bugün
- manifest dinleyen erkek10
- türkiye7
- aşk acısı çekiyorum sözlük20
- birleşik krallık3
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- insan zamandan ibarettir3
- almanya5
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- mauro icardi3
- ispanya7
- hırvatistan16
- avusturya3
- fransa3
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi15
- dost2
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi6
- yaz yemekleri5
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- mesele ne senin benden ayrılman2
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- spiderman mi döver batman mi5
- mohamed salah ghaly12
- aylık 700 milyon lira iyi para mıdır sorunsalı2
- evlenilmeyecek 4 erkek10
- deprem2
- muğla2
- marmaris2
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- gram altın4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- gocu bay bey birader3
- nirmal purja2
- ismet gürbüz mehdi mi mesih mi sorunsalı2
- gulmekicinyaratilmis11
- stres yönetimi6
- 7 ağustos 20012
- trabzonspor6
- elalem ne der4
- petrol4
- küfür2
- doğuda yaşayan yazarlar5
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı3
- gammazların çok kötü insanlar olması3
mustafa uyar adlı kahramının bakış açısından 1944 yılı türkiye'sini gözler önüne seren harika bir rıfat ılgaz romanı.
düşman güçlerinin istanbul'a gece bombardımanı yapacağı korkusuyla geceleri sokaklar ve evlerde karartmaya gidilir. yani gece oldu mu ortalık zifiri karanlıktır. tek aydınlık kara, kalın perdelerde ışığı eriyen cılız bir gaz lambasıdır. ayrıca nazi iktidarının gazıyla ülkede faşizmin altın çağını yaşadığı günlerdir. öyle ki nihal atsız gibi yazarlar, dergilerden dönemin başbakanı şükrü saraçoğlu'na açık mektuplar yazar. bu mektuplarda komünist diye yaftaladıkları yazarların ve öğretmenlerin ismini hedef gösteririrler. çünkü başbakan da sözüm ona sağcıdır.
kitabın en dikkat çeken bölümü ise sabahattin ali ve nihal atsız'ın ankara'da görülen mahkemeleridir. mahkemeyi sabahattin ali kazanır fakat; içinde bulunduğu tehdit ortamı son bulmaz. öyle ki 4 yıl sonra faili meçhul bir cinayete kurban gidecektir.
bunun yanı sıra bir adamın sırf şiir yazdığı için tutuklanmak istemesi, aylarca devlet kuvvetlerinden kaçması, kaçak yaşaması ve bunun bünyede yaşattığı durum çok güzel tahlil edilmiştir. ilginç olan ise bir dönem yasaklı olan bu kitap şimdilerde meb'in 100 temel eseri kapsamındadır.
düşman güçlerinin istanbul'a gece bombardımanı yapacağı korkusuyla geceleri sokaklar ve evlerde karartmaya gidilir. yani gece oldu mu ortalık zifiri karanlıktır. tek aydınlık kara, kalın perdelerde ışığı eriyen cılız bir gaz lambasıdır. ayrıca nazi iktidarının gazıyla ülkede faşizmin altın çağını yaşadığı günlerdir. öyle ki nihal atsız gibi yazarlar, dergilerden dönemin başbakanı şükrü saraçoğlu'na açık mektuplar yazar. bu mektuplarda komünist diye yaftaladıkları yazarların ve öğretmenlerin ismini hedef gösteririrler. çünkü başbakan da sözüm ona sağcıdır.
kitabın en dikkat çeken bölümü ise sabahattin ali ve nihal atsız'ın ankara'da görülen mahkemeleridir. mahkemeyi sabahattin ali kazanır fakat; içinde bulunduğu tehdit ortamı son bulmaz. öyle ki 4 yıl sonra faili meçhul bir cinayete kurban gidecektir.
bunun yanı sıra bir adamın sırf şiir yazdığı için tutuklanmak istemesi, aylarca devlet kuvvetlerinden kaçması, kaçak yaşaması ve bunun bünyede yaşattığı durum çok güzel tahlil edilmiştir. ilginç olan ise bir dönem yasaklı olan bu kitap şimdilerde meb'in 100 temel eseri kapsamındadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar