bugün
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- yaşlı kadın yuzırlar10
- velvet47
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı2
- gaylik alametleri8
- en kibirli yuzır11
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- özgünlüğün faydasız olması6
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- habire1239
- friedrich hegel la bi cay icek10
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- velvet vs nervio24
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- yeni parti25
- nervio19
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- her kadının hoşuna gidecek şey4
- 50 yıllık yuzır5
- bıyığımı alsam ben var'ya diyen kız4
- uludağ sözlük magazin servisi5
- ruh hastası sapık yazarlar5
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak4
- kezoyu delirtmek5
- g'i l d'e d l'i l y16
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- istanbul daki gürültünün katlanılamaz hale gelmesi2
- yapay zeka kontrolden çıktığında olacaklar2
- merak ediyorsan yaz7
- kezonova4
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- türklerden nefret etme nedenleri5
- selam sözlük7
- puura10
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
- an itibariyle dile dolanan şarkı sözleri4
anayasanın geçici 15. maddesiyle kendini garanti altına almış,şimdilerde eyalet sistemini savunan apolitize toplumun ve tiki gençliğinin yaratıcısı.
Park lee' nin dehşet bir senaryo üzerine kurguladığı cellat filminin kapanış sahnesinde seyirciye seslenerek ifade ettiği '' celladınızla yaşamayı sevin'' tumcesi tamda bizim ruh donumumuzun açmazını ifade etmekte.. Yaşanan acıların, kırılan boyunların, maruz bırakılan haksızlıkların, işkence tezgahlarının sorumlusunun sizin yaşamınıza nazire yaparcasına bir yerlerde alameti farika sergileyerek durması, celladı ile yaşamak zorunda bırakılmak değilse nedir?
Bu ulkede, her kötülük imgesinin zihinlerde yarattığı gravurun aynı özenden yoksun, zekadan mağdur, bedeli ağır işçiliğin izlerini taşıyor olması nasıl bir halede soluduğumuzun da belirtisi aslında.. Montur tezgahlarda işlenerek mıhlanan bu gravurlerin ustabaşıdır Kenan Evren.. Kendi ardıllarına bıraktığı tek meslek sırrı ise '' kanın ve cesetlerin '' bolca serpiştirilmesidir.. 7 senelik bir serüvenden emeklilik hakkı kazanarak köşeye cekilmesi onun siyah bulutlarını ulkem coğrafyasından sokun ettirmemiştir. kazdırdığı kuyuya beden gömdürecek çıraklarını yetiştirerek çıkıp gitmiştir sahneden.
Kendi acımasızlığını, gaddarlığını asla ve asla dikkate değer bulmayan bir zihin onun ki.. Aradan yıllar gecse bile pişmanlık duyamayacak kadar, kendinden emin bir sertlikle yine olsa yine yapardım diyen bir kıvanc duyma halinde. ''Kelleyi koltuğa aldım ve bu işi yaptım. Bu bir devrimdir'' diyebilen bir figur.. Sorgusuzca öldürmenin, asmanın, işkencenin, her türlü rezilliğin manifestosuyla bulanmış bir devrim modeli sunuyor önümüze. bir toplumu belirsiz sislerde yönsüz bırakırken, kendisinin yargılanmasını engelleyecek anayasa ile çıkışını sağlama aldığı bir devrim.. Bir devrim ki 50 canın boğazında sıkılan ilmek milyonlarca yığının sesinde es duruşu.. Bir devrim ki konuşamamanın, hak arayamanın, dışlanmanın,dışkı yemenin, boynu eğik kitleler halinde kendine patlamanın hali.. Bir devrim ki, köylü kurnazlığı sinmiş bakışlarla köşe kapan sansarların dişlerinde ömrümüzün etleri.. Bir çağa yayılacak genişlikte ki kötuluklerin başımızdan aşağı birden fora edilerek bırakılmamızın devrimi..
Nefretin fosfor yuklu meşalesini yakarak, onarılmaz yaralar acmanın hikayesidir kenan evren.
Tum tarihimizin en kırılgan zamanının mimarı olarak usumuzu yarılıyor Kenan Evren.. Onun bir yerlerde nefes aldığını hissetmek, gulebildiğini bilmek, ben gibi, biz gibi, bizden daha iyi gibi yaşayabildiğini gözlemleyebilmek yazgımızla bitmeyecek hesaplaşmamızın kendimizden utandıran yol ayrımı.
hayallerimizin üzerine gerilen bu karanlık siluetin gulusu sonlanmadıkca, ölülerimizin yasını dindirecek bir ağıdımız yok bizim..
Bu ulkede, her kötülük imgesinin zihinlerde yarattığı gravurun aynı özenden yoksun, zekadan mağdur, bedeli ağır işçiliğin izlerini taşıyor olması nasıl bir halede soluduğumuzun da belirtisi aslında.. Montur tezgahlarda işlenerek mıhlanan bu gravurlerin ustabaşıdır Kenan Evren.. Kendi ardıllarına bıraktığı tek meslek sırrı ise '' kanın ve cesetlerin '' bolca serpiştirilmesidir.. 7 senelik bir serüvenden emeklilik hakkı kazanarak köşeye cekilmesi onun siyah bulutlarını ulkem coğrafyasından sokun ettirmemiştir. kazdırdığı kuyuya beden gömdürecek çıraklarını yetiştirerek çıkıp gitmiştir sahneden.
Kendi acımasızlığını, gaddarlığını asla ve asla dikkate değer bulmayan bir zihin onun ki.. Aradan yıllar gecse bile pişmanlık duyamayacak kadar, kendinden emin bir sertlikle yine olsa yine yapardım diyen bir kıvanc duyma halinde. ''Kelleyi koltuğa aldım ve bu işi yaptım. Bu bir devrimdir'' diyebilen bir figur.. Sorgusuzca öldürmenin, asmanın, işkencenin, her türlü rezilliğin manifestosuyla bulanmış bir devrim modeli sunuyor önümüze. bir toplumu belirsiz sislerde yönsüz bırakırken, kendisinin yargılanmasını engelleyecek anayasa ile çıkışını sağlama aldığı bir devrim.. Bir devrim ki 50 canın boğazında sıkılan ilmek milyonlarca yığının sesinde es duruşu.. Bir devrim ki konuşamamanın, hak arayamanın, dışlanmanın,dışkı yemenin, boynu eğik kitleler halinde kendine patlamanın hali.. Bir devrim ki, köylü kurnazlığı sinmiş bakışlarla köşe kapan sansarların dişlerinde ömrümüzün etleri.. Bir çağa yayılacak genişlikte ki kötuluklerin başımızdan aşağı birden fora edilerek bırakılmamızın devrimi..
Nefretin fosfor yuklu meşalesini yakarak, onarılmaz yaralar acmanın hikayesidir kenan evren.
Tum tarihimizin en kırılgan zamanının mimarı olarak usumuzu yarılıyor Kenan Evren.. Onun bir yerlerde nefes aldığını hissetmek, gulebildiğini bilmek, ben gibi, biz gibi, bizden daha iyi gibi yaşayabildiğini gözlemleyebilmek yazgımızla bitmeyecek hesaplaşmamızın kendimizden utandıran yol ayrımı.
hayallerimizin üzerine gerilen bu karanlık siluetin gulusu sonlanmadıkca, ölülerimizin yasını dindirecek bir ağıdımız yok bizim..
10 kasım 2006 günü paper moon'da "tek başına" yemek yemesi bazı köşe yazarları tarafından * * * halkın arasına karışmak diye addedilen sabık darbeci.
(bkz: http://www.hurriyet.com.t...asp?yazarid=10&gid=61)
(bkz: http://hurarsiv.hurriyet....d=5425060&yazarid=174)
hayır ne istiyolar bilmem ki? paper moon'da çalışan garsonların ona kafa göz dalmasını veya bir anda binlerce kişinin paper moon'u basmasını falan mı?
bir ülkenin milyonlarca vatandaşını keyfi ve sistematik bir şekilde işkenceye maruz bırakan birini bu kadar koruma gayretkeşliğine ne demeli, bilmem ki.
eğer gerçekten halkın arasına karışmak istiyorlarsa ertuğrul özkök'ü ve kenan evren'i 1 mayıs'a bekliyoruz. diledikleri korteje girebilirler. kesinlikle baskı, dayak, darp olmayacaktır. içleri ferah olsun. bir çayımızı içer giderler.
(bkz: http://www.hurriyet.com.t...asp?yazarid=10&gid=61)
(bkz: http://hurarsiv.hurriyet....d=5425060&yazarid=174)
hayır ne istiyolar bilmem ki? paper moon'da çalışan garsonların ona kafa göz dalmasını veya bir anda binlerce kişinin paper moon'u basmasını falan mı?
bir ülkenin milyonlarca vatandaşını keyfi ve sistematik bir şekilde işkenceye maruz bırakan birini bu kadar koruma gayretkeşliğine ne demeli, bilmem ki.
eğer gerçekten halkın arasına karışmak istiyorlarsa ertuğrul özkök'ü ve kenan evren'i 1 mayıs'a bekliyoruz. diledikleri korteje girebilirler. kesinlikle baskı, dayak, darp olmayacaktır. içleri ferah olsun. bir çayımızı içer giderler.
"idam karari geldi onumuze, ve dedik ki: sagci solcu yok, mumkunse bir sagci bir solcu, iki sagci iki solcu, neyse...kac tane cikmissa ikisini beraber yapalim. sonra demesinler ki bize bu gelen yonetim, efenim, sagi tutuyor, solu tutuyor gibi tohmet altinda kalmayalim. onun icun boyle bir iki tane birden gelmisse, bir ondan bir ondan yapmak suretiyle infazini hemen onayliyorduk"
hayretlere düşürüyor değil mi insanı... bu zihniyet türkiye cumhuriyeti'nde söz sahibi oldu yıllarca. türkiye'deki faşist yönetimin dibine közleri savuran, atatürk'ün mevkisine oturmasını kendime yediremediğim, yüzsüz ve bir o kadar da pişkin insan evladı. hala çıkıp konuşur televizyonlarda utanmadan...
hayretlere düşürüyor değil mi insanı... bu zihniyet türkiye cumhuriyeti'nde söz sahibi oldu yıllarca. türkiye'deki faşist yönetimin dibine közleri savuran, atatürk'ün mevkisine oturmasını kendime yediremediğim, yüzsüz ve bir o kadar da pişkin insan evladı. hala çıkıp konuşur televizyonlarda utanmadan...
1918'de alaşehir'de doğan, gerektiğinde beslemeyip asan, darbeci eli fırçalı emekli general, devlet adamı.
turkiyede insanlik adina herseyi oldurmus darbeci. olaylarin kizismasini bilerek ve darbe yapmak icin beklemistir. gucun bir insanin ne kadar degistireceginin en aci ornegi.
bir kenan vardi cani sikilan
darbe yapti sikinti gitti
ordu geldi memleket sikildi
bir evren vardi yüregi kocaman *,*
(bkz: türkce karaktersiz klavye)
(bkz: karaktersiz klavye)
darbe yapti sikinti gitti
ordu geldi memleket sikildi
bir evren vardi yüregi kocaman *,*
(bkz: türkce karaktersiz klavye)
(bkz: karaktersiz klavye)
darbe yaparak cemal gürsel i taklit eden bu zat şu sıralar da picasso tablolarını taklit ederek soyut çalışmaktadır aman olabildiğince soyut olsun diyoruz. yalnız malesef taklitler orjinalleri gibi olmadı yine...
cumhurbaşkalarımız arasından en düşük maaşı alan kişi.
Apolitize gençlik kavramını dayatan darbeci zihniyetin başlagıcına sebep olan marmarisli şahsiyet..
apolitize ettiği gençler tarafından "ressam amcaa" diye bilinen netekim ressamcılık oynamak dışında pek çok şeyde de parmağı olan kişi.
akranları yunanistan da yargılanıp hala cezaevinde ömür çürütürken bizim ülkemizde anlamsız bir şekilde ortalıklarda dolaşmaya devam edip bu gün olsa yine yapardım deme cesaretini kendinde bulan,kendini sanata vermiş asılmayıpda beslenen darbeci.
7 Kasım 1982'de kabul edilen Anayasa ile, Türkiye'nin 7. cumhurbaşkanı olan 9 Kasım 1989'de görev süresini dolduran ve cumhurbaşkanlığından ayrılarak Marmaris'te resimle ilgilenmeye başlayan delikanlı insan.
abd derin devletinin bizim oğlan dediği kişidir.
yaptığı DARBE için cia in "our boys have done it" dediği ,şu günlerde muhtemelen nü resim yapmak için tuallere fırça DARBEleri vuran , son tahlil de darbecilikten bir türlü vazgeçememiş zat.
90 yaşına geçen günlerde girmiş eski genelkurmay başkanı, cumhurbaşkanı ve şimdilerin acemi nü resim çizeri.
türkiye'nin yetiştirdiği önemli demokrat aydınlardandır. resim sanatına verdiği önemle bunu tüm gençler anlamaktadır netekim. yani eski cimurbaşkanı diye demiyorum bal dök yala yani, süper ilerici bir insan. tam bir vatansever, ülkemizin bu güzel günleri görmesinde büyük emeği olan insan. *
türkiyede yaşayan faşizmin en büyük temsilcilerinden birisi,ülke tarihinin en karanlık döneminde başrol oynamış,bugünkü siyasetten uzak ve asosyal gençliği yaratmıştır,en büyük hediyesi ise 82 anayasasıdır.
şimdilerde asacak bişey bulamayan onların yerine nü resimler asan kişi.
Yaşıtım çoğu insanın adını dahi bilmediği bilenlerin de bodrumda resim yapan hatta sibel cana sen tam olmuşsun diyen yaşlı bir amca olarak tanıdığı insan* bana göre ise öldüğünde*arkasından asla üzülmeyeceğim bi allah rahmet eylesin bile demeyeceğim cuntacı. Bugün bu gençlik neden böyle neden hiçbir şeyle ilgilenmiyor sorularının bizzat muhattabı kişi.
2007 seçimlerinde parmağına boya sürülmeyen iki kişiden biridir. Diğeri de Süleyman Demirel.
hiç de güzel resim yapmamaktadır.
Ülkenin kötü gidişine son verdiğini iddia ederken müthiş bir kültürel ve ahlaki yozlaşmaya yol açan ve matah bir şeymiş gibi bunu sağda solda anlatan emekli paşamız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar