bugün
- forma7
- ırak5
- ben bu yazıyı sana yazdım4
- umman4
- metamfetamin7
- sinek as'ın sözlüğe vedası22
- yalnız yaşamak3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi3
- büreyde3
- sözlüğün kralı4
- sözlüğün kraliçesi4
- aç uyumak10
- evlenmek2
- sevgi vs aşk9
- ayağı şiir kokan kadın6
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- insan sevmemek2
- gece gece kokoreç gömmek7
- betray me6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- ilhan irem dinleyen erkek6
- filistin5
- karpuzcu libos panda2
- salçalı makarna10
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- orospum2
- hamile fotoğrafı5
- çin9
- sevgilinin ayağından sigara içmek3
- geçmişe götüren şarkılar5
- özerhisar ayran3
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- bir günde 1500 kalori almak4
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- sandalet ayak bikinisidir4
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- moralin çok bozuk olması3
- beyoğlu4
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- açlıktan bayılmak4
- evrende hareket nasıl oluyor5
- jose mourinho götün yiyorsa çıkar arda yı2
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- rojin hevin berivan rojda gülizar rojbin gülistan5
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
Almanca'da yahudi demektir.Aynı zamanda Thomas Hardy'in romanından uyarlanmış bir Michael Winterbottom filmidir.
kate winslet ve Christopher Ecclestonın başrollerini paylaştığı bir Michael Winterbottom filmidir
toplumsal yargıların büyük aşkların önünde nasıl bir engel teşkil ettiğini gösteren , duygusal , hayal kırıklığı temalı film. jude the obscure romanından uyarlanmıştır.
diğer bütün filmleri gibi, harika bir winterbottom filmi.
akraba evliliğinin yasak olduğu bir dönemde kuzenine aşık olan ve ondan çocuk yapan bir kadının inancındaki kırılma ve tanrı ile çatışmasını anlatan aşk-din çatışmasını tüyler ürpetici bir dramatürji ile irdeleyen 1996 yapımı film.
(bkz: Jude Christodal)
her karesinde hüzün barındıran, filmin başından itibaren o hüzünlü havayı gitgide arttıran sonunda ise sizi en uç noktaya ulaştırıp bir anda çok yüksekten düşüyormuşçasına şok etkisi yapabilen toplumsal değerlerin katılığı temasıyla harmanlanmış muhteşem film. *
thomas hardy'nın jude the obscure kitabından sinemaya uyarlanmış; 1996 yapımı Michael Winterbottom filmi. Jude'un; dogmalara ve toplumun tüm dayatmalarına körü körüne inanmayıp, onları sorgulamayı, yaşamayı, aşkı, öğrendiği sue'nun aksine; sessiz, sakin, idealist jude'dan; tüm çektiklerine rağmen kendine ihanet etmeden, kendi olmayı haykıran anarşist jude'a ilham verici dönüşüm hikayesi. jude kendi olmayı her şeye rağmen başarırken; sue malesef din ve toplumun dayatmalarına büyük kaybının yol açtığı ruhsal kriz nedeniyle boyun eğmekte; kendine, aşkına ve jude'a en büyük ihaneti yaparak kendini cezalandırmakta...
roman yazıldığı dönemde sert eleştirilere maruz kalmış; çağının çok ötesinde bir anlayış ve duyarlılığa sahip olduğu aşikar. jude'un dediği gibi;
--spoiler--
dünya değişene kadar taşınacağız...
--spoiler--
dünya hala çok da değişmiş değil malesef...
filmin sonlarındaki kilise sahnesindeki ve veda bölümündeki diyaloglar çok vurucu:
--spoiler--
sue: ne istiyorsun benden?
jude: eve dönmeni.
sue: ne kadar kötü olduğumu bilmiyorsun.
jude: evet biliyorum. inancından nefret ettiriyorsun. tanrı ya da her neyse hiçbir şey seni bu kadar küçültemez.
sue:acı çekmeyi hak ettim.
jude:hak etmedin. bir kadın kendini böyle küçültmeyi hak edemez.
--spoiler--
--spoiler--
sue: gitsem iyi olacak.
jude: seni takip edicem.
sue: hayır.
jude: denemekten hiç vazgeçmiycem. sana söz verdim.
sue:jude.
jude:beni seviyor musun? beni hala seviyor musun? istediğin buysa bir daha gelmiycem ama bilmek zorundayım.
sue: bunu zaten biliyorsun.
--spoiler--
finalde; jude sue'nun kayıplarının acısı nedeniyle saplandığı, cezalandırılmayı hak ettiğini tüm hücreleriyle hisseden sefil ruh haline ve tüm dünya'ya asıl gerçeği haykırır;
--spoiler--
bu dünyada evli iki kişi varsa o da ikimiziz!..
--spoiler--
seyirci de jude'A ses verir;
''bu dünyada aşık biri varsa o da sensin jude!..''
https://www.youtube.com/watch?v=MSXRECXrV4Q
roman yazıldığı dönemde sert eleştirilere maruz kalmış; çağının çok ötesinde bir anlayış ve duyarlılığa sahip olduğu aşikar. jude'un dediği gibi;
--spoiler--
dünya değişene kadar taşınacağız...
--spoiler--
dünya hala çok da değişmiş değil malesef...
filmin sonlarındaki kilise sahnesindeki ve veda bölümündeki diyaloglar çok vurucu:
--spoiler--
sue: ne istiyorsun benden?
jude: eve dönmeni.
sue: ne kadar kötü olduğumu bilmiyorsun.
jude: evet biliyorum. inancından nefret ettiriyorsun. tanrı ya da her neyse hiçbir şey seni bu kadar küçültemez.
sue:acı çekmeyi hak ettim.
jude:hak etmedin. bir kadın kendini böyle küçültmeyi hak edemez.
--spoiler--
--spoiler--
sue: gitsem iyi olacak.
jude: seni takip edicem.
sue: hayır.
jude: denemekten hiç vazgeçmiycem. sana söz verdim.
sue:jude.
jude:beni seviyor musun? beni hala seviyor musun? istediğin buysa bir daha gelmiycem ama bilmek zorundayım.
sue: bunu zaten biliyorsun.
--spoiler--
finalde; jude sue'nun kayıplarının acısı nedeniyle saplandığı, cezalandırılmayı hak ettiğini tüm hücreleriyle hisseden sefil ruh haline ve tüm dünya'ya asıl gerçeği haykırır;
--spoiler--
bu dünyada evli iki kişi varsa o da ikimiziz!..
--spoiler--
seyirci de jude'A ses verir;
''bu dünyada aşık biri varsa o da sensin jude!..''
https://www.youtube.com/watch?v=MSXRECXrV4Q
almanca yahudi demektir.
Jude law da yahudi hukuku mu demek oluyor o zaman? *
de ayrı...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar