bugün
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü11
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz16
- bdsm ci kadın yazar12
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- sözlük yazarlarının salataları15
- belinde don t stop dövmesi olan kız4
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası5
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi19
- türkiye nin en büyük sorunu13
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- usualsuspects'in ayağı15
- sözlüğü ergenlerden arındırıyoruz kampanyası3
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak8
- yazarların hayattaki başarıları9
- soner çetin2
- azerbaycan'a dost ülke diyen davar2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı7
- fon vurgunu34
- birinci viyana kuşatması3
- sözlükteki 40 yaş üstü prostatlı kitle2
- kolye140
- çay içerken dinlenecek şarkılar3
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar2
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması7
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı11
- uzaylılar zamanı bükebilir mi4
- kara kobraları pek severim diyen kız3
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi8
- 30 yaşından sonra aşk meşk işlerinin bitmesi8
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır6
- yumurta buzdolabında mı saklanır sorunsalı5
- iş çıkışı bara giden ingiliz karizması3
- çayın yanına yenilebilecek en güzel şey2
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası2
- tomurcuk cay2
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı4
- birazdan çay içecek olmam2
- akp'nin tüm servetinin yahudi bankalarında olması3
- günün sözü6
- aşırı şekilde ağır ve yavaş hareket eden insanlar3
- giriş yapınca sözlüğün kalitesini yükselten yuzır3
- akşam vakti dolmuşda güneş gözlüğüyle oturan tip2
- sözlük yazarlarının çalışma biçimi4
- fransa da sokak eylemi var diye ağlayan salak4
- 20 lik diş3
- sergen yalçın ın milli takımın başına geçmesi2
- uludağ sözlük iki adımlı doğrulama özelliği3
alternatifsizliğinden kaim olan boktan ekonomik felsefi yönetimdir.
(bkz: tatlı su liboşu)
otobüste yaşlılara yer vermeyenlerin genelinin savunduğu sistem.
türkiye'de yanlış bilinen bir düşüncedir. rasim ozan kütahyalı'yı liberal zanneden insanların, liberalizme bu kadar saldırması normaldir.
(bkz: #15350177)
(bkz: #15350177)
herkez tarafından destek görmesi halinde dünya da hiç bir sorun kalmayacaktır.
(bkz: #15394402)
hakkında pek çok kişinin kuram yarattığı saçmalıktır.
ilkeleri arasında fırsat eşitliğini saydığı halde özgürlükler üzerine kuruludur.
eşitlik denilen şey ancak toplumsal özgürlükle mümkünken, bu saçmalık bireylerin özgürlüğünü baz alarak hareket eder.
oysa bireyler gerçekten özgür bile değildir. ama bu ve bunun gibi bir kaç sistem daha insanları devlet aracılığıyla özgür olduklarına ikna eder.
örneğin avukat olmak isteyen biri bunu olmakta özgürdür. o halde önce ilkokul, sonra lise, sonra da üniversite okumak durumundadır.
ülkedeki -herhangi bir ülke- koşullar göz önünde bulundurulduğunda eğitim gören kimsenin hiç para harcamaması gibi bir durum söz konusu olmadığından tüm bu okulları ancak parasını verebilen okuyacaktır. yani isteyen değil, parasını verebilen avukat olacaktır. bu sadece kaba bir örnektir elbette.
asıl mesele "özgürlük" kavramının başkaları tarafından tüm insanlara kabul ettirilmiş olan tanımıdır. hani şu okullarda öğrendiğimiz o kalıp!
"özgürlük, başkalarının haklarına zarar vermeden istediğini yapabilmektir"
cümle baştan aşağı liberalizm koksa da bunu ezberlerkenki yaşlarımız bunun farkında olacak kadar büyük değildi maalesef. (bir parantez açmak gerekirse lkiberal ekonominin kültür üretiminde kullandığı eğitim ve öğretim kurumları da tamamen buna hizmet ettiğinden, aslında okullarda öğrendiğimiz -formel bilimler hariç- tüm derslerde liberal kültürün yeniden üretimini öğrenmiş bulunduk.)
cümleye dönecek olursak, mesele insanda değil doğadadır.
örneğin ben 3 ton karpuz yemek istiyorum. özgür bir bireysem, bunu yapabilirim. oysa ben sadece midemin aldığı kadar yiyebilirim.
en kaba açıklamayla bu kadar oluyor...
liberalizmin üzerine kurulu olduğu ekonomik sistem ise bugün türkiye ve pek çok ülkede görülmekte olan "serbest piyasa ekonomisi"dir ki bu da kapitlizmin getirisidir.
benim ve tüm sosyalistlerin ise asıl düşmanı olan burjuvalar, üretim araçları sahipleri, o, bu, şu değil; bu sistem, yani "serbest piyasa ekonomisi"dir.
ilkeleri arasında fırsat eşitliğini saydığı halde özgürlükler üzerine kuruludur.
eşitlik denilen şey ancak toplumsal özgürlükle mümkünken, bu saçmalık bireylerin özgürlüğünü baz alarak hareket eder.
oysa bireyler gerçekten özgür bile değildir. ama bu ve bunun gibi bir kaç sistem daha insanları devlet aracılığıyla özgür olduklarına ikna eder.
örneğin avukat olmak isteyen biri bunu olmakta özgürdür. o halde önce ilkokul, sonra lise, sonra da üniversite okumak durumundadır.
ülkedeki -herhangi bir ülke- koşullar göz önünde bulundurulduğunda eğitim gören kimsenin hiç para harcamaması gibi bir durum söz konusu olmadığından tüm bu okulları ancak parasını verebilen okuyacaktır. yani isteyen değil, parasını verebilen avukat olacaktır. bu sadece kaba bir örnektir elbette.
asıl mesele "özgürlük" kavramının başkaları tarafından tüm insanlara kabul ettirilmiş olan tanımıdır. hani şu okullarda öğrendiğimiz o kalıp!
"özgürlük, başkalarının haklarına zarar vermeden istediğini yapabilmektir"
cümle baştan aşağı liberalizm koksa da bunu ezberlerkenki yaşlarımız bunun farkında olacak kadar büyük değildi maalesef. (bir parantez açmak gerekirse lkiberal ekonominin kültür üretiminde kullandığı eğitim ve öğretim kurumları da tamamen buna hizmet ettiğinden, aslında okullarda öğrendiğimiz -formel bilimler hariç- tüm derslerde liberal kültürün yeniden üretimini öğrenmiş bulunduk.)
cümleye dönecek olursak, mesele insanda değil doğadadır.
örneğin ben 3 ton karpuz yemek istiyorum. özgür bir bireysem, bunu yapabilirim. oysa ben sadece midemin aldığı kadar yiyebilirim.
en kaba açıklamayla bu kadar oluyor...
liberalizmin üzerine kurulu olduğu ekonomik sistem ise bugün türkiye ve pek çok ülkede görülmekte olan "serbest piyasa ekonomisi"dir ki bu da kapitlizmin getirisidir.
benim ve tüm sosyalistlerin ise asıl düşmanı olan burjuvalar, üretim araçları sahipleri, o, bu, şu değil; bu sistem, yani "serbest piyasa ekonomisi"dir.
Özgürlük ve doğal bir düzen vadeden ancak gerçekte kapitalist sistem tarafından kullanılarak çalışanların sermaye karşısında yapayalnız kalmasına zemin hazırlayan sistem. Devlet elini ekonomiden çeksin, sendikalar ekonominin doğal işleyişini bozmasın ama sermaye her istediğini yapsın. Güzel işmiş ordan bana da bir liberalizm çek usta.
Sermayenin az sayıdaki bir ekonomik sınıfın elinde bulunduğu, emek sömürüsünün yaygınlaştığı, kapitalist düzenin bir unsuru olan serbest piyasa ekonomisidir.
izmir'de sasalı sınırları dahilinde doğal yaşam parkı adı altında bir yer oluşturuldu çok da uzun denemeyecek bir süre önce. oluşturulma amacı hayvanları hayvanat bahçesi' nde olduğu gibi kafeslere ve demir parmaklıklarla sarılmış küçük alanlara hapsetmek yerine onlara doğal ortamlarında ve diğer türlerle bir arada, doğal ekosistem akışı içerisinde bir yaşam sürdürme imkanı sağlamak.
ama bu hayvanlar belirlenmiş sınırlar dahilinde yaşamak zorundadırlar, dışına çıkamazlar. aksi halde insanlar onlara müdahale eder ve düzen (!) yeniden sağlanır. ancak içgüdüsel hareket ettikleri ve düşünme yetisine sahip olmadıkları için özgürce yaşadıkları yanılgısı içindedirler.
liberalizm de insanlara bu şekilde yaklaşır. toplumu belli sınırlar çerçevesinde doğal akışına bırakır, belirlenen normlara uymayanları; ve hatta uymayacak biçimde düşünüp bu düşünceleri dile getirme gafletinde bulunanları (!) en basit ifadeyle terörist, kafir vb. biçiminde yaftalar, gerekirse hapse atar ve hatta öldürür. adaletin (!) onlara verdiği cezaları medya yoluya olabildiğince insana ulaştırararak geri kalanlara da gözdağı verir.
sermayesi devlet dışında özel ya da tüzel kişilere ait olan kurumlar için çalışma sonucu sahiplerin (!) elde ettiği kazancın milyonda biri bile olmayan miktarda maaşla çalışan sınıfa özgür olduğundan bahseder.
ama bu hayvanlar belirlenmiş sınırlar dahilinde yaşamak zorundadırlar, dışına çıkamazlar. aksi halde insanlar onlara müdahale eder ve düzen (!) yeniden sağlanır. ancak içgüdüsel hareket ettikleri ve düşünme yetisine sahip olmadıkları için özgürce yaşadıkları yanılgısı içindedirler.
liberalizm de insanlara bu şekilde yaklaşır. toplumu belli sınırlar çerçevesinde doğal akışına bırakır, belirlenen normlara uymayanları; ve hatta uymayacak biçimde düşünüp bu düşünceleri dile getirme gafletinde bulunanları (!) en basit ifadeyle terörist, kafir vb. biçiminde yaftalar, gerekirse hapse atar ve hatta öldürür. adaletin (!) onlara verdiği cezaları medya yoluya olabildiğince insana ulaştırararak geri kalanlara da gözdağı verir.
sermayesi devlet dışında özel ya da tüzel kişilere ait olan kurumlar için çalışma sonucu sahiplerin (!) elde ettiği kazancın milyonda biri bile olmayan miktarda maaşla çalışan sınıfa özgür olduğundan bahseder.
öyle ya da böyle bir süre sonra kapitalizmi beraberinde getirir.
liberalizmi, aramızdaki en cahil sosyalistlerin bile anlayabileceği şekilde tanımlarsak; özgürlükçülük ideolojisidir.
şimdi ''gerçek özgürlükçüler anarşistlerdir ama!?'' diyenler çıkacaktır. bugün komünistlerle yürüyüş yapan salak anarşistlere özgürlükçü demek biraz zor. herkese sefalet ve ızdırap eşitliği vaat eden, eşitliğin bireysel özgürlüğü katlettiği bir sistemi destekleyen kişilerle birlikte yürüyen insanlara özgürlükçü denemez. ortalığı karıştırmak için sağa sola saldıran cahil ergen denir.
gerçek özgürlükçü düşünce, liberalizmin içinde yatar. bu fikir/düşünce özgürlüğü de olur, dini inanç özgürlüğü de olur, kendi kültürünü yaşayabilme özgürlüğünü de olur; her türlü bireysel özgürlük olur.
ekonomik özgürlükte ise kapitalizmin kapısı tıklatan bir nokta. liberalizm ile kapitalizmin kesiştiği/ya da kesişebileceği tek nokta burası. ekonomik özgürlük kısmı maalesef günümüz insanları tarafında suistimal ediliyor.
şimdi ''gerçek özgürlükçüler anarşistlerdir ama!?'' diyenler çıkacaktır. bugün komünistlerle yürüyüş yapan salak anarşistlere özgürlükçü demek biraz zor. herkese sefalet ve ızdırap eşitliği vaat eden, eşitliğin bireysel özgürlüğü katlettiği bir sistemi destekleyen kişilerle birlikte yürüyen insanlara özgürlükçü denemez. ortalığı karıştırmak için sağa sola saldıran cahil ergen denir.
gerçek özgürlükçü düşünce, liberalizmin içinde yatar. bu fikir/düşünce özgürlüğü de olur, dini inanç özgürlüğü de olur, kendi kültürünü yaşayabilme özgürlüğünü de olur; her türlü bireysel özgürlük olur.
ekonomik özgürlükte ise kapitalizmin kapısı tıklatan bir nokta. liberalizm ile kapitalizmin kesiştiği/ya da kesişebileceği tek nokta burası. ekonomik özgürlük kısmı maalesef günümüz insanları tarafında suistimal ediliyor.
(bkz: liberal gelecek)
bir arkadaşıma sormuştum liberalizm ne demek diye o da kısaca götünü her tarafa dönebilen demek demişti. şimdi düşünüyorumda haksız değilmiş. nerde güç liberaller orda cuk diye oturmuş.
özgürlük benim karakterimdir diyen kemal atatürk kadar olamazdır.
liberalizmi ekonomik bakımından ele alırsak, böyle bir sistemin baştan ofsayt olduğunu görürüz. serbest piyasa ekonomisi de dediğimiz bu sistem genel anlamda tekelcilikten başka bir şey değildir. piyasada sermayesi kuvvetli, reklamı iyi, gücü yerinde emperyal firmalara karşı bulunan yerli firmalar zamanla batacaklar ve kalan güçlü şirketler piyasada oligopsonu doğuracaktır. ancak bu durum bireyselciliğin gidip, liberalizm hiç istemediği toplumsal bir harekete dönüşmemesi için devlet birkaç küçük şirketi ayakta tutacaktır. bu da liberalizmin değil, neo-liberalizmin emperyalistlerin zararını en aza indiren getirisidir. fakat liberallerin sistemlerinde önemi en sonda bulunan devletin korumasında var olan bir kaç şirketle en azından ekonomik anlamda liberalizm olmaz. o sistem eksik rekabet piyasasının getirisi olan oligopson piyasadır. bu tamamen işin ekonomik yönünün bir yorumudur.
izmlerin en orospusu, en pervasızı, en yamay döneri, en ibnesi.
insanı, her yerde, her şeyle ve her an harcayabilir.
insanı, her yerde, her şeyle ve her an harcayabilir.
Devletin gece bekçisi görevde olduğu sistem.
nerde duysan arkasından bir ibnelik beklemen yada araman gereken kelime.
anadilde egitim, cemevlerinin ibadethane sayilmasi, basortusunun kamusal alanda serbest olmasi, zorunlu askerligin kaldirilmasi, sekulerizme gecilmesini savunan, birey icin devleti savunan siyasi gorus.
bireylerin onunde zenginlesme yolunu acan bir gorus. Bu sistemde her birey kendi refahi icin secebilecegi secenek neredeyse sonsuzdur. Ham liberalizmde kapsayici sosyal politikalar hem devlete hem de bireye yuktur. Devlet mumkun oldugunca kucuk ve sadece denetleyicidir. bu denetleyicilik de rekabet politikalarina karismayan kartel ve tekellere karsi proaktif bir konumdadir. Liberalizm ayni zamanda burjuva ahlakinin yaraticisidir.
En can alıcı noktası fırsat eşitliğidir,insanlar eşit değildir, sizede aynı olanaklar sağlanır eğer fakirseniz tembel olduğunuzdandır görüşü savunulur. Çok geniş bir kavramdır, bir çok alttürü vardır, daha detaylı incelenmesi gerekir, mesela modern liberalizm in sosyal demokratlıktan pek bir farkı yoktur.
usta dolandırıcıların son numarası.
kapitalizmi körükleyen şeydir. ya da tam tersidir.
fakat tahmin edebileceğiniz gibi farketmez.
fakat tahmin edebileceğiniz gibi farketmez.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar