bugün
- yazarların sabahın 6 sında ayakta olma nedenleri5
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- sütte leke var cemil tugay da yok3
- tibet e gidip kendini budizm e vermek3
- berna laçin'in gözaltına alınması3
- dating uygulamasında eşleşme algoritması3
- kadınların aklı yoktur hiçbir şeyden anlamazlar2
- özgün müzik seven yazarlar3
- 7 ekim 2026 izmirin fethi2
- ahmet hakan'ın fon krizi yazısı2
- yurtsuz john2
- fake yazar anlama kılavuzu6
- rks skyjet2
- eski sevgilisine dönenlerden tavsiyeler10
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri17
- fon dolandırıcılığı haberlerine kısıtlama3
- müslüman ülkelerde ahlaksızlık neden yaygın9
- kızla buluşmaya yanında erkek getiren erkek6
- antalya da caretta yavrularının denizle buluşması2
- arkadaşlar bdsm bitti ise ben gidiyorum8
- çok uykum var sözlük6
- bir bela geliyor9
- sabahları sevilen şeyler11
- izmir'in mis gibi kokması10
- dudak dolgusu yaptıran kadınların ördeğe dönüşmesi10
- mezut barzani nin yahudi olması18
- fransada büyük iç savaş çıkarsa olacaklar7
- salat namaz değildir12
- bir gün herkes ak partili olacak14
- denize düşsen nervio'ya mı sarılırsın bik bik'e mi8
- kaslı erkeklerin çükü kısa olur6
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- çocuğa israil diye isim koymak17
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı17
- eski sevgiliye dönmek mantıklı mı sorunsalı6
- özelden alet fotosu atan erkek yazar7
- devlet2
- gece arabayla giderken dinlenilecek şarkılar2
- ucan tekme atan hipopotam28
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi14
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- meksika açmazı macerası15
- enayimiknatisi9
- anın görüntüsü31
- iltica38
- aslan burcu erkeği aslan burcu kadını ilişkisi6
- akp nin izmir i ele gecirme politikasi4
- bu durumda ne yapardınız9
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi33
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen19
yapılmış en iyi bilim kurgu filmlerinden biri. solucan deliğinden geçen bir grup astronotun hikayesini anlatıyor...
Şu kur durumu ile tüm avrupayı gezebileceğimi sanmıyorum ama bi ülke pass yapabilirim gibi gözüküyor. Nedense portekize gidesim var. Hiçbir sebebi yok.
TCDD'nin bahsettiği bedava gidiş - dönüş biletinin olayını açıklamak isteyenler mesaj kutuma neler olduğunu açıklayabilir.
2014'te 6 ülkede otelden hostele çeşitli yerlede kalarak yaptığım eylem. Tabi o zamanlar euro 2.9'du. O yüzden herşeyi istediğim gibi yaşayarak, sefalet çekmeden ama lüksede kaçmadan yaptım. Her ülkeden insan tanımama vesile oldu. Aralarında hippisi de vardı zengini de. Rastalı değilim. Bu turu yapan herkesi de fakir sanmayın. Yakında yine avrupayı krallar gibi gezmek üzere ama bu sefer orada yaşamaya başlayarak ve orada maaş almaya başlayarak tekrar gideceğim. Umarım kur bu haldeyken siz Türkiye'de o rastalılara dönmezsiniz sayın her boku ben bilirimci arkadaşlar.
Facebook yöneticilerinin kendini Allah peygamber kitap sandığı hakim gibi kararlar verdiği ıvır zıvır tırı viri.
Tabi yöneticilerin kurumuş vulvali kezban kızlardab oluşmasıda etkilidir. Kıskanç pacozlar.
Tabi yöneticilerin kurumuş vulvali kezban kızlardab oluşmasıda etkilidir. Kıskanç pacozlar.
Sözde ülkenin çağdaş kesiminden değilim ama yapmayı düşündüğüm, yüksek ihtimalle tek başıma yapacağım garip bir avrupa turu eylemi.
Hem ekonomik, hem özgür bir gezme şeklidir. Kafa dengi arkadaşlarla yola çıkıldığında muazzam anlar yaşamanızı sağlar. 3 sene önce 6 şehir gezmiştik. 2018 de geri kalan şehirleri de gezme şansı yakalamak istediğim demiryolu yolculuğu.
unutulmaz anıları beraberinde getiren olay.
2016 yazında 17-27 temmuz tarihleri arasında budapeşte'den başlayıp, budapeşte'de bitirdiğim ve krakow, prag, viyana gibi şehirleri de görme fırsatım olmuştu. buraya kadar her şey normal. sondan bir önceki durağım olan viyana'da üç gün geçirdikten sonra ilk etapta o günün akşamı viyana'dan budapeşte'ye geçip bir gece daha hostel'e para vermeye kıçım sıkmadı. ertesi gün istanbul'a döneceğim kafasında olunca aktarmalı bir tren bulup, "aktarma istasyonunda uyur, öyle budapeşte'ye geçerim" diye düşündüm.
tabii her şey düşünüldüğü gibi olmuyor. viyana'dan saat 19:00'da bindiğim tren, 22:00 civarında macaristan'ın györ şehrine varmıştı. ben viyana'dan sonra büyük bir gar hayal ederken, hap kadar bir istasyonla karşılaşınca ilk şoku yaşadım. bu hiçbir şeydi tabii. iki saat kadar istasyonda takıldıktan sonra güvenliğin, "gece 12 ile 3 arası kapalıyız" uyarısını duyunca babalara geldim. bu durum üç saat süreyle dışarda kalmam anlamına geliyordu. dışarıda kalmakta sorun yoktu ancak istasyonun bulunduğu noktada alkolik ve müptezel popülasyonunun fazlalığı can sıkıcıydı. sırtımdaki 40 litrelik çantanın yarattığı konforsuzluk da buna eklenince, akılsız başın cezasını ayaklar çekti tabii.
gece saat 12:30 gibi istasyonun önünden ayrılıp, açık bir starbucks bulma umuduyla vurdum kendimi yollara. ama etraf öyle güvensizdi ki, bunu her yönüyle hissedebiliyordum. "sikmeseler bari" modunda ilerlerken 100 metre ötede açık bir cafe buldum ve daldım içeri. tam çantayı sırtımdan atıyordum ki, "kapatıyoruz" denmesiyle birlikte tekrar "hay amına koyim" moduna girdim ve kıçıma baka baka olay yerinden uzaklaştım. tam tekrar istasyona dönmeye niyetlenirken, cafenin yan tarafında türkçe konuşmalar dikkatimi çekti. "nedir, ne değildir" diye kavramaya çalışırken soluğu türk grubun yanında aldım.
"hayırdır yeğenim" dedi oradaki abiler, ben de durumumu anlattım, buyur ettiler masalarına. meğerse trabzonspor'un kampını izlemeye gelen muhabirlerin konakladığı otelin oraya denk gelmişim. beni buyur edenler de o muhabirlermiş. kısa bir muhabbetin ardından, "bu saatte sokakta napıcan, resepsiyondan rica edelim de takıl buralarda" teklifine hemen atladım tabii.
telefonu şarj etme şansının yanında yaklaşık üç saat kadar uyumak da doping etkisi yaratmıştı bünyede. saat üçe gelince aldım çantamı, tuttum tekrardan istasyonun yolunu. baktım beni budapeşte'ye götürecek olan tren bekliyordu. makiniste rica ettim ve kapıları açtı. bulduğum ilk koltuğa kafamı koymamla uyumam bir olmuştu. gözlerimi bir açtığımda budapeşte'deydik ve saat sabah 8'di. sonrasında ise havaalanın yolunu tutup istanbul'a dönüştüm.
her anı macera dolu bir gece olmuştu velhasıl. insan geriye dönüp baktığında aşırı özlüyor böyle şeyleri.
2016 yazında 17-27 temmuz tarihleri arasında budapeşte'den başlayıp, budapeşte'de bitirdiğim ve krakow, prag, viyana gibi şehirleri de görme fırsatım olmuştu. buraya kadar her şey normal. sondan bir önceki durağım olan viyana'da üç gün geçirdikten sonra ilk etapta o günün akşamı viyana'dan budapeşte'ye geçip bir gece daha hostel'e para vermeye kıçım sıkmadı. ertesi gün istanbul'a döneceğim kafasında olunca aktarmalı bir tren bulup, "aktarma istasyonunda uyur, öyle budapeşte'ye geçerim" diye düşündüm.
tabii her şey düşünüldüğü gibi olmuyor. viyana'dan saat 19:00'da bindiğim tren, 22:00 civarında macaristan'ın györ şehrine varmıştı. ben viyana'dan sonra büyük bir gar hayal ederken, hap kadar bir istasyonla karşılaşınca ilk şoku yaşadım. bu hiçbir şeydi tabii. iki saat kadar istasyonda takıldıktan sonra güvenliğin, "gece 12 ile 3 arası kapalıyız" uyarısını duyunca babalara geldim. bu durum üç saat süreyle dışarda kalmam anlamına geliyordu. dışarıda kalmakta sorun yoktu ancak istasyonun bulunduğu noktada alkolik ve müptezel popülasyonunun fazlalığı can sıkıcıydı. sırtımdaki 40 litrelik çantanın yarattığı konforsuzluk da buna eklenince, akılsız başın cezasını ayaklar çekti tabii.
gece saat 12:30 gibi istasyonun önünden ayrılıp, açık bir starbucks bulma umuduyla vurdum kendimi yollara. ama etraf öyle güvensizdi ki, bunu her yönüyle hissedebiliyordum. "sikmeseler bari" modunda ilerlerken 100 metre ötede açık bir cafe buldum ve daldım içeri. tam çantayı sırtımdan atıyordum ki, "kapatıyoruz" denmesiyle birlikte tekrar "hay amına koyim" moduna girdim ve kıçıma baka baka olay yerinden uzaklaştım. tam tekrar istasyona dönmeye niyetlenirken, cafenin yan tarafında türkçe konuşmalar dikkatimi çekti. "nedir, ne değildir" diye kavramaya çalışırken soluğu türk grubun yanında aldım.
"hayırdır yeğenim" dedi oradaki abiler, ben de durumumu anlattım, buyur ettiler masalarına. meğerse trabzonspor'un kampını izlemeye gelen muhabirlerin konakladığı otelin oraya denk gelmişim. beni buyur edenler de o muhabirlermiş. kısa bir muhabbetin ardından, "bu saatte sokakta napıcan, resepsiyondan rica edelim de takıl buralarda" teklifine hemen atladım tabii.
telefonu şarj etme şansının yanında yaklaşık üç saat kadar uyumak da doping etkisi yaratmıştı bünyede. saat üçe gelince aldım çantamı, tuttum tekrardan istasyonun yolunu. baktım beni budapeşte'ye götürecek olan tren bekliyordu. makiniste rica ettim ve kapıları açtı. bulduğum ilk koltuğa kafamı koymamla uyumam bir olmuştu. gözlerimi bir açtığımda budapeşte'deydik ve saat sabah 8'di. sonrasında ise havaalanın yolunu tutup istanbul'a dönüştüm.
her anı macera dolu bir gece olmuştu velhasıl. insan geriye dönüp baktığında aşırı özlüyor böyle şeyleri.
bu sene çıkacağım hede.
içerisinde yoğun bir şekilde Mezarcı barındıran oluşum. Yanınızda Tanıdığınız yoksa, yalnız başınıza hiç bulaşmayın derim.
Bu gidişle 1-2 seneye bize de suriyeli muamelesi yapıp bulgaristan dan öteye geçirmeyecekler. Şükürler olsun iktidar gabon la vizeleri kaldırmış gider kabileleri ziyaret ederiz artık.
avrupayı 2. defa ama bu sefer normal bir genç olarak görmek istediğim ve katılacağım oluşum/grup/organizasyon?
Çok pahalı oldu. Eskiden önüne gelen gidebilirken şimdi ortalama bir öğrencinin interrail yapması imkansız hale geldi. Work and travel da öyle.
Kıskandık ve verdik eksini pç.
Sevgilisiyleymiş bide. Peh.
Sevgilisiyleymiş bide. Peh.
kafamda kocaman soru işaretleri oluşturan olay. sözlük ahalisinden akıl verebilecek olan varsa bekliyorum.
Bir gün cesaret edip yapacağımda nerde o cesaret.Onu geçtim kafa denginde adam bulmakta zor ya.Arkadaş şart interrailde.
ne yapın ne edin hayatınızda bir kez olsun yapın. başkası size alternatif sunarsa ya şunu duydum şöyle derse de inanmayın. interrail başka bir gezi ötekiler başka bir gezi.
bizim railciler döşemiş zaten şurayı okuyup okuyup gaza gelin
http://interrailturkiye.c...category/raydan-cikanlar/
bizim railciler döşemiş zaten şurayı okuyup okuyup gaza gelin
http://interrailturkiye.c...category/raydan-cikanlar/
1 senedir allahına kadar (bkz: interrail türkiye) grubunu takip ediyorum. hayatımdaki en büyük amaçlardan biri diyebilirim. gaza gelmekten yorulsam da seni yapacağım uleeeeynn. buyrun amme hizmeti linki http://interrailturkiye.com/category/interrail/
Bu yıl ingilizce öğrensem, seneye kredilerim bitse, her yıl izinlerimden de beşer gün arttırsam 2019'da 30 günlük yapacağım etkinlik. En azından yapabilme ümidim var.
Ölmeden önce yapılacaklar listesinin başını çeken yolculuk.
Ölmeden önce yapılacaklar listesinin başını çeken yolculuk.
9 Ağustos 2016 itibari ile gerçekleştireceğim eylem. 8 ülke, 12 şehir gezeceğiz efendim. Kıymetini bilmek lazım...
couchsurfing ile beraber yapılırsa çok daha keyifli geçebileceği düşüncesindeyim. couchsurfing türkiye versiyonu ise couchrail. ki son zamanlarda bulunduğum lokasyonda fazlasıyla couchluk yapıyorum, yapmayada devam edeceğim. yeni insanlar, yeni kültürler tanımak tarifi zor bir tat.
23 günlük tren seyahatinden dün döndüm. tek söyleyebileceğim durmayın yola çıkın arkadaşlar.
bu yaz kesin yapılandır.
an itibari ile karar verdiğim olay.
hali hazırda 200 tl var daha da biriktiriyorum.
haziranda bu kardeşiniz kaçar.
daha rota belirlemedim.
hali hazırda 200 tl var daha da biriktiriyorum.
haziranda bu kardeşiniz kaçar.
daha rota belirlemedim.
"Abi o zaman yazın amsterdam" tayfanın hayallerini süsleyen yeni mecradır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar