1. 1.
    Marangozların ustalıkla hazırladıkları tahta parçaları eşliğinde oynanan ve dokundugunu çekmek zorunda oldugundan gozlem yetenegini ölçen, yıkanın dizmesi kuralıyla daha bir zevkli hale getirilebilinen eglendirici imece usulü oyun
    5 ... adriano
  2. 2.
    pek bir eğLenceLi.eL yatkınLığı isteyen.bodozLama asLa oynanmayacak oLan oyun.rekLamLarında insanLar "jenga jenga jengaaaaaa" diye bağırıyorLardı *
    2 ... tucimania
  3. 3.
    (bkz: cengaver)
    2 ... kerrat cetveli
  4. 4.
    insan hayatını anlatabilecek derecede derin anlamlar yüklenebilecek kadar güzel bir oyun.
    sizce de öyle değil mi? *

    hayatımız jenga misali önce elde etmek, toplamak, biriktirmek ve üst üste dizmek yükselmek için çabalarız.

    işte jenga hayat felsefesi burda başlıyor. insanın genlerinde olan doymama aza kanaat etmeme ve açlık duygusu yüzünden daha fazla yükselmek için aralarını boşaltırız..

    sonrası mı? bir bakmışsın ben yokmuşum..!
    3 -1 ... eşşağan ala gazuğu
  5. 5.
    hepsi birbirinin aynısı tahta parçalarıyla oynanan , dokunduğun parçayı çekmek zorunda olduğun , 30. kattan sonra işlerin zorlaştığı , 36. kata gelmenin toplum tarafından büyük başarı sayıldığı , kalabalık bir grupla oynanması halinde daha fazla zevk alınabilecek ve oynanırken en az bir defa grubun en gıcığı tarafından yıkılacak zavallı kule oyunu...
    2 ... enrique
  6. 6.
    -hadi abi başla.
    +bi saniye düşünüyorum.
    -satranç mı oynuyoz lan!
    (bkz: yaşanmış gerçek hikayeler)
    3 -1 ... jenga
  7. 7.
    emniyet kemeri takmamı mecbur kılan hız tutkunu yazar.
    1 ... flyaway
  8. 8.
    dobiş parmaklıların oynamakta zorluk çektikleri oyun. parmak girmiyor bir türlü. sürekli ikisini birden itiyor adam...
    1 -1 ... nikim yok benim
  9. 9.
    serkan şenalp'in link programında oynadığı güzel oyun. bir de bu tahta parçalarını en alttan çekmeye çalışırsanız (ortadaki tahta hariç) vay halinize.. nasıl olursa olsun oyunda siz yeniliyorsunuz.*
    ... 4bucuktan5bucuk
  10. 10.
    pek bi güzel oyun.

    acaip de bi anısı vardır bende. student exchange ilen almanya'da heidelberg-walldorf'da okurkene, gardenia'dan almak istemiştik bu oyunu 4 kişi. ama oyun reyonunda sadece bir tane jenga vardı. soralım dedik belki 3 tane daha varsa depoda alalım. bayan bi yetkiliye sorduk ingilizce ve derdimizi anlamadı. ingilizce biliyor diye başka bir eleman getirdi, ona anlattık ve anlamadı, lan dedim bunda anlamayacak bir şey yok;

    "theres just one jenga and we need more three of them."

    en sonunda ne yapacağız diye düşünürken gittiler ve orada çalışan bir türk getirdiler; ona anlattık. yokmuş başka jenga. gittik başka yerden aldık.
    2 -1 ... beitar jerusalem