bugün
- göğsüne dilan polat yazdıran başörtülü bacı8
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız9
- ilişkilerde yapılan en büyük hatalar2
- bugün de meme atan olmaması7
- netflix yasaklanmalıdır3
- 2026 trans onur yürüyüşü3
- cuckold erkek5
- hoşgeldin pazartesi3
- beyaz otomobil satın almak3
- kulak arkasını keselemek2
- benim kemiklerim iri2
- 22 yaşında kız 41 yaşında erkek ilişkisi4
- pazar günü aktiviteleri2
- 21 haziran 2026 belçika iran maçı5
- iş yerinde yapması zevkli şeyler4
- lahmacunu elle yiyen kız18
- femboy erkeklere yürüyen dayılar3
- morkstar2
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- seksten sonra bira içmek5
- olduğundan genç göstermek9
- ona bir şey söyle16
- 120 kilo olup 1 2 opel corsa'ya binmek7
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı3
- 2026 dünya kupası14
- kapalılar imha edilsin diyen kadına gözaltı6
- 21 haziran 2026 ispanya suudi arabistan maçı7
- sezen aksu abartılmış bir şarkıcıdır7
- sınava geç girenlere yönelik yapılan eleştiriler2
- ez te hezdikim6
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın11
- evlilikteki en büyük sorun4
- sözlük kadınları5
- yaşlılığınız için insan biriktirin9
- balkonu camla kaplatmak7
- dünya kupasından banane diyen erkek6
- sevgilisinin kedisine işkence yapan adam2
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey9
- istanbul trafiğini bir cümleyle anlatmak6
- milli takımımızın balonu patladı7
- yazarların en sevdiği meyve9
- citroen in volkswagen den daha pahalı olması4
- akıllarını erkek analiziyle yitiren sözlük kızları4
- alevilerde muhammed ismi5
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi8
- 21 haziran 2026 türkiye çin voleybol maçı2
- istanbul6
- güne bir şarkı bırak18
- köyde gece tuvalete gitmek7
yapılmış en iyi bilim kurgu filmlerinden biri. solucan deliğinden geçen bir grup astronotun hikayesini anlatıyor...
Şu kur durumu ile tüm avrupayı gezebileceğimi sanmıyorum ama bi ülke pass yapabilirim gibi gözüküyor. Nedense portekize gidesim var. Hiçbir sebebi yok.
TCDD'nin bahsettiği bedava gidiş - dönüş biletinin olayını açıklamak isteyenler mesaj kutuma neler olduğunu açıklayabilir.
2014'te 6 ülkede otelden hostele çeşitli yerlede kalarak yaptığım eylem. Tabi o zamanlar euro 2.9'du. O yüzden herşeyi istediğim gibi yaşayarak, sefalet çekmeden ama lüksede kaçmadan yaptım. Her ülkeden insan tanımama vesile oldu. Aralarında hippisi de vardı zengini de. Rastalı değilim. Bu turu yapan herkesi de fakir sanmayın. Yakında yine avrupayı krallar gibi gezmek üzere ama bu sefer orada yaşamaya başlayarak ve orada maaş almaya başlayarak tekrar gideceğim. Umarım kur bu haldeyken siz Türkiye'de o rastalılara dönmezsiniz sayın her boku ben bilirimci arkadaşlar.
Facebook yöneticilerinin kendini Allah peygamber kitap sandığı hakim gibi kararlar verdiği ıvır zıvır tırı viri.
Tabi yöneticilerin kurumuş vulvali kezban kızlardab oluşmasıda etkilidir. Kıskanç pacozlar.
Tabi yöneticilerin kurumuş vulvali kezban kızlardab oluşmasıda etkilidir. Kıskanç pacozlar.
Sözde ülkenin çağdaş kesiminden değilim ama yapmayı düşündüğüm, yüksek ihtimalle tek başıma yapacağım garip bir avrupa turu eylemi.
Hem ekonomik, hem özgür bir gezme şeklidir. Kafa dengi arkadaşlarla yola çıkıldığında muazzam anlar yaşamanızı sağlar. 3 sene önce 6 şehir gezmiştik. 2018 de geri kalan şehirleri de gezme şansı yakalamak istediğim demiryolu yolculuğu.
unutulmaz anıları beraberinde getiren olay.
2016 yazında 17-27 temmuz tarihleri arasında budapeşte'den başlayıp, budapeşte'de bitirdiğim ve krakow, prag, viyana gibi şehirleri de görme fırsatım olmuştu. buraya kadar her şey normal. sondan bir önceki durağım olan viyana'da üç gün geçirdikten sonra ilk etapta o günün akşamı viyana'dan budapeşte'ye geçip bir gece daha hostel'e para vermeye kıçım sıkmadı. ertesi gün istanbul'a döneceğim kafasında olunca aktarmalı bir tren bulup, "aktarma istasyonunda uyur, öyle budapeşte'ye geçerim" diye düşündüm.
tabii her şey düşünüldüğü gibi olmuyor. viyana'dan saat 19:00'da bindiğim tren, 22:00 civarında macaristan'ın györ şehrine varmıştı. ben viyana'dan sonra büyük bir gar hayal ederken, hap kadar bir istasyonla karşılaşınca ilk şoku yaşadım. bu hiçbir şeydi tabii. iki saat kadar istasyonda takıldıktan sonra güvenliğin, "gece 12 ile 3 arası kapalıyız" uyarısını duyunca babalara geldim. bu durum üç saat süreyle dışarda kalmam anlamına geliyordu. dışarıda kalmakta sorun yoktu ancak istasyonun bulunduğu noktada alkolik ve müptezel popülasyonunun fazlalığı can sıkıcıydı. sırtımdaki 40 litrelik çantanın yarattığı konforsuzluk da buna eklenince, akılsız başın cezasını ayaklar çekti tabii.
gece saat 12:30 gibi istasyonun önünden ayrılıp, açık bir starbucks bulma umuduyla vurdum kendimi yollara. ama etraf öyle güvensizdi ki, bunu her yönüyle hissedebiliyordum. "sikmeseler bari" modunda ilerlerken 100 metre ötede açık bir cafe buldum ve daldım içeri. tam çantayı sırtımdan atıyordum ki, "kapatıyoruz" denmesiyle birlikte tekrar "hay amına koyim" moduna girdim ve kıçıma baka baka olay yerinden uzaklaştım. tam tekrar istasyona dönmeye niyetlenirken, cafenin yan tarafında türkçe konuşmalar dikkatimi çekti. "nedir, ne değildir" diye kavramaya çalışırken soluğu türk grubun yanında aldım.
"hayırdır yeğenim" dedi oradaki abiler, ben de durumumu anlattım, buyur ettiler masalarına. meğerse trabzonspor'un kampını izlemeye gelen muhabirlerin konakladığı otelin oraya denk gelmişim. beni buyur edenler de o muhabirlermiş. kısa bir muhabbetin ardından, "bu saatte sokakta napıcan, resepsiyondan rica edelim de takıl buralarda" teklifine hemen atladım tabii.
telefonu şarj etme şansının yanında yaklaşık üç saat kadar uyumak da doping etkisi yaratmıştı bünyede. saat üçe gelince aldım çantamı, tuttum tekrardan istasyonun yolunu. baktım beni budapeşte'ye götürecek olan tren bekliyordu. makiniste rica ettim ve kapıları açtı. bulduğum ilk koltuğa kafamı koymamla uyumam bir olmuştu. gözlerimi bir açtığımda budapeşte'deydik ve saat sabah 8'di. sonrasında ise havaalanın yolunu tutup istanbul'a dönüştüm.
her anı macera dolu bir gece olmuştu velhasıl. insan geriye dönüp baktığında aşırı özlüyor böyle şeyleri.
2016 yazında 17-27 temmuz tarihleri arasında budapeşte'den başlayıp, budapeşte'de bitirdiğim ve krakow, prag, viyana gibi şehirleri de görme fırsatım olmuştu. buraya kadar her şey normal. sondan bir önceki durağım olan viyana'da üç gün geçirdikten sonra ilk etapta o günün akşamı viyana'dan budapeşte'ye geçip bir gece daha hostel'e para vermeye kıçım sıkmadı. ertesi gün istanbul'a döneceğim kafasında olunca aktarmalı bir tren bulup, "aktarma istasyonunda uyur, öyle budapeşte'ye geçerim" diye düşündüm.
tabii her şey düşünüldüğü gibi olmuyor. viyana'dan saat 19:00'da bindiğim tren, 22:00 civarında macaristan'ın györ şehrine varmıştı. ben viyana'dan sonra büyük bir gar hayal ederken, hap kadar bir istasyonla karşılaşınca ilk şoku yaşadım. bu hiçbir şeydi tabii. iki saat kadar istasyonda takıldıktan sonra güvenliğin, "gece 12 ile 3 arası kapalıyız" uyarısını duyunca babalara geldim. bu durum üç saat süreyle dışarda kalmam anlamına geliyordu. dışarıda kalmakta sorun yoktu ancak istasyonun bulunduğu noktada alkolik ve müptezel popülasyonunun fazlalığı can sıkıcıydı. sırtımdaki 40 litrelik çantanın yarattığı konforsuzluk da buna eklenince, akılsız başın cezasını ayaklar çekti tabii.
gece saat 12:30 gibi istasyonun önünden ayrılıp, açık bir starbucks bulma umuduyla vurdum kendimi yollara. ama etraf öyle güvensizdi ki, bunu her yönüyle hissedebiliyordum. "sikmeseler bari" modunda ilerlerken 100 metre ötede açık bir cafe buldum ve daldım içeri. tam çantayı sırtımdan atıyordum ki, "kapatıyoruz" denmesiyle birlikte tekrar "hay amına koyim" moduna girdim ve kıçıma baka baka olay yerinden uzaklaştım. tam tekrar istasyona dönmeye niyetlenirken, cafenin yan tarafında türkçe konuşmalar dikkatimi çekti. "nedir, ne değildir" diye kavramaya çalışırken soluğu türk grubun yanında aldım.
"hayırdır yeğenim" dedi oradaki abiler, ben de durumumu anlattım, buyur ettiler masalarına. meğerse trabzonspor'un kampını izlemeye gelen muhabirlerin konakladığı otelin oraya denk gelmişim. beni buyur edenler de o muhabirlermiş. kısa bir muhabbetin ardından, "bu saatte sokakta napıcan, resepsiyondan rica edelim de takıl buralarda" teklifine hemen atladım tabii.
telefonu şarj etme şansının yanında yaklaşık üç saat kadar uyumak da doping etkisi yaratmıştı bünyede. saat üçe gelince aldım çantamı, tuttum tekrardan istasyonun yolunu. baktım beni budapeşte'ye götürecek olan tren bekliyordu. makiniste rica ettim ve kapıları açtı. bulduğum ilk koltuğa kafamı koymamla uyumam bir olmuştu. gözlerimi bir açtığımda budapeşte'deydik ve saat sabah 8'di. sonrasında ise havaalanın yolunu tutup istanbul'a dönüştüm.
her anı macera dolu bir gece olmuştu velhasıl. insan geriye dönüp baktığında aşırı özlüyor böyle şeyleri.
bu sene çıkacağım hede.
içerisinde yoğun bir şekilde Mezarcı barındıran oluşum. Yanınızda Tanıdığınız yoksa, yalnız başınıza hiç bulaşmayın derim.
Bu gidişle 1-2 seneye bize de suriyeli muamelesi yapıp bulgaristan dan öteye geçirmeyecekler. Şükürler olsun iktidar gabon la vizeleri kaldırmış gider kabileleri ziyaret ederiz artık.
avrupayı 2. defa ama bu sefer normal bir genç olarak görmek istediğim ve katılacağım oluşum/grup/organizasyon?
Çok pahalı oldu. Eskiden önüne gelen gidebilirken şimdi ortalama bir öğrencinin interrail yapması imkansız hale geldi. Work and travel da öyle.
Kıskandık ve verdik eksini pç.
Sevgilisiyleymiş bide. Peh.
Sevgilisiyleymiş bide. Peh.
kafamda kocaman soru işaretleri oluşturan olay. sözlük ahalisinden akıl verebilecek olan varsa bekliyorum.
Bir gün cesaret edip yapacağımda nerde o cesaret.Onu geçtim kafa denginde adam bulmakta zor ya.Arkadaş şart interrailde.
ne yapın ne edin hayatınızda bir kez olsun yapın. başkası size alternatif sunarsa ya şunu duydum şöyle derse de inanmayın. interrail başka bir gezi ötekiler başka bir gezi.
bizim railciler döşemiş zaten şurayı okuyup okuyup gaza gelin
http://interrailturkiye.c...category/raydan-cikanlar/
bizim railciler döşemiş zaten şurayı okuyup okuyup gaza gelin
http://interrailturkiye.c...category/raydan-cikanlar/
1 senedir allahına kadar (bkz: interrail türkiye) grubunu takip ediyorum. hayatımdaki en büyük amaçlardan biri diyebilirim. gaza gelmekten yorulsam da seni yapacağım uleeeeynn. buyrun amme hizmeti linki http://interrailturkiye.com/category/interrail/
Bu yıl ingilizce öğrensem, seneye kredilerim bitse, her yıl izinlerimden de beşer gün arttırsam 2019'da 30 günlük yapacağım etkinlik. En azından yapabilme ümidim var.
Ölmeden önce yapılacaklar listesinin başını çeken yolculuk.
Ölmeden önce yapılacaklar listesinin başını çeken yolculuk.
9 Ağustos 2016 itibari ile gerçekleştireceğim eylem. 8 ülke, 12 şehir gezeceğiz efendim. Kıymetini bilmek lazım...
couchsurfing ile beraber yapılırsa çok daha keyifli geçebileceği düşüncesindeyim. couchsurfing türkiye versiyonu ise couchrail. ki son zamanlarda bulunduğum lokasyonda fazlasıyla couchluk yapıyorum, yapmayada devam edeceğim. yeni insanlar, yeni kültürler tanımak tarifi zor bir tat.
23 günlük tren seyahatinden dün döndüm. tek söyleyebileceğim durmayın yola çıkın arkadaşlar.
bu yaz kesin yapılandır.
an itibari ile karar verdiğim olay.
hali hazırda 200 tl var daha da biriktiriyorum.
haziranda bu kardeşiniz kaçar.
daha rota belirlemedim.
hali hazırda 200 tl var daha da biriktiriyorum.
haziranda bu kardeşiniz kaçar.
daha rota belirlemedim.
"Abi o zaman yazın amsterdam" tayfanın hayallerini süsleyen yeni mecradır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar