bugün

/247
gerdanından öpmek istediğim şehir.

ps1: yarim istanbul, gel öpüjem gerdanından.
ps2: gerdanı mı neresi? boğazı ulan boğazı.
topkapı, istanbul, 1800'ler.
görsel

kaynak: @OttomanArchive
1950’li yıllardan itibaren sistemli olarak heba edilen güzelim şehir.

Yol açıyoruz bahanesiyle birçok tarihi yapı yıkılmış, sonrasında metropol yapıyoruz bahanesiyle kıyılara dolgu yapılmış içine sıçılmıştır. Aradaki farkı fotoğraflar ortaya koyuyor:

1958-2018
görsel
Nemli ve sıcak günleridenden sonra bugün güzel yağmurlarla serinletecek şehir.
istanbul kime kızdı da böyle bizden çıkarır oldu, acısını kaybedenlerin acısını niye biz bulduk?
cennet şehirdir. bu şehri anlatmaya ne romanlar yeter ne de sözler. denizi bir yanda, doğası bir yanda, tarihi eserleri bir yanda, eşsiz güzel. tek sıkıntı çok kalabalık. olsun o kadar da idare ederiz. ama kalabalık olmasaydı daha iyiydi tabii.
herkesin mutlaka gelip geçtiği şehir.
istanbul a gelmek icin got atanlar nasil da cop kokuyor falan yazmis gulmekten katildim amk. Sen bok kokulu koyunu ne cabuk unuttun da sehrime laf atar oldun? Fakat baya bir kalabalik 15 milyon kayitli nufus var ise su anda bu sinirlar icerisinde yarrak varmis gibi nufusa kayitsiz ya da oyle takilmaya gelen 25 milyon insan var. Metroya metrobuse binmenin ihtimali yok.
ipini koparan köylünün ve göçmenin barinmaya calistigi dunyanin en cöplük dolu sehridir.

tanitim filmlerindeki haliyle arasinda daglar kadar fark vardir. turistleri kandirabilirsiniz ama bizi asla. gerci turistte kandiramiyosunuz dolar 6 lira.
bisikletle ortalama 45 dakikada katettiğim mesafeyi toplu taşıma ile iki saatte gittiğim şehrimiz.

geçmiş olsun.
insanı yorar. içinde sevilen insanlar yoksa çekilmez.
istanbul, 1839.
görsel
şarkılara, şiirlere konu olmuş destansı şehir.

cem karaca'nın hep kahır adlı şarkısı kendisine yazılmış en güzel şarkılardan birisi bence.

--spoiler--
Dur! bırak, kalsın, açma televizyonu
Bana istanbulu anlat nasıldı?
Şehirlerin şehrini anlat nasıldı?
Beyoğlu sırtlarından yasak gözlerimle bakıp
Köprüler, sarayburnu, minareler ve halice öv
Diyiverdin mi bir merhaba, gizlice
--spoiler--

Büdüt - isim kaynağı da islam-bol olmayan şehir. (bkz: gönderme var)
yaşanılması geçen gün zorlaşan şehir aşırı kalabalığı ve trafik sorunu hiç çözülmeyecekmiş gibi.
bu şehri stabul ki bir misl ü bahadır der bir şiirde.
yoğun ve dehşet sıcaklarla bizi karşı karşıya bırakmış olan şehir.
bir flört şarkısı.
eski zamanları özlenen şehir.
Çemberlitaş, istanbul, 1830'lar.
görsel
burnumda tüten yedi tepeli şehir.

kısa zamanda kavuşmak ümidi ile...
tek hayali burada yaşamak olan insan süzme salaktır.
kimse kusura bakmasın.
karadeniz'in, doğunun, iç anadolu'nun yığıldığı; akdeniz ve egelilerin ise azınlık olduğu türkiye'nin ekonomik kalbi.

saydığım bölge illerinin nüfusundan daha fazla insan istanbul'a göç etmişken, akdeniz ve ege illerindeki göçen insan miktarı ortalama ilçelerine denktir.

2015 sayımları ile.
izmirli: 68 bin.
adana: 85 bin.
mersin: 56 bin.
manisa: 45 bin.
aydın: 28 bin.
antalya: 44 bin.
hatay: 91 bin.

gel gelelim bahsettiğim bölge illerine.
karadeniz'in en gelişmiş şehri samsun: 422 bin.
malatya: 398 bin.
erzurum: 392 bin.
trabzon: 398 bin.
van: 179 bin.
sivas: 741 bin.
kayseri: 155 bin.
konya: 153 bin.
tokat: 432 bin.
kastamonu: 553 bin.
ordu: 511 bin.
kars: 275 bin.
diyarbakır: 195 bin.

ege ve akdeniz illerinden istanbul'a kitlesel denecek bir göç yaşanmamıştır.

demek ki neymiş istanbul türkiye demek değilmiş.
ege ile akdeniz'siz türkiye mi olur? *

edit: rakamlar 2015 yılı ile trt'den alınmıştır.

gelişmemiş, küçük ege-akdeniz illeri örnek verilmemiş diyenler için;
uşak: 21 bin.
afyon: 57 bin.
kütahya: 30 bin.
osmaniye: 29 bin.
ısparta: 54 bin.
burdur: 8 bin.

buna karşılık
gümüşhane: 138 bin.
bayburt: 115 bin.
çankırı: 162 bin.
yozgat: 141 bin.
siirt: 214 bin.
Çok sıcak aklı olan gelmesin, suriyeliler suriye'ye diğerleri de köyüne dönsün.
--spoiler--
Başka türlü bir şey benim istediğim
Ne ağaca benzer ne de buluta
Burası gibi değil gideceğim memleket
Denizi ayrı deniz havası ayrı hava
--spoiler--

yıllar yıllar evvelsi gitmek için can attığım şehir. can yücel'in başka türlü bir şey şiiri ile de o zamanlar tanıştım. bir dayanak bulamasam da, şu yukarıda gördüğünüz 4 dizeyi hep istanbul'a yazdığını düşündüm durdum. şu sıralar yine gitmek için can atıyorum, yine karşıma çıktı bu harika şiirin yeni türkü versiyonu.

şehrin güzelliğini anlatmak için çok şey söylemeye gerek yok. Fransız yazar ve şair Alphonse de Lamartine: “Dünyaya son kere bakacaksın deseler bu bakışı istanbul'un Çamlıca tepesinden yapmak isterdim.” demiş mesela.
1959 yılındaki halini görmek isteyenler için kısa bir tur..

https://youtu.be/H2l0XEJOI-A
© copyright 2005 - 2026