bugün
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- rüyada nervio yu görmek7
- aylık 511 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- türk müsün türkiyeli misin2
- puantiye modasının bokunun çıkması4
- arkadaşlar hangi diziye başlasam5
- ispanya daki göçmen krizi9
- aylık 508 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- her gün alkol almak4
- yeni dünya düzeni4
- aldatmak mı aldatılmak mı2
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- mutlu kalmak için öneriler6
- akp ve mhp sol partilerdir2
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- hırvatistan12
- sözlükteki derin yapılanma4
- arabada yüksek sesle müzik dinlemek2
- çöp yanında poşette kitap bulmak3
- beni özleyenler elime mum diksin15
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- mehmet akif ersoyun para ödülünü kabul etmemesi2
- aylık 509 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- selamün aleyküm beyler2
- 29 yaş altı sözlükten silinsin2
- arkadaşlar bu ne kitabı yahu5
- yapay zekaya entry yazdırmak5
- lunapark2
- uçurtma uçuran çocuk2
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri6
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- solcuların faşistlerden beter olması2
- anın görüntüsü15
- kele şaplak atmanın hazzı ve dayanılmaz istek2
- tatile sivasa gitmek4
- yunanistan29
- milliyetçi chp li2
- arkadaşlar bir şey dicem6
- osmanlıcılar4
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- dolar 100 lira olsa olacaklar3
- stack overflow kopyala yapıştır4
- güzel cumartesiler3
- sümer dili6
- kötülük2
- muşlettin bey birader erecto biraderdir3
- ekşi sözlük2
- aylık 506 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- o kaç gram3
Ac bırakılmaması gerekir.
bazen gerekir. çünkü intikam soğuk yenen bir yemektir neticede.
Murat Menteş demiş: " Sakin ol şampiyon,nefret çok benzin yakar! "
http://yenisafak.com.tr/y...s/sakin-ol-sampiyon/35289
http://yenisafak.com.tr/y...s/sakin-ol-sampiyon/35289
cüneyt arkın ve erol taş'ın ki kendisinin ilk defa iyi adamı oynadığını gördüğüm filmi..
erol taş bir sahnede kurşunu çıkartırken askerde sıhhiye çavuşuydum sonunda operatör oldum kurşun kalbi sıyırmış yaşıyacak dedi..
herkese renkli günler
erol taş bir sahnede kurşunu çıkartırken askerde sıhhiye çavuşuydum sonunda operatör oldum kurşun kalbi sıyırmış yaşıyacak dedi..
herkese renkli günler
insana zorla öğretilen duygudur.
her zaman etrafında ki insanlar için çabalayan, iyilik yapan, onları düşünen fakat her zaman üzülen insanın, yaşayarak hissizleştirip canavara dönüşme sürecindeki yemeğine kin, lezzetine de zevk denir.
her zaman etrafında ki insanlar için çabalayan, iyilik yapan, onları düşünen fakat her zaman üzülen insanın, yaşayarak hissizleştirip canavara dönüşme sürecindeki yemeğine kin, lezzetine de zevk denir.
hayatta beslemeyeceğim tek duygudur diye düşünürdüm, fare beslerim de o olmaz derdim. yanılmışım işte. ama benim suçum yok. beni hayat bu noktaya getirdi. öyle göte böyle tarrak.
şahane bir elektro albümü. *
ele geçirmek istedikleri bir parça toprak uğruna işledikleri cinayeti babasına yükleyerek idamına sebep olan ağa ve adamlarından intikam alan bir oğulun hikayesini konu alan, 1963 yapımı türk filmi. oyuncular ise ekrem bora, sezer güvenirgil, kadir savun, asım nipton, önder somer, hüseyin peyda, nubar terziyan bulunmaktadır. ekrem bora filmde, mehmet erkmen karakterini canlandırmıştır.
yabana atılmış bir duygudur.
içinde büyütebileceğin en büyük çocuktur. lakin nefret yemekleriyle beslenip, öfke karakteriyle düşünür. kimse bu gücün karşısında duramaz.
bir toprak davası nedeniyle katil olan bir köylünün öyküsünü konu alan, 1957 yapımı, siyah beyaz türk filmi. yönetmen nejat saydam, oyuncular pervin par, eşref kolçak, nedret güvenç, kadir savun, ahmet tarık tekçe.
Fitili bir şekilde ateşlenen zamanı belli olmayan bir bomba. Yer ve zaman tam uyuştuğunda ortaya konan yıkıcı sözlerdir.
yapıştımı bırakmıyor gereksiz insanlara gereksiz duygular beslemene imkan sunuyor, kronik hastalık gibi biraz akıl kin ile birleştiğinde allah allah diyorum başka birşey demiyorum.
intikam duygusunun kaynak kodu kin'dir ve birbirlerini çok güzel tetiklerler.
kin asil bir duygudur ve intikam daha asil bir eylemdir, sana bir tokat atana sende bir tokat atmak istiyor ise attığın tokat değsin derim ki, ilerde bu tokatı niye attım diye düşünme.
intikam duygusunun kaynak kodu kin'dir ve birbirlerini çok güzel tetiklerler.
kin asil bir duygudur ve intikam daha asil bir eylemdir, sana bir tokat atana sende bir tokat atmak istiyor ise attığın tokat değsin derim ki, ilerde bu tokatı niye attım diye düşünme.
(bkz: yaptım ama niye bi sor)
kin, sebepsiz yere tutulmayan bir histir.
o kadar "sağlıksız" olduğunu da sanmıyorum. insan hiçbir hisse sebepsiz yere kapılmaz, aşkın olduğu gibi, nefretin kinin de elbet bir sebebi vardır.
yalnız kin hissi yıllar sonra da kendisini gösterebilir. kin hissine sahip olan kişi, belirli bir şahsa veya olaylar zincirine karşı kin duyarsa buna " sınırlı kin", yok eğer ipin ucunu kaçırmışsa ona da "sınırsız kin" denilebilir. kin duygunu sınırlayamayan insanlar türkçemiz de "aksi" olarak bildiğimiz tür insan olacaklardır. konuşurlarken karşılarındakini kırmak, bozmak , onlar için sıradan bir olay olacaktır. böyle insanlar genellikle çevrelerinde sevilmezler, ve insanlar onlarla dalasmaktan korkarlar.
kin hissi aslında insanın kendini savunma refleksleriyle birlikte değerlendirilmelidir. insanoğlu, kendisini bir tehlike karşısında savunan bir varlıktır. eğer bir sahıs insanı çok tehlikeli bir bölgeye getirirse insan o noktaya bir daha gelmemek için özellikle dikkat eder, ve yaşadıği o kötü anları bir daha yaşamamak için, o tehlikeyi bertaraf etmek ister, ve bunu ilk etapta kendisini " o hedefteki şahsın sonradan kendisine başkaca birtakım zararlar vermesini önlemek" amacıyla olabilir.
kin ve nefret hislerinde en karar verdirici nokta alınan yaranın derinliğidir. ortada bir yara tehdidi varsa, ve henüz yara alınmamışsa, insan kin hissi duymayacaktır. örnekleyelim : aslandan herkes korkar, ama gerçekten bir aslan tarafından ısırılmış bir şahıs, aslanlara karşı kin duyabilir, ve aslan gördüğü zaman onun hissettikleri, henüz bir aslan tarafından ısırılmamış bir insanın hissettiklerinden kat be kat daha yoğundur.
ya da bir yakınını belirli bir otobüs firmasının otobüsünün yaptığı bir kazada kaybetmiş birisi, yahut da bizzat ciddi yaralar almış olmak suretiyle kendisi, o otobüs şirketinden nefret edecektir, ve bu şirkete karşı "kin" besleyecektir. yahut da baştan başa otobüs yolculuğundan nefret edecektir.
sonuçta kin ve nefret, insanın kendisini savunma mekanızmalarıyla içiçe geçmiş bir histir. hiçbir insan kendisine karşı gerçek bir tehdit olmamış bir şeyden nefret etmez. birşey insana gerçek bir tehdit olmuş, ve o şey insanı ,ruhen-bedenen, yaralamışsa insanlar o şeye karşı kin hissi duyacaklardır.
insanoğlunda mevcut olan bir histir bu. ve diğer hisler kadar da sağlıklıdır. insan kin duyduğu şeyi bertaraf etmek, ya da o şeyi kendisinden uzak tutmak istediği için, ya da kendiliğinden o şeye yaklaşmayacağı için, aslında iyi bir his olduğunu bile iddia edebiliriz. aslında bir "kavşakta" sağduyuyla da buluşur bu his. aslandan kin duyan bir insan çevresindeki hiçbir insanın aslanlara yaklaşmasını, "macera" amacıyla bile istemez. ve bu da mantıklı bir yaklaşımdır.
o kadar "sağlıksız" olduğunu da sanmıyorum. insan hiçbir hisse sebepsiz yere kapılmaz, aşkın olduğu gibi, nefretin kinin de elbet bir sebebi vardır.
yalnız kin hissi yıllar sonra da kendisini gösterebilir. kin hissine sahip olan kişi, belirli bir şahsa veya olaylar zincirine karşı kin duyarsa buna " sınırlı kin", yok eğer ipin ucunu kaçırmışsa ona da "sınırsız kin" denilebilir. kin duygunu sınırlayamayan insanlar türkçemiz de "aksi" olarak bildiğimiz tür insan olacaklardır. konuşurlarken karşılarındakini kırmak, bozmak , onlar için sıradan bir olay olacaktır. böyle insanlar genellikle çevrelerinde sevilmezler, ve insanlar onlarla dalasmaktan korkarlar.
kin hissi aslında insanın kendini savunma refleksleriyle birlikte değerlendirilmelidir. insanoğlu, kendisini bir tehlike karşısında savunan bir varlıktır. eğer bir sahıs insanı çok tehlikeli bir bölgeye getirirse insan o noktaya bir daha gelmemek için özellikle dikkat eder, ve yaşadıği o kötü anları bir daha yaşamamak için, o tehlikeyi bertaraf etmek ister, ve bunu ilk etapta kendisini " o hedefteki şahsın sonradan kendisine başkaca birtakım zararlar vermesini önlemek" amacıyla olabilir.
kin ve nefret hislerinde en karar verdirici nokta alınan yaranın derinliğidir. ortada bir yara tehdidi varsa, ve henüz yara alınmamışsa, insan kin hissi duymayacaktır. örnekleyelim : aslandan herkes korkar, ama gerçekten bir aslan tarafından ısırılmış bir şahıs, aslanlara karşı kin duyabilir, ve aslan gördüğü zaman onun hissettikleri, henüz bir aslan tarafından ısırılmamış bir insanın hissettiklerinden kat be kat daha yoğundur.
ya da bir yakınını belirli bir otobüs firmasının otobüsünün yaptığı bir kazada kaybetmiş birisi, yahut da bizzat ciddi yaralar almış olmak suretiyle kendisi, o otobüs şirketinden nefret edecektir, ve bu şirkete karşı "kin" besleyecektir. yahut da baştan başa otobüs yolculuğundan nefret edecektir.
sonuçta kin ve nefret, insanın kendisini savunma mekanızmalarıyla içiçe geçmiş bir histir. hiçbir insan kendisine karşı gerçek bir tehdit olmamış bir şeyden nefret etmez. birşey insana gerçek bir tehdit olmuş, ve o şey insanı ,ruhen-bedenen, yaralamışsa insanlar o şeye karşı kin hissi duyacaklardır.
insanoğlunda mevcut olan bir histir bu. ve diğer hisler kadar da sağlıklıdır. insan kin duyduğu şeyi bertaraf etmek, ya da o şeyi kendisinden uzak tutmak istediği için, ya da kendiliğinden o şeye yaklaşmayacağı için, aslında iyi bir his olduğunu bile iddia edebiliriz. aslında bir "kavşakta" sağduyuyla da buluşur bu his. aslandan kin duyan bir insan çevresindeki hiçbir insanın aslanlara yaklaşmasını, "macera" amacıyla bile istemez. ve bu da mantıklı bir yaklaşımdır.
Mutluluğun, insanlığın, çağdaşlığın azraili...
bir kişi için içinizden şu şekilde duygular beslerseniz bu duygunun adı kin, nefretdir; o kişiyi gördüğünüzde öldürmek boğmak işkence çektirmek sana yalvarana kadar üzerinden arabayla geçmek onun bu dünyada neden olduğunu o kadar değersiz ki dediğmiz kişiler varsa bu duygunun adı işte kindir.
beklentilerin farklılığından kaynaklı oluşan hoşlanmama nefret etme şeklinde kendini gösteren duygudur. kin beslemek bazen karşılık alamamak bazen yüzde olması gereken bir tebessümü görememektir. en okkalı kin çoğu zaman en sevilen kişiye karşı beslenen kindir. o diğerlerinden farklıdır kusursuz olmalıdır. kimse mükemmel olamayacağı için bir gün farkında olmadan en sevdiğiniz kişiye karşı kin duymaya başlarsınız.
Çin müziğine özgü, yedi telli bir çalgı.
içten içe yeşeren nefret. saklıdır her an patlayabilir. daha doğrusu patlamak için fırsa kollamaktadır.
(bkz: nefret)
nasıl demlenir yürekte, ağır ateş üstünde.
bilmez gibisin, hayret.
nasıl bakıyorlar değil mi beslenen bu hisse? buruşturarak yüzlerini, dudak bükerek, kısarak gözlerini... hep bir kötülük yatar altında sanıyorlar, arıyorlar da üstelik bir sebep ama sen aldırma, onlar bihaber en alta çöreklenmiş olandan. aradıklarının, bulduklarının altında yattığından.
öfkeye fatura kesmek kolay, bir anda öfkelenip kinlenenden çekinme hem. inan senden benden kolay alışır onların gözleri, vurdukları dibin karanlığına. bir kibrit çakayım derken kendi eteklerini tutuştururlar en fazla.
kini besleyen, beslemesini bilen, farkında olan, tuhaf gelecek ama sahiplenen , öyle her zaman yakıp yıkacak diye bir kural da yok üstelik. sadece içinde buna yer açanların, hayatlarından çıkardıkları kişilerin üstüne
attıkları çizikler daha belirgin. daha keskin uçları var verdikleri kararların. sen çarpar köşeye değersen kazara, yanacaktır elbet canın, belirecektir teninin ardında, dışarıya akmak için baş gösteren iğne ucu büyüklüğündeki kan.
tüm sivrilikleri törpülemek ister gibisin, farkındayım.
canın acımaz sanarsın bir de sen şimdi.
soğutmak için öfkeyi, çabalarsın var gücünle.
soğudukça tükeneceğine inanırsın çünkü. yazık ki anlamazsın hala, öfke izini kaybettirdiğinde dahi kurulduğu yerde hareket dahi etmez yüzünü buruşturarak baktığın kin.
nasıl demlenir yürekte, ağır ateş üstünde.
bilmez gibisin, hayret.
bilmez gibisin, hayret.
nasıl bakıyorlar değil mi beslenen bu hisse? buruşturarak yüzlerini, dudak bükerek, kısarak gözlerini... hep bir kötülük yatar altında sanıyorlar, arıyorlar da üstelik bir sebep ama sen aldırma, onlar bihaber en alta çöreklenmiş olandan. aradıklarının, bulduklarının altında yattığından.
öfkeye fatura kesmek kolay, bir anda öfkelenip kinlenenden çekinme hem. inan senden benden kolay alışır onların gözleri, vurdukları dibin karanlığına. bir kibrit çakayım derken kendi eteklerini tutuştururlar en fazla.
kini besleyen, beslemesini bilen, farkında olan, tuhaf gelecek ama sahiplenen , öyle her zaman yakıp yıkacak diye bir kural da yok üstelik. sadece içinde buna yer açanların, hayatlarından çıkardıkları kişilerin üstüne
attıkları çizikler daha belirgin. daha keskin uçları var verdikleri kararların. sen çarpar köşeye değersen kazara, yanacaktır elbet canın, belirecektir teninin ardında, dışarıya akmak için baş gösteren iğne ucu büyüklüğündeki kan.
tüm sivrilikleri törpülemek ister gibisin, farkındayım.
canın acımaz sanarsın bir de sen şimdi.
soğutmak için öfkeyi, çabalarsın var gücünle.
soğudukça tükeneceğine inanırsın çünkü. yazık ki anlamazsın hala, öfke izini kaybettirdiğinde dahi kurulduğu yerde hareket dahi etmez yüzünü buruşturarak baktığın kin.
nasıl demlenir yürekte, ağır ateş üstünde.
bilmez gibisin, hayret.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar