bugün
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı54
- ispanya17
- arjantin17
- 2026 dünya kupası23
- futbol13
- dünya18
- ben geldim ayağa kalkın3
- messi'ye bir teselli ballon d or'u verilsin3
- 2026 dünya kupası şampiyonu ispanya3
- birader yazarların birader bey yazarlar olmaları3
- gideceğin yer değilken otobüsten inmek2
- lionel messi7
- ev şarabı2
- messi uzaylı abi2
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- resim hocaları3
- ispanya milli futbol takımı6
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- ciguli kral3
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak4
- arjantin milli futbol takımı6
- marc cucurella5
- ispanyanın 2026 dünya kupasını kazanması2
- lisede hocaların herşeyi bilmesi3
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek3
- nico williams2
- 20 temmuz 20262
- le cola'nın 67 tl olması4
- şehir kurma oyunları5
- abd'nin iran'a girmesiyle olacak olan şeyler4
- aylık 467 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- goooolll gooooolllll gooolllllll2
- haluk levent denince akla gelenler4
- memduh bashgan2
- tefeciden borç almak4
- arjantin'in çok kötü oynaması3
- uludağ sözlük diriltme operasyonu6
- velvet9
- şaka maka muhalif platform kalmaması4
- kemal kılıçdaroğlu7
- sözlük yazarlarının tatlıları4
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- eve dönmek2
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- sapık7
- allah varsa beni milli yapsın7
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu4
- haluk levent vs serdar ortaç6
- vozol4
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
entry'ler (835)
Merhaba sözlük ahalisi, bu entryi başka mağduriyetlerin doğmaması adına ibret olsun diye yazıyorum.
Çok uzun diyenler için özet: Teknosa adlı firma sattığı telefon gözle görülebilir şekilde hatalı olmasına rağmen değişim ya da iade yapmamış, 13.09.2019 tarihinde alınan telefon üç saat kullanımdan sonra bu güne kadar servis servis dolaştırılarak tarafımıza iade edilmek istenmiştir. Konuyla ilgili avukat olan kardeşim tarafından hukuki girişim yapılacak olmakla birlikte, ülkemizde müşteri memnuniyeti noktasındaki hassasiyetin kurumsal firmalarda bile ne halde olduğunu görmeniz için sizlerle paylaşıyorum.
Yaklaşık 20 gün önce Teknosa'nın internet mağazasındaki indirimden iPhone 7 Plus aldık, almaz olaydık. Telefon elimize ulaştıktan sonra kurulum esnasında kasanın kenarında açıklık olduğunu fark ettik.
görsel
Hemen akabinde Karaman Teknosa mağazasına başvurduk ancak henüz üç saatlik telefonun hat takıldığı için ikinci el olduğunu, değişim ve iadenin mümkün olmadığını ve servise göndereceklerini, değişimin sonrasında gelecek rapora göre yapılabileceğini söylediler. Biz sıfır aldığımız telefonun onarım görüp elimize gelmesini doğal olarak istemedik, ancak başka şansımız olmadığı prosedürün böyle olduğu söylendi. Telefonun teknosa tarafından satıldığı, dolayısıyla bizim muhatabımızın firma olarak kendileri olduğunu defalarca söylememize rağmen, prosedür böyle denilerek kesinlikle sorumluluk kabul etmeyip telefonu apple firmasının yetkili servislerinden birine gönderdiler. Biz de elimiz mahkum ürünü dedikleri gibi servise gönderdik, ancak rezaletin büyüğü bundan sonra başladı.
Servise gönderirken üzerine basa basa kasa kenarında, mağaza yetkililerinin de şahit olduğu açıklık olduğuna dair not yazıldı. Fakat ürün servisten, bu arızasına hiç bakılmamış olarak, ses sisteminde arıza var denilerek geri gönderildi. Bir teknoloji mağazası düşünün sattığı ürünü 3 saat sonra servise gönderiyor ve servis bahsi geçen şikayetle ilgili yorum bile yapmıyor. Muhatap olduğumuz teknosa mağazası görevlileri, ki onlarla elimden geldiğince nezaketle konuştum nitekim onlar da düşük maaşlarla orada çalışan ve herhangi bir yetkisi olmayıp kendilerine verilen talimatları uygulayan kişiler, ürünün servis tarafından arızalı olduğu ifade edilmiş olmasına rağmen, servisin değişime karar vermediği bahanesine sığınarak ürünü tekrar servise göndermeyi önerdi. Prosedür böyle, servis iade ya da değişim demeden bir şey yapamayız dediler ancak bence buradaki temel sebep, ilk servis değiştirmedi belki ikinci servis değiştirir kafasıydı, yani sorumluluğu başkasına yıkıp maliyetten kaçmak, ki bunu yüzlerine de söyledim. Bu servis de değiştirmezse ne olacak dediğim zaman, biz size yardımcı olmaya çalışıyoruz dediler, ancak ikinci servisten gelen rapor aslında amacın ne olduğunu bana net olarak gösterdi.
Telefonun arızalı olduğu açıkça yazılı servis raporu ortada iken telefonu tekrar servise gönderdiler ve bizde kabul etmek durumunda kaldık. Bugün servisten aldığımız bilgiye göre, bu servis de telefonun güncelleme ve sıfırlama işlemlerini yapıp sorun yoktur diyerek geri göndermiş. Servis notunda ve fotoğraflarda açıkça görülen açıklık ise tamamen göz ardı edilmiş ve hiçbir şekilde bakılmamış. Bugün Teknosa şubesi ile görüştüğümde, servis telefonda sorun görmediyse değişim yapamayız diyerek telefonu teslim almamızı istediler. Daha önceki servisin bulduğu arızayı bu servis bulmadığı için kendilerince ondan da yırtmış oldular. Yani açıkça bizim söylediğimiz, fotoğraflarda da net şekilde görülen arızaya bakmadıkları halde başka arıza bulabildikleri telefonu, büyük bir ihtimalle anlaşmalı oldukları servise ısrarla gönderip temiz raporu aldılar. Konuyla ilgili konuştuğum şube yetkilisi beni müşteri hizmetlerine yönlendirip, telefonu bu haliyle teslim almam gerektiğini söyledi. Sıfır alıp 3 saat kullandığım telefon, iki kez servise gitmiş ve görünür arızanın yanında başka arızalar olmasına rağmen 20 gün sonra bana teslim edilmek isteniyor. Üstelik hukuki haklarınız saklıdır, siz bilirsiniz şeklinde bir özgüvenle...
Bu süreçte atılan bütün adımları dökümanladım ve bu haliyle Tüketici Mahkemesi'ne başvurmakla birlikte, markanın iyi niyetli davranmadığını düşündüğüm için avukatımla savcılık nezdinde de girişimde bulunmayı planlıyorum. Ülkede aldığınız bir ürün bozuk çıkarsa, ürünü satan kocaman bir firma bile olsa, evet öyle ama yapabileceğim birşey yok git mahkemeye başvur diyebiliyor. Bu durum aslında ülke olarak ne halde olduğumuzun göstergesidir. Bu sebeple bu konuyu buraya taşıdım, belki bir faydası olur da hiçbir şekilde ulaşamadığımız, iletişim bilgileri bir devlet sırrı gibi saklanan teknosa yetkilileri ile iletişime geçeriz. Satış elemanı ve çağrı merkezi elemanı ile muhatap olmaktan ciğerimiz soldu.
Çok uzun diyenler için özet: Teknosa adlı firma sattığı telefon gözle görülebilir şekilde hatalı olmasına rağmen değişim ya da iade yapmamış, 13.09.2019 tarihinde alınan telefon üç saat kullanımdan sonra bu güne kadar servis servis dolaştırılarak tarafımıza iade edilmek istenmiştir. Konuyla ilgili avukat olan kardeşim tarafından hukuki girişim yapılacak olmakla birlikte, ülkemizde müşteri memnuniyeti noktasındaki hassasiyetin kurumsal firmalarda bile ne halde olduğunu görmeniz için sizlerle paylaşıyorum.
Yaklaşık 20 gün önce Teknosa'nın internet mağazasındaki indirimden iPhone 7 Plus aldık, almaz olaydık. Telefon elimize ulaştıktan sonra kurulum esnasında kasanın kenarında açıklık olduğunu fark ettik.
görsel
Hemen akabinde Karaman Teknosa mağazasına başvurduk ancak henüz üç saatlik telefonun hat takıldığı için ikinci el olduğunu, değişim ve iadenin mümkün olmadığını ve servise göndereceklerini, değişimin sonrasında gelecek rapora göre yapılabileceğini söylediler. Biz sıfır aldığımız telefonun onarım görüp elimize gelmesini doğal olarak istemedik, ancak başka şansımız olmadığı prosedürün böyle olduğu söylendi. Telefonun teknosa tarafından satıldığı, dolayısıyla bizim muhatabımızın firma olarak kendileri olduğunu defalarca söylememize rağmen, prosedür böyle denilerek kesinlikle sorumluluk kabul etmeyip telefonu apple firmasının yetkili servislerinden birine gönderdiler. Biz de elimiz mahkum ürünü dedikleri gibi servise gönderdik, ancak rezaletin büyüğü bundan sonra başladı.
Servise gönderirken üzerine basa basa kasa kenarında, mağaza yetkililerinin de şahit olduğu açıklık olduğuna dair not yazıldı. Fakat ürün servisten, bu arızasına hiç bakılmamış olarak, ses sisteminde arıza var denilerek geri gönderildi. Bir teknoloji mağazası düşünün sattığı ürünü 3 saat sonra servise gönderiyor ve servis bahsi geçen şikayetle ilgili yorum bile yapmıyor. Muhatap olduğumuz teknosa mağazası görevlileri, ki onlarla elimden geldiğince nezaketle konuştum nitekim onlar da düşük maaşlarla orada çalışan ve herhangi bir yetkisi olmayıp kendilerine verilen talimatları uygulayan kişiler, ürünün servis tarafından arızalı olduğu ifade edilmiş olmasına rağmen, servisin değişime karar vermediği bahanesine sığınarak ürünü tekrar servise göndermeyi önerdi. Prosedür böyle, servis iade ya da değişim demeden bir şey yapamayız dediler ancak bence buradaki temel sebep, ilk servis değiştirmedi belki ikinci servis değiştirir kafasıydı, yani sorumluluğu başkasına yıkıp maliyetten kaçmak, ki bunu yüzlerine de söyledim. Bu servis de değiştirmezse ne olacak dediğim zaman, biz size yardımcı olmaya çalışıyoruz dediler, ancak ikinci servisten gelen rapor aslında amacın ne olduğunu bana net olarak gösterdi.
Telefonun arızalı olduğu açıkça yazılı servis raporu ortada iken telefonu tekrar servise gönderdiler ve bizde kabul etmek durumunda kaldık. Bugün servisten aldığımız bilgiye göre, bu servis de telefonun güncelleme ve sıfırlama işlemlerini yapıp sorun yoktur diyerek geri göndermiş. Servis notunda ve fotoğraflarda açıkça görülen açıklık ise tamamen göz ardı edilmiş ve hiçbir şekilde bakılmamış. Bugün Teknosa şubesi ile görüştüğümde, servis telefonda sorun görmediyse değişim yapamayız diyerek telefonu teslim almamızı istediler. Daha önceki servisin bulduğu arızayı bu servis bulmadığı için kendilerince ondan da yırtmış oldular. Yani açıkça bizim söylediğimiz, fotoğraflarda da net şekilde görülen arızaya bakmadıkları halde başka arıza bulabildikleri telefonu, büyük bir ihtimalle anlaşmalı oldukları servise ısrarla gönderip temiz raporu aldılar. Konuyla ilgili konuştuğum şube yetkilisi beni müşteri hizmetlerine yönlendirip, telefonu bu haliyle teslim almam gerektiğini söyledi. Sıfır alıp 3 saat kullandığım telefon, iki kez servise gitmiş ve görünür arızanın yanında başka arızalar olmasına rağmen 20 gün sonra bana teslim edilmek isteniyor. Üstelik hukuki haklarınız saklıdır, siz bilirsiniz şeklinde bir özgüvenle...
Bu süreçte atılan bütün adımları dökümanladım ve bu haliyle Tüketici Mahkemesi'ne başvurmakla birlikte, markanın iyi niyetli davranmadığını düşündüğüm için avukatımla savcılık nezdinde de girişimde bulunmayı planlıyorum. Ülkede aldığınız bir ürün bozuk çıkarsa, ürünü satan kocaman bir firma bile olsa, evet öyle ama yapabileceğim birşey yok git mahkemeye başvur diyebiliyor. Bu durum aslında ülke olarak ne halde olduğumuzun göstergesidir. Bu sebeple bu konuyu buraya taşıdım, belki bir faydası olur da hiçbir şekilde ulaşamadığımız, iletişim bilgileri bir devlet sırrı gibi saklanan teknosa yetkilileri ile iletişime geçeriz. Satış elemanı ve çağrı merkezi elemanı ile muhatap olmaktan ciğerimiz soldu.
Online alisveris sistemi ve musteri hizmetleri rezil olan firmadir. Yaklasik bir aydir satin aldigim urunu teslim edemediler. O kadar para verip urun aliyorsunuz, tutup yanlis isme yanlis adrese yolluyorlar. Uyariyorsunuz, duzelttik deyip duzeltmiyorlar. Kendi hatalarindan dolayi geri donen urune, iade talebiniz alindi paranizi yollayacagiz deyip cokuyorlar. 3-5 is gununde kargoluyoruz diye taahut verip, 10 gun bekletiyorlar. Artik iyi niyetli olduklarini dusunmuyorum. Kopyala yapistir cevaplarla insanlari oyalayip topladiklari paralari gecelik faizde vs degerlendirdiklerini dusunuyorum. Nitekim boyle bir rezaletin baska bir aciklamasi olamaz. Velhasil, rezil firmadir, gidin amazon falan kullanin bunlara bulasmayin.
Çok mantıklıdır. Bakınız bizi kıskanan Almanya'da sistem tamamen böyledir. Adres kaydı yaptırırken dininizi soruyorlar. Ona göre size vergi geliyor ve kilise kendi vergisini kendi topluyor. Dinen de bu böyle olmalıdır, mantıklıdır.
evlenmeye niyetlenen çiftlerden erkek olan tarafın buna bu kadar para verilir mi amk tepkisine kaçınılmaz maruz kalacak yüzüktür. Piyasadaki büyük markalara dünya kadar para vermeyin, nitekim aynı yüzüğü neredeyse yarı fiyatına yaptırabilirsiniz. Biz şahsen kapalı çarşı civarında Doruk Alyans'ta Barış beye yaptırdık. GIA sertifikalı taşınızı beğendikten sonra istediğini tipte yüzüğü fevkalade bir işçilikle 2 gün içinde teslim alabilirsiniz. Fiyatlar taş boyutuna göre değişmekte ancak piyasanın her türlü çok altına geleceğine emin olabilirsiniz. Ayrıca Barış Bey'in ilgisi ve yardımseverliği de cabası...
hala üniversite bitirmeyen mi var ülkede?
Hava yapılacak birşey değildir, 70'lerde yaşamıyoruz.
Hava yapılacak birşey değildir, 70'lerde yaşamıyoruz.
Hayatımın en çok eğlendiğim, en güzel dönemi hangisiydi diye sorsanız Erasmus derim. O kadar güzel geçmişti. Ama ne sevgilimi ne de kız kardeşimi yollamam. Bu gözler neler gördü, yok öyle bir ortam. Ders akademi vs hikaye... Tüm Erasmus grubu tren yapıp gece gündüz partilerde takılıyor, başka da hiçbir şey yok
Yaşananların bana Mısır'daki darbeyi hatırlatması.
üniversite tercihini kampüse göre yapan sığırlar hiç okumasınlar, verdiğimiz vergilere yazık.
ulan adamın derdi üni okuyup meslek sahibi olmak değil ki!! ortam karı kız kampüs eğlence... bir senedir dünyanın en iyi okullarından birinde doktora yapıyorum, bırak kampüsü okulda çalışan var mı belli değil. kulüp ortam vs hiçbir şey yok. kütüphane harici oturacak yer bile yok...
sonuç adamlar gece gündüz araştırma yapıyor, bizimkiler karı kız kovalıyor. sonra da ülke bok işsizlik var bıdı bıdı...
ulan adamın derdi üni okuyup meslek sahibi olmak değil ki!! ortam karı kız kampüs eğlence... bir senedir dünyanın en iyi okullarından birinde doktora yapıyorum, bırak kampüsü okulda çalışan var mı belli değil. kulüp ortam vs hiçbir şey yok. kütüphane harici oturacak yer bile yok...
sonuç adamlar gece gündüz araştırma yapıyor, bizimkiler karı kız kovalıyor. sonra da ülke bok işsizlik var bıdı bıdı...
Armada hayat sokağının girişindeki Espressamente cafenin dış cam kenarı masasıdır. Özlenendir.
bi ara herkesin elinde olan, herkesin büyük yazar abi yaa diye övdüğü ama bence çok da bi numarası olmayan yazar. varoluşçuluk akımında bence camus çok daha iyidir, en azından okunuyor. bence ülkemizde bu kadar tutulmasının sebebi kimsenin yazılanlardan bi nane anlamaması. kimse anlamayınca, üstüne yayvan yayvan boş yorum yapmak kolay oluyor tabi. bulantı'yı o kadar överler misal, bitirene kadar 50 kere tamam abi varoluşçusun anladık olaya gel diyesim geldi. oysa camus öyle mi? annem ölmüş, belki dün belki de evvelsi gün ...
7-8 aydır doktora vesilesi ile Almanya'da yaşıyorum. Adamların bu kadar zengin olmalarının en önemli nedenlerinin biri kesinlikle böyle mallıklar yapmamaları. Abi 2 liralık şeye neden 8 lira vereyim ki? işte adamların en temel sorusu bu ve çok haklılar. Biz mi? Biz malız, geri zekalıyız. Gecenin körüne kadar bok var o kafede 4 liraya çay içmekte. Üç gün kafeye gitme git eve kahve makinesi al, kahvenin kralını iç. Yufkanın peynirin alasını al, gözlemenin en iyisini yap. Bir ülke düşünün en revaçta yatırım fikri ev almak ya da cafe açmak... bu kafayla bizden bir bok olmaz.
Nasıl bu kadar paralar harcıyorsunuz lan? Sizin aileleriniz bu paraları nasıl karşılıyor? Ben 18 yaşımdan beri babamdan para almadım. Şükür derecem vardı, iyi burslar aldım. Okulun yurdunda kalırken ekstra birşey yoksa gelen bursun yarısını aileme gönderirdim. Kardeşlerime üç beş birşeyler atardım. Yine de çok güzel yaşadım. Şimdi görüyorum bazı tipler var üniversite okuyorlar güya, bardan kafeden alışverişten çıkmıyorlar. Yazık beyler ailelerinize, bu haliyle öğrencilik israf. Meslek sahibi olunca, 4 senede yediğinizi 8 senede ancak çıkarırsınız siz. Böyle yatırım mı olur, gidin sanayide çalışın daha iyi. Zaten birçoğunuz o barlar, partiler vs den başka birşey öğrenmiyorsunuz üniversiteden.
Kopyala yapıştır ev yapıyorlar. Hoş sorun onlarda değil, onlardan iş alan müteahhit dediğimiz paragözlerde. Herşeyin en ucuzu makbul, öyle olunca mimar da kopyala yapıştır ev yapıyor.
Tanıştığınız ilk dakika amacınızın evlilik olduğunu ve bu durumda ilişkinin nasıl yürüyeceğini konuşun. Maksimum 1 sene sevgili oluruz sonra annemle tanışır istemeye gelirsiniz dersiniz. Boşuna vakit kaybetmeye gerek yok, parayla alamayacağınız tek şey zaman. Böyle durumlarda 3 ihtimal vardır:
1- Baştan olmaz - yenisine bakarsınız
2- Başlarsınız ama 1 yıl içinde ayrılırsınız - daha az zaman kaybı
3- Her şey güzel gider evlenirsiniz - hem birbirinizi tanımış hem de sonuç olarak sağlam bir evlilik yapmış olursunuz.
Sallamasyon başlanan ilişkilerde sınırsız ihtimal yani belirsizlik vardır:
- kısa sürede biterse hoş bir ilişki olmaz, ne olduğunu ne yaptığınızı anlamazsınız
- uzun sürede biterse iki tarafa da büyük zarar verir. Büyük ihtimalle çok şey paylaşılmıştır ve ondan sonra kimseye güvenilmez.
- uzun sürer ve bitmezse boşluğa düşülür. Herşey rutine döner ve bu insanı sıkar. Neredeyse yaşanmamış birşeyin kalmayışı aynı zamanda birlikteliğin sürdürülmesini bir zorunluluk haline getirir. Evlenmek istemediğiniz çünkü sıkıldığınız ama aynı zamanda birlikte olmak konusunda zorunluluk hissettiğiniz biriyle bir ilişkiniz vardır artık. Bok gibi bir durumdur.
- Sonuç olarak ya sürekli yeni partnerler bulma arayışı ve güvensizlik gelişir ya da bok gibi bir rutin oluşur.
Her durumda birinci durumdaki ilişki modeli daha iyidir.
1- Baştan olmaz - yenisine bakarsınız
2- Başlarsınız ama 1 yıl içinde ayrılırsınız - daha az zaman kaybı
3- Her şey güzel gider evlenirsiniz - hem birbirinizi tanımış hem de sonuç olarak sağlam bir evlilik yapmış olursunuz.
Sallamasyon başlanan ilişkilerde sınırsız ihtimal yani belirsizlik vardır:
- kısa sürede biterse hoş bir ilişki olmaz, ne olduğunu ne yaptığınızı anlamazsınız
- uzun sürede biterse iki tarafa da büyük zarar verir. Büyük ihtimalle çok şey paylaşılmıştır ve ondan sonra kimseye güvenilmez.
- uzun sürer ve bitmezse boşluğa düşülür. Herşey rutine döner ve bu insanı sıkar. Neredeyse yaşanmamış birşeyin kalmayışı aynı zamanda birlikteliğin sürdürülmesini bir zorunluluk haline getirir. Evlenmek istemediğiniz çünkü sıkıldığınız ama aynı zamanda birlikte olmak konusunda zorunluluk hissettiğiniz biriyle bir ilişkiniz vardır artık. Bok gibi bir durumdur.
- Sonuç olarak ya sürekli yeni partnerler bulma arayışı ve güvensizlik gelişir ya da bok gibi bir rutin oluşur.
Her durumda birinci durumdaki ilişki modeli daha iyidir.
Al Jazeera'nin haberine göre askerleri gayet yargısız infaz yapan, leblebi gibi insan öldüren it. Bu şerefsize kucağını açan, bize ise sürekli dikta rejimi ile yönetilen bir ülke muamelesi yapan batının neyine nasıl güvenilir ki? Şu görüntüler Türkiye'de olsa yarın Bild'in Spiegel'in kapağındaydık.
Link: http://www.aljazeera.com..../sinada-yargisiz-infazlar
Link: http://www.aljazeera.com..../sinada-yargisiz-infazlar
8 yıldır üniversite çatısı altındayım ama hala bitiremedim. şöyle ki:
1 yıl hazırlık
4 yıl lisans
2 lisans diploması
1 yurtdışı staj (4 ay)
1 erasmus (4 ay)
2 yıl yüksek lisans
3 ay ingiltere dil kursu
tez + aynı süreçte doktora kabulü
doktora-...
dünya'nın en iyi 30. üniversitesi
okumak mı dediniz? alenen profesyonel öğrenciyim.
Edit: Allah aşkına bi insan neden "9 senede bitti ehöhe" minvalindeki bir entriyi beğenip buna neden eksi basar? Sorun eğitim sistemimizde değil bence...
1 yıl hazırlık
4 yıl lisans
2 lisans diploması
1 yurtdışı staj (4 ay)
1 erasmus (4 ay)
2 yıl yüksek lisans
3 ay ingiltere dil kursu
tez + aynı süreçte doktora kabulü
doktora-...
dünya'nın en iyi 30. üniversitesi
okumak mı dediniz? alenen profesyonel öğrenciyim.
Edit: Allah aşkına bi insan neden "9 senede bitti ehöhe" minvalindeki bir entriyi beğenip buna neden eksi basar? Sorun eğitim sistemimizde değil bence...
Neymiş de meyve bile yemeyecekmiş... niye yaşıyon la o hayatı? Şu kas yapmaya çalışan adamları cidden anlamıyorum, olum taş devrinde değiliz. Dinazorlara karşı hayatta kalma savaşı falan da vermiyoruz.
Tüketim manyağı olmayın, abartmayın yeter. Son dönemde tüketim sağlıklı yaşama mottosuna yöneldi. Değişmeyen tek şey tüketimin artması ve bunu karşılayabilmek için daha fazla çalışmak. 80 yaşından sonra istediğin kadar sağlıklı ol, oturup ağız tadıyla baklava gömemeyeceksin. O yüzden iki üç karı kız uğruna ve sırf dönemin rüzgarına uymak için böyle şeylere gerek yok. Güzel yemek, güzel yaşamın en önemli parçasıdır.
Zamanın ötesinden gelen edit: Spora başladım, 3 ay oldu. Gidin kas yapın olum, biz boş yaşıyormuşuz.
Tüketim manyağı olmayın, abartmayın yeter. Son dönemde tüketim sağlıklı yaşama mottosuna yöneldi. Değişmeyen tek şey tüketimin artması ve bunu karşılayabilmek için daha fazla çalışmak. 80 yaşından sonra istediğin kadar sağlıklı ol, oturup ağız tadıyla baklava gömemeyeceksin. O yüzden iki üç karı kız uğruna ve sırf dönemin rüzgarına uymak için böyle şeylere gerek yok. Güzel yemek, güzel yaşamın en önemli parçasıdır.
Zamanın ötesinden gelen edit: Spora başladım, 3 ay oldu. Gidin kas yapın olum, biz boş yaşıyormuşuz.
hayatındaki en büyük başarısı sikindirik bir üniversiteye girebilmek olan bir yazarın sıçmığı.
isteyen istediğini yapar kardeşim, kimse hiçbir şeyi sana sormak zorunda değil.
isteyen istediğini yapar kardeşim, kimse hiçbir şeyi sana sormak zorunda değil.
O değil de 15 temmuz ne koymuş. Kardeş atm sırasında sayamamışsındır belki olamaz mı?
Times Higher Education'a göre dünyanın en iyi 30. üniversitesi.