bugün
- sözlükte kavga çıkarsa gocunun kini tutuyoruz9
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- gocu42
- uludağ ın altındaki gizli uludağ sözlük merkezi5
- hukukçu arkadaşlara sorular6
- erkeğin son kalesi4
- sözlükte temizlik zamanı5
- sözlük yazarlarına hayvan muamelesi yapmak10
- cem yılmaz'ın sigarayı bırakması5
- ruhi çenet videolarına dokunmayan yahudi lobisi3
- anın görüntüsü23
- berhan şimşek5
- morkstar10
- hayvan sevgisi4
- şairlerin genç yaşta ölmesi3
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü6
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı14
- özet geçin3
- queen feristah3
- çocuklara verilen farklı isimler10
- kedi kavgası arasında kalmak5
- alayına comolokko2
- sözlükteki kardeşlik ortamı6
- aşırı zengin olsam yine de vazgeçmem dediğiniz şey2
- sapığın serbest bırakılması3
- hayvanlarla muhabbet etmek8
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı31
- otoyollar2
- tai lung50
- ali koç'un asker arkadaşı3
- emekli polisin ceza yazan polisi vurması6
- güne bir şarkı bırak4
- çelik tencere3
- sözlüğün sapığı2
- kendine bir not bırak4
- ekonomi3
- ağzıyla içemeyen insan3
- paris saint germain6
- delileri sevmeli miyiz3
- 1 80 boyunda balık etli kız2
- bakırköy de otelde çıkan yangın4
- true nickli namussuz kadın düşkünü2
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması14
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- ipkis3
- claudian clouds15
- gününüz nasıl geçiyor2
- lamba2
açıkçası iki saatin içerisinde 200 sayfasını okudum kitabın. tamamlayıp yazacaktım ama tahammül edemedim. tek kelime kullanabilirim: fason. kitaba önsöz yazmış sayın uzuner, bu kitaplarını fazla önemseyen, açığa kavuşturmak isteyen yazarların tribidir bana göre. bir diğeri eğer bunu yapıyorsa farklı şekilde yapabilirdi. örneğin beyaz kalenin sonsöz kısmı gibi etkileyici bişey yazabilirdi uzuner. ama ilerledikçe üslubun olmadığı, batı özentisi türkçe konuşan yapay kişileri bile özenti bir biçimde eleştirdiğini görüyoruz. türkiye panoraması yapacak kadar türkiyeyi bilip bilmediğinden bile şüpheliyim açıkçası. ve bu iki yüz sayfa sonunda söyleyebileceğim şey biraz acımasızca olacak ama: bu bir roman değil. farklı ağızlardan yapılmaya çalışılmış sosyolojik tespit yığını. ama bu niteleme bile romana büyük geliyor çünkü tespitlerinde ciddi bir izlenim bırakmıyor. yavan bir politik. benim çocuklarım da, ileride olacak öğrencilerim de adını bile duymayacaklar bi yerlerden. ama her biri marcel proust'u, tanpınar'ı, atay'ı, romancı olmamasına rağmen tek ve eşsiz bir romanı bulunan rilke'yi, hatta pamuk'u bile duyacaklar okuyacaklar ve yeni bakış açılarıyla değerlendirecekler. uzuner ise 4 yılını harcadığını söylediği romanıyla kaybolacak.. kitabı bitirdiğimde daha ağır bir eleştiri getirebilirim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar