bugün
- kış gelince kısa etek ince çorap modası6
- nervio'ya evlenme teklif etmek30
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı77
- ıspartalıları sevmemek6
- bir sözlük erkeğine patik hediye etmek8
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar8
- sözlük kızlarının çorapları8
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak8
- mutlu günleri beklemek5
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı9
- from gold from dust34
- okumuş kültürlü insandan nefret eden tip4
- seks hikayesi yazan trajedi yazarı4
- çinliler alevi mi3
- binyamin netanyahu6
- sözlük kızlarına hallenen erkek yazarlar2
- en son ne aldınız13
- yeni evli çift aktiviteleri3
- evlenecek 35 40 yaşlarında kadın aramak4
- kitapçıda dakikalarca vakit geçiren dallama7
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar17
- 2026'nın yaşayan en seksi erkeği2
- okuduğu kitaplardan bilgiler vermek4
- instagram da artan erotizm sebebi10
- nervio abla13
- ismail kartal22
- sözlük erkeklerinin çok havalı olması3
- aşkım ben berkecanlara ders çalışmaya gidiyorum2
- sinemada yiyişen sevgililer9
- paçoz sözlük yazarı3
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum13
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı9
- 27 ekim 2026 borussia dortmund werder bremen maçı3
- ayak sevecek kadar abaza olmak10
- vajinaya dil atmak11
- emir ismed buhari hazretleri3
- 2026 yılında kitap oku falan diyen tip2
- ümit kocasakal20
- terlemeden sevişmek3
- gammazlar göreve4
- yaşam koçu3
- kars ardahan ığdır5
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- kuru amlı10
- ayağa boşmalmak10
- sinemada sevişen sevgililer2
- bir kadının iç dünyasına aşık olmak2
- seri oylayınca hoşlanıyor sanan tipler8
bu ülke de asla değişmeyecek gerçek. değiştimek isteyen varsa gelsin beri.
bir ülke vasfı olsada insanlar tarafından gerçek anlamı dışında her anlamda kullanılan kelime. vasfı , durumu ve konumu devlet kavramına bir devlet portresi çizsede , anlamını kendi egoist tavırlarıyla değerlendiren insanlar tarafından kullanım süresi geçmiş olarak algılansada , bu ülke gibi diline benzeyen bir yerde olması gereken ve her daim yaşatılması hem hak hem görev olan durumdur.ortada durum komedisi olsada , komedi iyidir , insanları güldürür.
günümüzde her tarafa çekilmeye müsait olan atatürk ilkelerinden biri. ama esas olan bir şey var; kimin çıkarına nasıl geliyorsa öyle yorumlanıyor. herkesin içinden biri olmuş durumda.
5 şubat 2008 tarihi itibariyle anayasımızdaki 71. yılını geride bırakan ama ne yazık ki imamlar kadrosu tarafından yönetilen ülkemizde 3 maddelik bir anayasa hükmünün ötesine geçemeyen ve 71. yılında daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir şiddetle tartışılan atatürk ilkesi.
Herkesin kendi düşüncesine göre bir anlam yüklediği bir kavram olup, din işleri ileri devlet işlerinin ayrılması olarak tanımlanır durur. Tütkiye hem laik olan hem de devlet eliyle din işlerini yürütmek üzere diyanet işleri başkanlığı adında bir kuruma sahip, imamları devlet memuru olan nadir bir ülkedir. Din işi devlet işine bulaştırılmaz ancak diyanet işleri başkanlığının yaptığı iş din işi değil de ne o zaman; çin işi, japon işi mi? islam rejime tehdittir diye devlet eliyle dinin yönlendirilmesi ne kadar laiklikle bağdaşır acep. Eğer devlet dini kontrol altına alacaksa sadece islamı değil mevcut tüm diğer dinleri de almalıdır. Bu dinler de diyanet işleri başkanlığı bünyesinde hepsi bir genel müdürlük olsun. Görevin ne kardeş? islamiyet Genel Müdürü ya sen ben de budizm müdürü
sorarım, konuşurum dindar kardeşlerimle. islam'ın halkın çoğunluğu tarafından benimsendiği islam ülkerine gitmiş gelmiş, oralarda yaşamış ya da oraları iyi takip edenlerle.
hiçbiri de gelip, "türkiye'de islam yaşanmıyor" "türkiye dinsiz" "türkiye fahişeler memleketi" demedi.
ortak görüş şu: "türkiye, islam'ın dünyada en güzel yaşandığı ülke"
türkiye, türkiye olduğundan beri laik. türkiye'de islam güzel yaşanıyorsa, halk'ın çoğunluğunun müslüman olduğu diğer ülkelerle arasındaki "laiklik" farkı sayesinde böyle.
buna rağmen nasıl bir aptallıkla laikliği "kötü", "dinsiz" ya da "yeni bir din" gibi algılayanlar var anlamıyorum.
ve ne yazık ki, böyle algılayanların yönetime geçmesi nedeniyle, çok yakında türkiye de islam'ın o kadar güzel yaşanamadığı ülkelerden biri haline gelecek. sonra ne yapacağız, işte onu merak ediyorum.
hiçbiri de gelip, "türkiye'de islam yaşanmıyor" "türkiye dinsiz" "türkiye fahişeler memleketi" demedi.
ortak görüş şu: "türkiye, islam'ın dünyada en güzel yaşandığı ülke"
türkiye, türkiye olduğundan beri laik. türkiye'de islam güzel yaşanıyorsa, halk'ın çoğunluğunun müslüman olduğu diğer ülkelerle arasındaki "laiklik" farkı sayesinde böyle.
buna rağmen nasıl bir aptallıkla laikliği "kötü", "dinsiz" ya da "yeni bir din" gibi algılayanlar var anlamıyorum.
ve ne yazık ki, böyle algılayanların yönetime geçmesi nedeniyle, çok yakında türkiye de islam'ın o kadar güzel yaşanamadığı ülkelerden biri haline gelecek. sonra ne yapacağız, işte onu merak ediyorum.
çok sevdiğim lise tarih öğretmenimin tanımıyla;
iktidarın gücünü kutsal bir kaynaktan değil ***, halktan almasıdır *.
bunu içimize sindirdiğimiz zaman, dinle devlet işlerinin ayrı tutulması, devletin her dine aynı mesafede durması, din ve vicdan özgürlüğü gibi kavramlar çok daha anlaşılabilir hale gelir.
iktidarın gücünü kutsal bir kaynaktan değil ***, halktan almasıdır *.
bunu içimize sindirdiğimiz zaman, dinle devlet işlerinin ayrı tutulması, devletin her dine aynı mesafede durması, din ve vicdan özgürlüğü gibi kavramlar çok daha anlaşılabilir hale gelir.
bir takım şartlanmış (c)aymazların demokrasi dururken iyi insan olmanın evrensel şartı gibi algılayıp, algılatmaya kasıp adeta taptığı putlaşmış neo-dogma...
türkiye nin olmazsa olmazi. söyle bir etrafa bakildiginda, dünyada müslüman olarak en rahat ibadet türkiyede yapilmaktadir. bazi arap ülkelerindeki gibi ramazan ayinda lokantalar kapali degildir gündüz. isteyen oruc tutar, istemeyen tutmaz. cuma günü isteyen camiye gider, istemeyen kiz arkadasiyla dolasir. isteyen istedigini yapiyorsa, laikligin ne kadar lazim oldugu daha iyi anlasilacaktir. dinde zorlama yoktur ilkesi en rahat türkiyede yasaniyorsa, cuma günleri türk polisi arap bedevilerinin elinde degneklerle kendi halkini koyun sürer gibi yaptigini yapmayip, sizi camide namaz kilmaya zorlamiyorsa bunu laiklige ve atatürk e borclu oldugumuz ortaya cikar.
kimileri tarafından yalnızca insanın dinini özgürce yaşaması olarak algıladığı ilke. hani diyorlar ya herkes istediği gibi okuyor bu ilkeyi bu da bu durumun en baş örneğidir.
bazıları bu ilkeye dinsizlik yaftası yapıştırırlar ve buradan oy tahvil ederler.
bazıları bu ilkeye dinsizlik yaftası yapıştırırlar ve buradan oy tahvil ederler.
Aslında din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.Fakat günümüzde artık kendilerini elit kesim zannedenler tarafından boku çıkarılmış ve herkezin kendine göre bir tanım ürettiği olgudur.Artık öyle bir hale geldiki namaza giden yobaz,din kitabı okuyan dikkat çeker oldu. (bkz: Laikliği yeniden tanımlamak)
kesinlikle dinsizlik demek değildir. her dine eşit bir mesafede durmak demektir. ona nasıl davranıyorsan, buna da öyle davranacaksın demektir.
bazı politkacıların sürekli kullandığı bir tabir.
Başkan Bush'un her konuda dini referanslar kullandığını biliyoruz. Bunda, alkolizm tedavisi görürken sıkça dini telkinler almasının rol oynadığını da tahmin edebiliyoruz.
Ancak "Müslüman demokrat" vurgusunun asıl nedeni, demokrasi ile Müslümanlığı bir arada yaşatabilen Türkiye gibi "fantastik bir örnek" olmaması...
Peki bu mucizeyi neye borçluyuz?
Bu topraklarda inancın, Arap coğrafyasından hayli farklı yaşanabilmesine...
Sofuluğun gündelik hayattan dışlanabilmesine...
Ve tabii ki laikliğe...
Türkiye'nin asıl ayırt edici niteliği bu...
Ancak "Müslüman demokrat" vurgusunun asıl nedeni, demokrasi ile Müslümanlığı bir arada yaşatabilen Türkiye gibi "fantastik bir örnek" olmaması...
Peki bu mucizeyi neye borçluyuz?
Bu topraklarda inancın, Arap coğrafyasından hayli farklı yaşanabilmesine...
Sofuluğun gündelik hayattan dışlanabilmesine...
Ve tabii ki laikliğe...
Türkiye'nin asıl ayırt edici niteliği bu...
(bkz: laikci/ 2977862)
allahını seven laik olsun başlığı moderasyon tarafından silindiği, oraya yazdığım yazılar öksüz kaldığı ve derdim var dediğimde de derdime çare bulmak yerine yazınızı başka başlıklara yazınız biçiminde ikiyüzlü bir formül önerildiği için konu ile ilgili düşüncelerim laiklik başlığı altına alınmıştır:
allahını seven laik olsun:
laikliği gerçekten kavramış dindar kişilerin kendileriyle tutarlı kalarak kullanabileceği slogan;
laikliğin, devletin dinler, mezhepler arasında tarafsızlığını koruduğu, hakem pozisyonunda kaldığı, dinin devlete, devletin de dine karıştırılmadığı bir sistem olduğunun bilincinde olan, allah'a inanan, müslüman olan ve bin yıldır bu coğrafyada devletin dini yönlendirmesindan bıkmış bünyenin, müslümanlara yaptığı çağrıdır;
yani demek istiyor ki, sakın hizbullahçılara, iran yorumlu devletçi dincilere, müslüman kardeşlere, talibancılara kanmayın çünkü onların bazı yönlerden laikçilerden bir farkı yoktur. kimileri din ile devleti yönetmeye soyunur kimileri de laikçiler gibi devlet olarak dini yönetir, üstelik bir çok resmi eğitimle şaşırtılmış bünyeye, de adı devletçi laiklik olduğu halde bunu laiklik diye yutturur; bu iki taraf da hakem değildir ve bir biçimde nasıl müslüman olunacağını en iyi kendisinin bildiğini varsayıp müslümanlara müslümanlık dayatır; özetle bu sloganı söyleyenlerin gözünde ikisi de makbul değildir.
ayrıca gayri müslim tüm türkiye cumhuriyeti vatandaşlarının içindeki allaha inanan kesimlerin de şevkle söyleyeceği sözlerdir; çünkü ancak böylesi bir gerçek laiklik onları devletçi laiklerin sünni baskısından koruyacaktır.
yani tanrıya inanmanın özgür düşünceli olmak ile çelişmeyebileceği anlamında yorumlanabilecek sözlerdir bunlar;
başlığı açan, ilk girdiyi yazan kişi tanrı fikrine klasik olmayan biçimde yaklaşan, dinleri kültürel ve sosyolojik olarak önemseyen, islamiyet'in her zaman geriliğe, gerilemeye denk geldiği ön kabulunu avrupa merkezci ve oryantalist bulan ancak mevcut dinler içinde de kendini tanımlamakta zorlanan bir kişidir;
buna rağmen özgürlükçü duruşa özen gösteren, konuya kafa yormayı fikir üretmeyi ilke edinen bu kişinin, başlığa katkıda bulunmadan eksiye boğulması manidardır. ardından konunun ve başlığın orijinalitesinin, sözlüğe yapacağı olumlu katkıyı fark etmeden onu uçuran moderasyon düzeyi ise sözlük adına ancak üzüntü verici olmuştur.
yazının laiklik konusuna katkı olması umuduyla...
not: bu yazı, bu başlığı bkz yapıp, kendince olayda bir çelişki var sanıp dalga geçtiğini sanan zihniyete ithafen, kapak olsun diye yazılmıştı.
allahını seven laik olsun:
laikliği gerçekten kavramış dindar kişilerin kendileriyle tutarlı kalarak kullanabileceği slogan;
laikliğin, devletin dinler, mezhepler arasında tarafsızlığını koruduğu, hakem pozisyonunda kaldığı, dinin devlete, devletin de dine karıştırılmadığı bir sistem olduğunun bilincinde olan, allah'a inanan, müslüman olan ve bin yıldır bu coğrafyada devletin dini yönlendirmesindan bıkmış bünyenin, müslümanlara yaptığı çağrıdır;
yani demek istiyor ki, sakın hizbullahçılara, iran yorumlu devletçi dincilere, müslüman kardeşlere, talibancılara kanmayın çünkü onların bazı yönlerden laikçilerden bir farkı yoktur. kimileri din ile devleti yönetmeye soyunur kimileri de laikçiler gibi devlet olarak dini yönetir, üstelik bir çok resmi eğitimle şaşırtılmış bünyeye, de adı devletçi laiklik olduğu halde bunu laiklik diye yutturur; bu iki taraf da hakem değildir ve bir biçimde nasıl müslüman olunacağını en iyi kendisinin bildiğini varsayıp müslümanlara müslümanlık dayatır; özetle bu sloganı söyleyenlerin gözünde ikisi de makbul değildir.
ayrıca gayri müslim tüm türkiye cumhuriyeti vatandaşlarının içindeki allaha inanan kesimlerin de şevkle söyleyeceği sözlerdir; çünkü ancak böylesi bir gerçek laiklik onları devletçi laiklerin sünni baskısından koruyacaktır.
yani tanrıya inanmanın özgür düşünceli olmak ile çelişmeyebileceği anlamında yorumlanabilecek sözlerdir bunlar;
başlığı açan, ilk girdiyi yazan kişi tanrı fikrine klasik olmayan biçimde yaklaşan, dinleri kültürel ve sosyolojik olarak önemseyen, islamiyet'in her zaman geriliğe, gerilemeye denk geldiği ön kabulunu avrupa merkezci ve oryantalist bulan ancak mevcut dinler içinde de kendini tanımlamakta zorlanan bir kişidir;
buna rağmen özgürlükçü duruşa özen gösteren, konuya kafa yormayı fikir üretmeyi ilke edinen bu kişinin, başlığa katkıda bulunmadan eksiye boğulması manidardır. ardından konunun ve başlığın orijinalitesinin, sözlüğe yapacağı olumlu katkıyı fark etmeden onu uçuran moderasyon düzeyi ise sözlük adına ancak üzüntü verici olmuştur.
yazının laiklik konusuna katkı olması umuduyla...
not: bu yazı, bu başlığı bkz yapıp, kendince olayda bir çelişki var sanıp dalga geçtiğini sanan zihniyete ithafen, kapak olsun diye yazılmıştı.
laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.
birey laik, laikçi, anti laik,,, vb sıfatları kullanamaz. laik insan yoktur laik sistem vardır. sadece laikliğin savunucusu yada laikliğin düşmanı olabilirsin.
"ben laikim" diyen insan daha laikliğin ne anlama geldiğini bilmemektedir.
birey laik, laikçi, anti laik,,, vb sıfatları kullanamaz. laik insan yoktur laik sistem vardır. sadece laikliğin savunucusu yada laikliğin düşmanı olabilirsin.
"ben laikim" diyen insan daha laikliğin ne anlama geldiğini bilmemektedir.
ülkemizde hiç tecrübe edilmemiş sistemdir. devlet yönetenlerin dini kontrol etme gayretine kılıf olarak kullanılmaktadır. aksi takdirde laik devlette resmi ideolojiye uygun görev yapmakla sorumlu bir devlet dairesi olan diyanet işleri başkanlığı bulunur muydu?
sekularizm ile arasındaki farkı bilmeyen insanlarca hakkında, ülkemizde hiçbir zaman uygulanmadığı, insana yakıştırılabilecek bir sıfat olmadığı şeklinde yorumlar yapılan atatürk ilkelerinden bir tanesidir.
tayyib'e allah diyenlerin reddettiğidir.
din uygulamaları ve devlet işlerinin ayrılması olarak düşünülmüş ama chp ve zümresi tarafından islam düşmanlığı olarak değiştirilmiş kavram.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar