bugün
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi22
- 1 ekim 2026 benzin zammı7
- rujlu erkekle öpüşmek8
- samara morgan önünüze çıksa yapacaklarınız5
- yazarların sabah kahvaltısı6
- yazılımcı flörtü2
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler9
- ölüyorum lan ölüyorum5
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- araba kullanırken uyumak4
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması12
- from gold from dust13
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- fiziği güzel sözlük kızları47
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- halka filmini izlerken telefonun çalması4
- recep tayyip erdoğan27
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- çin'e demokrasi gelsin10
- nervio23
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak2
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- truesuz sözlük8
- vajinanın iç sıcaklığı10
- hastalık havası8
- silikon memenin patlaması10
- tbmm'nin yeni yasama yılı açılışı2
- rujlu kadınla öpüşmek6
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- emekçilerin çalışma yaşamı talepleri2
- anında dolan göz neyin belirtisidir6
- fatma betül sayan kaya59
- burna tuzlu su çekmek6
- hoşlanılan kızın dörtte üçünün su olması2
- gocu19
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- geceleri yapmaktan zevk alınan şeyler5
- uykuya dalmak istememek neyin belirtisidir5
- kopya çekmenin etiği5
- bu saatte hala uluyamama sebebi3
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis18
- iyi dostlar biriktirdim7
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- yazarların akşama dair planları9
- adalet ve kalkınma partisi4
Park lee' nin dehşet bir senaryo üzerine kurguladığı cellat filminin kapanış sahnesinde seyirciye seslenerek ifade ettiği '' celladınızla yaşamayı sevin'' tumcesi tamda bizim ruh donumumuzun açmazını ifade etmekte.. Yaşanan acıların, kırılan boyunların, maruz bırakılan haksızlıkların, işkence tezgahlarının sorumlusunun sizin yaşamınıza nazire yaparcasına bir yerlerde alameti farika sergileyerek durması, celladı ile yaşamak zorunda bırakılmak değilse nedir?
Bu ulkede, her kötülük imgesinin zihinlerde yarattığı gravurun aynı özenden yoksun, zekadan mağdur, bedeli ağır işçiliğin izlerini taşıyor olması nasıl bir halede soluduğumuzun da belirtisi aslında.. Montur tezgahlarda işlenerek mıhlanan bu gravurlerin ustabaşıdır Kenan Evren.. Kendi ardıllarına bıraktığı tek meslek sırrı ise '' kanın ve cesetlerin '' bolca serpiştirilmesidir.. 7 senelik bir serüvenden emeklilik hakkı kazanarak köşeye cekilmesi onun siyah bulutlarını ulkem coğrafyasından sokun ettirmemiştir. kazdırdığı kuyuya beden gömdürecek çıraklarını yetiştirerek çıkıp gitmiştir sahneden.
Kendi acımasızlığını, gaddarlığını asla ve asla dikkate değer bulmayan bir zihin onun ki.. Aradan yıllar gecse bile pişmanlık duyamayacak kadar, kendinden emin bir sertlikle yine olsa yine yapardım diyen bir kıvanc duyma halinde. ''Kelleyi koltuğa aldım ve bu işi yaptım. Bu bir devrimdir'' diyebilen bir figur.. Sorgusuzca öldürmenin, asmanın, işkencenin, her türlü rezilliğin manifestosuyla bulanmış bir devrim modeli sunuyor önümüze. bir toplumu belirsiz sislerde yönsüz bırakırken, kendisinin yargılanmasını engelleyecek anayasa ile çıkışını sağlama aldığı bir devrim.. Bir devrim ki 50 canın boğazında sıkılan ilmek milyonlarca yığının sesinde es duruşu.. Bir devrim ki konuşamamanın, hak arayamanın, dışlanmanın,dışkı yemenin, boynu eğik kitleler halinde kendine patlamanın hali.. Bir devrim ki, köylü kurnazlığı sinmiş bakışlarla köşe kapan sansarların dişlerinde ömrümüzün etleri.. Bir çağa yayılacak genişlikte ki kötuluklerin başımızdan aşağı birden fora edilerek bırakılmamızın devrimi..
Nefretin fosfor yuklu meşalesini yakarak, onarılmaz yaralar acmanın hikayesidir kenan evren.
Tum tarihimizin en kırılgan zamanının mimarı olarak usumuzu yarılıyor Kenan Evren.. Onun bir yerlerde nefes aldığını hissetmek, gulebildiğini bilmek, ben gibi, biz gibi, bizden daha iyi gibi yaşayabildiğini gözlemleyebilmek yazgımızla bitmeyecek hesaplaşmamızın kendimizden utandıran yol ayrımı.
hayallerimizin üzerine gerilen bu karanlık siluetin gulusu sonlanmadıkca, ölülerimizin yasını dindirecek bir ağıdımız yok bizim..
Bu ulkede, her kötülük imgesinin zihinlerde yarattığı gravurun aynı özenden yoksun, zekadan mağdur, bedeli ağır işçiliğin izlerini taşıyor olması nasıl bir halede soluduğumuzun da belirtisi aslında.. Montur tezgahlarda işlenerek mıhlanan bu gravurlerin ustabaşıdır Kenan Evren.. Kendi ardıllarına bıraktığı tek meslek sırrı ise '' kanın ve cesetlerin '' bolca serpiştirilmesidir.. 7 senelik bir serüvenden emeklilik hakkı kazanarak köşeye cekilmesi onun siyah bulutlarını ulkem coğrafyasından sokun ettirmemiştir. kazdırdığı kuyuya beden gömdürecek çıraklarını yetiştirerek çıkıp gitmiştir sahneden.
Kendi acımasızlığını, gaddarlığını asla ve asla dikkate değer bulmayan bir zihin onun ki.. Aradan yıllar gecse bile pişmanlık duyamayacak kadar, kendinden emin bir sertlikle yine olsa yine yapardım diyen bir kıvanc duyma halinde. ''Kelleyi koltuğa aldım ve bu işi yaptım. Bu bir devrimdir'' diyebilen bir figur.. Sorgusuzca öldürmenin, asmanın, işkencenin, her türlü rezilliğin manifestosuyla bulanmış bir devrim modeli sunuyor önümüze. bir toplumu belirsiz sislerde yönsüz bırakırken, kendisinin yargılanmasını engelleyecek anayasa ile çıkışını sağlama aldığı bir devrim.. Bir devrim ki 50 canın boğazında sıkılan ilmek milyonlarca yığının sesinde es duruşu.. Bir devrim ki konuşamamanın, hak arayamanın, dışlanmanın,dışkı yemenin, boynu eğik kitleler halinde kendine patlamanın hali.. Bir devrim ki, köylü kurnazlığı sinmiş bakışlarla köşe kapan sansarların dişlerinde ömrümüzün etleri.. Bir çağa yayılacak genişlikte ki kötuluklerin başımızdan aşağı birden fora edilerek bırakılmamızın devrimi..
Nefretin fosfor yuklu meşalesini yakarak, onarılmaz yaralar acmanın hikayesidir kenan evren.
Tum tarihimizin en kırılgan zamanının mimarı olarak usumuzu yarılıyor Kenan Evren.. Onun bir yerlerde nefes aldığını hissetmek, gulebildiğini bilmek, ben gibi, biz gibi, bizden daha iyi gibi yaşayabildiğini gözlemleyebilmek yazgımızla bitmeyecek hesaplaşmamızın kendimizden utandıran yol ayrımı.
hayallerimizin üzerine gerilen bu karanlık siluetin gulusu sonlanmadıkca, ölülerimizin yasını dindirecek bir ağıdımız yok bizim..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar