bugün
- e r'e k t o r5
- bütün dövmeli kızlar patlaktır6
- şehrin bağırsaklarını sevmek4
- fenerbahçe biraz sert biraz katı9
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı76
- fikir paylaşma günü3
- tava böreği3
- nineteen ninety four3
- sudekiray7
- bir insanı tanımak2
- küs olan yazarları öpüştürüp barıştırmak7
- mutfağına konuk olunan yazara arkadan sarılmak5
- osimhensiz galatasaray6
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan4
- zaman makinesiyle geçmişe maket alışverişine gitmk2
- izzet altınmeşe dinlemenin felsefesi2
- okul zilinin pavlovsal etkisi7
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak6
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız6
- bisikletle çok ama çok böyle acayip hızlı gitmek2
- üniversiteli eskort kadınlar2
- ikizler burcu4
- ruhi çenet12
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı17
- sözlüğün akmaması3
- kiraz cicegi kolonyasi20
- pilot karısı bile olamamak2
- anne with an e2
- televizyonda sevdiğin filme denk gelmek2
- eski sevgilinin yeni sevgilisi4
- gece gece bamya yenir mi8
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı2
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek15
- rus kadınla evlenir misiniz10
- futbol4
- recep tayyip erdoğan15
- bakarız diyen erkek17
- silvermist'in mutfağına konuk olmak12
- kafada yumurta patlatarak şaka yapmak2
- galatasaray'ın aslında osimhensaray olması6
- okan buruk9
- polis çevirmesi4
- dm yazarlığı9
- ne kadar paranız var10
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- okan buruk'un hakeme ana avrat küfür etmesi8
- 0 0 710
- ey insan6
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması8
- bankaların üç ayda bir şifre yeniletmesi2
bi' noktadan sonra bıktırıyor. ne kadar çok karı severseniz sevin, haftalarca evinizin önü karla kaplı kalınca sıkılıyorsunuz. evden çıkmak zulüm, çıksanız yürümek zulüm. bir de 4-5 gün önce yağmış olan karın sertliği ve buza dönmüş hali hiç çekilmiyor. bonus olarak hava da soğuk. öeeh yeter.
üstüne işeyerek bir şeyler yazmak, çizmek kadar zevkli bir şeyin yapılamadığıdır.
koskoca abdullah güle oyun oynatmayı başarmıştır.
Kış mevsiminin en güzel yanıdır yağan karı pencereden seyretmek.Hemen hemen hepimiz cama vuran farklı şekillerdeki kar tanelerinin eşsiz güzelliklerinden etkileniriz kar tanelerinin hepsi farklıdır hiç biri birbirine benzemez yani milyonlarca kar şekli var ve kar taneleri yere düşerken hiç biri temas etmiyor milyonlarca kar tanesi yere düşüyor ve hiç biri birbirine değmiyor sizcede çok ilginç değil mi ?
son birkaç gündür türkiyenin neredeyse her yerinde yağan ama edirne dolaylarında yağmayan doğa olayı.*
küçükken gökyüzünde yapılan büyük bir yastık savaşı sonucunda geldiklerine inandığım büyüleyici güzellikteki beyazlık. yağış biçimi.
yine, yeni, yeniden kendisini istanbul'da gösteren hava olayı. bu kış pek özlettirmiyor kendisini...
(bkz: karı seyretmek)
Yağmur damlalarının bulutlar içerisinde donup kristal şeklini alıp yer yüzüne inme şekli.
an itibaryla pencereden seyrettğim harika doğa olayı.
son zamanlarda anahaberlerin gündem maddesini oluşturan doğa olayıdır.
bazen hayata güzel anlamlar katabilen bazense hayatı aşırı zorlaştıran doğa olayıdır.
şuan ankara beytepe'de şuursuzca yağan şey. bazen kafam gibi yağıyor bazense silüet halinde.
edit: tepkilerime dayanamayıp eridi, yağmur oldu.
edit: tepkilerime dayanamayıp eridi, yağmur oldu.
nefret ettiğim doğa olayıdır. soğuktur, ıslaktır, ayağınızı kayıp düşmenize neden olur, sizi evinize hapseder, arabanıza zincir takmak zorunda kalırsınız, bir ton kıyafetle dolaşmak zorunda kalırsınız...
ama nefret etmemin sebebi bunlar değil.
tüm bunlara rağmen insanlar kar yağıyor diye sevinir. ne güzel falan derler. belki beyazlığına aldanırlar, belki yumuşaklığına. bilmiyorum. ama birçok insanı kandırır ve sevgisini kazanır. karın bu ikiyüzlülüğünden ötürü de kardan nefret ediyorum. adam bildiğin efendi görünümlü piç.
ama nefret etmemin sebebi bunlar değil.
tüm bunlara rağmen insanlar kar yağıyor diye sevinir. ne güzel falan derler. belki beyazlığına aldanırlar, belki yumuşaklığına. bilmiyorum. ama birçok insanı kandırır ve sevgisini kazanır. karın bu ikiyüzlülüğünden ötürü de kardan nefret ediyorum. adam bildiğin efendi görünümlü piç.
karayolları genel müdürlüğüne maliyeti 20 milyon lira olan yağış türü.
ahmet muhip dıranas'ın kar şiirini bin kere okusanız, bin kere de başkasına okutursunuz, öyle güzel...
ankara'da sabahtan beri aralıksız yağandır. yağıyor efendim durduramıyoruz.
bu sene kendisini acayip bir şekilde gösterendir, hayır onca yıl öğrencilik yaptım, böyle yağmadı, mesleğe başladık, bizim meslek de tatil kaldırmayan bir meslek ve şimdi botlarımız bata bata işe gidiyoruz.
karmak fiilinin emir hali.
Kar, bir yağış çeşididir. Çok sayıda kar kristal çeşidi olmasına rağmen hepsi altı
köşelidir. Kar tanelerinin
kristal yapıları birbirinin tıpa
tıp aynısı değildir. Mikroskopla büyütülen kar taneleri üzerinde yapılan
araştırmalarda, kristal yapıları
birbirinin aynı olan iki kar
tanesine rastlanmamıştır. Kar
kristalleri üzerinde ilk
araştırmaları yapan ABD'li Wilson Bentley, gördüğü
muhteşem sanat karşısında
adeta büyülenmiş ve elli yıl
boyunca sürekli kar kristali
fotoğrafı çekmiştir. Elde ettiği
6000 resim içinde kristal yapıları birbirinin aynı olan iki
kar tanesine rastlayamamıştır.
Daha sonraları diğer bilim
adamlarının sürdürdüğü
çalışmalar neticesinde şimdiye
kadar kar tanecikleri arasında aynı büyüklükte, aynı şekilde
ve aynı sayıda su molekülü
ihtiva eden iki kristal bile bulunamamıştır. Kar kristallerinin şekillerinin
çok fazla çeşitlilik göstermesi,
popüler olan "birbirine benzer
iki tane yok" ifadesine yol
açmıştır. istatistik olarak
mümkün olmasına rağmen, yere inerken kristalin maruz
kaldığı sıcaklık ve nem çok
fazla değişkenlik gösterdiği
için aynı şekilde iki kristal
oldukça ender oluşur. 1885
yılından itibaren mikroskopla fotoğraflama yöntemi ile ikiz
kar kristali arama girişimleri
sonucunda bugün binlerce kar
kristalinin farklı
varyasyonlarını bilmekteyiz.
Aynı koşullarda oluşan kar kristallerinin birbirlerine
benzer olmaları, oluşum
ortamları birbirine ne kadar
çok benzerse, o kadar olasıdır.
Birbirinin aynısı iki kar kristali
1988 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nin Wisconsin
eyaletinde tespit edilmiştir. Çapları 2-4 mm, ağırlıkları ise
yaklaşık 0,005 gram olan kar
tanecikleri havanın gösterdiği
direnç sebebiyle süzülerek
(limit hızla) yere inerler. Bu
inme sırasında tanecikler birbirlerini ittiklerinden
yapışmazlar. Özelliklerini
koruyarak yere inerler. Bunlar güneş ışığını tamamen yansıttıkları için beyaz olarak
görülürler. Kar yağışı
genellikle hava sıcaklığı -4
ilâ -20 derece arasındayken olur.
Bu yağış, sıcaklık sıfırın altında
birkaç derece olduğunda ağır, nemli, ebatları bir
santimetreye ulaşan parçalar
halinde gerçekleşir. “Lapa lapa
kar yağması” tabiri bu durum
için kullanılır. Atmosfer ile toprağın sıcaklıkları eşit olursa
yüzeye ulaşan kar hemen
erimez. Toprak sıcaklığı atmosfer sıcaklığının üzerinde ise, yere düşen kar kısa sürede
erir. (kaynak: vikipedi)
köşelidir. Kar tanelerinin
kristal yapıları birbirinin tıpa
tıp aynısı değildir. Mikroskopla büyütülen kar taneleri üzerinde yapılan
araştırmalarda, kristal yapıları
birbirinin aynı olan iki kar
tanesine rastlanmamıştır. Kar
kristalleri üzerinde ilk
araştırmaları yapan ABD'li Wilson Bentley, gördüğü
muhteşem sanat karşısında
adeta büyülenmiş ve elli yıl
boyunca sürekli kar kristali
fotoğrafı çekmiştir. Elde ettiği
6000 resim içinde kristal yapıları birbirinin aynı olan iki
kar tanesine rastlayamamıştır.
Daha sonraları diğer bilim
adamlarının sürdürdüğü
çalışmalar neticesinde şimdiye
kadar kar tanecikleri arasında aynı büyüklükte, aynı şekilde
ve aynı sayıda su molekülü
ihtiva eden iki kristal bile bulunamamıştır. Kar kristallerinin şekillerinin
çok fazla çeşitlilik göstermesi,
popüler olan "birbirine benzer
iki tane yok" ifadesine yol
açmıştır. istatistik olarak
mümkün olmasına rağmen, yere inerken kristalin maruz
kaldığı sıcaklık ve nem çok
fazla değişkenlik gösterdiği
için aynı şekilde iki kristal
oldukça ender oluşur. 1885
yılından itibaren mikroskopla fotoğraflama yöntemi ile ikiz
kar kristali arama girişimleri
sonucunda bugün binlerce kar
kristalinin farklı
varyasyonlarını bilmekteyiz.
Aynı koşullarda oluşan kar kristallerinin birbirlerine
benzer olmaları, oluşum
ortamları birbirine ne kadar
çok benzerse, o kadar olasıdır.
Birbirinin aynısı iki kar kristali
1988 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nin Wisconsin
eyaletinde tespit edilmiştir. Çapları 2-4 mm, ağırlıkları ise
yaklaşık 0,005 gram olan kar
tanecikleri havanın gösterdiği
direnç sebebiyle süzülerek
(limit hızla) yere inerler. Bu
inme sırasında tanecikler birbirlerini ittiklerinden
yapışmazlar. Özelliklerini
koruyarak yere inerler. Bunlar güneş ışığını tamamen yansıttıkları için beyaz olarak
görülürler. Kar yağışı
genellikle hava sıcaklığı -4
ilâ -20 derece arasındayken olur.
Bu yağış, sıcaklık sıfırın altında
birkaç derece olduğunda ağır, nemli, ebatları bir
santimetreye ulaşan parçalar
halinde gerçekleşir. “Lapa lapa
kar yağması” tabiri bu durum
için kullanılır. Atmosfer ile toprağın sıcaklıkları eşit olursa
yüzeye ulaşan kar hemen
erimez. Toprak sıcaklığı atmosfer sıcaklığının üzerinde ise, yere düşen kar kısa sürede
erir. (kaynak: vikipedi)
Orhan Pamuk' un 2002 yılında iletişim yayınlarıyla çıkardığı roman.
üşüyen biri için asla romantik yağmaz.
gökyüzünde süzülür tane tane
kimine neşe kaynağı kimine çile
çocuklar neşe içinde kayıyor, güle güle
kar fakir için büyük bir çile
zenginin kimisi palandöken kimisi uludağ'da
geçim derdi yok, bir eli balda bir eli yağda
odun yok kömür yok fakir kalmış darda
kar fakir için büyük bir çile
kar kimine eğlence kimine çile
kabak lastiklerle yola çıkar bile bile
polis aradı arabayla uçmuşlar göle
kar fakir için büyük bir çile
her tarafı kaplamış beyaz gelinlik gibi
kızdırmaya gelmez kötüdür huyu
hışımla dağdan inmiş yutmuş koca bir köyü
kar fakir için büyük bir çile
günler geçti ama hep gam ile keder
okumak için komşu köye yolladı peder
kar fakir için büyük bir çile.
hasan yener
kimine neşe kaynağı kimine çile
çocuklar neşe içinde kayıyor, güle güle
kar fakir için büyük bir çile
zenginin kimisi palandöken kimisi uludağ'da
geçim derdi yok, bir eli balda bir eli yağda
odun yok kömür yok fakir kalmış darda
kar fakir için büyük bir çile
kar kimine eğlence kimine çile
kabak lastiklerle yola çıkar bile bile
polis aradı arabayla uçmuşlar göle
kar fakir için büyük bir çile
her tarafı kaplamış beyaz gelinlik gibi
kızdırmaya gelmez kötüdür huyu
hışımla dağdan inmiş yutmuş koca bir köyü
kar fakir için büyük bir çile
günler geçti ama hep gam ile keder
okumak için komşu köye yolladı peder
kar fakir için büyük bir çile.
hasan yener
nedense bana hep çocukluğumu anımsatan yağış biçimi. (pii tanıma gel.) çocukken annem sağolsun hasta olmayalım diye bizi hiç dışarı göndermezdi. benden iki yaş küçük kardeşimle camdan ezik ezik kartopu oynayan arkadaşlarımıza bakar, bizi daha da çıldırtmak adına cama attıkları kartoplarını sayar, ağlardık. şu kar yüzünden anneme etmediğim yakarış kalmamıştır. bir keresinde bulaşık bile yıkadım lan. hiç unutmuyorum onu bak. ama n'aptı bizimki. izin vermedi yine. hayal kırıklığına bakar mısın. ben bi daha insanlara nasıl güveneyim?
yine işte izin vermediği bigün, kardeşe dedim ki.. " lan madem izin vermiyo, aklıma çok süper bi fikir geldi." , "ne geldi ne geldi?" dedi kardeş. dedim ki, " çoraplarımızla oynayalım kartopu he olma mı?" kardeşimin suratındaki o ifadeyi hiç unutmayacağım. önce gözlerini bana çevirdi, sonra da ağzı kocamaan bi gülümsemeyle gözlerini kocaman açarak "süpeeer." dedi. birlikte dolaplarımızın olduğu odaya gittik. tek tek çoraplarımızı içiçe geçirip bi yerde biriktirdik. ondan sonra da savaş başladı. ahahas. çok acayipti. ehe. içim burkuldu bak şimdi.
yine işte izin vermediği bigün, kardeşe dedim ki.. " lan madem izin vermiyo, aklıma çok süper bi fikir geldi." , "ne geldi ne geldi?" dedi kardeş. dedim ki, " çoraplarımızla oynayalım kartopu he olma mı?" kardeşimin suratındaki o ifadeyi hiç unutmayacağım. önce gözlerini bana çevirdi, sonra da ağzı kocamaan bi gülümsemeyle gözlerini kocaman açarak "süpeeer." dedi. birlikte dolaplarımızın olduğu odaya gittik. tek tek çoraplarımızı içiçe geçirip bi yerde biriktirdik. ondan sonra da savaş başladı. ahahas. çok acayipti. ehe. içim burkuldu bak şimdi.
Ìsmimdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar