1. 1.
    buket uzuner'in yeni romanı. istanbullu olmak için istanbulda doğmak ya da türk olmak gibi zorunlulukları olmadığını daha ziyade istanbul'un bir sürü miletten, dinden, şehirden insanın oluşturduğu kültürünü kabullenmenin gerektiğini anlatıyor.
    roman istanbulda yaşayan ya da yaşamış ve istanbulu seven insanlardan oluşan bir topluluğun teker teker düşüncelerini konu alan bölümler ve istanbul'un kendi düşüncelerinden oluşan birbirinin peşi sıra eklenen bölümlerden oluşuyor.
    istanbullu olanların okurken etkileneceğini düşündüğüm bir kitap. yalnız havaalanı barında çalışan gencin bir bölümde ordu'nun bir köyünden olduğunu başka bir bölümde de trabzon'dan olduğunu yazıyor böyle bir şeyin dikkatinden kaçmasına şaşırdım. aslında karadenizli olmayan bir çok insan bu hataya düşüyor. nedense samsun'dan sonra bütün karadenizi aynı sanıyorlar. belki de ben doğu karadenizli biri olmasam bunu farketmeyebilirdim ama ben de bir rizeli olduğum için bunun ayrımına varmış olabilirim. bunun dışında da harflerin diziminde bazı hatalar farkettim.
    ayrıca güzel okunası bir roman.
    2 ... lafazan
  2. 2.
    tarih, siyaset, okumaktan bunalmış bünyeme ilaç gibi gelmiş eser.
    1 -1 ... bohemian rhapsody
  3. 3.
    bu romanın dikkat çeken tek özelliği, neredeyse her paragrafta bulunan yazım yanlışları ve baskı hataları. everest yayınları öyle bir şey yapmış ki, değil bu olmasa da olur romandan, büsbütün kitap okumaktan bile soğuyabilir insan. işin okura saygı boyutu bir tarafa, hiç mi okunmaz 50.000 adet basılacak bir kitap, hiç mi kontrolden geçmez, anlamak mümkün değil. hadi diyelim, yayınevinde buket uzuner okumayı göze alacak kimse yok. bari daha önce bilgisayar kullanmış birine yazdırın metni, o da yok.

    liseli hayranları ve takipçileri dışında isminden, konusundan dolayı bu romanı okumak isteyenlere, hikayenin tamamının dört saatte ve tek mekanda geçtiğini söyleyelim burada. sinemasal bir kurgu düşünülmüş, ama böyle bir kurgunun olmazsa olmazı tempo yok. tam tersine 519 sayfalık hikaye son derece ağır ve sürekli tekrarlarla ilerliyor. çok fazla karaktere yer verilmiş, hatta bizzat istanbul anlatıcı-kahraman olarak hikayenin içinde ama derinlik yok. dağınık ve bir bütüne ulaşmayan anlatım, incelikten yoksun bir dil ve tekrarlar, tekrarların tekrarları, tekrarlar, tekrarlar...
    7 ... yolcu
  4. 4.
    uzun süredir beklediğim ama tam olarak hayal kırıklığına uğradığım kitap. 519 sayfaya sadece 4 saati anlatmaya çalışmak, tekrar anlatımlara neden olmuş. akıcılıktan uzak ve sıkıcı. Tasvirler, bir romanın olmazsa olmazları tamam ama bu kadar da biraz baymış artık.
    2 ... şubat
  5. 5.
    buket uzuner tarafından kaleme alınmış olan, istanbul un kozmopolit yapısını irdeleyen ve içine aşk karıştırılmış bir romandır. everest yayınlarından çikan kitap an itibariyle kitapçıların güzide raflarında çok satanlar listesinde bulunmakta.
    1 ... fashiondesigner
  6. 6.
    (bkz: küçük türkiye)
    ... esprimakinasi
  7. 7.
    kesinlikle tavsiye etmediğim buket uzuner romanı.tam bir hayal kırıklığına uğruyor insan.baştan sona klişe.aynı muhabbet, aynı fikir 500 küsür sayfada dönüp duruyor.
    1 ... september
  8. 8.
    basım hatalarının her şeyin önüne geçtiği kitap. bir de karakterler aynı cümleleri tekrarlayıp durmasa. belki de ben anlamıyorum diyorum, kendimi yerine koyamıyorum onların insan kendine bunu böyle dert edebilir diyorum, ama yok yok olmuyor. aynı cümleleri oku oku sıkılıyor insan ne ikna edici gücü var ne anlatımı zenginleştirici. hele basım hataları, o kadar sinirimi bozuluyor ki okurken, sonunu merak etmesem bırakacağım okumayı, kendimi zorlayıp duruyorum, sayfa, paragraf falan atlıyorum.
    1 ... pelvis
  9. 9.
    iki yıldır istanbul da yaşayan biri olarak bana istanbulluluğumu sorgulatmış, artık istanbul dan vazgeçemeyeceğimi anlamama yardımcı olmuş roman. tasvir ve tekrarlar zaman zaman sıksa da okuması keyifliydi.
    ... a dying wish
  10. 10.
    bir buket uzuner romanı.

    --spoiler--
    istanbul atatürk havalimanı. modernitenin ve şehrin sınırında genetik bilimciden gurbetçi işçiye, taksi şoföründen ünlü bir heykeltıraşa, tuvalet temizlikçisinden mimarlar odası eski başkanına kadar istanbullu 15 kişinin yolları kesiştiğinde yüzyılımızın göçlerle genişlemiş istanbul'undan, dolayısıyla türkiye'sinden bir kesit ortaya çıkıyor. bir istanbul romanının olmazsa olmazı aşk elbette baş köşede yer alıyor. büyük bir tehdit altında başlayan gerilim dolu dört saat boyunca istanbul, belgin ile ayhan'ı kendisiyle ve aşkla hesaplaşmaya zorluyor.
    --spoiler--
    ... kuvass