bugün
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek23
- dilekçeye nasıl başlanır9
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat37
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- açım aç5
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur9
- şu an ne isterdin7
- bir beden küçük kıyafet almak5
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko5
- nas suresini duyunca cinler4
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- ordu borazanı sesi çıkaran kezo3
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- arkadaşlar entry girer misiniz2
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı5
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- gündüz uyukunun gelmesi gece gelmemesi3
- rivayetlerin sınırsız bollukla sunulması3
- kalvinci misin piskoposçu musun3
- galatasaray vs akp12
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması9
- kaçak çay18
- define videoları izlemek3
- fon vurgunu54
- birbirinden ilgisiz incil metinleri okumak2
- edep sen ne güzel şeysin2
- borsa istanbul19
- ryan gossling e yakışıklı diyen bana demesin4
- mustafa sarıgül pornosu3
- çocukluk arkadaşlığı2
- kürk mantolu madonna6
- from gold from dust34
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- kadehi bitirip kedi gibi yieeeaah diye bağırmak2
- hakkı bulut3
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- cinler3
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- muslettin amca tarzı entry girmek5
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- burhan çaçan ın burhan çaçan olduğu yıllar3
- şabat şalom5
- bir adam vardı canı sıkılan2
- çilekli pasta yiyen erkek7
- taksiciyimbebegim5
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- atatürkçü insanların genelde zafer partili olması4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
Bir görevde,bir işte kullanma.
bir ülkede belirli bir gelir elde etmek için çalışan kişilerin hizmetlerinden yararlanmak suretiyle çalıştırılmalarıdır.
Türkiye' de son 5 senede %48'den %45'e inen oran...
Hayır, enflasyon indi diyoruz, ihracat ve üretim arttı diyoruz da bunu nasıl yapıyoruz?? işçi olmadan iş olur mu...
Aslında bu sorunun cevabı hem evet hem hayır... Evet, çünkü verimlilik artıyor, teknolojik yatırımlar işçiye ihtiyaç bırakmıyor...
Hayır, çünkü hala işçiye ihtiyacımız var ama ağır istihdam vergileri yüzünden herkes kayıtdışı çalışıyor. Yani sigortasız ve vergisiz...
Çözüm ne; vergileri indir irlanda gibi; olsun %45 sana %65=irlandanın son 5 yılda ulaştığı istihdam oranı...
Hayır, enflasyon indi diyoruz, ihracat ve üretim arttı diyoruz da bunu nasıl yapıyoruz?? işçi olmadan iş olur mu...
Aslında bu sorunun cevabı hem evet hem hayır... Evet, çünkü verimlilik artıyor, teknolojik yatırımlar işçiye ihtiyaç bırakmıyor...
Hayır, çünkü hala işçiye ihtiyacımız var ama ağır istihdam vergileri yüzünden herkes kayıtdışı çalışıyor. Yani sigortasız ve vergisiz...
Çözüm ne; vergileri indir irlanda gibi; olsun %45 sana %65=irlandanın son 5 yılda ulaştığı istihdam oranı...
türkiye'de saldım çayıra mantığıyla yaklaşılan konu. devlet kendi eliylle açıp, kotalarını belirlediği (yani büyük oranda planlamasını yaptığı) üniversiteler için bile "her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok" diyor, yaptığı sınava* ve açtığı üniversitenin yetkinliğine güvenmeyip, bünyesine alacağı memurlara kpss gibi sınavlar uyguluyorsa bu iş çığırından çıkmış demektir.
şimdi başa dönelim, öncelikle istihdam'ın tanımı:
istihdam, ülkedeki mevcut işgücünün ekonomik faaliyetler içerisinde sürekli biçimde çalıştırılmasıdır. bir başka tanım, bir ekonomide belli bir dönemde üretim öğelerinin varolan teknolojik düzeye göre ne ölçüde kullanıldığıdır.
kaynak: vikipedi
en basitinden bu tanımı görüp de azıcık dikkatli okuyan bile, sürekli kelimesini geçtim, teknolojik kelimesine rahatlıkla takılabilir. özellikle yirminci yüzyılın başından itibaren, devletlerin kitleleri yönetmedeki gücü teknolojik gelişmeler sayesinde artmış, nüfus sayımları, planlama kısımları sayesinde istihdam başta olmak üzere etkinlikleri artmıştır. bana göre, sadece üniversite değil, lise ve meslek liselerinden mezun arkadaşlarımızın da başını çok yakan bu planlama eksikliği popülizm* ve günü kurtarma anlayışından doğmaktadır. ben, özel sektörde iş bulunacak bir işin okulunu okudum. ben bunun beni bu kadar etkileyeceğini düşünmezdim. kaldı ki en basitinden bir öğretmeni etkilediği kadar da etkilemedi beni. onun hali hem daha kötü, hem de daha ilginç. devlet'e "baba" denen, halkının yardım beklentisine bir anne-baba şefkatiyle koştuğunu iddia eden devlet, kendi okullarında okuyan, sonrasında kendi hazırladığı ölçüm sınavını başarıyla geçip, kendi kurup, öğretim üyelerini kendi atayıp, maaş verdiği üniversitelerden mezun olanlara inanmayarak tekrar sınav uyguluyor. sınavı geçemedin mi? üzülme, ücretli öğretmenlik var! veririz sana asgari ücret, her sene de görüşürüz, eğer beğenmezsek hoooop atıveririz işten. oh ne ala mualla...
son olarak, bence bu ülkenin acil çözülmesi gereken genel problemi ekonomi, diğer iki spesifik problemi de sosyal güvenlik ve (planlı, doğru) istihdam'dır. yoksa daha 200-300 yıl bakarız "aaa bu batılılar nasıl da gelişmiş, insanlarına nasıl da değer veriyoooor" diye.
şimdi başa dönelim, öncelikle istihdam'ın tanımı:
istihdam, ülkedeki mevcut işgücünün ekonomik faaliyetler içerisinde sürekli biçimde çalıştırılmasıdır. bir başka tanım, bir ekonomide belli bir dönemde üretim öğelerinin varolan teknolojik düzeye göre ne ölçüde kullanıldığıdır.
kaynak: vikipedi
en basitinden bu tanımı görüp de azıcık dikkatli okuyan bile, sürekli kelimesini geçtim, teknolojik kelimesine rahatlıkla takılabilir. özellikle yirminci yüzyılın başından itibaren, devletlerin kitleleri yönetmedeki gücü teknolojik gelişmeler sayesinde artmış, nüfus sayımları, planlama kısımları sayesinde istihdam başta olmak üzere etkinlikleri artmıştır. bana göre, sadece üniversite değil, lise ve meslek liselerinden mezun arkadaşlarımızın da başını çok yakan bu planlama eksikliği popülizm* ve günü kurtarma anlayışından doğmaktadır. ben, özel sektörde iş bulunacak bir işin okulunu okudum. ben bunun beni bu kadar etkileyeceğini düşünmezdim. kaldı ki en basitinden bir öğretmeni etkilediği kadar da etkilemedi beni. onun hali hem daha kötü, hem de daha ilginç. devlet'e "baba" denen, halkının yardım beklentisine bir anne-baba şefkatiyle koştuğunu iddia eden devlet, kendi okullarında okuyan, sonrasında kendi hazırladığı ölçüm sınavını başarıyla geçip, kendi kurup, öğretim üyelerini kendi atayıp, maaş verdiği üniversitelerden mezun olanlara inanmayarak tekrar sınav uyguluyor. sınavı geçemedin mi? üzülme, ücretli öğretmenlik var! veririz sana asgari ücret, her sene de görüşürüz, eğer beğenmezsek hoooop atıveririz işten. oh ne ala mualla...
son olarak, bence bu ülkenin acil çözülmesi gereken genel problemi ekonomi, diğer iki spesifik problemi de sosyal güvenlik ve (planlı, doğru) istihdam'dır. yoksa daha 200-300 yıl bakarız "aaa bu batılılar nasıl da gelişmiş, insanlarına nasıl da değer veriyoooor" diye.
müstahdem ile aynı kökten gelir.
ülkemizdeki istihdam sorunlarının en önemlisi, birçok yerde işveren yerine götverenlerin yer almasıdır.
tam gün çalışan yetişkin işçilerin sayısını ifade eder.
ülkemiz için yetişkin işçiler 12 yaş ve üzeri olarak kabul edilir.
ülkemiz için yetişkin işçiler 12 yaş ve üzeri olarak kabul edilir.
--spoiler--
istihdam edilenlerin sayısı 2016 yılı Temmuz döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 294 bin kişi artarak 27 milyon 636 bin kişi, istihdam oranı ise 0,2 puanlık azalış ile %47 oldu. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 291 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 586 bin kişi arttı. istihdam edilenlerin %20,7'si tarım, %19'u sanayi, %7,4'ü inşaat, %52,9'u ise hizmetler sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 1,3 puan, sanayi sektörünün payı ise 0,5 puan azaldı. Buna karşılık inşaat sektörünün payı değişim göstermezken, hizmet sektörünün payı 1,8 puan arttı.
--spoiler--
istihdam edilenlerin sayısı 2016 yılı Temmuz döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 294 bin kişi artarak 27 milyon 636 bin kişi, istihdam oranı ise 0,2 puanlık azalış ile %47 oldu. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 291 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 586 bin kişi arttı. istihdam edilenlerin %20,7'si tarım, %19'u sanayi, %7,4'ü inşaat, %52,9'u ise hizmetler sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 1,3 puan, sanayi sektörünün payı ise 0,5 puan azaldı. Buna karşılık inşaat sektörünün payı değişim göstermezken, hizmet sektörünün payı 1,8 puan arttı.
--spoiler--
iş alanı açma anlamına gelen sözcük. Devlet yetkilileri tarafından sıkça kullanılır.
Teknolojinin gelişmesi ve ticari rekabetlerin artmasiyla günden güne daralan ekonomik ve sosyal olgu.
Bu teknoloji bu hizla gelismeye devam ederse yakin gelecekte yüzmilyonlarca insan evine ekmek goturemeyecek hale gelecek.
Bu teknoloji bu hizla gelismeye devam ederse yakin gelecekte yüzmilyonlarca insan evine ekmek goturemeyecek hale gelecek.
ekonomik büyüme en az nüfus artış hızı kadar olmalıdır ki iş gücüne katılanlar iş bulabilsin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar