bugün
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez20
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı4
- cennetten düşerken canın yandı mı3
- forlove19 sorunsalı3
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak8
- am ile pm yi karıştırmak5
- mehdiye inanıyor musunuz3
- sessizliğin artık korkutmaması2
- eve girildiğinde ilk yapılan şeyler5
- kale3112 nickli sözlük yazarı2
- aylık 403 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- renault modus2
- the odyssey6
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak10
- kanlı gözlerle aynaya bakmak2
- manifest grubu vs tarkan16
- islam düşmanlarına bir soru3
- huzur7
- nissan skyline r342
- çorumda konser için müzik grubu öner7
- kaldırım taşını yastık yapmak2
- iş yerinde sıkıntıdan patlamak2
- eren kaşıkçı2
- balerion3
- sözlük kızlarının kekleri11
- yine çok fena burnum kanadı5
- 29 07 26 kusadasi dktt konseri2
- yeni parti50
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor11
- çin üretimi elektrikli arabalar2
- nissan silvia2
- 27 temmuz 2026 galatasaray venezia maçı4
- korkusuz korkak4
- ankara2
- muğla daki orman yangını2
- uzaylıların dünyayı işgal edip köleleştirmesi2
- bana onu sormayin5
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- parcalandim toparlanamiyorum4
- hikayeyi devam ettir54
- ona bir şey söyle8
- korkusuz korkak filmindeki gaddar kerim3
- kıyafet alışverişi6
- askeri ücretle evlenebilir mi7
- tayyip'e oy vermeyenlerin mal mı olması2
- yeğen2
- temmuz sonu olup hala tatile gidememek6
o izmit'in arkasında italyan mahallesi diye bir çingene mahallesi var. evlere şenlik. çırılçıplak gezen çocuklar, sokak düğünleri, atlar, anadol kağıt toplama araçları. tey tey teyyy....
kendi sahip olduğu değerlerin kıymetini bilmeyen şehir. özellikle jeopolitik anlamda. şöyle ki bilindiği gibi izmit, körfezi tamamen çevreleyen ve etrafında güzel dağları bulunan, hem marmara denizi'ne hem de karadeniz'e kıyısı olan istanbulla bütünleşmiş, gebze gibi avrupa'nın küçük bir ülkesi'ne yapılan ticaret hacmi kadar paranın döndüğü bir ilçeye sahip onlarca organize sanayi sitesi bulunan ve kişi başına düşen gelirde türkiye birincisi bir güzide şehrimiz. aslında şehir olduğu doğru da güzide olan kısmını bazıları çok güzel mahvediyor.
evet, kocaeli'nin bir ucundan türkiye'yi dünyaya bağlayan şu meşhur tem geçtiği gibi sonradan deniz doldurularak yapılan bir de d100 bulunur. o meşhur d100 de özellikle izmit'in denizle bağlantısını süper bir şekilde keser. izmit'in merkezinin de birbirine ve denize paralel 3 ana yoldan oluştuğunu düşünürsek şu dev gibi d100'ü üst geçitlerden atlayıp sahil'e gitmek kimsenin içinden gelmez. en azından benim gelmiyor. sahili adam gibi düzeltip orjinal kullanılabilir projeler yapmak yerine sadece günü kurtaran bir yönetim anlayışına sahip. dediklerim saçma gelecek belki ama okuduktan sonra hak vereceksiniz.
kimilerine göre sorunların en büyüğü şu d100, kimilerine göre de günü kurtardıkları bir ekmek parası. d100'ün en azından izmit kısmını(halkevi- fuar arasından bahsediyorum) belki yolun altına alıp, üstten de yahya kaptan'a kadar ulaşan bir hafif raylı sistem geçirmek -ki izmit merkezdeki ulaşımın ne kadar berbat olduğu belli- diğer ana tren yolunu da başka bir yere taşımak, belki de daha da hayal gücünü konuşturup üstten geçirmek hayal gibi olsa da sırf bununla uğraşan ve dönem projeleri olan mimarlık okuyan onlarca insan tanıyorum. ben de atıp tutmuyorum tabi. sadece kulak misafiri olduğum bazı konuşmalardan alıntıdır bunlar. maliyeti milyonlarca doları bulabilir belki ama boşalan yola yapılacak yeni merkezler ve iş sahalarını düşünürsek kendi parasını karşılayan bir proje olabileceği aşikar. en güzeli de denizden faydalanamayan, belki de faydalanmak istemeyen izmit'i denizle kucaklaştırmak ve özenilen bir şehir yapmak.
yapılmayacağı çok belli, en azından şimdilik ama d100'ün de görüntüsünün izmit'i mahvettiği çok belli.
evet, kocaeli'nin bir ucundan türkiye'yi dünyaya bağlayan şu meşhur tem geçtiği gibi sonradan deniz doldurularak yapılan bir de d100 bulunur. o meşhur d100 de özellikle izmit'in denizle bağlantısını süper bir şekilde keser. izmit'in merkezinin de birbirine ve denize paralel 3 ana yoldan oluştuğunu düşünürsek şu dev gibi d100'ü üst geçitlerden atlayıp sahil'e gitmek kimsenin içinden gelmez. en azından benim gelmiyor. sahili adam gibi düzeltip orjinal kullanılabilir projeler yapmak yerine sadece günü kurtaran bir yönetim anlayışına sahip. dediklerim saçma gelecek belki ama okuduktan sonra hak vereceksiniz.
kimilerine göre sorunların en büyüğü şu d100, kimilerine göre de günü kurtardıkları bir ekmek parası. d100'ün en azından izmit kısmını(halkevi- fuar arasından bahsediyorum) belki yolun altına alıp, üstten de yahya kaptan'a kadar ulaşan bir hafif raylı sistem geçirmek -ki izmit merkezdeki ulaşımın ne kadar berbat olduğu belli- diğer ana tren yolunu da başka bir yere taşımak, belki de daha da hayal gücünü konuşturup üstten geçirmek hayal gibi olsa da sırf bununla uğraşan ve dönem projeleri olan mimarlık okuyan onlarca insan tanıyorum. ben de atıp tutmuyorum tabi. sadece kulak misafiri olduğum bazı konuşmalardan alıntıdır bunlar. maliyeti milyonlarca doları bulabilir belki ama boşalan yola yapılacak yeni merkezler ve iş sahalarını düşünürsek kendi parasını karşılayan bir proje olabileceği aşikar. en güzeli de denizden faydalanamayan, belki de faydalanmak istemeyen izmit'i denizle kucaklaştırmak ve özenilen bir şehir yapmak.
yapılmayacağı çok belli, en azından şimdilik ama d100'ün de görüntüsünün izmit'i mahvettiği çok belli.
Behçet Aysan şiiridir.
Kocaman bir yalnızlıktır izmit
denize doğru gittikçe büyüyen
saçak altlarındaki sessiz yağmur
ve vardiya düdüklerinde keder
kocaman bir yalnızlıktır izmit
solgun fotoğraflarda gülümseyen
kurumuş incir ağacı ve hatmi
hep işçi bıyıklarıyla terleyen
kocaman bir yalnızlıktır izmit
istasyon önlerinde sabah ağartısı
yürüyen telaş yarım kalmış şiir
terk edilmiş ölü martılar kıyısı
kocaman bir yalnızlıktır izmit
kayan bir yemeni uçuşan yıldız
sardunya saksılar kirli bir yüz
aylak rüzgar yüreğimin sokağında
kocaman bir yalnızlıktır izmit
gün gelir akar ince bir su gibi
havalanır ak güvercin çatılardan
konar ruşen hakkı'nın çınarına
sudaki gölgeme konar bir urartu
aynasına
gırnata sesine
şeyh şamil atına
benim bu gün görmemiş sevdama
konar veremli kiraz kızın yatağına
çoğalır rize
bayburt, mardin, siirt
yaralı bir defne yaprağıdır izmit.
Kocaman bir yalnızlıktır izmit
denize doğru gittikçe büyüyen
saçak altlarındaki sessiz yağmur
ve vardiya düdüklerinde keder
kocaman bir yalnızlıktır izmit
solgun fotoğraflarda gülümseyen
kurumuş incir ağacı ve hatmi
hep işçi bıyıklarıyla terleyen
kocaman bir yalnızlıktır izmit
istasyon önlerinde sabah ağartısı
yürüyen telaş yarım kalmış şiir
terk edilmiş ölü martılar kıyısı
kocaman bir yalnızlıktır izmit
kayan bir yemeni uçuşan yıldız
sardunya saksılar kirli bir yüz
aylak rüzgar yüreğimin sokağında
kocaman bir yalnızlıktır izmit
gün gelir akar ince bir su gibi
havalanır ak güvercin çatılardan
konar ruşen hakkı'nın çınarına
sudaki gölgeme konar bir urartu
aynasına
gırnata sesine
şeyh şamil atına
benim bu gün görmemiş sevdama
konar veremli kiraz kızın yatağına
çoğalır rize
bayburt, mardin, siirt
yaralı bir defne yaprağıdır izmit.
yazın püfür püfür esen bir yeri var bu şehrin; outlet içindeki burgerking' in dışarıdaki oturma yerleri. üniversite biter ama kimi zaman aklına gelir o yer.
merkezi nispeten demokrat fakat beldeleri aşırı muhafazakar olan sanayi kenti. yazın körfezi feci şekilde kokar.
6 senemi orda geçirip hala birçok mekanına gidemediğim, gittiğim 10 mekandan 9 unu abaza basmıs olarak buldugum yarı yasanılası bi yercagız...
izmit yürüyüş yolundan veya fethiye caddesinden geçerseniz mutlaka tanıdık birini görürsünüz veya görmezsiniz ama yanınızdan öylece geçer gider. işte öyle bir şehir...
türkiye'nin en gri şehirlerinden biri olduğundan dolayı sağlam bir doom metal grubu çıkarması gereken şehir.
90'larda avrupa'dan ve amerikâ'dan getirilen araştırmacıların,yaşanmaması gereken,boşalılması farz yer olarak adlandırdığı il.
trenle oradan geçerken gelen pişmaniye satıcılarının pamukkale ekspreste uyuyan vatandaşlara hiç aldışırış etmeden "piş" bölümünü vurgulu bir şekilde "pişmaniye pişmaniye" diyerek milleti hiç acımadan uyandıran kişilere sahip şehir.
denizi her daim gri, sanayi şehrimiz. makineleşmiş insanları, kasvetli havasıyla insan ruhunda da gri izler bırakır. fakat üniversitesi sayesinde bu sıfatları aşmak üzeredir.
hayatımda gördüğüm en sıkıcı büyükşehir.
sanayinin bir şekilde iyi olması güzel bir olaydır fakat bu eğer insan ilişkilerini öldürecek veya herşeyi buna endeksleyecekse aman aç kalalım ekmek yerine pasta mı yeriz artık önemi yok dedirtiyor.şehri gezdiğinizde tarih kokan hiçbir öğre bulunmaması ,şehrin her yerine sinen ekonomik altyapılı ilişkiler bu şehrin kuşları bile parayla mı ötüyor acaba hissini uyandırıyor.
eğer mecburi kalmak zorundaysanız bir iş için veya zorunlu süre varsa önünüzde ,boş kaldığınız zamanlarda yapabileceğiniz en iyi aktivite körfez sahiline gidip kirliliği seyretmek ve havadaki zehirli gazların oranını ölçerek benim şehrim ne güzelmiş be diye şükür seanslarına başlamaktır.
sanayinin bir şekilde iyi olması güzel bir olaydır fakat bu eğer insan ilişkilerini öldürecek veya herşeyi buna endeksleyecekse aman aç kalalım ekmek yerine pasta mı yeriz artık önemi yok dedirtiyor.şehri gezdiğinizde tarih kokan hiçbir öğre bulunmaması ,şehrin her yerine sinen ekonomik altyapılı ilişkiler bu şehrin kuşları bile parayla mı ötüyor acaba hissini uyandırıyor.
eğer mecburi kalmak zorundaysanız bir iş için veya zorunlu süre varsa önünüzde ,boş kaldığınız zamanlarda yapabileceğiniz en iyi aktivite körfez sahiline gidip kirliliği seyretmek ve havadaki zehirli gazların oranını ölçerek benim şehrim ne güzelmiş be diye şükür seanslarına başlamaktır.
kelimelerle anlatamayacağım bir şehir.
kasvetinden pususundan geçilmez.
kendisi de insanları da soğuktur...
nefret kelimesinin karşılığıdır türkiye haritasında.
içi boşluk, yapacak hiç birşey olmayan şehir pardon kasaba pardon köy.
sanayii olmasa hiç bir bok olmaz burada.
(bkz: haberin yok ölüyorum)
kasvetinden pususundan geçilmez.
kendisi de insanları da soğuktur...
nefret kelimesinin karşılığıdır türkiye haritasında.
içi boşluk, yapacak hiç birşey olmayan şehir pardon kasaba pardon köy.
sanayii olmasa hiç bir bok olmaz burada.
(bkz: haberin yok ölüyorum)
yol çalı$maları sırasında tarhi eserlerin yıpratıldığı şehir.
http://www.milliyet.com.t...=guncel&b=&ver=30
http://www.milliyet.com.t...=guncel&b=&ver=30
kurban olunasi ye$il kent.
sol framede görünce bana "güle güle" dediğini sandığım şehir.
eski haline 100 şehri değişmeyeceğim ilçe. içinden tren geçerdi. tren yolunun korkulukları simgesi gibiydi. tren yolu asırlık ağaçların gölgesindeydi. *
kışın akşam saat 20:00'dan sonra barlar dışında, açık yer görmeniz çok zordur ki bu yüzden tenha olur genelde sokakları.
Doğup büyüdüğüm yerdir, fakat daha gelişmesini istemekteyiz tabi.
Doğup büyüdüğüm yerdir, fakat daha gelişmesini istemekteyiz tabi.
ibrahim karaosmanoglu'nun 4 sene icerisinde yaptigi yatirimlar ile gercekten 81 il'e bedel bir sehir yaptigi yer. akparti umurumda degil ama helal olsun adama. Izmit'in suanki guzelliginin sebebi kesinlikle o adam.
otobüsle, trafiksiz bir günde 55 dakikada kavacık'a gidilir, izmitten. yakın mı? kesinlikle!
yaşanır mı?
yok artık!
yaşanır mı?
yok artık!
halkevi ve vilayet mevkiilerine yapılacak olan üstgeçitlerle görünümü bir hayli değişecek semttir. 40-50 metre yükseliğinde görkemli geçitler yapılıyor. belediye binasının ncity'nin yanına taşınmasıyla birlikte d-100'den karşıya geçebilmek büyük önem kazandı. ama bu kadar lükse gerek var mı diye sormadan edemiyor insan.
(bkz: ayinesi iştir kişinin)
(bkz: çalışınca oluyor)
(bkz: ayinesi iştir kişinin)
(bkz: çalışınca oluyor)
doğup , büyüdüğüm şehrim. bazen terketmek için kendimce sebepler uydurduğum ama asla vazgeçemediğim şehrim. fethiye caddesi , marina , simit , son zamanlarda da sinir bozan bir slogan (çalışınca oluyor).
her daim basık havası olan, körfez tarafı iğrenç kokan, yürüyüş yolu ve fethiye caddesinden başka gezecek yeri olmayan, gece 23.00'den sonra açık market bulmak zor olan kasvetli şehir.
insanların balık istifi olarak taşıtlara doldurulduğu kocaelinin merkezi konumundaki yeşilin bol olduğu yer.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar