bugün
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- ispanya8
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı21
- arjantin9
- sözlük yazarlarının tatlıları3
- kemal kılıçdaroğlu7
- vozol4
- dünya11
- futbol5
- 2026 dünya kupası15
- christopher nolan5
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- haluk levent vs serdar ortaç6
- sapık7
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak5
- marc cucurella3
- şehir kurma oyunları2
- siyonistlerin arjantin'i desteklemesi4
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- merak etmemenin huzuru5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu5
- fps oyunları2
- benjamin netanyahu3
- genellemeyi şahsi almak enayiliği3
- şaka maka muhalif platform kalmaması2
- aylık 465 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- mandy muse'nin poposu3
- bakkala sigara almaya yollanacak yazarlar4
- günün iddaa kuponu4
- bekar bir erkek olmak2
- gocu nerede8
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- futbol izleyen erkek2
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- sözelci5
- seksen tane entry giren sözlük yazarı3
- iş wp yazışmasında kalp atan insan2
- atlantis3
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- ben dersimli kemal im2
- cevap niteliğinde entry giren yazarlar2
- duşta akla gelen şeyi çıkınca umutmak2
- helin elveren3
- allah varsa beni milli yapsın6
- iş beğenmiyolarsa neden fazla kurye var3
- siyah carlsberg3
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver2
- bir kadının en güzel bölgesi13
- memduh başgan2
- tadıldığına pişman eden şeyler7
entry'ler (686)
bizi bitirdin be bob dylan. vallahi bitirdin.
marx'ın "din toplumların afyonudur" sözünü şu şekilde değerlendirmiştir:
“din ihtiyacı en çok fakir ve geri ülkelerin ezilen halk yığınlarında kalmıştır. çünkü hayatın bin bir sancısına katlanmak için din tesellisinden daha kolay bulunur ilaç yoktur. hekim nasıl ağır kanser, enfarktüs hastalıklarında afyondan, morfinden başka ağrı kesici kahraman ilaç bulamıyorsa, tıpkı öyle halk da hayatın ve sömürülerin dayanılmaz öldürücü ağrılarına dayanabilmek için kahramanca bin kutsallık taşıyan dinden medet ummaktadır.”
“din ihtiyacı en çok fakir ve geri ülkelerin ezilen halk yığınlarında kalmıştır. çünkü hayatın bin bir sancısına katlanmak için din tesellisinden daha kolay bulunur ilaç yoktur. hekim nasıl ağır kanser, enfarktüs hastalıklarında afyondan, morfinden başka ağrı kesici kahraman ilaç bulamıyorsa, tıpkı öyle halk da hayatın ve sömürülerin dayanılmaz öldürücü ağrılarına dayanabilmek için kahramanca bin kutsallık taşıyan dinden medet ummaktadır.”
şuan elimde tylolhot ile hastalıklarla uğraştığım soğuk şehir.
ölüyorum sözlük.
ölüyorum sözlük.
eskişehir sokaklarında 1 litrelik buzbağ şarap içeceğim.
Atam, hala yaşıyorsak:
edepsizlik sayesinde!
Altı oku soruyorsan,
politika dehlizinde!
Hele partin senden sonra,
devrimlerin tavizinde!
Vasfedeyim halimizi,
kalemime ver izin de!
Yobazlarla gericiler,
onlar bizden daha zinde!
'Atam, Atam...' derler ama,
bir adınız var sizin de…
Halkçılıkla devletçilik:
anlatamam, çok hazin de...
Çoktan beri sahteciler,
ağır çeker her vezinde!
Tek umut var, o da yalnız,
Amerikan dövizinde!
Sorma Ata'm, halimizi,
hal mi kaldı anlatacak...
işte geldik dizindeyiz!
Yata yata çok yorulduk,
tatil yaptık, izindeyiz!
Sanayide henüz daha,
Cafer için lazım diye,
Amerikan bezindeyiz!
Geçeceğiz avrupa'yı
ama şimdi izindeyiz!
Hocamız var, hacımız var,
uçan kuşa borcumuz var,
el oğlunun ağzındayız!
Ama bizi zor bulurlar,
bahar, yaz, kış izindeyiz!
Evet, doğru söylemişsin:
'Türk milleti çalışkandır! '
Biz de senin tezindeyiz!
Dinlenmekten yorulduk da,
onun için izindeyiz!
Zinde kuvvet diye söz var,
kimse bilmez adresini,
ah izindeyiz, vah izindeyiz!
Bugün değil, bu yıl değil,
çoktan beri izindeyiz!
ilerledik Ata'm öyle,
şimdi görsen tanımazsın:
Amerikan tarzındayız!
Arasan da bulamazsın,
otuz yıldır izindeyiz!
Hani "Türk, öğün, çalış, güven" demiştin ya... Biz ilkinde takılıp kaldık. O yüzden çalışmaya vakit kalmadı.
Kimselere de (kendimiz dahil) güvenmiyoruz. Seninle övünüyoruz. Adına barajlar, yollar, köprüler yapıyoruz. Balolar, heykeller, haftalar yapıyoruz. Klipler, zamlar, işkenceler, darbeler...
Öyle bir kargaşa yarattık ki, senin adına darbe yapanlar, senin adına yönetimde olanları devirip, senin fikirlerinle açıklıyorlar bunu.... Ve de devrilenler yine senin fikirlerinle savunuyorlar kendilerini...
Herkes seni bir dönemki görüşlerinle tanımlayıp başka başka anlatıyor bize... Asker, demokrat, dindar, ateist, laik, çapkın, milliyetçi... Liste uzayıp gidiyor, biz tartışıp gidiyoruz.
Hala "izindeyiz" ve bu izin hiç bitmeyecek gibi görünüyor. "izinde" olduğumuzdan kabrine çok ziyaret yaptık, ama sana layık bir film yapamadık. 66 yılda... Belki kimseleri sana benzetemediğimizden, belki parayı denkleştiremediğimizden...
Adına yaptığımız köprülere akın akın koşuyor yurttaşların... intihar etmek için...
Zorlu savaşlarla kurulan Türkiye Cumhuriyeti devletinde bugün çetelerin gölgesi var.
Dev posterlerini yaptık ama doğru dürüst bir belgeselini yapamadık Ata'm...! Arkandan ağlamaktan gözlerimiz şiştiği için yazılarını, konuşmalarını doğru dürüst bir kitapta toplayamadık. Adına kurduğumuz kültür merkezini yangından koruyamadık.
Senin adına iktidara el koyanlar mirasını çiğnedi, ses çıkartmadık. Kurduğun partiyi kapatıp, arşivini yaktılar... Alkışladık... Çünkü biz izindeyiz ata'm...
Her sabah güne "Türküm, doğruyum, çalışkanım" diye bağıran, geri ve tembel nesiller yetiştirdik. Sesimiz gür çıkıyor ama eğitimde başarı oranlarımız yerde sürünüyor.
Köşklerin bakımsızlıktan dökülüyor... Kocaman resimlerinin asıldığı kamu binaları içinde memurun aç… "Beni emanet ediniz" dediğin doktorların biliyorsun seni "geç teşhisten" erken yolcu ettiler. Merak etme "izindeyiz" ata'm...
O dönemde söylediğin bazı sözler bugün 7 kilit altında. Din üzerine, düşünce özgürlüğü üzerine yazdıklarını yazmaya, söylemeye kalkanlar mahkemelerde sürünüyorlar. O gün yazdıklarını, bugün ağza alamayacak haldeyiz.
Seni aşmaktan vazgeçtik, sana ulaşamıyoruz ata'm... Heykellerin o kadar büyük, posterlerin öyle kocaman ki, ardında bir dolu adam kendi pisliğini gizleyebiliyor. Pislik büyüdükçe heykelleri de büyütüyorlar.
Şu "izindekiler" in listesini bir görsen inanamazsın ata'm... Kendini tanıyamazsın.
Özlü sözlerini paylaşamıyorlar.
Yılgınlığa düşmememiz için söylediğin "küçük kıvılcımlar, büyük yangınlar doğurabilir" sözünü itfaiye kapısına asmışlar.
Bağışla bizi... izindeyiz Ata'm...!”
edepsizlik sayesinde!
Altı oku soruyorsan,
politika dehlizinde!
Hele partin senden sonra,
devrimlerin tavizinde!
Vasfedeyim halimizi,
kalemime ver izin de!
Yobazlarla gericiler,
onlar bizden daha zinde!
'Atam, Atam...' derler ama,
bir adınız var sizin de…
Halkçılıkla devletçilik:
anlatamam, çok hazin de...
Çoktan beri sahteciler,
ağır çeker her vezinde!
Tek umut var, o da yalnız,
Amerikan dövizinde!
Sorma Ata'm, halimizi,
hal mi kaldı anlatacak...
işte geldik dizindeyiz!
Yata yata çok yorulduk,
tatil yaptık, izindeyiz!
Sanayide henüz daha,
Cafer için lazım diye,
Amerikan bezindeyiz!
Geçeceğiz avrupa'yı
ama şimdi izindeyiz!
Hocamız var, hacımız var,
uçan kuşa borcumuz var,
el oğlunun ağzındayız!
Ama bizi zor bulurlar,
bahar, yaz, kış izindeyiz!
Evet, doğru söylemişsin:
'Türk milleti çalışkandır! '
Biz de senin tezindeyiz!
Dinlenmekten yorulduk da,
onun için izindeyiz!
Zinde kuvvet diye söz var,
kimse bilmez adresini,
ah izindeyiz, vah izindeyiz!
Bugün değil, bu yıl değil,
çoktan beri izindeyiz!
ilerledik Ata'm öyle,
şimdi görsen tanımazsın:
Amerikan tarzındayız!
Arasan da bulamazsın,
otuz yıldır izindeyiz!
Hani "Türk, öğün, çalış, güven" demiştin ya... Biz ilkinde takılıp kaldık. O yüzden çalışmaya vakit kalmadı.
Kimselere de (kendimiz dahil) güvenmiyoruz. Seninle övünüyoruz. Adına barajlar, yollar, köprüler yapıyoruz. Balolar, heykeller, haftalar yapıyoruz. Klipler, zamlar, işkenceler, darbeler...
Öyle bir kargaşa yarattık ki, senin adına darbe yapanlar, senin adına yönetimde olanları devirip, senin fikirlerinle açıklıyorlar bunu.... Ve de devrilenler yine senin fikirlerinle savunuyorlar kendilerini...
Herkes seni bir dönemki görüşlerinle tanımlayıp başka başka anlatıyor bize... Asker, demokrat, dindar, ateist, laik, çapkın, milliyetçi... Liste uzayıp gidiyor, biz tartışıp gidiyoruz.
Hala "izindeyiz" ve bu izin hiç bitmeyecek gibi görünüyor. "izinde" olduğumuzdan kabrine çok ziyaret yaptık, ama sana layık bir film yapamadık. 66 yılda... Belki kimseleri sana benzetemediğimizden, belki parayı denkleştiremediğimizden...
Adına yaptığımız köprülere akın akın koşuyor yurttaşların... intihar etmek için...
Zorlu savaşlarla kurulan Türkiye Cumhuriyeti devletinde bugün çetelerin gölgesi var.
Dev posterlerini yaptık ama doğru dürüst bir belgeselini yapamadık Ata'm...! Arkandan ağlamaktan gözlerimiz şiştiği için yazılarını, konuşmalarını doğru dürüst bir kitapta toplayamadık. Adına kurduğumuz kültür merkezini yangından koruyamadık.
Senin adına iktidara el koyanlar mirasını çiğnedi, ses çıkartmadık. Kurduğun partiyi kapatıp, arşivini yaktılar... Alkışladık... Çünkü biz izindeyiz ata'm...
Her sabah güne "Türküm, doğruyum, çalışkanım" diye bağıran, geri ve tembel nesiller yetiştirdik. Sesimiz gür çıkıyor ama eğitimde başarı oranlarımız yerde sürünüyor.
Köşklerin bakımsızlıktan dökülüyor... Kocaman resimlerinin asıldığı kamu binaları içinde memurun aç… "Beni emanet ediniz" dediğin doktorların biliyorsun seni "geç teşhisten" erken yolcu ettiler. Merak etme "izindeyiz" ata'm...
O dönemde söylediğin bazı sözler bugün 7 kilit altında. Din üzerine, düşünce özgürlüğü üzerine yazdıklarını yazmaya, söylemeye kalkanlar mahkemelerde sürünüyorlar. O gün yazdıklarını, bugün ağza alamayacak haldeyiz.
Seni aşmaktan vazgeçtik, sana ulaşamıyoruz ata'm... Heykellerin o kadar büyük, posterlerin öyle kocaman ki, ardında bir dolu adam kendi pisliğini gizleyebiliyor. Pislik büyüdükçe heykelleri de büyütüyorlar.
Şu "izindekiler" in listesini bir görsen inanamazsın ata'm... Kendini tanıyamazsın.
Özlü sözlerini paylaşamıyorlar.
Yılgınlığa düşmememiz için söylediğin "küçük kıvılcımlar, büyük yangınlar doğurabilir" sözünü itfaiye kapısına asmışlar.
Bağışla bizi... izindeyiz Ata'm...!”
ne zaman denk gelsem bu şiire ardından ararım babamı ona onu ne kadar sevdiğimi söyleyemesemde sesini duymak,nasıl olduğunu bilmek isterim.
harbiden bu hayatta en çok babamı sevdim.
harbiden bu hayatta en çok babamı sevdim.
4.ye aldığım mühendislik dersi.
tinder diye okumak.
kafamda saç kalmadı aq yerinde.
dinamiğini ayrı statiğini ayrı mukavemetini ayrı makina esasları dersini ayrı hatta bünyende barındırdığın kredisiz dersleri ayrı sikiyim.
dinamiğini ayrı statiğini ayrı mukavemetini ayrı makina esasları dersini ayrı hatta bünyende barındırdığın kredisiz dersleri ayrı sikiyim.
dersinde kalsam dahil derslerine gireceğim idealist bir adam zekeriya altaç.
parasını alıp oturan egoist profesörlerden değil aldığı paranın emeği veren biri.
bilim adamı.
parasını alıp oturan egoist profesörlerden değil aldığı paranın emeği veren biri.
bilim adamı.
bir de utanmadan Uludağ sözlüğe girmişler ya. abi bi yalnız bırakın bizi.
laissez faire laissez passer.
eskişehirde isen normal gelen durum.
Eskişehir = küçük mersin
Eskişehir = küçük mersin
Spotifyda şans eseri geldiğim çok kaliteli bir sese sahip müzisyen.
dinleyin derim.
https://open.spotify.com/...st/4EqPi570Px1oXoqN8hznRO
dinleyin derim.
https://open.spotify.com/...st/4EqPi570Px1oXoqN8hznRO
inanılmaz güzel grup.
bayılıyorum yahu
bayılıyorum yahu
ben bu mühendisliği 4 yılda bitiremem söyliyim.
suzanne, dance me to the end of love gibi efsaneleri dünyaya getiren kanadalı şair,müzisyen büyük adam
second chance adlı güzel bir parçaya sahip isveç müzik grubu.