bugün
- hiç bitmeyecekmiş gibi gelen şeyler7
- bir sözlük kızıyla şapır şupur öpüşmek11
- kapadokya20
- sözlüğe fotoğraf atmak6
- sözlüğe veda edecek yazarların son konuşmaları7
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı24
- balık3
- cingan kasa transit4
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek2
- friedrich hegel la bi cay icek12
- denizatı2
- türbanlıların beni hiç sevmemesi2
- marcus aurelius3
- öbür sözlükte yazmanın ayıp karşılanması3
- boş yapasınız gelince ne yapıyorsunuz14
- karıma seve seve köle olurum3
- gemi2
- rafael leao3
- islam barış dinidir43
- güç ellerinde olsa halkın içinden geçecek kitle5
- yeni partili sözlük yazarları26
- akp bitince troller nolacak4
- sarapci koala53
- gülhane'deki hijyen iddiaları2
- recep tayyip erdoğan25
- sözlüğün açık ara en sevilmeyen yazarı seçilmek18
- at2
- arkadaşlar çok acil bi baksanıza10
- filenin sultanları ndan almanya zaferi2
- iyilik vs dürüstlük5
- nerede çoluk çocuk var hep uludağ sözlük te olması3
- gilded ve diğerleri2
- akchpliler3
- bik bik bırakırsa ben de giderim3
- karısına köle olmak isteyen erkek4
- hayırlı bir iş için yarasa yakalamak3
- göz2
- zeki insanların sevilmemesi5
- bizimkiler4
- sabahlara kadar cips kolayla bilgisayarda oturmak5
- dolly parton4
- ne okudunuz3
- sarı torba satışının yasaklanması3
- nefes egzersizleri2
- hintli kadınların aslında güzel olması7
- balon5
- ne kadar yaşlısın22
- sözlüğe küsmek9
- ankete gelin beyler31
- kadının kocasına ismiyle hitap etmesi edepsizliktr6
kadının, yurdu olan erkeğe ilgisi, insanın yurduna olan tutkusundandır, der ibn arabi.
Kadınlar reçete gibidir; Karmaşıktır, anlaşılması zordur ama onlara mecbursunuzdur.
Kadın
Kalıp değil bir fikir...
Elmas sorguçlu fakir;
Açıkta sırrı bakir;
Kadın...
Çölde kaçan bir serap;
Yönü kementli mihrap...
Madeni som ıstırap;
Kadın...
Dipsiz hasrete tuzak;
En yakınken en uzak....
Tadı zehrinde erzak;
Kadın...
Bir işaret, bir misal;
Ayrılık remzi visal...
Allah'a yol bir timsal;
Kadın...
NECIP FAZIL KISAKUREK
Kalıp değil bir fikir...
Elmas sorguçlu fakir;
Açıkta sırrı bakir;
Kadın...
Çölde kaçan bir serap;
Yönü kementli mihrap...
Madeni som ıstırap;
Kadın...
Dipsiz hasrete tuzak;
En yakınken en uzak....
Tadı zehrinde erzak;
Kadın...
Bir işaret, bir misal;
Ayrılık remzi visal...
Allah'a yol bir timsal;
Kadın...
NECIP FAZIL KISAKUREK
Tavlamak ve çok iyi anlatıldıkları bir yazı için http://basucubilgim.blogspot.com/2011/03/kurucu-tezi.html
Doğurabilme yeteneğine sahiptirler. Aslında erkeklerden tek farkı budur.
Bunun dışında erkek kadın aynıdır sadece biyokimya yapımız nasıl davranacağımızı, nasıl bir fiziksel görünüme sahip olacağımızı belirler
Nerdeyse kadın gibi erkek. Neredeyse erkek gibi kadında vardır.
Bunun dışında erkek kadın aynıdır sadece biyokimya yapımız nasıl davranacağımızı, nasıl bir fiziksel görünüme sahip olacağımızı belirler
Nerdeyse kadın gibi erkek. Neredeyse erkek gibi kadında vardır.
şeytan olarak addedilirler. çok tuhaf ki bazen ben de böyle düşünüyorum. kadınlar şeytana eşittir diyorum.* ama anlamadığım nokta ise bu şeytan dediğimiz varlıklar nasıl oluyor da bir tatlı söze kanıyorlar. şeytan değil mi bunlar. evet. ee nasıl oluyor o zaman. kafam çok karışıyor.
hem karşı cinsle hem hem cinsleriyle sorun yaşayabilen yegane varlıklardır.
ve bu sorunun temel sebebi hep aynıdır "kıskançlık"...
hem cinsinse uzak durulası, değilse uzak durulması bi yana karşı konulamayandır.
ve bu sorunun temel sebebi hep aynıdır "kıskançlık"...
hem cinsinse uzak durulası, değilse uzak durulması bi yana karşı konulamayandır.
"kadın dostlarımızın napoleon bonaparte'la şu ortak yönleri vardır ki, herkesin başarısızlığa uğradığı yerde başaracaklarını sanırlar hep."
albert camus
albert camus
kadınları tek bir ifade ile anlatmak imkansızdır. hayatın her anında varlar. ve bence yasamanın tek sebebidir.
realist adamı 9 köyden kovarlar ama... kadınlar parayı severler.
"bazı kadınlar pahalı hediyeleri severler. spor arabaları, lüks mekanları, hesap ödeyen abileri.
bazı kadınlarsa, saçlarının taranmasını severler. ayaklarına oje sürülmesini, uyumadan önce masal anlatılmasını, gözlerinin içine bakarak gitar çalan adamları.
bazı kadınlar takım elbise severler, kaslı kollar. bazı kadınlar oduncu gömleği severler. ve bira göbeği.
bazı kadınlar kışları kayak yapmak isterler. bazıları, beyoğlunda el ele tutuşup közde mısır yemek.
bazı kadınlar özel günlerde parfüm hediye eder, bazı kadınlar her gün aynı ten kokusuyla uyanmak için canlarını verirler.
bazı kadınların telefon rehberleri kalabalıktır. bilirsin. diğer bazıları ise defalarca aynı mesajı okuyup ağlarlar.
bazı kadınlar kızlarla caddede bilmem ne keyfi yaparlar. bazı kadınlar evlerinde suyu şişeden dikerek içerler.
(gerçekten yalnız insanlar bardak kullanmaya gerek duymazlar çünkü.)
o bazı kadınlar hiç kaybetmezler değil mi. onlar hiç beklemezler, bekletirler. onlar sürüklenmezler, sürüklerler. ağlamazlar, ağlatırlar. canları istediğinde sevişir, sıkıldıklarında siktiri çekerler.
sen olamadın değil mi o kadınlar gibi. hiçbir zaman olamayacaksın da.
zaten, olma da.
çünkü yıllar sonra onlar kocaları metresleriyle kaçamak yaparken, haftasonları alışveriş merkezlerinde mutsuz çocuklarını kollarından sürükleyip kendilerine ayakkabı bakacaklar,
sense pazarları evinin balkonunda hala deliler gibi sevdiğin kocan gazetesini okurken, küçük sevimli çocuklarınla yumurta tokuşturup, gülüşüyor olacaksın."
(bkz: ebru vatansever)
*
bazı kadınlarsa, saçlarının taranmasını severler. ayaklarına oje sürülmesini, uyumadan önce masal anlatılmasını, gözlerinin içine bakarak gitar çalan adamları.
bazı kadınlar takım elbise severler, kaslı kollar. bazı kadınlar oduncu gömleği severler. ve bira göbeği.
bazı kadınlar kışları kayak yapmak isterler. bazıları, beyoğlunda el ele tutuşup közde mısır yemek.
bazı kadınlar özel günlerde parfüm hediye eder, bazı kadınlar her gün aynı ten kokusuyla uyanmak için canlarını verirler.
bazı kadınların telefon rehberleri kalabalıktır. bilirsin. diğer bazıları ise defalarca aynı mesajı okuyup ağlarlar.
bazı kadınlar kızlarla caddede bilmem ne keyfi yaparlar. bazı kadınlar evlerinde suyu şişeden dikerek içerler.
(gerçekten yalnız insanlar bardak kullanmaya gerek duymazlar çünkü.)
o bazı kadınlar hiç kaybetmezler değil mi. onlar hiç beklemezler, bekletirler. onlar sürüklenmezler, sürüklerler. ağlamazlar, ağlatırlar. canları istediğinde sevişir, sıkıldıklarında siktiri çekerler.
sen olamadın değil mi o kadınlar gibi. hiçbir zaman olamayacaksın da.
zaten, olma da.
çünkü yıllar sonra onlar kocaları metresleriyle kaçamak yaparken, haftasonları alışveriş merkezlerinde mutsuz çocuklarını kollarından sürükleyip kendilerine ayakkabı bakacaklar,
sense pazarları evinin balkonunda hala deliler gibi sevdiğin kocan gazetesini okurken, küçük sevimli çocuklarınla yumurta tokuşturup, gülüşüyor olacaksın."
(bkz: ebru vatansever)
*
hala anlaşılamamış varlıklardır.o yüzden onları sevmeye devam ederiz çaresiz. onlarla olmaz onlarsız da olmaz. garip bir çelişkidir bu ama kaçınılmazdır. mutlu olmak ya da filozof olmak için evleniriz onlarla. bizi doğurur büyütür yetiştirir yıkar paklar yedirir içirir uyuturlar. doğumdan ölüme dek muhtaç olduğumuz çiçeklerdir.
Hiçbir zaman "lar" eklemek aynı özelliğin bi çok kadında olduğunu kanıtlamaz. Kadın hep kendine özgüdür benzer görünse de.
fazla iltifatı kaldıramazlar.
çok zarifsin derseniz, tebessüm eder.
çok zekisin derseniz, teşekkür eder.
çok güzelsin derseniz, artık benim yanıma yakışmıyorsun der ve gider. b
çok zarifsin derseniz, tebessüm eder.
çok zekisin derseniz, teşekkür eder.
çok güzelsin derseniz, artık benim yanıma yakışmıyorsun der ve gider. b
--spoiler--
sevdiğiniz kadın, sizi anlaması ve biraz şevkat göstermesi için, çocuklaşıp ruhunuzun gizlerini ve umutsuzluklarınızı paylaştığınız an, sizin kendisi ve diğerleri gibi aslında insan(!) olduğunuzu görür ve onu kendi umutsuzluk batağından hayal bulutlarına ulaştıramayacağınızı düşünür, hayal kırıklığına uğrar..
kadınlar için yarı tanrı olmak gerekir; kanı akmayan.
--spoiler--
kaynak:
http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=20524654
sevdiğiniz kadın, sizi anlaması ve biraz şevkat göstermesi için, çocuklaşıp ruhunuzun gizlerini ve umutsuzluklarınızı paylaştığınız an, sizin kendisi ve diğerleri gibi aslında insan(!) olduğunuzu görür ve onu kendi umutsuzluk batağından hayal bulutlarına ulaştıramayacağınızı düşünür, hayal kırıklığına uğrar..
kadınlar için yarı tanrı olmak gerekir; kanı akmayan.
--spoiler--
kaynak:
http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=20524654
emin oldukları hemen hiçbir şeyi sevemezler. onların kalbini kazanmak istiyorsanız kesinlik olmasın. kesinlikle.
charles bukowski ustanın muhteşem kitabı. bana vakti zamanında kızarkadaşım hediye etmişti. ben de okudum ve her neyse...
okuyun-okutturun.
okuyun-okutturun.
inan bana hep yanlış erkeği seçerler ardından hepimizden nefret ederler.*
Dünyada iki cins vardır: Erkekler ve eşcinseller, kadınlık hastalıktır.
Bir kadının en zayıf noktası ne gözyaşları , ne bir çikolata , ne de unutamadığı aşkıdır. Karşı koyamadığı tek şey %70 indirimdir...
Yedi cihana hükmeden padişaha "Kimseyi sevme bi tek beni sev." diye trip atan Hürrem kanıtladı ki ; Kadınlar Değişmez !
"belki daha düşük düzeydeki, ama daha incelikli ve daha hafif türlerdeki varlıklarda olduğu gibi kadınlarda da gönlümüzü rahatlatan bir şey buluruz. kafaları her zaman eğlenceyle, gelip geçici heveslerle ve giysilerle dolu yaratıklarla karşılaşmak ne büyük bir zevktir. onlar, yaşamları sınırsız sorumluluklarla dolu, baştan aşağıya gerginlik içinde yaşayan ciddi erkek ruhlarını büyülerler."
(bkz: friedrich wilhelm nietzsche)
(bkz: friedrich wilhelm nietzsche)
kadınlar... şeytan.
...ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
ve kadınlar;
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
ve ayın altında kağnılar
yürüyordu akşehir üzerinden afyon`a doğru.
(bkz: nazım hikmet ran)
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
ve kadınlar;
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
ve ayın altında kağnılar
yürüyordu akşehir üzerinden afyon`a doğru.
(bkz: nazım hikmet ran)
1.50 boyuyla, 1.90 boyunda bir erkeğin hayatını sikebilen varlıklar.
-ha ben yapamadım o ayrı mesele. ama yapabilene imrenerek bakıyorum.
-ha ben yapamadım o ayrı mesele. ama yapabilene imrenerek bakıyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar