bugün
- taşaklardan birinin kayıp olması4
- sözlükler arası savaş çıksa11
- en tehlikeli insan tipleri2
- ütü13
- mutsuz olmak3
- çay içen kız10
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- duyulan en ilginç isim5
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- oralet içen erkek5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- erdal beşikçioğlu8
- kalem4
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- çaya şeker atan erkek5
- düşün ki o bunu okuyor5
- anın fotoğrafı14
- yerinde dur3
- uludağ sözlük çeteleri9
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- yıkık yazarlar4
- dolma kalem3
- latte içen erkek4
- doa otomatı3
- patates kızartması4
- kasa daima kazanır2
- ona bir şey söyle13
- selam sözlük2
- en boktan on yıl7
- telefona cevap vermeyen kız3
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- gocu bak bi5
- köpektapar2
- en gey özelliğiniz3
- ayrılık8
- bik bik bik bik bik bik diye öten horoz2
- akraba evliliği2
- iq düşüren şeyler3
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor3
- siyah2
- sözlük yazarları nerede sorunsalı4
(bkz: Ana-BritannicaCilt 21)
Latince adı, Polygonum cognatum. Gene, bilimsel adı “Polygonaceae” olan Kuzukulağıgiller familyasından. Çok yıllık, otsu bitki. Yol ve tarla kenarlarında yaygın olarak rastlanır. Toprağın üstünde yatık olarak büyüyen bitkinin kısa saplı ve sivri uçlu oval yaprakları, yaprakların koltuğunda kümeler oluşturan pembe renkli çiçekleri vardır.
kendiliğinden kırlarda yetişen ot, ıspanak gibi pişirilerek yenir.
Latince adı, Polygonum cognatum. Gene, bilimsel adı “Polygonaceae” olan Kuzukulağıgiller familyasından. Çok yıllık, otsu bitki. Yol ve tarla kenarlarında yaygın olarak rastlanır. Toprağın üstünde yatık olarak büyüyen bitkinin kısa saplı ve sivri uçlu oval yaprakları, yaprakların koltuğunda kümeler oluşturan pembe renkli çiçekleri vardır.
kendiliğinden kırlarda yetişen ot, ıspanak gibi pişirilerek yenir.
sivas ve çevresinde yetişen bir ot türü. küçük küçük toplanan madımaklar ince ince kıyılarak çorbası yapılır. yoğurt katılarak yenilir.
ayrıca sivas yöresine ait bi oyundur. "teke tüke sakalı oy madımak" şeklinde.
ayrıca sivas yöresine ait bi oyundur. "teke tüke sakalı oy madımak" şeklinde.
Küçük iskender'in Sivas Katliamını işlediği şiiridir.
m a d ı m a k
Sonra geldim bir şeydin
tanrı da tanrı misafiri bu dünyada
diyenlerin arasına girdim; hafif ıslak bir ağız vardı avuçlarımda
dört tarafı cüce zürafalarla çevrili bir ormandaydım
en iyisi ben seni seveyim dedim kestirmeden
o patikadan, o biraz engebeli yoldan, çıkayım seni seveyim
kim bilir, üçümüz beşimiz bir araya gelir indiririz mahlukatı
sen de unutursun eski arkadaşlarını beni seversin
benim mürekkebim leke yapar ellerine
gece yarısı şarap içeceğine birileriyle
beni okursun onlara sahilde saat ikide, dertliyken,
delirmiş kadınlar gibi bağıra bağıra gemiler geçer ansızın
sersem sepet kabarır deniz, su sıçratır, aşk sıçratır
diye
Sonra geldim bir şeydin
Ağlıyordun, kucağında yandıkları iyi oldu bu şairlerin diye diye
Şiir yazdığını sanan bir celladın kitabı
Celladın sırtını sıvazlayan bir tıfıl zakkum
Zakkumun dibinde ise tırtıllar, böcekler ona alkış tutan..
Ama ben geldim aşkım, sen daha zehir zemberek bir tohumsun
Açacaksın, zıplayacaksın aha gökyüzü şuracıkta
Tutup indireceksin göğü
Oteller kentini otellerin yağmalandığı bir memlekete dönüştürenlerle
Hayatını bir otelde kalmanın mahcubiyetine sığdıranlar arasında
Kalacaksın incecik bir gevşeyişle.
Ben ölümüme iki dakika kala Allah’a inanmayacağım
Böyle bir lüksüm yok, böyle bir kimlikle gelmedim yeryüzüne;
Seninle aynı gezegeni paylaşmak evrenin en güzel şeyi, amma,
Onlarla paylaştığım oksijenden nefret ediyorum
Ateşi, ah o otel ateşini körükleyen pis kokulu her nefeslerinde.
Sonra ben geldim sen hep bir şeydin, bunları dedim tek tek,
Kelime kelime,
Ağlıyordun, gözyaşların yere düşmeden önce
ben düştüm yere.
Oraya.
Hayatın kefenini diken sahte şairlerin
parmaklarımla kazdığım
mezarına: Şerefime.
m a d ı m a k
Sonra geldim bir şeydin
tanrı da tanrı misafiri bu dünyada
diyenlerin arasına girdim; hafif ıslak bir ağız vardı avuçlarımda
dört tarafı cüce zürafalarla çevrili bir ormandaydım
en iyisi ben seni seveyim dedim kestirmeden
o patikadan, o biraz engebeli yoldan, çıkayım seni seveyim
kim bilir, üçümüz beşimiz bir araya gelir indiririz mahlukatı
sen de unutursun eski arkadaşlarını beni seversin
benim mürekkebim leke yapar ellerine
gece yarısı şarap içeceğine birileriyle
beni okursun onlara sahilde saat ikide, dertliyken,
delirmiş kadınlar gibi bağıra bağıra gemiler geçer ansızın
sersem sepet kabarır deniz, su sıçratır, aşk sıçratır
diye
Sonra geldim bir şeydin
Ağlıyordun, kucağında yandıkları iyi oldu bu şairlerin diye diye
Şiir yazdığını sanan bir celladın kitabı
Celladın sırtını sıvazlayan bir tıfıl zakkum
Zakkumun dibinde ise tırtıllar, böcekler ona alkış tutan..
Ama ben geldim aşkım, sen daha zehir zemberek bir tohumsun
Açacaksın, zıplayacaksın aha gökyüzü şuracıkta
Tutup indireceksin göğü
Oteller kentini otellerin yağmalandığı bir memlekete dönüştürenlerle
Hayatını bir otelde kalmanın mahcubiyetine sığdıranlar arasında
Kalacaksın incecik bir gevşeyişle.
Ben ölümüme iki dakika kala Allah’a inanmayacağım
Böyle bir lüksüm yok, böyle bir kimlikle gelmedim yeryüzüne;
Seninle aynı gezegeni paylaşmak evrenin en güzel şeyi, amma,
Onlarla paylaştığım oksijenden nefret ediyorum
Ateşi, ah o otel ateşini körükleyen pis kokulu her nefeslerinde.
Sonra ben geldim sen hep bir şeydin, bunları dedim tek tek,
Kelime kelime,
Ağlıyordun, gözyaşların yere düşmeden önce
ben düştüm yere.
Oraya.
Hayatın kefenini diken sahte şairlerin
parmaklarımla kazdığım
mezarına: Şerefime.
madı fiilinin mastar hali.
"ot işte" denilip geçilemeyecek bir ottur.
sivas'ta bolca bulunur..
toplanıp seçildikten sonra ince ince kıyılır, poşetlenerek derindondurucuda aylaaarca saklanabilir.
bulgur eşliğinde çorbası yapılabildiği gibi, ıspanak gibi kavrularak yumurta kırılarak yendiğinde süper olur.
sivas'ta bolca bulunur..
toplanıp seçildikten sonra ince ince kıyılır, poşetlenerek derindondurucuda aylaaarca saklanabilir.
bulgur eşliğinde çorbası yapılabildiği gibi, ıspanak gibi kavrularak yumurta kırılarak yendiğinde süper olur.
(bkz: madımak oteli)
bir ot değildir artık o isim. ne zaman adını duysam içim acır, kanar. zaten artık kimin için adı sadece bir otsa onlar o gün 2 temmuz 1993 de yangını seyredenlerdir.
Ermenice matutak kelimesinden gelmiştir. Baharda yetişen yemeği yapılan küçük yeşil yapraklı bir bitki türü.
"Madımak Biter oldu / Yolları tutar oldu"
"Madımak Biter oldu / Yolları tutar oldu"
Hor baktık mi karincaya,
kırdık mi kanadını sercenin,
vurduk mu karacanin yavrusunu,
Yahu nasıl kiyariz insana?
kırdık mi kanadını sercenin,
vurduk mu karacanin yavrusunu,
Yahu nasıl kiyariz insana?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar