boyanmak sanan bayanların günlük uğraşları.
oysa makyaj zaten güzel ve bakımlı olan cildin ufak hilelerle göze daha çarpıcı hale gelmesidir.
oysa makyaj zaten güzel ve bakımlı olan cildin ufak hilelerle göze daha çarpıcı hale gelmesidir.
Dilimize ve ingilizceye birçok kelime gibi Fransızca'dan geçmiştir.
Şöyleki ;
makyaj = maquillage [le]
makyaj çantası = vanity-case [le]
makyaj temizleme kremi = crème à démaquiller
Ayrıca (bkz: TDK)'ya göre şu anlamları içermektedir.
1 .Yüzü güzelleştirmek için boyama, yüz boyama, yüz bakımı.
2 .sinema, TV (***) iyi görüntü sağlamak, belli bir tipi yaratmak veya yalnızca bazı düzeltmeler yapmak için oyuncunun yüzünde ve başka organlarında yapılan boyama ve değişmeler.
Şöyleki ;
makyaj = maquillage [le]
makyaj çantası = vanity-case [le]
makyaj temizleme kremi = crème à démaquiller
Ayrıca (bkz: TDK)'ya göre şu anlamları içermektedir.
1 .Yüzü güzelleştirmek için boyama, yüz boyama, yüz bakımı.
2 .sinema, TV (***) iyi görüntü sağlamak, belli bir tipi yaratmak veya yalnızca bazı düzeltmeler yapmak için oyuncunun yüzünde ve başka organlarında yapılan boyama ve değişmeler.
makyaj güzel'e yahut çirkin'e yapılmalıdır diye bir genelleme anlamsızdır. neden? çünkü makyaj sabahın bir köründe açılmış göz kapaklarının manasızlığını, morgtan çıkmışa benzeyen tenleri canlandırma işlemidir. ayrıca yüzdeki güzel hatları ön plana çıkarma, kusurlu hatları geri planda bırakma taktiğidir. bu "makyaj" denilen işlemi abartıp, yüzünü maymun götüne benzeten çoktur. zaten her şeyin fazlası zarardır değil mi efendim? siz kat kat astar, boya, cila yapar da biri yanağınıza dokununca iz bırakacak kıvama getirirseniz durumu, zincirleme iğrençlikler sendromu geçirir millet. makyajın da bir adabı var derim, yanaklarınızdan öperim!
bir nevi bakım olarak görülmelidir. Nasıl ayakkabınızı her gün cilalar boyarsanız aynen öyle. Tabi iyisi de var haliyle kötüsü de.
kimi zaman duygulari dısa vurma, kimi zaman yapilacak role bürünme yöntemidir.
daha bir guzel goruneyim diye yaptiginiz, urunlerine milyonlar akittiginiz, uzun sure yapmayip birden yaptiginizda insanlarin ilgisini ceken, hayatin vazgecilmezi.
kimi hatunlarin ne ise yaradigini anlamadigi yuz bakimi. suratlarini boyama kitabi gibi kullaninca guzel olduklarini saniyorlar. sacmalanmamasi gerekir. hafif olani makbuldur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar