bugün
- ölümden korkuyor musunuz16
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak5
- matrix te yaşadığımız gerçeği8
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek6
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı5
- zalbert ramstein8
- intihar düşüncesi6
- aşk6
- yesene beni diyen kız2
- ben basit bir insanım4
- cumartesi kahvaltısı5
- cumartesi günü sözlükte takılan asosyaller4
- yahudi düşmanlığı3
- bara giden erkeğin asıl amacı9
- evliliği zorlaştırmak3
- sözlükte ne değişti5
- hava su ateş toprak3
- sözlüğe resim yüklenememesi2
- flört etmeyen liberter öğretmen3
- iki yapay zekanın sohbeti2
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- idealizm vs materyalizm2
- anneanne3
- uludağ itiraf17
- at eti yiyen gay2
- insan olmaya ceyrek kala11
- queen feristah15
- bir kadından hoşlanmak4
- yazarların cuma akşamı planları4
- hafızayı sildirmek7
- sevgiliyle kavga etmeyi özlemek2
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- seninleyken kendim olabiliyorum4
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu41
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- işiniz gücünüz yok mu11
- türkşad kunthan uçuk2
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- hoşlanılan kızın küçük erkek kardeşi2
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- erkekler neden evlenmek ister15
- twitter hassasiyetçisi kadıköy feministi2
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
(bkz: Ana-BritannicaCilt 21)
Latince adı, Polygonum cognatum. Gene, bilimsel adı “Polygonaceae” olan Kuzukulağıgiller familyasından. Çok yıllık, otsu bitki. Yol ve tarla kenarlarında yaygın olarak rastlanır. Toprağın üstünde yatık olarak büyüyen bitkinin kısa saplı ve sivri uçlu oval yaprakları, yaprakların koltuğunda kümeler oluşturan pembe renkli çiçekleri vardır.
kendiliğinden kırlarda yetişen ot, ıspanak gibi pişirilerek yenir.
Latince adı, Polygonum cognatum. Gene, bilimsel adı “Polygonaceae” olan Kuzukulağıgiller familyasından. Çok yıllık, otsu bitki. Yol ve tarla kenarlarında yaygın olarak rastlanır. Toprağın üstünde yatık olarak büyüyen bitkinin kısa saplı ve sivri uçlu oval yaprakları, yaprakların koltuğunda kümeler oluşturan pembe renkli çiçekleri vardır.
kendiliğinden kırlarda yetişen ot, ıspanak gibi pişirilerek yenir.
sivas ve çevresinde yetişen bir ot türü. küçük küçük toplanan madımaklar ince ince kıyılarak çorbası yapılır. yoğurt katılarak yenilir.
ayrıca sivas yöresine ait bi oyundur. "teke tüke sakalı oy madımak" şeklinde.
ayrıca sivas yöresine ait bi oyundur. "teke tüke sakalı oy madımak" şeklinde.
Küçük iskender'in Sivas Katliamını işlediği şiiridir.
m a d ı m a k
Sonra geldim bir şeydin
tanrı da tanrı misafiri bu dünyada
diyenlerin arasına girdim; hafif ıslak bir ağız vardı avuçlarımda
dört tarafı cüce zürafalarla çevrili bir ormandaydım
en iyisi ben seni seveyim dedim kestirmeden
o patikadan, o biraz engebeli yoldan, çıkayım seni seveyim
kim bilir, üçümüz beşimiz bir araya gelir indiririz mahlukatı
sen de unutursun eski arkadaşlarını beni seversin
benim mürekkebim leke yapar ellerine
gece yarısı şarap içeceğine birileriyle
beni okursun onlara sahilde saat ikide, dertliyken,
delirmiş kadınlar gibi bağıra bağıra gemiler geçer ansızın
sersem sepet kabarır deniz, su sıçratır, aşk sıçratır
diye
Sonra geldim bir şeydin
Ağlıyordun, kucağında yandıkları iyi oldu bu şairlerin diye diye
Şiir yazdığını sanan bir celladın kitabı
Celladın sırtını sıvazlayan bir tıfıl zakkum
Zakkumun dibinde ise tırtıllar, böcekler ona alkış tutan..
Ama ben geldim aşkım, sen daha zehir zemberek bir tohumsun
Açacaksın, zıplayacaksın aha gökyüzü şuracıkta
Tutup indireceksin göğü
Oteller kentini otellerin yağmalandığı bir memlekete dönüştürenlerle
Hayatını bir otelde kalmanın mahcubiyetine sığdıranlar arasında
Kalacaksın incecik bir gevşeyişle.
Ben ölümüme iki dakika kala Allah’a inanmayacağım
Böyle bir lüksüm yok, böyle bir kimlikle gelmedim yeryüzüne;
Seninle aynı gezegeni paylaşmak evrenin en güzel şeyi, amma,
Onlarla paylaştığım oksijenden nefret ediyorum
Ateşi, ah o otel ateşini körükleyen pis kokulu her nefeslerinde.
Sonra ben geldim sen hep bir şeydin, bunları dedim tek tek,
Kelime kelime,
Ağlıyordun, gözyaşların yere düşmeden önce
ben düştüm yere.
Oraya.
Hayatın kefenini diken sahte şairlerin
parmaklarımla kazdığım
mezarına: Şerefime.
m a d ı m a k
Sonra geldim bir şeydin
tanrı da tanrı misafiri bu dünyada
diyenlerin arasına girdim; hafif ıslak bir ağız vardı avuçlarımda
dört tarafı cüce zürafalarla çevrili bir ormandaydım
en iyisi ben seni seveyim dedim kestirmeden
o patikadan, o biraz engebeli yoldan, çıkayım seni seveyim
kim bilir, üçümüz beşimiz bir araya gelir indiririz mahlukatı
sen de unutursun eski arkadaşlarını beni seversin
benim mürekkebim leke yapar ellerine
gece yarısı şarap içeceğine birileriyle
beni okursun onlara sahilde saat ikide, dertliyken,
delirmiş kadınlar gibi bağıra bağıra gemiler geçer ansızın
sersem sepet kabarır deniz, su sıçratır, aşk sıçratır
diye
Sonra geldim bir şeydin
Ağlıyordun, kucağında yandıkları iyi oldu bu şairlerin diye diye
Şiir yazdığını sanan bir celladın kitabı
Celladın sırtını sıvazlayan bir tıfıl zakkum
Zakkumun dibinde ise tırtıllar, böcekler ona alkış tutan..
Ama ben geldim aşkım, sen daha zehir zemberek bir tohumsun
Açacaksın, zıplayacaksın aha gökyüzü şuracıkta
Tutup indireceksin göğü
Oteller kentini otellerin yağmalandığı bir memlekete dönüştürenlerle
Hayatını bir otelde kalmanın mahcubiyetine sığdıranlar arasında
Kalacaksın incecik bir gevşeyişle.
Ben ölümüme iki dakika kala Allah’a inanmayacağım
Böyle bir lüksüm yok, böyle bir kimlikle gelmedim yeryüzüne;
Seninle aynı gezegeni paylaşmak evrenin en güzel şeyi, amma,
Onlarla paylaştığım oksijenden nefret ediyorum
Ateşi, ah o otel ateşini körükleyen pis kokulu her nefeslerinde.
Sonra ben geldim sen hep bir şeydin, bunları dedim tek tek,
Kelime kelime,
Ağlıyordun, gözyaşların yere düşmeden önce
ben düştüm yere.
Oraya.
Hayatın kefenini diken sahte şairlerin
parmaklarımla kazdığım
mezarına: Şerefime.
madı fiilinin mastar hali.
"ot işte" denilip geçilemeyecek bir ottur.
sivas'ta bolca bulunur..
toplanıp seçildikten sonra ince ince kıyılır, poşetlenerek derindondurucuda aylaaarca saklanabilir.
bulgur eşliğinde çorbası yapılabildiği gibi, ıspanak gibi kavrularak yumurta kırılarak yendiğinde süper olur.
sivas'ta bolca bulunur..
toplanıp seçildikten sonra ince ince kıyılır, poşetlenerek derindondurucuda aylaaarca saklanabilir.
bulgur eşliğinde çorbası yapılabildiği gibi, ıspanak gibi kavrularak yumurta kırılarak yendiğinde süper olur.
(bkz: madımak oteli)
bir ot değildir artık o isim. ne zaman adını duysam içim acır, kanar. zaten artık kimin için adı sadece bir otsa onlar o gün 2 temmuz 1993 de yangını seyredenlerdir.
Ermenice matutak kelimesinden gelmiştir. Baharda yetişen yemeği yapılan küçük yeşil yapraklı bir bitki türü.
"Madımak Biter oldu / Yolları tutar oldu"
"Madımak Biter oldu / Yolları tutar oldu"
Hor baktık mi karincaya,
kırdık mi kanadını sercenin,
vurduk mu karacanin yavrusunu,
Yahu nasıl kiyariz insana?
kırdık mi kanadını sercenin,
vurduk mu karacanin yavrusunu,
Yahu nasıl kiyariz insana?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar