bugün
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı7
- yuzırların süper güçleri6
- 20 haziran 2026 almanya fildişi sahili maçı4
- cumartesi gecesi intihar etmek4
- nervio'nun kedi kumu5
- dövmesi olan yazarlar4
- enteresan beddualar6
- sevgilisini paylaşan adam3
- aç olmak ama ne yemek istediğini bilmemek5
- vincenzo montella'nın halen istifa etmemiş olması10
- termodinamiğin ikinci kanununu silkmek5
- vurduran erkek davranışları3
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- salyangozun bıraktığı gümüşsü iz4
- gavat bir insan olmak3
- jd vance2
- crrc corporation3
- treni kaçırmak5
- platonik aşk5
- billy joel2
- kızın yanında güvercin avuçlayıp özgürsün demek3
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri10
- öpüşemeyen zenon2
- haiti3
- teoman müziği bıraktı2
- iç anadolu ağzı3
- ankara mı istanbul mu9
- berberlere zam gelmesi7
- markette taze fasulye 100 tl köylü satıyor 100 tl3
- gamba biber2
- sözlük düşünce çalılıkları sıklığı2
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi12
- yaz gribi3
- sinekkaydı gezmenin bağımlılık yapması3
- inek yalamış saç stili2
- duş alıp yatağa çırılçıplak atlamak2
- kezo ile ilk buluşmada cümleye kısa 1 ara vermek2
- portföye eklenen mal varlığı olarak pipi2
- aylık 362 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- erkeklerin akılsızlıkları9
- 20 haziran 2026 hollanda isveç maçı3
- sözlüğe aile armalı robdöşambırla gelmek2
- her gün tıraş olmak3
- düşüncelerin gücü3
- dünyevi nihilizm3
- kütahya da inşaat iskelesi çökmesi2
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
- sersem gibi görünmek2
- suavi nin konyalı olması3
- sabah 5de uyananı ziksinler3
en sefdiğim yazar.
sözlükte tek olsa sözlüğü götürür.
dedikodudur.
bizzat denendi onaylandı.
bizzat denendi onaylandı.
şayet doğruysa kendisine hakkımı helal etmem. bir mesaj atsa rus'a götürürdüm, batum'a falan giderdik hatta. neyse, umarım doğru değildir.
koministimam silik olunca çok üzülen yazardır.
şu an pipisini yarıya indirdi. penis sahibi erkekleri de saygı duruşuna davet ediyor. haydi !
şu an pipisini yarıya indirdi. penis sahibi erkekleri de saygı duruşuna davet ediyor. haydi !
Yok dalga boyunu yarıya falan indirmiş geç aga bunları az sonra görürsün; kalkan yarragin dini imanı olmazmış. Neyse ben birazdan yine bir şey olur çaylak olurum iyi bak kendine.
zall ın yanından değilde yatağından gelen yazar.
sonra vay efendim bana niye ipne diyorlar diye veryansın ediyor.
sonra vay efendim bana niye ipne diyorlar diye veryansın ediyor.
Artık itiraf ediyorum beyler; o bir amlı. Bundan sonra gireceğiniz entrylerde gerekli hassasiyeti gösteriniz.
hasmet ibriktaroglu başlığındaki entrysi ile kendi kendini yakmıştır. ehi.
görsel
bu da aylar önceden sözlükten bir fotoğraf.
görsel
(#18653801)
görsel
bu da aylar önceden sözlükten bir fotoğraf.
görsel
(#18653801)
14 şubat sevgililer gününde, hediye olarak sol eline eldiven almış duygusal kişilik.
fena göt olmuş. sen en iyisimi kukla , sözlüğü bırak bi mağara bul kendine, öl orda amk.
Orjinal adı The Beaver olan beğendiğim bir Mel Gibson, Jodie Foster filmidir. Imdb puanı 6.7 izlenilebilir bir film.
Babamın öldüğü gün birine âşık olmuştum. Bazen böyle olur, her şey üst üste gelir. Metrodaydım, boş yerler vardı ama en köşede ayakta duruyordum. Onu düşünüyordum, romantik şeyler değil, bir buluşma ayarlayabilmek gibi pratik şeyler ve kaç istasyon sonra inmem gerektiğini de düşünüyordum diğer yandan. Yirmi bir yaşındaydım o zaman, ama çarklar hep döner, her yaşta döner. Büyük bir kentteysen bir sürü gereksiz şey bilmen lazım yoksa kendini salak gibi hissedersin. Sonuçta inmem gereken istasyonda indim. Eve gittim. Herkesin yüzünde aynı ifade. Ölüm haberi vermek zorunda kalanların yaşamaktan duydukları tatlı utanç. Bunlar çehrelere asılı açık kanıtlardır. ilk insanlardan bu yana incele incele bu hale gelmişlerdir. Bir gün öyle bir dil gelişecek ki tek laf etmeye gerek kalmayacak. Herkesin yüzünden anlaşılacak ne demek istediği. Neden diye sordum, ölüm sebebi yani. Söylediler. Gerçek yaşama sevincini görmek istiyorsanız mezarlıklara gidin, orada gezen insanların yüzlerine bakın.
ihtiyar gassali hatırlıyorum babamı yıkadığı mermerin önünde. Beyaz sakallıydı. Ama rüyalara giren aksakallı dedeler gibi değil, Hemingway gibi. işini seviyordu ve çok konuşuyordu. Bu tarz işleri yapan adamların fazla konuşmaması gerekir. Ama o bunu takmıyordu. Bir sürü şey sordu. Cevap vermedim. Cevap alamadığı her sorudan sonra ayrı ayrı şaşırıyordu. Büyük bir samimiyetle şaşırıyordu. Konuşulmaması gereken yerler vardır. Çocuklara ve ihtiyarlara anlatamazsın bunu. Hepsi doğal anarşist.
Cenaze günü çok soğuktu. Sonra hep uyumak istedim. Doğal sakinleştirici. Sevdiğiniz biri öldükten sonra yaşama tekrar devam etmek bisiklet kullanmayı öğrenmeye benziyor. Ama yokuş aşağı giden bir bisiklet oluyor bu. Dengeyi sağlamanın tuhaf coşkusundan bahsetmiyorum burada ya da sadece bundan bahsetmiyorum. Kafayı gözü yarmak üzere olmanın korkusundan da bahsediyorum. Ne demek istediğimi sahiden anlıyor musunuz?
Sonra zaman geçti. Zaman hiçbir şeyi düzeltmez. Daha beter de etmez. Zamandan bağımsız şeyler bunlar. Karanlıkta uzanıp bir sigara daha yakmaktan başka bir şey gelmiyordu elimden. Babam öldüğü için değil. Âşık olduğum için değil. 21 yaşında olduğum için değil. Öyle olması gerektiği için.
Sonra biraz içtim ve telefona sarıldım. Bu adil bir şey değil. iki taraf için de. insanlar sizin alkollü olduğunuzu anlar ama bellekleri bunu böyle kaydetmez. Çünkü gelen sadece sestir. O sesin üstüne en ayık halinizi yerleştirir bellek. Bellek böyle namussuz bir orospu çocuğudur işte. Sizi üçkâğıda getirmek için elinden gelen her şeyi yapar. Hepimiz yanlış hatıralara sahibiz. Öyle yaşanmadı onlar. Hatıralarını yazan ihtiyarları düşünün, kitabı bitirdikleri zaman öleceklerini bilirler, o yüzden bitiremezler bir türlü, yaşamak için sallamayı sürdürmeleri gerekir.
Onu aradım ve seni seviyorum dedim. Çarklar durdu, yargılama bitti. Hayatımda ilk kez çekip gitmek istemiyorum. Şimdi bile utanıyorum söylediklerimden. Herkesin kalbinin çizildiği bir yer var. Orada görünmez bir duvara çarpıyorsun. Daha öteye gidemiyorsun. Bütün dünyan o çakıldığın yerden uzanabildiğin yere kadar oluyor artık. Benim çakıldığım yer de o günlerde bir yerde işte. Ama tam nerede bilemiyorum. Hiçbir zaman da bilemeyeceğim bunu. Orası beni daha iyi bilecek.
Sonra konuşalım dedi. Sonra konuştuk. Hastanenin karşısındaki otoparkta. Otoparkın bir köşesini oto yıkamacıya çevirmişlerdi diğer köşesini çay bahçesine. Çok amaçlı grotesk bir yer. Ne konuştuğumuzu yazmayacağım. O kadar da değil. Çünkü bunlar özel şeyler. Zaten ben hayatımı anlatmak istemiyorum ki. Yaşadıklarımı düşünerek oradan bir sonuca varmak istiyorum sadece. Sanırım demode bir yazarım. Genellemeleri seviyorum ve noktayı koyduktan sonra ardımda iyi kötü bir anlam bırakmak istiyorum. Artık bunun bir anlamı kalmadığını düşünsem bile böyle yapıyorum. Lanet olsun, öyle alıştım çünkü, nasıl başlarsa öyle gider.
Sonra yine zaman geçti. Zaman geçmesi önemli değildir. Sanırım bundan bahsetmiştik. O zamanlar bir şeyleri reddetmeye ihtiyacım vardı ve sen tam bunun üstüne geldin, dedi. O kadar iyiydin ki o zaman. Annem sanki bu yüzden yedi ay daha yaşadı. Ne demek istediğimi sahiden anlıyor musun? Anlıyordum. iki karışlık mesafede, birbirimizi göremeden uzanmıştık. Kaç kişi olduğumuzu bilemeden uzanmıştık o karanlıkta, yanımızdaki ölülerle beraber uzanmıştık. Karanlıkta nüfus sayımı şöyle yapılır. Yaşayanlar bir sigara yakar.*
ihtiyar gassali hatırlıyorum babamı yıkadığı mermerin önünde. Beyaz sakallıydı. Ama rüyalara giren aksakallı dedeler gibi değil, Hemingway gibi. işini seviyordu ve çok konuşuyordu. Bu tarz işleri yapan adamların fazla konuşmaması gerekir. Ama o bunu takmıyordu. Bir sürü şey sordu. Cevap vermedim. Cevap alamadığı her sorudan sonra ayrı ayrı şaşırıyordu. Büyük bir samimiyetle şaşırıyordu. Konuşulmaması gereken yerler vardır. Çocuklara ve ihtiyarlara anlatamazsın bunu. Hepsi doğal anarşist.
Cenaze günü çok soğuktu. Sonra hep uyumak istedim. Doğal sakinleştirici. Sevdiğiniz biri öldükten sonra yaşama tekrar devam etmek bisiklet kullanmayı öğrenmeye benziyor. Ama yokuş aşağı giden bir bisiklet oluyor bu. Dengeyi sağlamanın tuhaf coşkusundan bahsetmiyorum burada ya da sadece bundan bahsetmiyorum. Kafayı gözü yarmak üzere olmanın korkusundan da bahsediyorum. Ne demek istediğimi sahiden anlıyor musunuz?
Sonra zaman geçti. Zaman hiçbir şeyi düzeltmez. Daha beter de etmez. Zamandan bağımsız şeyler bunlar. Karanlıkta uzanıp bir sigara daha yakmaktan başka bir şey gelmiyordu elimden. Babam öldüğü için değil. Âşık olduğum için değil. 21 yaşında olduğum için değil. Öyle olması gerektiği için.
Sonra biraz içtim ve telefona sarıldım. Bu adil bir şey değil. iki taraf için de. insanlar sizin alkollü olduğunuzu anlar ama bellekleri bunu böyle kaydetmez. Çünkü gelen sadece sestir. O sesin üstüne en ayık halinizi yerleştirir bellek. Bellek böyle namussuz bir orospu çocuğudur işte. Sizi üçkâğıda getirmek için elinden gelen her şeyi yapar. Hepimiz yanlış hatıralara sahibiz. Öyle yaşanmadı onlar. Hatıralarını yazan ihtiyarları düşünün, kitabı bitirdikleri zaman öleceklerini bilirler, o yüzden bitiremezler bir türlü, yaşamak için sallamayı sürdürmeleri gerekir.
Onu aradım ve seni seviyorum dedim. Çarklar durdu, yargılama bitti. Hayatımda ilk kez çekip gitmek istemiyorum. Şimdi bile utanıyorum söylediklerimden. Herkesin kalbinin çizildiği bir yer var. Orada görünmez bir duvara çarpıyorsun. Daha öteye gidemiyorsun. Bütün dünyan o çakıldığın yerden uzanabildiğin yere kadar oluyor artık. Benim çakıldığım yer de o günlerde bir yerde işte. Ama tam nerede bilemiyorum. Hiçbir zaman da bilemeyeceğim bunu. Orası beni daha iyi bilecek.
Sonra konuşalım dedi. Sonra konuştuk. Hastanenin karşısındaki otoparkta. Otoparkın bir köşesini oto yıkamacıya çevirmişlerdi diğer köşesini çay bahçesine. Çok amaçlı grotesk bir yer. Ne konuştuğumuzu yazmayacağım. O kadar da değil. Çünkü bunlar özel şeyler. Zaten ben hayatımı anlatmak istemiyorum ki. Yaşadıklarımı düşünerek oradan bir sonuca varmak istiyorum sadece. Sanırım demode bir yazarım. Genellemeleri seviyorum ve noktayı koyduktan sonra ardımda iyi kötü bir anlam bırakmak istiyorum. Artık bunun bir anlamı kalmadığını düşünsem bile böyle yapıyorum. Lanet olsun, öyle alıştım çünkü, nasıl başlarsa öyle gider.
Sonra yine zaman geçti. Zaman geçmesi önemli değildir. Sanırım bundan bahsetmiştik. O zamanlar bir şeyleri reddetmeye ihtiyacım vardı ve sen tam bunun üstüne geldin, dedi. O kadar iyiydin ki o zaman. Annem sanki bu yüzden yedi ay daha yaşadı. Ne demek istediğimi sahiden anlıyor musun? Anlıyordum. iki karışlık mesafede, birbirimizi göremeden uzanmıştık. Kaç kişi olduğumuzu bilemeden uzanmıştık o karanlıkta, yanımızdaki ölülerle beraber uzanmıştık. Karanlıkta nüfus sayımı şöyle yapılır. Yaşayanlar bir sigara yakar.*
(bkz: hey amigo che sabata)
kukla adlı yazar kişisinden daha iddialı olan yazarın sözü.
ya olm bırak şu sözlükte hem komik hem de duygusalım ama işi piçliğe vuruyorum ayaklarını.
ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol evlat, hatta insan ol ulen evlat.
müslüm baba geldi aklıma yine ağırlaştı sanırsam. ah baba ah, o kadar içme demedim mi püfür püfür rüzgar eserken havalarda uçuşan parfüm kokulu kadehleri he.
neyse; acıdım lan bu sefer de dövmeyeceğim seni. buna alışıyor gibiyim. *
ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol evlat, hatta insan ol ulen evlat.
müslüm baba geldi aklıma yine ağırlaştı sanırsam. ah baba ah, o kadar içme demedim mi püfür püfür rüzgar eserken havalarda uçuşan parfüm kokulu kadehleri he.
neyse; acıdım lan bu sefer de dövmeyeceğim seni. buna alışıyor gibiyim. *
kukladır benim adım
hiç girmem eve
yalan nedir bilmem
sevişirim her gece.
hiç girmem eve
yalan nedir bilmem
sevişirim her gece.
kukladır benim adım,
sözlükte yürür namım
kız bağırır -ah amım
ben bağırtan adamım.
sözlükte yürür namım
kız bağırır -ah amım
ben bağırtan adamım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar