bugün
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı11
- ekşi sözlük9
- gürsel tekin7
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması4
- atatürk ün namaz kılan heykelinin olmaması5
- demokratik kongo cumhuriyeti10
- fusya semsiyeli yabanci10
- 2026 dünya kupası40
- kongo cumhuriyeti milli futbol takımı3
- true ben hazırım bu gece gel beni kaçır4
- futbol33
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- türklerin zeka seviyesinin düşük olması4
- dünya20
- spor yapmayan erkek13
- gürcülerin medeniyete katkıları3
- tai lungun semsiyeli olması5
- harry kane3
- hz isa mülteci karşıtlarını görseydi ne derdi2
- ingiltere5
- şükür sebepleriniz4
- büyüyünce ne olacaksın4
- manifest grubu4
- gocu8
- kemal kılıçdaroğlu8
- samet akaydın2
- chp'li olarak kanal istanbul'u desteklemek2
- öldükten sonra hiçliğin olma ihtimali4
- pandela28
- oklavayla dövmek3
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması22
- tai lung20
- gizem altunsoy3
- mürtede ölüm cezası haktır2
- bugün ne yaptınız10
- kankanın dekoltesine bakmamak2
- avrupalıların götlerini yıkamadığı gerçeği5
- babam hiç dövmezdi insanı11
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- pandela'nın otizm olması4
- ikinci dünya savaşı filmleri2
- tai lung'un şkodası4
- vize vermiyorlar ühü ühü4
- gocu abi3
- kürt memesi2
- hoslanilan kizin neden cekiniyorsun ki demesi6
- ibrahim eser2
- gocu'nun kendini alen delon sanması8
- dünya kupasında favorilerin dökülmesi2
okunmak için erkek adı almış olan fransız kadın yazar.
asıl adı ,aurore dupin olan alfred de musset aşığı.
''madam george sand''dır.
erkek kılığına girip paris sokaklarında dolaşan pek afilli bir bayandır; bir de ünlü bir besteci ile-çok ünlü-mektup ilişkisi olmuştur.
ünlü şair musset ile çok fırtınalı bir aşk yaşamıştır. Musset , venedik'te hasta yatarken onu doktoruyla aldatmıştır. Bunu musset'e söylememiş ama ardından yıllar sonra söylediğinde musset onu asla affetmemiştir. Mussetin bozulduğu durum aldatılması değil kandırılmasıydı.
(bkz: köyün ikizleri)
gerçek ismi aurore dupin olan, erkek kılığıyla dolaşan, george sand erkek takma ismiyle romanlarını yayınlayan sonderece özgür ve cesaretli bir fransız kadın yazarı. romantik dönemde yaşamış, bütün romanlarında kadın haklarını savunmuş ve tolum tarafından kadın yazar olduğu için dışlanmıştır. sigara içtiği ve erkek kıyafetleriyle dolaştığı için de aristokrat ünvanı elinden alınmıştır.
çağdaşlarınca "erkeğin başat kişilik özelliklerinin tümüne sahip olduğu" öne sürülen yazar. özgürlüğünün peşinde durmaksızın ilerlemiştir ve vasiyeti üzerine, özgürce yaşadığı yer olan nohant'a defnedilir. Mezarı başındaki görkemli anma konuşmasını da Victor Hugo kaleme almış.
alfred de musset'in ölümünden sonra franz liszt ve frederic chopin ile aşk yaşamıştır. hatta erkek gibi giyinmesi ve yakın arkadaşı marie ile olan samimiyeti yüzünden adı lezbiyene bile çıkmış bir feministtir george sand.
aslında ilk adı jules sand'dır. bu adla yayımladığı eseri hiç ses getirmemiştir. aşık olduğu jules'in peşinden fransaya gitmiş aldatılınca onu terketmiştir. daha sonra anılacağı isim olan george sand'ı kullanacaktır.
aslında ilk adı jules sand'dır. bu adla yayımladığı eseri hiç ses getirmemiştir. aşık olduğu jules'in peşinden fransaya gitmiş aldatılınca onu terketmiştir. daha sonra anılacağı isim olan george sand'ı kullanacaktır.
(bkz: ebbe sand)
"Acı çekmemiş bir ruh mutluluktan ne anlar," sözünün sahibi.
--spoiler--
çocukluğum boyunca çok güzel olacağım umudu yaratmama rağmen bu düşünceleri haklı çıkaramadım. bunda belki ben de hatalıyım çünkü güzelliğin filizlendiği çağlarda gecelerimi okuyarak ve yazarak geçiriyordum. güzellik açısından iki mükemmel varlığın kızı olarak bu güzelliği soysuzlaştırmamam gerekirdi. bu yüzden güzelliğe herşeyden çok önem veren annemden naif sitemler işitiyordum.(...) gözleri bozmamak için çalışmamak, parıldayan güneşin karşı konulmaz çağrısına cevap vermemek, ayak tabanının formunu bozma korkusuyla o güzel koca sabolarla yürümemek, eldiven giymek, yani ellerin becerisini ve gücünü inkar etmek. (...) bütün bunlar bana her zaman olanaksız görünüyordu. asiliğe meraklı olduğumdan baskılar bana ulaşamıyordu. bir süre için taze sayılabilirdim ama güzel hiç olmadım. aslında çizgilerim oldukça düzgündü ama bunları ön plana çıkarmayı hiç düşünmedim. neredeyse beşikten beri sahip olduğum düşler aleminde yaşama alışkanlığı bana erken yaşta aptal havası verdi.(...)
sonuç olarak herhangi bir biçimsizliği olmayan saçlar, gözler ve düşlerle gençliğimde ne çirkin ne güzeldim. bu durum benim bakış açıma göre ciddi bir avatajdı çünkü çirkinlik bir yönde önyargılar yaratırken, güzellik diğer yönde yaratıyor. parlak bir dış güzellikten çok şey beklenirken, itici bir dış görünüşten fazla sakınılıyor. aslında en iyisi, büyüleyici olmayan ama kimseyi de korkutmayan, hoş bir yüz. her iki cinsten arkadaşlarımın söylediğine göre de ben buna sahibim.*
--spoiler--
--spoiler--
yaşadığı dönemde alışılmadık giyim tarzı, ilk bakışta erkeği çağrıştıran dış görünüşü ve elinden düşürmediği sigarasıyla paris'in en sıra dışı kadınlarından biri olarak tanımlanan george sand, 1855'te yayınlayacağı histoire de ma vie (hayatımın hikayesi) adlı kitabının başında bunları yazacaktı. 1836 yılında ilk karşılaşmalarının ardından chopin, o tarihlerde otuziki yaşında olan kadını ''çok antipatik'' olarak tanımlamış, daha sonra arkadaşı hiller'e bu konuda şunları söylemişti: '' sand ne kadar itici bir kadın. gerçekten kadın olduğundan kuşku duyasım geliyor.'' bu ilk karşılaşma george sand üzerinde de etkili olmuş, genç bestecinin çekingen ve naif tavırları ilgisini çekmişti. o tarihlerde maria wodzinska'ya delicesine aşık olan chopin için george sand, bazı toplantılarda bir kaç kez karşılaştığı uzak bir arkdaştı. oysa genç kadın, kendinden altı yaş küçük chopin'i daha yakından tanımaya istekliydi. **
kader onları yakın bir zamanda tüm engellere rağmen biraraya getirecek, hem edebiyat dünyası*hem de müzik dünyası* bu aşk ve birlikteliğin meyvelerini toplayacaktı.
--spoiler--
çocukluğum boyunca çok güzel olacağım umudu yaratmama rağmen bu düşünceleri haklı çıkaramadım. bunda belki ben de hatalıyım çünkü güzelliğin filizlendiği çağlarda gecelerimi okuyarak ve yazarak geçiriyordum. güzellik açısından iki mükemmel varlığın kızı olarak bu güzelliği soysuzlaştırmamam gerekirdi. bu yüzden güzelliğe herşeyden çok önem veren annemden naif sitemler işitiyordum.(...) gözleri bozmamak için çalışmamak, parıldayan güneşin karşı konulmaz çağrısına cevap vermemek, ayak tabanının formunu bozma korkusuyla o güzel koca sabolarla yürümemek, eldiven giymek, yani ellerin becerisini ve gücünü inkar etmek. (...) bütün bunlar bana her zaman olanaksız görünüyordu. asiliğe meraklı olduğumdan baskılar bana ulaşamıyordu. bir süre için taze sayılabilirdim ama güzel hiç olmadım. aslında çizgilerim oldukça düzgündü ama bunları ön plana çıkarmayı hiç düşünmedim. neredeyse beşikten beri sahip olduğum düşler aleminde yaşama alışkanlığı bana erken yaşta aptal havası verdi.(...)
sonuç olarak herhangi bir biçimsizliği olmayan saçlar, gözler ve düşlerle gençliğimde ne çirkin ne güzeldim. bu durum benim bakış açıma göre ciddi bir avatajdı çünkü çirkinlik bir yönde önyargılar yaratırken, güzellik diğer yönde yaratıyor. parlak bir dış güzellikten çok şey beklenirken, itici bir dış görünüşten fazla sakınılıyor. aslında en iyisi, büyüleyici olmayan ama kimseyi de korkutmayan, hoş bir yüz. her iki cinsten arkadaşlarımın söylediğine göre de ben buna sahibim.*
--spoiler--
--spoiler--
yaşadığı dönemde alışılmadık giyim tarzı, ilk bakışta erkeği çağrıştıran dış görünüşü ve elinden düşürmediği sigarasıyla paris'in en sıra dışı kadınlarından biri olarak tanımlanan george sand, 1855'te yayınlayacağı histoire de ma vie (hayatımın hikayesi) adlı kitabının başında bunları yazacaktı. 1836 yılında ilk karşılaşmalarının ardından chopin, o tarihlerde otuziki yaşında olan kadını ''çok antipatik'' olarak tanımlamış, daha sonra arkadaşı hiller'e bu konuda şunları söylemişti: '' sand ne kadar itici bir kadın. gerçekten kadın olduğundan kuşku duyasım geliyor.'' bu ilk karşılaşma george sand üzerinde de etkili olmuş, genç bestecinin çekingen ve naif tavırları ilgisini çekmişti. o tarihlerde maria wodzinska'ya delicesine aşık olan chopin için george sand, bazı toplantılarda bir kaç kez karşılaştığı uzak bir arkdaştı. oysa genç kadın, kendinden altı yaş küçük chopin'i daha yakından tanımaya istekliydi. **
kader onları yakın bir zamanda tüm engellere rağmen biraraya getirecek, hem edebiyat dünyası*hem de müzik dünyası* bu aşk ve birlikteliğin meyvelerini toplayacaktı.
--spoiler--
niçe nin bereketli süt ineği diye tanımladığı şırfıntı. yedin bitirdin chopin i hayatının baharında.*
tarihin ilk feministlerinden olan fransız yazar. Bu erkek fatma'nın Adının george olmasının nedeni de ''vay efendim erkekler george ismini kullanır da ben kullanamaz mıyım?'' olabilirdir. (bkz: kaynağın göt olması)
--spoiler--
insanın zeka sorunu olmadığını bildiği ve dilin her türlü inceliğine vakıf olduğu durumda kendisini aldatması kadar kolay ve sıradan bir durum olamaz. Bu zeka, tahtından inen ve bütün rolleri üstlenen, kılık değiştiren, süslenen, dağılan ve silinen kötü yola düşmüş bir kraliçedir. Bu zeka, her şeye cevabı olan, her zaman her şeyi öngören ve haklı olmak için binbir biçime bürünen bir dava savunucusudur. En dürüst insan düşünen ve en iyiyi yapmak için hareket eden adamdır ama en güçlüsü en iyi biçimde yazmayı ve konuşmayı bilendir.
--spoiler--
insanın zeka sorunu olmadığını bildiği ve dilin her türlü inceliğine vakıf olduğu durumda kendisini aldatması kadar kolay ve sıradan bir durum olamaz. Bu zeka, tahtından inen ve bütün rolleri üstlenen, kılık değiştiren, süslenen, dağılan ve silinen kötü yola düşmüş bir kraliçedir. Bu zeka, her şeye cevabı olan, her zaman her şeyi öngören ve haklı olmak için binbir biçime bürünen bir dava savunucusudur. En dürüst insan düşünen ve en iyiyi yapmak için hareket eden adamdır ama en güçlüsü en iyi biçimde yazmayı ve konuşmayı bilendir.
--spoiler--
chopin ve musset' in hayatını karartmıstır. edebiyata olan katkılarından daha fazlasını yetenekli sanatçıların hayatından almıstır . george adını kullanacak kadar çelişkili ve ezik bir feministtir .
soluk tenli, ince, uzun burunlu, sivri çeneli, değişik bir çekiciliğe sahip olarak tasvir edilmiş fransız edebiyatçı.
19. yuzyılda yasamıs tarihin ilk feministlerinden.
victor hugo, balzac, alfred de musset gibi adamlarla ask yasamıs ask kadını.
hayatını anlattıgı ma vie diye bir kitabını okumustum.
cok degisik kafa, cok zeki ve cok hassas, ayrıca cagına gore cok disli.
en cok sevdigim fransız kadınlarından biridir.
victor hugo, balzac, alfred de musset gibi adamlarla ask yasamıs ask kadını.
hayatını anlattıgı ma vie diye bir kitabını okumustum.
cok degisik kafa, cok zeki ve cok hassas, ayrıca cagına gore cok disli.
en cok sevdigim fransız kadınlarından biridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar