bugün
- sarı yeleli aslan trump7
- en çok kullandığınız ağrı kesici8
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek12
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- hababam sınıfı semra hoca6
- olgay'ı pezevenklerin eline vermek3
- iç sıkıntısından intihar etmek2
- montla sıçmak2
- beni sevenler 1 yazsın2
- kalmadı3
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler10
- kendi kendine konuşmak5
- siyah araba4
- türkiye a milli futbol takımı2
- zallın fake hesabı var mı9
- en gey özelliğiniz13
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı3
- anın görüntüsü19
- yaz günü bira içmek4
- özşen madencilik işçilerinin direnişi8
- ben bir hata yaptım4
- mor semsiyeli yabanci21
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- dinciler4
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
- gocu26
- tüm zamanların en iyi kadrosuna sahip takımı2
- eşimi aldattım vicdan azabı çekiyorum4
- karton toplayan birini itlaf edip kireçle gömmek4
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi8
- kahverengi bi renkse kahve ne renk3
- kadınlar hakkında net gerçekler4
- dönerci isim önerileri4
- uludağ sözlüğü 3 kelime ile anlat3
- terör devleti3
- ben geldim naneler6
- siz hepiniz biz türkiye marşı4
- 12 haziran 2026 güney kore çekya maçı4
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- clydeless bonnie6
- ilk buluşmaya karnı aç gelen kezo5
- oralı olmayan yazarlar4
- chp'nin hali ne olacak49
- bisikletle giderken arkadan daat yapan araba6
- erkeklerin annelerini aramadan duramamaları5
- 95b vs 85d2
- hemcinslerle istihza veya şiddet yoluyle iletişim3
- açık kahverengi araba2
- aşk4
- pit102
alkım yayınları tarafından ve enis batur'un büyük katkısıyla çıkan haftalık edebiyat dergisi.
insan kendini yalnızca insanda tanır sloganıyla yayınlanıyor. yazar ve şairlerin portre, biyografilerinden oluşuyor genelde. kolay okunan, zorlamayan popüler bir anlatıma sahip olsa da edebiyat adına güzel bi iş. en azından bi çaba var ortada.
insan kendini yalnızca insanda tanır sloganıyla yayınlanıyor. yazar ve şairlerin portre, biyografilerinden oluşuyor genelde. kolay okunan, zorlamayan popüler bir anlatıma sahip olsa da edebiyat adına güzel bi iş. en azından bi çaba var ortada.
edebiyatın da eğlenceli olduğunu kanıtlama iddiasında olan dergidir. lakin tüm olayı yazarların bilinmeyen yanlarını ortaya çıkarmaya bağlamaları ilginç. yine de tasarım ve ebatıyla diğer rengarenk dergiler arasında kendini kolayca göstermekte.
8.sayısında james joyce , simone de beauvoir ve halit ziya incelemeriyle ilk defa tanıştığım ve pek de beğendiğim alkım yayınlarının haftalık edebiyat dergisi. bu sayıyı aşk üzerine hazırlamış gibi james joyce - nora ve sartre - beauvoir ilişkilerini edebi yoldan anlatarak şahsen beni çok memnun etmiştir. uzun süre yayınlanması dileğiyle.
13. sayıda halil cibran, brecht, herman hesse gibi yazarların yeraldığı dergidir. diğer edebiyat dergilerinin boğucu havasından uzak edebiyatı edebiyat gibi anlatan dergidir.
şahin k ile bi alakası varmıdır acaba dediğim dergi.
alkım kitabevi'nin haftalık olarak çıkardığı dünyaca ünlü edebiyatçılar ile başarılı yerli şair ve yazarların biyografilerine, edebiyat şekillerine genişçe yer veren, son kısmında da Pakize Barışta'nın her hafta bir eser için yazdığı eleştirisi yer alan okunası, okudukça insana edebiyat zevki aşılayısı dergidir. Fiyatı da 1 ytl gibi oldukça makul bir ücrettir.
6-7ytl.lik bir magazin dergilerini düşününce, uğruna 1 ytl. harcanmasını hak eden dergi.
hafatalık çıkması 1 ytl olması edebiyat açısından sevindirici bir gelişme.ayrıca hantal görünüşüne rağmen kaydadeğer yazılarıyla okunası dergi.
görsel tasarımları ve sloganıyla da dikkat çeken haftalık edebiyat dergisi.
bu hafta ahmet hamdi tanpınar'ın kapak kişisi olarak seçildiği edebiyat dergisi.
geçen gün telefon açarak derginizin güncel olaylarla bir alakası olmadığı için
(sadece yeni çıkan kitaplarla ilgili bir eleştiri yazısı oluyor)
haftalık değilde aylık yayınlanması etik olarak daha uygun olmaz mı diye sorduğumda
düşüncelerinizi mail adresimize yazın dediler ben de internet bağlantım yok belki olamaz mı? diyerek ayara karşı ayar verince buyrun dinliyorum dediler ama ben buyurmayın hiç kapatıyorum didim. artık almadığım ama aylık olarak, 4 sayısı birarada 4 ytl'ye satarlarsa alacağım dergidir. bu durumda cilt olarak çıkmasını bekler öyle alırım. derginin bahsedilmeyen bir diğer artısını da ben ekliyim: reklam olmaması. mizah dergileri dışında içeriğinde hiç reklam olmayan belki de tek dergi.
(bkz: ayar savaslari)
not: 20 bin adet basılıyormuş.
(sadece yeni çıkan kitaplarla ilgili bir eleştiri yazısı oluyor)
haftalık değilde aylık yayınlanması etik olarak daha uygun olmaz mı diye sorduğumda
düşüncelerinizi mail adresimize yazın dediler ben de internet bağlantım yok belki olamaz mı? diyerek ayara karşı ayar verince buyrun dinliyorum dediler ama ben buyurmayın hiç kapatıyorum didim. artık almadığım ama aylık olarak, 4 sayısı birarada 4 ytl'ye satarlarsa alacağım dergidir. bu durumda cilt olarak çıkmasını bekler öyle alırım. derginin bahsedilmeyen bir diğer artısını da ben ekliyim: reklam olmaması. mizah dergileri dışında içeriğinde hiç reklam olmayan belki de tek dergi.
(bkz: ayar savaslari)
not: 20 bin adet basılıyormuş.
içeriğiyle 1ytl'den pahalı olmayı hak eden dergi.
güzel yazılar barındırmasına rağmen bazı yazarlar hakkındaki bölümler, yazarı tanımayanlar için pek bir şey ifade etmez ve tanıtmaktan çok uzak. zaman geçtikçe almak için duyduğum istek azaldı.
bir sayısında bulunan jim morrison ile ilgili yazı sadece edebiyatçıları değil her türlü edebi işle ilgililer için olduğunu göstermiştir.
bir sayısında bulunan jim morrison ile ilgili yazı sadece edebiyatçıları değil her türlü edebi işle ilgililer için olduğunu göstermiştir.
türkiye de edebiyat yayıncılığına yeni bir soluk getirerek haftalık çıkmaya halen diirenen dergi. görünüşü biraz hantal olsa da içerik müthiş ve doyurucu.
edebi şahsiyetleri ansiklopedik bilgilerin dışına çıkarak tanıtan faydalı bir girişim.
hakkında çok az şey bildiğiniz hatta daha önce hiç tanışma fırsatı bulamadığınız bir çok yazarı kısaca tanıtıp siz de önüne geçilemez bir okuma isteği uyandıran başarılı bir dergi.
hakkında çok az şey bildiğiniz hatta daha önce hiç tanışma fırsatı bulamadığınız bir çok yazarı kısaca tanıtıp siz de önüne geçilemez bir okuma isteği uyandıran başarılı bir dergi.
herhangi bir alkım yayınevi'nde tüm serisini bu günlerde 43 ytl'ye toplamanız işten bile olmayan leziz dergidir.
bazı sayıları enfes olan dergi. genelde enfesler de, bazı sayıları daha bi' enfes.
hemen her gazetecide bulabileceginiz, edebiyatsever kisiliklerin aspirini gibi bir sey, tadindan yenmez ay aman okunmaz.
ilk sayılarında çok başarılı iken, son sayılarda eski başarısını sağlayamayan, edebiyat dergisidir.
Derginin ucuz olması , entel olmaya çalışan kişilerin ilgisini çekmiş olucak ki , kapak kaldırmadığı , okurken sıkıldığı dergileri hiçbir hafta kaçırmayan , eve kız arkadaşını getirdiğinde en gözle görülebilecek yerde onları tepeleme yığan ve sükse yapan tiplerin ekmeğine yağ süren güzel bir edebiyat dergisidir..
bir süre tamam magazinsel bir yaklaşım, tamam dişe dokunur değil çokça ama yine de ufak tefek de olsa, ucundan kıyısında da geçse birşeyler katıyor, zihnimize ufak notlar düşüyor en azından, böyle sabun köpüğü kabilindende olsa edebiyat dergisi satsın bu memlekette dedik. ama bir gün virginia woolf'un olduğu sayısında kapağa woolf yerine the hours'da woolf'u canlandıran nicole kidman'ın resmini gördüm o vakit kalsın istemez dedim. bu denli ucuz bir pazarlama stratejisi ile, bu kadar ahlaksız ve sanatçıya hakarate kabul edilebilecek bir taktik ile satacaklarsa bu dergiyi bırakın kalsın. böyle edebiyat olayına ısınacaksa insanlar bırakın ısınmasınlar. bir edebiyat dergisi için bu nasıl bir ayıptır tasavvur edemiyorum.
oscar wilde'ın olduğu sayıda ise nerdeyse tamamen eşcinselliği üzerine kurgulanmış bir metin bulunca önümde hepten edebiyatın boxer'ı, fhm'i olduğuna kanaat getirdim. bir de "size yalan söylemişler edebiyat sıkıcı değildir" diyor. yahu kim söledi, kim iddia etti ki bunu. edebiyat sıkıcıdır şeklinde malca bir cümle kuracak adam varsa, bu cümleyi onayacak birisi varsa, hayatının bir döneminde buna inanmış, benimsemiş olan varsa uzasın yavaş yavaş asabım bozmasın benim. edebiyat sıkıcıymış. yahu matematik mi bu, fizik mi. bir bilim dalından mı bahsediyoruz. bir kitap sıkıcı olur belki. bir yazarı sıkıcı bulabilirsiniz. ama "edebiyat sıkıcıdır" şeklinde bir önermeyi ciddiye alıp "hayır değildir bakın" demek bile çok abes. hele ki bir edebiyat dergisi için.
bir insana ömrü boyunca ortalama dört bilemedin beş kitap düşen bi memlekette çok satan edebiyat dergisi de böyle olur. ayıptır lan. sıkıcı insanlar sizi.
oscar wilde'ın olduğu sayıda ise nerdeyse tamamen eşcinselliği üzerine kurgulanmış bir metin bulunca önümde hepten edebiyatın boxer'ı, fhm'i olduğuna kanaat getirdim. bir de "size yalan söylemişler edebiyat sıkıcı değildir" diyor. yahu kim söledi, kim iddia etti ki bunu. edebiyat sıkıcıdır şeklinde malca bir cümle kuracak adam varsa, bu cümleyi onayacak birisi varsa, hayatının bir döneminde buna inanmış, benimsemiş olan varsa uzasın yavaş yavaş asabım bozmasın benim. edebiyat sıkıcıymış. yahu matematik mi bu, fizik mi. bir bilim dalından mı bahsediyoruz. bir kitap sıkıcı olur belki. bir yazarı sıkıcı bulabilirsiniz. ama "edebiyat sıkıcıdır" şeklinde bir önermeyi ciddiye alıp "hayır değildir bakın" demek bile çok abes. hele ki bir edebiyat dergisi için.
bir insana ömrü boyunca ortalama dört bilemedin beş kitap düşen bi memlekette çok satan edebiyat dergisi de böyle olur. ayıptır lan. sıkıcı insanlar sizi.
(bkz: edebi dedikodu)
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar