bugün
- aşk acısı çekiyorum sözlük20
- manifest dinleyen erkek9
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- insan zamandan ibarettir2
- mesele ne senin benden ayrılman2
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- aylık 700 milyon lira iyi para mıdır sorunsalı2
- mauro icardi2
- deprem2
- muğla2
- marmaris2
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi6
- yaz yemekleri5
- scooter'a 6 kişi binmek5
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- taksici muhabbeti5
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- gram altın4
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- spiderman mi döver batman mi5
- nirmal purja2
- ismet gürbüz mehdi mi mesih mi sorunsalı2
- 7 ağustos 20012
- gocu bay bey birader3
- evlenilmeyecek 4 erkek10
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- kosova2
- gammazların çok kötü insanlar olması3
- petrol4
- can kolukısa4
- stres yönetimi6
- elalem ne der4
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı3
- gulmekicinyaratilmis11
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- doğuda yaşayan yazarlar5
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- yüz yaşından büyük binada yaşamak3
- türkiye5
- stres3
- solcu dövmek2
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı3
- david bowie yi tanımayan insan2
- bu saatte bu kadar sıcak mı olur lan2
- taksim delisi cenk2
- rüşvet5
- aylık 449 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
rifat ilgaz'in bir kitabinin ismidir.
Ikinci dunya savasi donemi Turkiye'sinde kitaplari toplatilan bir yazarin hayatini anlatir . Romanin bas kahramani mustafa rifat ilgaz' in ta kendisidir .
tek kelimeyle şahane bir roman. sonu epey acı...
saçma sapan bir sonla biten roman. insan okuyunca "değmez" diyor.
1990 tarihli Yusuf Kurçenli imzası taşıyan türk filmi.Başrollerini, Tarık Akan, Nurseli idiz üstlenmiştir.
Konusu:Genç öğretmenin yazdığı şiir kitabı; dönemin iktidarı tarafından sakıncalı bulunur. işkence korkusuyla köşe bucak kaçan, izini kaybettirmeye çalışan öğretmenin sonu değişmez.işkenceler, sorgulamalar...
Konusu:Genç öğretmenin yazdığı şiir kitabı; dönemin iktidarı tarafından sakıncalı bulunur. işkence korkusuyla köşe bucak kaçan, izini kaybettirmeye çalışan öğretmenin sonu değişmez.işkenceler, sorgulamalar...
türkiye'deki anti-komünist hakimiyetten ötürü sorgulanan bir solcu yazarı anlatan tipik bir türkiye hikayesi.
bir dönem yasaklanıp topatılan bu kitap, günümüzde meb in önerdiği 100 kitap arasında yer aldı.
1974 yılında kıbrıs barış harekatından dolayı tüm trakya'da uygulanan, çocukluğumun garip bir anısı olarak hafızamda yer alan geceler. camlara perdelerin üstüne kalın örtüler asılır, sadece küçük fitilli gaz lambalarını yakar, uçakların uçuş sesini dinler, gündüz olunca mezarlıkta konuşlanan askerlere yiyecek götürürdük. neden mezarlık diye hep düşünürdüm. daha o zaman 6 yaşındaydım. köyde kamuflajın sağlandığı tek yeşil alan orasıydı çünkü. ama bunu çok sonra anlayabildim tabi *
Bir Rıfat Ilgaz eseridir. 2.Dünya Savaşı sırasındaki Türkiye' nin saldırı ihtimali dahilinde karartma yapılan günlerin hazin, acı hikayeleri. Romandaki o genç öğretmen ve aynı zamanda yasaklı şair kendisidir aslında Rıfat Ilgaz' ın. Okuyalı eseri uzun yıllar oldu. 1979' da Edebiyetımızın Koca Çınarı Rıfat Hoca' nın elinden almıştım imzalı olarak. Memleketim, Rıfat Hoca' nın da memleketidir. Ama her yıl Cide' de Rıfat Ilgaz Sanat Kültür Festivali'nde anılır. Evi, Rıfat Ilgaz Kültür Müzesi'dir şimdi.Üzerine Cide' nin kırkikindi yağmurlarıyla yaz gecelerinin yıldızları yağsın Koca Çınar.
sürükleyici anlatımıyla okuyucusunu o günlere götüren roman. bir usta tarafından yazıldığı o kadar belli ki, zamanımızın romancıları on fırın ekmek yemeliler.
(bkz: karartma günleri)
rıfat ılgaz'ın çok önemli romanı. belgesel niteliğinde bir romandır.
2. dünya savaşı döneminde türkiye'deki işçi-emekçilere ve onların davalarına sarılan aydınlara neler yapıldığını uzun uzun anlatır ılgaz.
mutlaka okunmalıdır.
2. dünya savaşı döneminde türkiye'deki işçi-emekçilere ve onların davalarına sarılan aydınlara neler yapıldığını uzun uzun anlatır ılgaz.
mutlaka okunmalıdır.
rıfat ılgaz üstadın toplumcu/gerçekçi bakışından ikinci dünya savaşı zamanı türkiye'sinin siyasi ve toplumsal resmini yansıttığı ve aslında kendi hikayesini anlattığı romanı. mustafa kemal'in ölümünün üzerinden fazla bir zaman geçmemişken bile ülkenin nasıl bir hercümercin içinde bulunduğunu görüyor ve günümüze kadarki süreçte nereden nereye gelindiğini ya da gelinemediğini daha iyi değerlendirebiliyorsunuz. ayrıca gerçek aydınların nasıl cezalandırılmaya çalışıldığının, toplumun sesinin egemenlerce bastırılışının hikayesi.
Uzun zaman önce okuduğum roman. Şu bölüm çok iyiydi:
Kahramanın çocukluğundan beri ilk kez camiye gitmesi. (Saklanmak için) karısıyla gizli buluşmaları. Bir güvenin götürdüğü alçak mekan.
Etkilenmiştim romandan sanırım bir daha okuyacağım.
Kahramanın çocukluğundan beri ilk kez camiye gitmesi. (Saklanmak için) karısıyla gizli buluşmaları. Bir güvenin götürdüğü alçak mekan.
Etkilenmiştim romandan sanırım bir daha okuyacağım.
mustafa uyar adlı kahramının bakış açısından 1944 yılı türkiye'sini gözler önüne seren harika bir rıfat ılgaz romanı.
düşman güçlerinin istanbul'a gece bombardımanı yapacağı korkusuyla geceleri sokaklar ve evlerde karartmaya gidilir. yani gece oldu mu ortalık zifiri karanlıktır. tek aydınlık kara, kalın perdelerde ışığı eriyen cılız bir gaz lambasıdır. ayrıca nazi iktidarının gazıyla ülkede faşizmin altın çağını yaşadığı günlerdir. öyle ki nihal atsız gibi yazarlar, dergilerden dönemin başbakanı şükrü saraçoğlu'na açık mektuplar yazar. bu mektuplarda komünist diye yaftaladıkları yazarların ve öğretmenlerin ismini hedef gösteririrler. çünkü başbakan da sözüm ona sağcıdır.
kitabın en dikkat çeken bölümü ise sabahattin ali ve nihal atsız'ın ankara'da görülen mahkemeleridir. mahkemeyi sabahattin ali kazanır fakat; içinde bulunduğu tehdit ortamı son bulmaz. öyle ki 4 yıl sonra faili meçhul bir cinayete kurban gidecektir.
bunun yanı sıra bir adamın sırf şiir yazdığı için tutuklanmak istemesi, aylarca devlet kuvvetlerinden kaçması, kaçak yaşaması ve bunun bünyede yaşattığı durum çok güzel tahlil edilmiştir. ilginç olan ise bir dönem yasaklı olan bu kitap şimdilerde meb'in 100 temel eseri kapsamındadır.
düşman güçlerinin istanbul'a gece bombardımanı yapacağı korkusuyla geceleri sokaklar ve evlerde karartmaya gidilir. yani gece oldu mu ortalık zifiri karanlıktır. tek aydınlık kara, kalın perdelerde ışığı eriyen cılız bir gaz lambasıdır. ayrıca nazi iktidarının gazıyla ülkede faşizmin altın çağını yaşadığı günlerdir. öyle ki nihal atsız gibi yazarlar, dergilerden dönemin başbakanı şükrü saraçoğlu'na açık mektuplar yazar. bu mektuplarda komünist diye yaftaladıkları yazarların ve öğretmenlerin ismini hedef gösteririrler. çünkü başbakan da sözüm ona sağcıdır.
kitabın en dikkat çeken bölümü ise sabahattin ali ve nihal atsız'ın ankara'da görülen mahkemeleridir. mahkemeyi sabahattin ali kazanır fakat; içinde bulunduğu tehdit ortamı son bulmaz. öyle ki 4 yıl sonra faili meçhul bir cinayete kurban gidecektir.
bunun yanı sıra bir adamın sırf şiir yazdığı için tutuklanmak istemesi, aylarca devlet kuvvetlerinden kaçması, kaçak yaşaması ve bunun bünyede yaşattığı durum çok güzel tahlil edilmiştir. ilginç olan ise bir dönem yasaklı olan bu kitap şimdilerde meb'in 100 temel eseri kapsamındadır.
on birinci nesil çaylaktır. hoş gelmiş.
Küçükken okuduğum, sürükleyici ve dönemi cok iyi yansıtan bir rıfat ılgaz eseri.
On birinci nesil yazar.
Bacımdır. iyi yazmalar kendisine.
Bacımdır. iyi yazmalar kendisine.
rıfat ılgaz ın gerçek yaşam öyküsünü anlatan roman.simler değiştirilerek romana aktarımıştır.romanın başkahramanın başından geçenleri okurken bizzat yaşadığınız gerçekçi roman.
Rıfat ılgaz'ın en sevdiğim romanlarındandır. Düşünce yüzünden öldürülmeyi, hapsedilmeyi, işkence görmeyi anlatır.
Alo karartma 1974 kibris baris harekatin da yapildi yannis yazmayin.
hayırdır... siz kemalizm ile komunizmi mi aynı sanıyordunuz?
evet atatürk tarihte gördüğüm en büyük adamlardan birisidir.
ama zamanında o anayasal düzen değişsin diye ben de istedim eski bir komunist olarak, gelmiş geçmiş ne kadar komunist varsa onlarda.
evet atatürk tarihte gördüğüm en büyük adamlardan birisidir.
ama zamanında o anayasal düzen değişsin diye ben de istedim eski bir komunist olarak, gelmiş geçmiş ne kadar komunist varsa onlarda.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar