bugün
- en sevilmeyen ev işleri5
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri5
- bütün mal varlığı üstünde sokakta yaşayan insan2
- istanbul un çok pahalı olması14
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- herkes yatsın iyi geceler9
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- neden okula gitmek zorundayız2
- 1 saatte 10 bira içmek19
- ölmeyi dilemek2
- tembel ve çalışmayan insan16
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- the merich13
- cips olsa da yesek7
- oğlum çok güzel lan6
- kabataş olayı görüntüleri8
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kuveyt ve bahreyn de hava savunma sistemleri2
- oğuzhan uğur12
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- slavko vincic15
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- velvet13
- matbaanın gecikmesine sebep5
- ispanya20
- 50 tl ile rolling yapmak6
- nervio11
- horoz hayası çorbası5
- aklını yitirmek4
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- 2026 dünya kupası25
- bira cips6
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- tememda kenka nalaka10
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- manyak olmaya karar verdim9
- laptop5
- kadim kültürler4
- ona bir şey söyle9
- futbol14
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
1930'larda tedavülü bitmiş bir ilericilik-gericilik anlayışına sahip olup kendilerini ilerici, diğer birçok insanı gerici olarak yaftalayan insanların yoğun şekilde yaşadığı şehir.
tek cümleyle ifade etmek gerekirse insanları 1500 yıl önce belirlenen dini ve ahlaki anlayışa göre yaftalamayan şehirdir. bizim insan yaftalamak için başka kriterlerimiz var. mesela hırsızı, gerici yobazı, bezirganları çok fena yaftalarız.
artık götümüze girer mi bilemiycem ama akp genel başkanı ve başbakanımız sayın recep tayyip erdoğan a şöyle seslenmek istiyorum;
yürrrüüüüü anca gidersin!
artık götümüze girer mi bilemiycem ama akp genel başkanı ve başbakanımız sayın recep tayyip erdoğan a şöyle seslenmek istiyorum;
yürrrüüüüü anca gidersin!
ileriyi gören insanların yaşadığı, cehalete ileride de yenik düşmeyecek şehir.*
ortaçağda tedavülü kalkmış, "tanrıya karşı geliyo bunlar, yakalım" veya "yılbaşı kutluyorlardı layığını bulup geberdiler" zihniyetinden insanların söz sahibi olmak isteyip de olamadığı şehir. iyi ki var.
2007 seçimlerinde korkutmuştu gider mi diye. artık eminiz. izmir gitmiyor bir yere. izmir'de olmak isteyenlere şimdilik kadeh kaldırıyoruz.
yüzde 30 luk bir kesimi göz ardı edecek olursak yaşanılası en güzel şehir. benim şehrim. karşıyaka çarşısında dahi kolkola girip etrafa şuh kahkahalar atan türbanlıları görebileceğiniz yerdir ama aynı zamanda... üzülüyoruz ama yine de sevdamızdan vazgeçmiyoruz.
yeniden CHP yi seçmiş şehir.
bindirilmiş kıtalarla meydan dolduranların yine seçim kazanamadığı güzel şehir.
tepkisini net bir şekilde ortaya koymuş; iki kilo una, bi çuval kömüre gözü boyanmamış şehrim.
insanları, mekanları ve güzelliğiyle kendisine hayran olduğum ve chpyi tekrar seçmeleriyle hayranlığımı bir kez daha arttıran türkiyenin en modern şehri.
kendisi kadar insanlarının da son derece modern olduğu tapılası şehrim izmir bilader boru mu???
gavur izmir diyordu sevgili(!) başbakanımız. gavur olduğunu gösterdi iç kesimdeki insanlara oranla daha demokratik olduğunu göstererek! helal be izmir.
imrendiğim şehir. modern ve asil tek kelimeyle, bu ülke için fazla ileri. darısı benim şehrimin* susuz kalmaya ve günde 5 tabak kazık yemeye muhtaç ve hevesli kalas insanlarına.
oyunu belli bir partiye değil, demokratik, laik hukuk devletine kullandığı için gurur duyulan, gözleri yaşartandır. üç kuruşluk hizmet!! ve sadaka uğruna bu vazgeçilmezleri satmayan insanların yaşadığı şehirdir. yaşayanları ''ama izmirlilerde kendilerini çok övüyor bik bik'' diye ötenlere cevabı tokat gibi vermiştir.
birilerine gavur tokadının neresine çarptığını merak ettiğim şehir. izmirli olmaktan her geçen gün gurur duyduğum şehir. iyi ki varsın.
cevabını yine sandıkta vermiş kent.
kendilerine yapılan terbiyesizliği unutmamış, şerefli davranmışlardır insanları.
gurur duyulandır.
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=15874703
kendilerine yapılan terbiyesizliği unutmamış, şerefli davranmışlardır insanları.
gurur duyulandır.
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=15874703
gavuruz, akp ye cevabımızı da veririz.
bir kez daha izmirli olmaktan gururlandığım memleketim izmirin alınamayacağını bir kez daha göstermiştir.
bir kez daha izmirli olmaktan gururlandığım memleketim izmirin alınamayacağını bir kez daha göstermiştir.
her zaman gurur duyduğum fakat bugün daha da çok gurur duyduğum şehrim.
STALiN TAVUĞU
Stalin en sadist cinayetlerini planladığı çalışma odasına yakın dostlarını toplamış sohbet ediyordu. Votka şişelerinin biri gidip, diğeri geliyordu. Kafalar iyice dumanlanmıştı. Stalin kan çanağına dönmüş gözlerini etrafında dalkavukluk yarışına girmiş adamlarına çevirerek sordu:
-Saçını ihtilalde, halk içinde, devlet yönetiminde, bürokraside ağartmış dostlarım... Söyleyin bakalım halkın yönetime baş eğmesi, kayıtsız şartsız itaat etmesi için yöneticiler ne yapmalı, nasıl davranmalıdır?
Her dumanlı kafadan bir ses çıktı. Kimisi adaletten, haktan söz etti... Kimisi demokrasiden... Kimisi sürgünden, sehpadan, hapisten... Kitlesel cinayetlerin deha çapındaki katili Stalin, beğenmedi adamlarının izahatlarını... Bir kadeh daha votka çekerek şöyle dedi:
- Yönetimi eline geçiren hükümdar en yücedir! Halkın karşınızda baş eğip durması için ne yapmanız gerektiğini durun da şu beyinsiz kafalarınıza çivi gibi çakayım... Hemen hizmetçileri çağırıp emretti.
- Çabuk bana bir tavuk getirin... Aceleyle bir tavuk kapıp getirdi adamları... Stalin, kafaları iyice dumanlanmış adamlarının gözleri önünde başladı canlı-canlı tüylerini yolmaya tavuğun. Bütün tüyleri yolunup cascavlak kalan tavuğu odanın ortasına salıverdi, lider...
-Şimdi izleyin bakalım nereye gidecek bu şaşkın tavuk...
Zavallı tavuk bu azaptan kaçıp kurtulayım diye aralık kapıdan dışarı canını atayım diyor, soğuktan tir-tir titriyor... Masaların altına giriyor, köşeli masa ayakları canını yakıyor... Duvar diplerine koşuyor teleksiz, tüysüz kanatları yara bere içinde kalıyor... Şömineye yaklaşıyor tüysüz derisi kavruluyor... Çaresiz, tüylerini yolan Stalin'in bacakları arasına saklanıp, sığınıyor... O zaman Stalin, cebinden bir avuç yem çıkarıp önüne tane-tane atıveriyor yolunmuş tavuğun... Yemlenen tavuk, Stalin nereye yönelse peşinden koşuveriyor..
Ağızları bir karış açık kalan dostlarına bakıp, pos bıyıklarının altından gülerek şöyle diyor Stalin:
- Gördünüz mü, Halk dediğiniz topluluk bu tavuk gibidir. Tüylerini yolup al ve serbest bırak... O zaman yönetmek kolay olur
- Stalin'in sofra dostları hayretler içinde kalıp:
- Vay anasını birader, adamdaki akıla bak, diye başlarını salladılar...(kaynak: mail)
yolunacak tavuk olmayı reddeden insanlarıyla sevindirmiştir.
STALiN TAVUĞU
Stalin en sadist cinayetlerini planladığı çalışma odasına yakın dostlarını toplamış sohbet ediyordu. Votka şişelerinin biri gidip, diğeri geliyordu. Kafalar iyice dumanlanmıştı. Stalin kan çanağına dönmüş gözlerini etrafında dalkavukluk yarışına girmiş adamlarına çevirerek sordu:
-Saçını ihtilalde, halk içinde, devlet yönetiminde, bürokraside ağartmış dostlarım... Söyleyin bakalım halkın yönetime baş eğmesi, kayıtsız şartsız itaat etmesi için yöneticiler ne yapmalı, nasıl davranmalıdır?
Her dumanlı kafadan bir ses çıktı. Kimisi adaletten, haktan söz etti... Kimisi demokrasiden... Kimisi sürgünden, sehpadan, hapisten... Kitlesel cinayetlerin deha çapındaki katili Stalin, beğenmedi adamlarının izahatlarını... Bir kadeh daha votka çekerek şöyle dedi:
- Yönetimi eline geçiren hükümdar en yücedir! Halkın karşınızda baş eğip durması için ne yapmanız gerektiğini durun da şu beyinsiz kafalarınıza çivi gibi çakayım... Hemen hizmetçileri çağırıp emretti.
- Çabuk bana bir tavuk getirin... Aceleyle bir tavuk kapıp getirdi adamları... Stalin, kafaları iyice dumanlanmış adamlarının gözleri önünde başladı canlı-canlı tüylerini yolmaya tavuğun. Bütün tüyleri yolunup cascavlak kalan tavuğu odanın ortasına salıverdi, lider...
-Şimdi izleyin bakalım nereye gidecek bu şaşkın tavuk...
Zavallı tavuk bu azaptan kaçıp kurtulayım diye aralık kapıdan dışarı canını atayım diyor, soğuktan tir-tir titriyor... Masaların altına giriyor, köşeli masa ayakları canını yakıyor... Duvar diplerine koşuyor teleksiz, tüysüz kanatları yara bere içinde kalıyor... Şömineye yaklaşıyor tüysüz derisi kavruluyor... Çaresiz, tüylerini yolan Stalin'in bacakları arasına saklanıp, sığınıyor... O zaman Stalin, cebinden bir avuç yem çıkarıp önüne tane-tane atıveriyor yolunmuş tavuğun... Yemlenen tavuk, Stalin nereye yönelse peşinden koşuveriyor..
Ağızları bir karış açık kalan dostlarına bakıp, pos bıyıklarının altından gülerek şöyle diyor Stalin:
- Gördünüz mü, Halk dediğiniz topluluk bu tavuk gibidir. Tüylerini yolup al ve serbest bırak... O zaman yönetmek kolay olur
- Stalin'in sofra dostları hayretler içinde kalıp:
- Vay anasını birader, adamdaki akıla bak, diye başlarını salladılar...(kaynak: mail)
yolunacak tavuk olmayı reddeden insanlarıyla sevindirmiştir.
laik ülkemin aydınlık şehirlerinden olduğunu bir kez daha vurgulamış şehrimiz.
zamanında yunanlıları denize dökmüş ve an itibariyle de yunanlı olmasa da ülke için yarar getirmeyecek kişileri, kurumları yine denize döken güzel şehrim.
çok afedersiniz ama kelimenin tam anlamıyla akp nin eline verip kıçının ortasına tekmeyi basmıştır. 1923 ten beri izmir liyiz böyle sonuç görmedik kardeşim.
http://yerelsecim2009.hur...tay.aspx?cid=35&sid=2
http://yerelsecim2009.hur...tay.aspx?cid=35&sid=2
neredeyse bütün ilçeleriyle chpnin kalesi olduğunu göstermiş en önemlisi de tehlikenin farkına varmış bir şehirdir. bırakınız tayyip'in izmiri almayı istemesini artık hayatta yanaşmaz izmire..
kulaklarım beni yanıltmıyorsa, seçim sonucunu havai fişekle kutlayan şehrim. *
tüm ilçeleri chp'yi tercih etmiştir. il haritası kıpkırmızıdır artık.
2007 yılı ocak ve şubat aylarında iş nedeniyle iki ay boyunca kaldığım, insanları, şehir yapısı, havası ve burada sayamadığım pek çok özelliğiyle beni çok etkilemiş mutlu şehir. ora adlı yerin yaptığı künefe ve lahmacunlar, bostanlıda bulunan rozinante, barlar sokağındaki rock barlar * ve buralarda çalan gruplar beni benden almıştır. sevilesi şehirdir vesselam.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar