bugün
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı36
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- paranın devrinin bitmesi7
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- sözlük erkeğine cin musallat etmek7
- yasak cinsel ilişkiler15
- bir sözlük erkeğine yürüyüp karşılık bulamamak11
- özgürlük vs eşitlik5
- futbol13
- sarma saramayan kız10
- osmanlı'nın yıkılma sebepleri5
- eski sevgilinin saçmalıkları5
- türkiye28
- true'nun çaylak olması7
- italya12
- bir sözlük erkeğine sarma tenceresiyle saldırmak7
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- online listesinin yine gelmesi6
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- izmir'i yönetemeyip ülkeyi yöneteceğini sanan tip6
- 2090 yılında hepimiz ölmüş olacağız4
- belçika10
- arkadaşlar bişe dicem ya7
- fatma betül sayan kaya42
- asrın soygunu12
- selamın aleyküm arkadaşlar4
- pazartesi4
- rapunzel'in bitli bir çingene olması4
- hamburger4
- gece vakti sözlüğe girenler3
- bir sözlük erkeğine sarma sarmak6
- altay bayındır6
- amına koyduğumun orospusu4
- yağmurlu gece6
- abberline ın yeni hesabı11
- orkun kökçü6
- borsada bacılar dolar der allah2
- kürtçülerin köfteci yusuf boykotu3
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis16
- platon un mağara alegorisi7
- bir sözlük erkegine merhaba adın ney diye sormak5
- romanya53
- barış alper yılmaz6
- online sayısından utanıp entry sayısını siklememek2
- sözlük erkeğine açılmak4
- placebo2
- hala mehdiye deccale inanan insanların olması6
- hepinizi yazdım bir kenara8
hayatın sokaklarda olduğu nadir şehirlerden.
hiç aklımda yokken bi anda yaşadığım şehir sorusuna vereceğim cevap olacak istanbul.
iç anadoluda sakin sessiz bi hayat sürerken o debdebenin içine ben de gireceğim.
sağolsun sağlık bakanlığı kadroyu açmış da açmış istanbula. geriye fazla seçenek kalmıyordu doğudan başka.
bi iki haftaya göreve başlayacağım.
meyil müddetimi kullanıyorum şu anda.
üst ihtisası istanbul da yapmak istiyordum ama şimdiden gitmeyi düşünmüyordum. ama böylesi daha iyi olacak beki de.
iç anadoluda sakin sessiz bi hayat sürerken o debdebenin içine ben de gireceğim.
sağolsun sağlık bakanlığı kadroyu açmış da açmış istanbula. geriye fazla seçenek kalmıyordu doğudan başka.
bi iki haftaya göreve başlayacağım.
meyil müddetimi kullanıyorum şu anda.
üst ihtisası istanbul da yapmak istiyordum ama şimdiden gitmeyi düşünmüyordum. ama böylesi daha iyi olacak beki de.
gidenin değişmesine sebep olan, güzelliğiyle etkileyen ve acı veren bir şehir.
sertap erener in kelimesi kelimesine doğru tanımladığı şehir.
uzun bir aradan sonra o kadar güzel bir gün ile bize merhaba demiştir bu şehir. hava güneşli, pırıl pırıl, insanın içini kıpır kıpır eden cisnten. özlemiştik valla bu havalarını istanbul' un. doya doya yaşamak lazım bunu.
iş hayatına başlamak istediğim şehir.*
deliler gibi ozledigim arkadasim.
bizans başkenti.
kendine has vatandaşı vardır. gittiğiniz her yabancı yerde istanbulluyum demeniz size bir katkı sağlar. öyle izmir'liler gibi faşist falan da değildir.
özledim be,
soba dumanının kokusunu,
koşuşan insanlarını,
tedirgin sokak kedilerini,
vapurlarını, martılarını,
sokakta tek kale maç yapan çocuklarını izlemeyi,
boğazda balık yemeyi,
trafiğini bile...
soba dumanının kokusunu,
koşuşan insanlarını,
tedirgin sokak kedilerini,
vapurlarını, martılarını,
sokakta tek kale maç yapan çocuklarını izlemeyi,
boğazda balık yemeyi,
trafiğini bile...
istanbul...
göğsüme bir istanbul çiziyorum
başparmağımla, kelebek biçiminde
çocukmuşum gibi aynanın önünde
yüzümü saçlarımı okşuyorum
kadıköyden herhangi bir deniz
tenha bir tramvay şişliden
samatyadan belki sultanahmetten
incir ağaçları anmsıyorum
göğsüme bir istanbul çiziyorum
başparmağımla, kelebek biçiminde
biraz umutsuzum, biraz yorgun işte
en çok gözlerimi seviyorum
ataol behramoğlu
göğsüme bir istanbul çiziyorum
başparmağımla, kelebek biçiminde
çocukmuşum gibi aynanın önünde
yüzümü saçlarımı okşuyorum
kadıköyden herhangi bir deniz
tenha bir tramvay şişliden
samatyadan belki sultanahmetten
incir ağaçları anmsıyorum
göğsüme bir istanbul çiziyorum
başparmağımla, kelebek biçiminde
biraz umutsuzum, biraz yorgun işte
en çok gözlerimi seviyorum
ataol behramoğlu
bir sevda.
her mevsim ayrı güzel, her adımı ayrı bir tat, bir zevk veren, her cins insanla dolu, herşeyin bambaşka bir gözle görüldüğü, acıyı, kederi, zevki, eğlenceyi dibine kadar yaşadığın, yaşadığını anladığın yer. paylaşılamayan şehir. tüm pisliğine rağmen sevdiğin kopamadığın, bağlandığın şehir.
uzaklaşmak için başka yere gittiğim, sonrasında "lan ne bok yedim" diyerek özlemini duyduğum şehrim.
tadılası değil tapılası bir şehirdir. her piçliğimin anasıdır.
güzel şehir.
adedi artık 3 olacak şey.
kalabalığını bile özlediğim, sadece sokaklarında yürümesi bile kendinizi yalnız hissettirmeyecek şehirdir. şu üniversiteden bir kurtulayım da evime döneyim dediğimdir.
her gün ayrı ayrı saydırıyorum ama yine de vazgeçemiyorum bağlandım mı ne..
(bkz: bağlanmayacaksın)
(bkz: bağlanmayacaksın)
napolyon; "dünya tek bir ülke olsa, başkenti istanbul olurdu." demiştir. haklıdır. dünyanın insanı buradadır. bir yıl geçirdiğim, ama o bir yılımı üç yıla çeviren şehirdir. gerçekten de istanbul'da bir yıl, diğer herhangi bir yerdeki üçç yıla bedel olabilmektedir. bağımlısı olmadım henüz, ama itiraf etmek gerekirse, ondan uzak kaldığımda, sahaflar çarşısının çınarı hüseyin avni dede ile birer cümlelik atışmalarımızı, kenar köşe bir restoranında bir travestiyle karşılıklı yenen yemekleri, hiç tanımadığım bir adamın cüzdanı için arkadaşımla attığımız o deparda, karıştırırım korkusuyla dalamadığım -ki bir arkadaşım tehey ankaralardan gelmiştir, gezerken karıştırmışımdır- cağaloğlu sokaklarındaki hırsız kovalamacasında bize yardım eden esnafın elindeki tespihi, kadırga sahilinde "dükkan açmış", boncuk mermili tüfeği elime her alıp balonları nişanladığımda "sen atma" der gibi yüzüme bakan balon nişancısı çocuğu, mefisto kitabevinde yaşadığım sağ yayınevi sol yayınevi diyaloglarını, istiklalde yürümenin cidden de bir atardamarı diğer alyuvarlarla katetmek gibi tadını, otogara yetişmeye çalışırken "beni de götür" diye peşime takılan rita'nın koşuyu bir oyuna çevirişişini ve otobüsünü kaçırmasına rağmen beni otobüsüme bindirip ardımdan koşuşunu, sabah beşte zeytinburnunda tramvay bekleyişimi, olur olmaz yerlerde beliriveren dünyanın en entelektüel insanlarını, ve tabii en ilginç insanlarını, türkü söyleyen zenciyi.. özlüyorum. sonuç itibariyle, diğer herhangi bir yerde üç yılda yaşayamayacağınız kadar şeyi, bir yılınıza sığdırabildiğiniz muhteşem şehirdir. ütopyaların başkentidir.
2011 yılının ilk 4 ayında Türkiye'de en çok Ford marka araç satılırken istanbul'da ise Renault marka araç satılmıştır. Şirketlerin kiralık araç olarak kullanmasında da bu etki söz konusudur.
görsel
görsel
bugün bi değişiklik yaptı ve uzun zamandır yapmadığı şeyi yaptı, güneşi gösterdi. *
bir kadın bir de şehir terk ettim,
şehir dünyanın en güzel şehriydi
kadın dünyalara bedeldi
bir istanbul'luyu terk ettim hemde istanbul'u.
şehir dünyanın en güzel şehriydi
kadın dünyalara bedeldi
bir istanbul'luyu terk ettim hemde istanbul'u.
eskiden taşı toprağı altın olan şehir olarak bilinen, neresini kazsan tarih fışkırıyor denilen, şimdilerde ise daha cok taşı toprağı denizi mühimmat olan şehir olarak ünlenen hüzünlu yorgun şehir. tarih boyunca pek çok olaylara, garipliklere şahit oldu, halen de olmaya devam ediyor. çok yıprandı, hırpalandı, üzüldü, yağmalandı ama bir türlü dize getirilemedi...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar