bugün
- 0 0 78
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı31
- bakarız diyen erkek16
- semicenk şarkıları3
- gta 75
- yeni şafak4
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver2
- semicenk vs blok32
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir9
- geceye bir söz bırak11
- sözlükten hatun indirmek4
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- sırlar denizi2
- kadınların evli erkeklere zaafı5
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak8
- kızlar kendinden büyük erkekleri sevseydi5
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- sözlüğün sarması13
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması3
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
- alkol içmek yasak mıdır3
- afd'nin lideri alice weidel5
- oğlak burcu kadını7
- kıymalı kaşarlı pide6
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- kiraz cicegi kolonyasi6
- zengin erkeğin metresi olmayı kabul eden kadın2
- erzurum gece hayatı5
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- renault fluence5
- nervio25
- espri yapmaya çalışmak3
- taze fasulye yiyen erkek8
- vexillarius the slayer12
- aleksey batrakov7
- nasıl bir işe bulaştığının farkında olmamak5
- çindistan4
- cübbeli ahmet hoca4
- şeriatı savunan seküler3
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- bu kalp seni unutur mu smsi atan evli eski sevgili3
- 100 yıl içinde ai bağımsız hareket edecek6
- ankara da 2 milyon 160 bin makaron ele geçirilmesi2
- kötü bir gün geçirmek3
- türkiye kuş konferansı4
- akrep kadınları4
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- anın fotoğrafı5
- saten gecelik2
Yaşadığım 4. gördüğüm 13. başkent... Geçen eylülde MEB YLSY bursiyeri olarak üç aylık bir dil kursu için gittim efendim. Hayatım boyunca hep ön yargılı olduğum bu memleket diyebilirim ki bu ön yargılarımı neredeyse tamamen yıkmıştır. Öncelikle günümüz dünya sisteminin kurulduğu yerdir. O sokaklarda yürürken insan 18. ve 19. yüzyılları çok iyi anlayabilmektedir.
Şehrin en sevdiğim özelliği bilimum müzelerin ücretsiz olmasıdır. British Museum, National Gallery, Imperial War Museum, Science History Museum, Natural History Museum, National Maritime Museum, Tate Modern... Bunlar benim aklımda kalanlar ki hepsi ücretsizdir efenim. Bunun yanı sıra müzikaller ve tiyatro oyunları çok meşhurdur. En son Barbican'da Benedicth Cumberbatch Hamlet'i oynuyordu. Cahil odun bir adam bile bu şehirde birkaç ay itana ile gezerse fularlı bir entele dönüşebilir.
Küçük bir dünya köyüne benzer. Her kültürden her mutfaktan bir şey bulmak mümkündür. Öyle ki harringay'de gökyüzü restaurant var. Yediğim en iyi ızgarayı orada yedim diyebilirim. Ayrıca Harringay her ne kadar bir krauzberg olmasa da Londra'nın Türk mahallesi denilebilir.
Müzeler haricinde gezecek yerleri de pek çoktur efendim. Öncelikle Trafalgar meydanından Piccadilly Circus'a ordan da Westminster Bridge'e yürümek bana hep çok haz verirdi. Bir de akşamları London Bridge'e gidip ordan Tower Bridge'e yürümek... Ah ah hey gidi günler diyesi geliyor insanın. Bunun yanı sıra St. Paul katedrali ve ordan Tate Modern'e uzanan millenium bridge'e uğrayın derim. Portobello ve Camden da alışveriş için uğrayabileceğiniz yerler. Soho, China Town ve Leicester Square ise zaten merkezde hep içinden geçtiğiniz yerler olacaktır.
Neyse özledim ama aklımda da bunlar kalmış, giderseniz Hyde Park'ın çimlerinde benim için de kitap okuyun...
Şehrin en sevdiğim özelliği bilimum müzelerin ücretsiz olmasıdır. British Museum, National Gallery, Imperial War Museum, Science History Museum, Natural History Museum, National Maritime Museum, Tate Modern... Bunlar benim aklımda kalanlar ki hepsi ücretsizdir efenim. Bunun yanı sıra müzikaller ve tiyatro oyunları çok meşhurdur. En son Barbican'da Benedicth Cumberbatch Hamlet'i oynuyordu. Cahil odun bir adam bile bu şehirde birkaç ay itana ile gezerse fularlı bir entele dönüşebilir.
Küçük bir dünya köyüne benzer. Her kültürden her mutfaktan bir şey bulmak mümkündür. Öyle ki harringay'de gökyüzü restaurant var. Yediğim en iyi ızgarayı orada yedim diyebilirim. Ayrıca Harringay her ne kadar bir krauzberg olmasa da Londra'nın Türk mahallesi denilebilir.
Müzeler haricinde gezecek yerleri de pek çoktur efendim. Öncelikle Trafalgar meydanından Piccadilly Circus'a ordan da Westminster Bridge'e yürümek bana hep çok haz verirdi. Bir de akşamları London Bridge'e gidip ordan Tower Bridge'e yürümek... Ah ah hey gidi günler diyesi geliyor insanın. Bunun yanı sıra St. Paul katedrali ve ordan Tate Modern'e uzanan millenium bridge'e uğrayın derim. Portobello ve Camden da alışveriş için uğrayabileceğiniz yerler. Soho, China Town ve Leicester Square ise zaten merkezde hep içinden geçtiğiniz yerler olacaktır.
Neyse özledim ama aklımda da bunlar kalmış, giderseniz Hyde Park'ın çimlerinde benim için de kitap okuyun...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar