bugün
- kolye18
- nervio tarzı entry girmek18
- sözlüğü kurtaracak tek yazar8
- keçiboynuzu pekmezi3
- 42 numara ayaklı kızın yaşama amacı6
- komşusuna sütyen içinde not bırakan kız4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı28
- yunanistan4
- jaws filmindeki sikko balik24
- eve çağıran kızın ot da getir demesi5
- arda güler16
- atatürk ün hataları15
- yetkisi alınan yetkili10
- japonya2
- haftanın gammazlarında birinci olan user9
- sevgiliyle araya mesafe koymak4
- 2026 ekim ayı3
- doğubank8
- yediğimiz yemekleri midede dışkı olarak taşımak4
- konyalıları sevmemek2
- duşa giriyorum kimi düşüneyim7
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi11
- ilk buluşmada poposuna tokat attıran ateist kız2
- estonya3
- muhafazakar tatil seçenekleri6
- ülken için savaşır mısın6
- finlandiya2
- orta çağda gece yolculuğu yapmak7
- 2026 kasım ayı nasıl geçecek2
- yemene asker gönderilme meselesi9
- haftanın gammazı olmak2
- sevda türküsev3
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- 28 ekim 20262
- oktay saral10
- sözlüğün kralı10
- saatten anlayan yazarlar bi bakabilir mi5
- insan sevmemek7
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı6
- coskuyla sabunlanan pipi9
- true'nun çaylak olması6
- isveç2
- flört etmeme ilkesi3
- sakarya üniversitesi3
- norveç3
- sana köyden kız bulacağım diyen anne3
- simiago erkek mi kadın mı5
- sözlüğe veda eden yazara kızan yazar4
- horny meydan6
- iltica20
petrol bulunmuş şehir.
ingiliz enerji şirketi UK Oil and Gas Investments (UKOG), Londradaki Gatwick Havalimanı yakınlarında toplam kapasitesi 100 milyar varili bulabilecek bir rezerve ulaştıklarını açıkladı.
ingiliz enerji şirketi UK Oil and Gas Investments (UKOG), Londradaki Gatwick Havalimanı yakınlarında toplam kapasitesi 100 milyar varili bulabilecek bir rezerve ulaştıklarını açıkladı.
bir çok konu da bir çok şeyin öncüsü olan şehir, kiminin çok sevdiği kiminin nefret ettiği bana kalırsa yağmurun en yakıştığı medeniyet.
Geçen hafta döndüğüm şehir. Bilmiyorum ama seviyorum sanırım.
her tarafı zenci hintli çinli dolu bir acaip şehir. sanırsın ingilizler azınlık.
Güneş görmek imkansız gibi ama sıkıcı diyen taş olur.
beyaz tenli, kalın dudaklı renkli gözlü hatunları yetmez mi dedirten şehir.
Agustosun 2 sinde dil egitimim icin 1 ayligina gidecegim sehir beni heyecanlandirmasinin yaninda tedirginimde aslinda aile yaninda kalacagim icin.
sıkıcı bir şehirdir, köprüsünden ve london eye dan az ileriye kuzey taraflara gidince iyice sıkıyor, tarihi olmasına karşın bir new york değil olamazda.
görsel
2 gün evvel mültecileri karşılayan, dünyanın merkezi. Tam bir insanlık örneği gösterdiler. Taktir ettim. Hava bu sıralar karışık ama londranın dizaynı herşeyi silip götürüyor. Fırsatı olan iki üç gün çıksın gelsin.
2 gün evvel mültecileri karşılayan, dünyanın merkezi. Tam bir insanlık örneği gösterdiler. Taktir ettim. Hava bu sıralar karışık ama londranın dizaynı herşeyi silip götürüyor. Fırsatı olan iki üç gün çıksın gelsin.
tl-sterlin paritesinden dolayı oldukça pahalı bir şehir, soho bölgesi bizim cihangir tadında fakat hint ve çin yemeklerinin yoğun baharat kokuları semtin her yerini sarmış olmasından mütevellit garip bir kokusu var yinede kalmak için ideal.
şehri zone 4 civarına kadar yürüyerek gezmekte fayda var,mayfair ve chelsea tartışmasız en pahalı ve güzel yerleri, parklardan green park konumu itibariyle şehrin tam merkezinde, british museum'da bizden ve ortadoğudan çalınan eserleri gördüğünüzde yüreğiniz dağlanacaktır, tate modern mutlaka görülmesi gereken bir yer adamlar sanata ne kadar değer veriyor şaşırtıcı.kendine ait bir mutfağı olmaması sebebiyle hemen hemen herşeyi bulabilirsiniz, yemek konusunda tesco'lar anlık sandwich ve içecek ihtiyacınızı giderebilirler.hakkasan ve dairy'de türk işi felekten bir gece çalalım derseniz 1000 ila 1500 pound kaçabilir aman dikkat,bunların dışında cüzdanınız doluysa türkiye'de bulunmayan hackett ve all saint gibi markalardan alışveriş yapılabilir, yeşil poşetli turistleri takip ederek harolds'a ulaşınca yemek katında bir durmakta fayda var zira fiyatları oldukça makul ve türkiye'de ki gibi pahalı mağaza koseptiyle satış görevlileri dibinizde bitmiyor.
şehri zone 4 civarına kadar yürüyerek gezmekte fayda var,mayfair ve chelsea tartışmasız en pahalı ve güzel yerleri, parklardan green park konumu itibariyle şehrin tam merkezinde, british museum'da bizden ve ortadoğudan çalınan eserleri gördüğünüzde yüreğiniz dağlanacaktır, tate modern mutlaka görülmesi gereken bir yer adamlar sanata ne kadar değer veriyor şaşırtıcı.kendine ait bir mutfağı olmaması sebebiyle hemen hemen herşeyi bulabilirsiniz, yemek konusunda tesco'lar anlık sandwich ve içecek ihtiyacınızı giderebilirler.hakkasan ve dairy'de türk işi felekten bir gece çalalım derseniz 1000 ila 1500 pound kaçabilir aman dikkat,bunların dışında cüzdanınız doluysa türkiye'de bulunmayan hackett ve all saint gibi markalardan alışveriş yapılabilir, yeşil poşetli turistleri takip ederek harolds'a ulaşınca yemek katında bir durmakta fayda var zira fiyatları oldukça makul ve türkiye'de ki gibi pahalı mağaza koseptiyle satış görevlileri dibinizde bitmiyor.
gidilmesi gereken yerler listesinde hep ikinci sırada olan şehirdir. birinci için (bkz: new york)
kuzenimin iddiasına göre ingilizlerden çok yabancıların yaşadığı bir şehirdir. dilimi geliştirecek ingiliz bulamıyorum diyor kendisi. ben de ingiliz olsam yabancıların yaşadığı muhitlerde oturmam doğrusu.
yazın gitmek istediğim ama gidemedim güzel şehir...
dünyanın en güzel şehirlerindendir kendisi... https://www.youtube.com/watch?v=S6S0EA1XE8Y
ingiliz bulabilirsen kendini şanslı hissedebileceğin şehir. Her köşesi ruhun farklı yerlerini hissedersin, çoğunlukla melankoli.
Sevdiğim şehir.bu şehirde bütün ülkelerin yemeklerini bulabilirsiniz.
Eylül'de gitme fırsatı bulduğum asyalıların akınına uğrayan, güneş batmayan şehir.
Uçaktan görüntüsü şu şekildedir.
görsel
Uçaktan görüntüsü şu şekildedir.
görsel
Yaşadığım 4. gördüğüm 13. başkent... Geçen eylülde MEB YLSY bursiyeri olarak üç aylık bir dil kursu için gittim efendim. Hayatım boyunca hep ön yargılı olduğum bu memleket diyebilirim ki bu ön yargılarımı neredeyse tamamen yıkmıştır. Öncelikle günümüz dünya sisteminin kurulduğu yerdir. O sokaklarda yürürken insan 18. ve 19. yüzyılları çok iyi anlayabilmektedir.
Şehrin en sevdiğim özelliği bilimum müzelerin ücretsiz olmasıdır. British Museum, National Gallery, Imperial War Museum, Science History Museum, Natural History Museum, National Maritime Museum, Tate Modern... Bunlar benim aklımda kalanlar ki hepsi ücretsizdir efenim. Bunun yanı sıra müzikaller ve tiyatro oyunları çok meşhurdur. En son Barbican'da Benedicth Cumberbatch Hamlet'i oynuyordu. Cahil odun bir adam bile bu şehirde birkaç ay itana ile gezerse fularlı bir entele dönüşebilir.
Küçük bir dünya köyüne benzer. Her kültürden her mutfaktan bir şey bulmak mümkündür. Öyle ki harringay'de gökyüzü restaurant var. Yediğim en iyi ızgarayı orada yedim diyebilirim. Ayrıca Harringay her ne kadar bir krauzberg olmasa da Londra'nın Türk mahallesi denilebilir.
Müzeler haricinde gezecek yerleri de pek çoktur efendim. Öncelikle Trafalgar meydanından Piccadilly Circus'a ordan da Westminster Bridge'e yürümek bana hep çok haz verirdi. Bir de akşamları London Bridge'e gidip ordan Tower Bridge'e yürümek... Ah ah hey gidi günler diyesi geliyor insanın. Bunun yanı sıra St. Paul katedrali ve ordan Tate Modern'e uzanan millenium bridge'e uğrayın derim. Portobello ve Camden da alışveriş için uğrayabileceğiniz yerler. Soho, China Town ve Leicester Square ise zaten merkezde hep içinden geçtiğiniz yerler olacaktır.
Neyse özledim ama aklımda da bunlar kalmış, giderseniz Hyde Park'ın çimlerinde benim için de kitap okuyun...
Şehrin en sevdiğim özelliği bilimum müzelerin ücretsiz olmasıdır. British Museum, National Gallery, Imperial War Museum, Science History Museum, Natural History Museum, National Maritime Museum, Tate Modern... Bunlar benim aklımda kalanlar ki hepsi ücretsizdir efenim. Bunun yanı sıra müzikaller ve tiyatro oyunları çok meşhurdur. En son Barbican'da Benedicth Cumberbatch Hamlet'i oynuyordu. Cahil odun bir adam bile bu şehirde birkaç ay itana ile gezerse fularlı bir entele dönüşebilir.
Küçük bir dünya köyüne benzer. Her kültürden her mutfaktan bir şey bulmak mümkündür. Öyle ki harringay'de gökyüzü restaurant var. Yediğim en iyi ızgarayı orada yedim diyebilirim. Ayrıca Harringay her ne kadar bir krauzberg olmasa da Londra'nın Türk mahallesi denilebilir.
Müzeler haricinde gezecek yerleri de pek çoktur efendim. Öncelikle Trafalgar meydanından Piccadilly Circus'a ordan da Westminster Bridge'e yürümek bana hep çok haz verirdi. Bir de akşamları London Bridge'e gidip ordan Tower Bridge'e yürümek... Ah ah hey gidi günler diyesi geliyor insanın. Bunun yanı sıra St. Paul katedrali ve ordan Tate Modern'e uzanan millenium bridge'e uğrayın derim. Portobello ve Camden da alışveriş için uğrayabileceğiniz yerler. Soho, China Town ve Leicester Square ise zaten merkezde hep içinden geçtiğiniz yerler olacaktır.
Neyse özledim ama aklımda da bunlar kalmış, giderseniz Hyde Park'ın çimlerinde benim için de kitap okuyun...
yasadigim sehir. yukarida ki fotografa baktim ama, hic alkasi yok. hep deriz ya, eski daha guzelmis. oyle iste.
8 ay kaldığım şehir. gitmediğim görmediğim yeri kalmadı. mkasadım yerleşip yaşamaktı.
gözümde çok abartmışım.
adı kadar kendisi olmayan şehir. hayal kırıklığı.
gözümde çok abartmışım.
adı kadar kendisi olmayan şehir. hayal kırıklığı.
Cok abartilacaj k kadar buyu ve guzel olmayan sehir, ama gidilesi bir yer.
ülke değildir.
Futbolun kalbinn attigi yerdir, Işte Premier League bu !!
bana göre overrated bir şehirdir. nedenlerine gelince tren ve tube fiyatlariyla caninizi sikar, ben bu kadar paraya london-brighton yerine istanbula ucuyorum diye sinir krizi gecirten, martın sonu olmasina ragmen 1 haftadir firtinadan disari cikartmayan, modernle klasigin ic ice gectigi soylenen mimarisiyle goz zevkinizi zorlayan, uzak durulasi, insanlarina acinasi sehridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar