bugün
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı32
- erkeklere en güzel hitap şekilleri7
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı8
- nefret edilen hitap şekilleri7
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu8
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek6
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- moda faciası olan şeyler7
- sözlük çeteleri11
- gece birdenbire uyanip sevdigini ozleyen insan3
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- aşık olduğum kızın pornocu çıkması7
- şabat şalom mevora2
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri12
- traveler bu akşam niye herkese sallıyor7
- insan olmaya ceyrek kala6
- karton toplayan meric8
- morkstar2
- hırsız vaaaaaaaaaar2
- ne kadar takıntılısın5
- yogartiksenin eski erkek arkadaşı4
- barış alper yılmaz3
- bütün çıkış yollarının kapalı olması2
- uçuk3
- arkadaşlar itiraf edin beni çok seviyorsunuz6
- bana onu sormayin23
- birinin külotlu çorabından karakter analizi yapmak3
- teşkilat dizisi4
- yiyecek gibi bakan manita4
- yarın lahmacun yiyecek olmak6
- kasımpaşa5
- gecenin köründe entry giren yazar2
- s'i l v'e r m'i s t7
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği9
- nervio'nün 007'ye vahşi kelebeğim demesi5
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- victor osimhen3
- varlığınızı hangi popüler yazara borçlusunuz5
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak6
- cuma akşam yorgun gelen erkeğine masaj yapan kadın4
- sevdiğiniz iki yazarın kavga etmesi3
- en iyi behzat ç karakterleri4
- hilafetin türklere faydası18
- kova burcu erkeği muhteşemliği3
- izmirde bok kokusunun kaybolması9
- moderatöre şikayet edip entry sildirmek3
- kova burcu erkeği erkek mi2
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
6 yaşımdan beri** dersini aldığım, daha en başından beri(ki bu zamanlar boyum 1.50 ya var ya yok, hayata dair hiçbir bok bilmiyorum, dizilerin banttan değil de canlı olarak gösterildiğini, nasıl böyle bir şey yapılabileceğini düşünerek geçiriyordum zamanımı, sübyanım lan bildiğin) kendisinin müdavimi olacağımı anladığım, gerek kibar bir konuşma tonuna sahip olmasıyla(bu ingiliz aksanı ve avustralya aksanında çok iyidir), gerek bunu bana öğreten neredeyse tüm öğretmenlerimin iyi birer eğitim almış olmaları, aynı zamanda da bana ve sınıf arkadaşlarıma dost yakınlığıyla muamele etmeleri, gerek bize sunulan kitapların diğer devlet kitaplarına göre eğlenceli gelmesi(bir sürü aktivitesi falan var; müziğinden tut ilginç mi ilginç okuma parçalarına kadar), gerekse ilerleyen yaşlarımda da evrensel bir niteliğe sahip olduğunu öğrenmemle sıkı sıkı tutunduğum, çoğu zaman sanal alemle olan ilişkimin baş nedeni olan, mutlaka öğrenilmesi gereken hoş dil.
dünya üzerinde konuşması ve yazması en zevkli dillerinden biridir. yani türkçe konuşmasam ingilizce konuşurdum galiba, ama dil yeteneğim yok ne anlıyorum ne konuşuyorum. (bkz: orta seviyede ingilizce bilmek)
kabak yerine zucchini diye bir kelimenin kullanıldığı dil. niye taktım bilmiyorum ama sırf şu kelime bile insanı ingilizceden soğutmaya yetiyor.
ulan ingilizlerin ne güzel courgette diye bi kelimesi var, amerikalılara nereden esmiş de zucchini demişler bilmiyorum ama çok saçma geliyor be. hani kabak az bilinen bi bitki olsa gam yemeyeceğim ama öyle de değil ki...
ulan ingilizlerin ne güzel courgette diye bi kelimesi var, amerikalılara nereden esmiş de zucchini demişler bilmiyorum ama çok saçma geliyor be. hani kabak az bilinen bi bitki olsa gam yemeyeceğim ama öyle de değil ki...
bir ingilizin ağzında oldukça çekici tınlayan bir dildir. dilbilgisi ve alfabe olarak oldukça kolaydır.
yurdum insanının (ben de dahil)anlıyorum ama konuşamıyorum gibi klasik sorunuyla cebelleştiği lisan.
eğer konuşamıyorsanız "yabancı müzik dinle, yabancı film/dizi izle çok yardımı oluyor" gibi akraba tavsiyeleriyle karşılaşmanız mümkün.
ortaokul, lise, üniversitede hazırlıkta derken yaklaşık 5 sene gördüğünüz ingilizce eğitimiyle şu an şakır şakır konuşmanız gerekirken, sistem gereği her sene "hadi hooop en baştan" düşüncesiyle cümle bile kuramıyoruz.
evet, anlıyoruz fakat konuşamıyoruz. bu nedenle iş de bulamıyoruz. işimiz olmadığı için cebimizde de paramız yok. paramız olmadığı için de dil kursuna, yurtdışına falan da gidemiyoruz.
böyle bi kısır döngü globalizminin içindeyiz. böyle globalleşmenin falan da aq ben.
eğer konuşamıyorsanız "yabancı müzik dinle, yabancı film/dizi izle çok yardımı oluyor" gibi akraba tavsiyeleriyle karşılaşmanız mümkün.
ortaokul, lise, üniversitede hazırlıkta derken yaklaşık 5 sene gördüğünüz ingilizce eğitimiyle şu an şakır şakır konuşmanız gerekirken, sistem gereği her sene "hadi hooop en baştan" düşüncesiyle cümle bile kuramıyoruz.
evet, anlıyoruz fakat konuşamıyoruz. bu nedenle iş de bulamıyoruz. işimiz olmadığı için cebimizde de paramız yok. paramız olmadığı için de dil kursuna, yurtdışına falan da gidemiyoruz.
böyle bi kısır döngü globalizminin içindeyiz. böyle globalleşmenin falan da aq ben.
ne kadar çalışılırsa çalışılsın, hiçbir zaman tamamen öğrenilmeyecek olan über dildir.
günümüzde bilmeyeni dövüyolar lan dencek kadar önemli ve öğrenilmesi şart olan dildir.
hele bir de uluslararası ilişkiler öğrencisiysen zike zike öğrenmen gereken dil.
hele bir de uluslararası ilişkiler öğrencisiysen zike zike öğrenmen gereken dil.
günümüzde imkanı olup da öğrenemeyene gerizekalı gözüyle bakıldığı dil.
anadilimiz türkçe'ye tamamen zıt, bir o kadar da uyduruk bir dildir. maalesef günümüzün lingua franca sıdır.
anadili türkçe olanların konuşmakta çok da zorlanmayacağını düşündüğüm dil. inanın ingilizce'ye çok uygun bir boğaz yapımız ve telaffuzumuz var.
hepimizin ilkolkuldan berri gördüğü. lakin bi türlü öğrenemediği. (bkz: dil)
altyazıları olmayan malcolm in the middle'ı yarım yamalak anladığım için, ana dil gibi bilmediğime lanet ettiğim dildir.
grammerden sonra, ingilizce günlük tutarak, en iyisinden bir sözlük alarak ve ingilizce düşünerek süper gelişen lisan.
telaffuz konusunu da aşarsan, amerika'dakilerden daha iyi ingilizce konuşursun. londra'yı bilmem.
telaffuz konusunu da aşarsan, amerika'dakilerden daha iyi ingilizce konuşursun. londra'yı bilmem.
okullarda pek fazla öğretilemeyen insanın kendi çabasıyla öğrenebiliceği bir dildir. dünyayı anlamaya açılan bir kapıdır ..
bilinmediği takdirde hemen herkes tarafından hakaret yağmuruna tutulan dil.
artık yabancı dil olarak görülmeyen şey.
bu güne kadar biliyorum diye geçindiğim dil. aslında pek bilmiyormuşum. okulumda hukukun ingilizce gösterilmesi sonucu "legal terminology" adlı derste tekrar öğrenmeye başladığım dil.
hem çok sevdiğim, hem de artık hayatımın ayrılmaz bir parçası olduğu için bıktığım bir dildir. özellikle ingiliz ingilizcesi tavsiye edilir. dünyanın frasnzıca ile birlikte tınısının en harika olduğu, en orgazm yaşattığı dildir.
türkiyede sadece belli başlı üniversitelerde adam gibi öğretilen dil. diğer üniversitelerden mezun olan kişiler işe girebilmek için ingilizce kurslarında sürünüyorlar. şu devirde bilmeyene ktü gözle bakılan dil. e haklılar tabi dünya ingilizce konuşuyor artık.
bilmenin çeviri yapmaya yetmediği dil. yetmesin bi zahmet de zaten. boşuna mı mütercim tercümanlık ve çeviribilim bölümleri var!
Haz veren dildir.
divxplanet'in ekmek parasıdır.
Bir dildir. Dünyada çok konuşulan dildir. Türkiye'de çoğu kişi bildiğini idda eddiği dildir. Fakat cümle bile kuramadıkları dildir.
bir buçuk yıla yakın bir zaman geçmiş amuğa goyyımmm. bi sikm anlamamışız demek şu ingilisçeden. anlıyor musun? ne anlayacan yraam ben yazıyorum sen bön bön bakıyorsun. geçenlerde bi şey okumuştum ingilisçe hakkında. sağlam bir kaynaktan hemi de. okuduğum şey "The Invention of English " yani " ingilisçenin Keşfi ". cidden sinir bozucu bi bilgiydi bu benim için hatta ingilisçeyi öğrenmeye mecbur kalanlar için. ingiliz bi duke olan bi lavuk icat etmiş bu dili iyi mi? Hemi de çok trajikomik şekilde. olay şöyle gelişiyor sayın abiler!!!* yine bulutlu bi günde yağmurun tehtinde standart bir ingiliz gününde sabah kahvaltısını yapan Wilyım* acaba bugün ne yapsam demiş. Dün çaya süt kattım yrraak gibi oldu ama tüm kasaba sevdi demek bu tarraklar her bi skimden hoşlanıyor bugün ise daha değişik bi şey yapmalı ortalığın amuğa koymalıyım demiş. işte o an zihninde şimşekler çakmış. Toplamış mahalleden ne kadar adam varsa konu komşu artık neyse çıkmış mahalleyi gören hakim bi tepeye başlamış anlatmaya. Gardaşlarım! bugün kendi kendime otururkene aklıma neler geldi neler ehihi hi. ama hepsini duymanıza gerenk yok. Hani şu kasabın kızı varya MaryaMaria hah onu köşede sıkıştırıp kollarını bağlayıp karyolaya... ohhh yeah!!.... öhü öhümmmm. neyse ne diyorduk? hah evet la bi şey icat ettim. ve bunu siz moronlarla paylaşmak istedim*. gel bakalım Şekspir* sen de gel Çarls*. "EMERGENCY"!!!. tabi bizim lavuklar bi nane anlamamışlar. af buyur abi anlamadık? ayrıca küfür ediyorsan hiç hoş değil demişler. Wilyım* demiş ki: yok la bu ingilisçe bu sabah icat ettim. "EMERGENCY" diye yazıcaz "ÖMÖRCiNSiY" diye okuyacaz hadi şimdi dağılın konuşun demiş. gel zaman git zaman işte bu anasını züktüüm ingilisçe bu halini almış. Artık "English" diye yazıp "ingiliş" diye okuyoruz aziz dostlarım.
(bkz: true story)
(bkz: ingilisçenin tırt bir dil olması)
(bkz: true story)
(bkz: ingilisçenin tırt bir dil olması)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar